SON DAKİKA
header-ad

Burdur’da yaşanan selin hasarları giderilmeye çalışılıyor

Burdur’un Gölhisar ilçesinde akşam saatlerinde yaşanan sel felaketinin açtığı hasarlar ekipler tarafından giderilmeye çalışılıyor.
Burdur’un Gölhisar ilçesinde akşam saatlerinde bastıran yoğun yağmur yağışı derelerin taşmasına neden olmuştu. Kibyra Antik Kenti’nin bulunduğu tepelerden gelen sel suları Konak Mahallesi’nde bulunan Horzum Çayı’nı taşırdı. Taşan çay nedeniyle Konak Mahallesi’nde cadde üzerinde bulunan bir beyaz eşya deposu sular altında kaldı. Cumhuriyet Meydanı, Çeşme, Pazar ve Fatih Mahallerinde ise sular altında kalan yollarda araçlar zorlukla ilerleyebildi.
112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbarların artmasından dolayı bölgeye Burdur, Gölhisar, Karamanlı, Tefenni, Çavdır, Altınyayla, Ağlasun, Söğüt ve Denizli Büyükşehir Belediyesi ile AFAD, UMKE ve İl Özel İdare ekipleri hızlı bir şekilde bölgeye gelerek olumsuzlukların giderilmesi için sabah saatlerine kadar çalışmalarını sürdürdü.
Günün aydınlanması ile birlikte ekipler caddelerde temizlik çalışması yapıp tıkanmış kanalizasyon hatlarını açmak için yoğun çaba sarf etti.
Gölhisar Belediye Başkanı İbrahim Sertbaş çalışmalarla ilgili yaptığı açıklamada, “Gölhisar’ımızda yaşanan sel felaketinin ardından gece boyunca süren çalışmalarımız gün boyu da devam etmekte. Dün geceden itibaren sahada belediye personelimiz ile birlikte vatandaşlarımızın eksiklerini gidermeye çalıştık. Su tahliyelerini sağladık, su baskınlarının önüne geçmeye çalıştık. Gün ağardıktan sonra da sel felaketinin ardından yaşanan olumsuzlukların çalışmaları gün boyu devam etmekte. Buradan çevre belediyelerimize çok teşekkür ediyorum. Kamu kurum ve kuruluş müdürlerimize çok teşekkür ediyorum. Bugün itibari ile temizlik çalışmalarına geçildi, su tahliyeleri bitirilmek üzere. Derelerimizde oluşan açılması gereken unsurlar devam etmekte” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.09 17:12:54
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Yelkenlileriyle dünya turuna çıktılar

Antalya’da, Sezgin ve Betül Tekin çifti, 17 metrelik yelkenli tekneleri Kekova’ya 5 yıl sürecek dünya turuna çıktı. Çifti tarihi Kaleiçi Yat Limanı’ndan uğurlayan Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, “Sevdiğiniz, tutkunu olduğunuz,hayal ettiğiniz şeyi gerçekleştirmek için önemli bir örnek” dedi.

    Antalya’da yaşayan avukat Sezgin Tekin eşi Betül Tekin,17 metrelik yelkenli tekneleri Kekova’ya dünya turuna çıktı. Çift, tarihi Kaleiçi Yat Limanı’ndan demir aldı.Çifti yolculuğa aralarında Başkan Uysal’ın da yer aldığı dostları, meslektaşları ve ailesi uğurladı.

    Tarihi limanda yapılan uğurlama töreninde Betül Tekin, “Sezgin’le beraber bu yola baş koyduk. Hepinize sevgiyle kucaklıyoruz. Geldiğimizde hepiniz sağlıklı sıhhatli bizi karşılayın” dedi. Sezgin Tekin ise bu yolculukla çocukluk hayalini gerçekleştireceğini söyledi.

    Başkan Uysal ise Tekin ailesinin kent yaşayanları ve gelecek kuşaklar için önemli bir örnek olduğunu söyledi. İnsanların sevdiği, tutkunu olduğu, hayal ettiği bir şeyi gerçekleştiriyor olmasının önemli olduğunun altını çizen Başkan Uysal, “Önemli bir cesaret ve adım. Diğer yandan dünyayı hep beraber, birlikte düşünebilmek açısından da önemli. Gelecek kuşakların bu duygu içinde olabilmesi. Yerel zemine ayağımızı basmak, yerