SON DAKİKA

logo

Finike MYO’ya ürüne özgü sera kurulacak

Akdeniz Üniversitesi ile US-KA Mimarlık Mühendislik Hizmetleri Sera Konstrüksiyon Sistemleri, HM Bars Mühendislik Sera Sulama ve Otomasyon Sistemleri, SEPAŞ Plastik Ambalaj, ENORPA Enerji tarafından Finike Meslek Yüksekokulu arazisi üzerine araştırma ve uygulama amaçlı modern plastik sera yapımı için protokol imzalandı. Protokol Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, US-KA Mimarlık Mühendislik Hizmetleri Sera Konstrüksiyon Sistemleri San. Tic. Ltd. Şirketi adına Ufuk Salih Uslu, HM Bars Mühendislik Sera Sulama ve Otomasyon Sistemleri Ticaret Ltd. Şirketi adına Mustafa Bars, SEPAŞ Plastik Ambalaj Şirketi adına Serkan Kaya, ENORPA Enerji Ltd. Şirketi adına İbrahim Çelik tarafından imzalandı. Protokol törenine Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cengiz Toker, Genel Sekreter Ali Evren İmre, Finike Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Nefise Yasemin Tezcan katıldı.

EĞİTİME VE TARIMA KATKILARINIZA TEŞEKKÜRLER
Antalya’nın tarım ve turizm şehri olduğunu söyleyen Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, “Tarım, insan olduğu sürece olması gereken bir sektör. Bu konuda yapmış olduğunuz desteğiniz çok kıymetli. Her şeyi devletten bekliyoruz aslında baktığınız zaman hiçbir ülkede üniversiteleri devlet desteklemiyor. Gönüllüler, firmalarda boşuna desteklemiyor tabi ki oradan bir patent ortaya çıkıyor. Bu anlamda bu işler maalesef çok ucuz işler değil. Herkesin desteği çok kıymetli çok teşekkür ediyoruz katkılarınız için hem eğitime hem tarıma olan katkılarınızdan dolayı hem öğrencilerimiz hem de hocalarımız adına desteklerinizden dolayı sağ olun var olun.” dedi.

TEKNOLOJİK SERA
Finike Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Nefise Yasemin Tezcan da yapılan seraların ürüne özgü bir plastik olduğunu sulama ve gübreleme, merkezi ısıtma sıcak havalı ısıtma sistemiyle son teknolojiye yönelik bir sera kurulacağını sera sayesinde hem eğitim kalitelerinin hem de araştırma altyapılarını güçlendirerek akademisyenlerin çalışmalarını yapacakları bir alan olacağını söyledi. Protokol ile Finike Meslek Yüksekokulunun tarım ile ilgili programlarında verilen derslerin uygulamalı olarak yapılabilmesi, böylece eğitim kalitesinin iyileştirilmesi, ayrıca alanda çalışan ilgili akademik personelin araştırma projelerini yapabilmesine yönelik planlanan bir seranın kurulması amaçlanıyor. Seranın yapımının altı ay içerisinde tamamlanması planlanıyor. -AÜ.BSN.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.06.09 17:09:18
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Büyükşehir elektrikli araçlardaki YANGINA HAZIR

Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye teşkilatı, gelişen ve değişen teknolojiye hızla adapte oluyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi, son yıllarda artan elektrikli araç kullanımıyla birlikte, bünyesine elektrikli araç yangınlarına karşı hızlı müdahale edebilmek amacıyla elektrikli araç yangın müdahale kiti dahil ett

Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, son yıllarda Dünya’da ve Türkiye’de artan elektrikli araç kullanımıyla birlikte teknolojik gelişmeleri yakından takip ediyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi, yine bir ilke imza atarak, Türkiye’de ilk defa elektrikli araç yangınlarına karşı, elektrikli araç yangın müdahale kiti aldı.  Araçların direkt olarak altına girebilecek yapıda tasarlanan kit, yüksek su basıncı ve özel delici aparatlar ile pil paketlerinin içini suyla doldurarak hemen araç yangınını söndürebiliyor. 
HIZLI MÜDAHALE 
Antalya Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri, yeni alınan elektrikli araç yangın kitini uygulamalı olarak öğreniyor. Antalya itfaiyesi bünyesine bulunan yangın battaniyesiyle de araç yangınlarına hızlı müdahale edilebiliyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı Müdahale Şube Müdürü Hidayet Yıldırım, Antalya’da elektrikli araç sayısının artmasıyla birlikte oluşabilecek kaza ve yangınlarına müdahale yöntemlerine yönelik itfaiye teşkilatının eğitimlerinin sürdüğünü kaydetti. 
TEKNOLOJİK GELİŞMELER YAKINDAN TAKİP EDİLİYOR
Antalya itfaiyesinin uluslararası düzeyde gelişen teknolojiyi takip ettiğini aktaran Hidayet Yıldırım, “Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak Türkiye’de ilk defa elektrikli araç yangınına yönelik müdahale kiti aldık. Elektrikli bataryalı araçların içine bizim söndürme maddesini enjekte ediyoruz. Dünya genelinde kullanılmaya başlanan bir sistem. İlk temini Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak biz yaptık. Deneme çalışmalarımız devam ediyor. Antalya ve ülkemizde ulaşılabilecek yangınlara yönelik en etkin ve hızlı müdahale çalışmalarımız sürüyor. Teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek, gerekli ekipmanların alınması noktasında Büyükşehir Belediye Başkanımız Muhittin Böcek, itfaiye teşkilatımızı her zaman destekliyor” dedi.  
TÜRKİYE’DE İLK ALAN ANTALYA BÜYÜKŞEHİR
Elektrikli araç yangın kiti firma yetkilisi Fatih Yavuz’da Avrupa ve Amerika’da birçok itfaiye teşkilatının kullandığı bir ürün olduğunu belirterek, “İtfaiye teşkilatları haricinde büyük elektrikli araç üreticileri firmaları fabrikalarında önlem amacıyla bulundurmaktadır. Türkiye’de ilk alan Antalya itfaiyesi oldu. Hiçbir zaman böyle olayların olmamasını umut ediyoruz” diye konuştu. 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2024.08.25 11:57:20
Son Düzenlenme Tarihi :





Kalp hastalarında bütüncül yaklaşım tedavi başarısını arttırıyor

Bütüncül yaklaşımda ’hastalık’ yerine ’hasta’ olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Fatma Yiğit, eforla ortaya çıkan nefeste daralma hissi, soluk taşması, nedensiz oluşan çarpıntı, çarpıntıya eşlik eden baş dönmesi, göz kararması ve baygınlığın, kalp hastalığı açısından uyarıcı bir belirti olabileceğini söyledi.
Başkent Üniversitesi Dr. Adana Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Yiğit, kalp hastalığı belirtileri, tanı ve tedavide bütüncül yaklaşımın önemiyle ilgili açıklamalarda bulundu.
Kalp ve damar hastalıklarında en sık görülen ve en tipik şikayetin göğüs ağrısı olduğunu belirten Prof. Dr. Fatma Yiğit, "Özellikle eforla yani hareketle ortaya çıkan, göğsün ortasında veya sol tarafında, sol kola veya sırta yayılan, 5 ile 10 dakika arasında süren, dinlenmekle geçen, baskı tarzındaki ağrı kalp hastalığı açısından önemli bir belirtidir. Eforla ortaya çıkan nefeste daralma hissi, soluk taşması, nedensiz oluşan çarpıntı, çarpıntıya eşlik eden baş dönmesi, göz kararması ve baygınlık, kalp hastalığı açısından uyarıcı bir belirti olabilir. Beynin kan akımının geçici olarak azalması sonucunda ortaya çıkan ve kendiliğinden düzelen şuur kaybı yani bayılma da önemli belirtilerden biridir. Bacak şişliği, geceleri yastık sayısını artırma ihtiyacı, ani nefes darlığı ile uyanma, yeni gelişen halsizlik, yorgunluk, bitkinlik, kollarda güçsüzlük de kalp hastalığını akla getirmelidir. Kalp ve damar hastalıkları herhangi bir belirti vermeyebilir. Hipertansiyon, hiperlipidemi, diyabeti olan ve sigara kullanan kişiler, 45 yaşın üstündeki erkekler, 55 yaşın üstündeki ve menopoza giren kadınlar, ailesinde erken yaşta kalp hastalığı ve obezite olan kişiler riskli gruptadır. Yoğun kaygı ve depresyon da kalp hastalığı için risk teşkil etmektedir. Bu nedenle kalp ve damar hastalıkları açısından risk taşıyan kişilerin şikayetleri olmasa da düzenli aralıklarla kontrole gitmelerini öneriyoruz" diye konuştu.

"Bütüncül yaklaşımda hastalık yoktur hasta vardır"
Genel tıpta bütüncül yaklaşımın kişiyi belirli bir hastalık üzerinden değil, tüm ihtimaller üzerinden inceleyerek altta yatan esas soruna yönelip onu tedavi etmeyi hedeflediğini bu nedenle bütüncül yaklaşımda ’hastalık yoktur, hasta vardır’ vurgusu yapan Prof. Dr. Yiğit, "Kalp hastalığı özelinde, hastanın demografik özellikleri, kalp hastalığı risk faktörleri, eşlik eden diğer hastalıkları da göz önüne alınarak değerlendirme yapılır. Bu yaklaşımla, erken ve doğru tanıyla birlikte en etkin ve en az yan etkisi olan tedavi hedeflenmektedir. Tanı için hastadan alınan tıbbi öykü önemlidir. Hastalığın gelişimi kişinin yaşı, cinsiyeti, eğitim durumu, sosyokültürel çevresi, ekonomik düzeyine göre farklılık gösterir. Her hastaya aynı yöntemle yaklaşmak uygun olmaz. Fizik muayenesi de yapıldıktan sonra kalp hastalığı düşünülen veya kalp hastalığı yönünden yüksek riskli olan kişilere bütüncül yaklaşımın bir sonucu olarak, eşlik eden diğer hastalıklar göz önüne alınarak uygun görülen tetkik ve testler yapılır. Böylelikle hastayı oluşabilecek komplikasyonlardan korumuş oluruz. Şikayeti olmayan ve sadece kontrol maksatlı gelen kişilerde de gereksiz tetkikten ve bunun doğuracağı risklerden kaçınmak için risk düzeyine göre tetkikler yapılır. Son zamanlara kullandığımız ve kalp hastalığının erken teşhisine yardımcı olan sanal anjiyografi (koroner bilgisayarlı tomografik anjiyografi) yöntemiyle, kalp damarları görüntülenir, darlık veya tıkanıklık tespit edilir, plak olup olmadığı tespit edilir. Kalp damar darlığı bu plaklar üzerinde gelişir. Yine bu yöntemle doğumsal kalp hastalıkları, damar stentleri, by-pass damarları, kalpten çıkan ana damarlar ve kalp kapakları da değerlendirilmektedir. Tanı sonrasında bütüncül bir yaklaşımla uygulanan tedavinin başarı oranı artmaktadır. Tedavi düzenlenirken diğer almakta olduğu ilaçlarla etkileşim açısından dikkatli olunur ve tedavinin etkinliği artarken yan etkisi azalır. Ayrıca kişilere hastalığı nedir, tedavisi nedir ve yan etkileri nelerdir, tedavi edilmezse riski ne olur, kontrol gerektiriyorsa ne sıklıkla yapılmalıdır, acil durumların neler olabileceği ve bu durumda ne yapılması gerektiği nasıl irtibata geçileceği detaylıca konuşulmaktadır" diye bilgi verdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.28 18:02:05
Son Düzenlenme Tarihi :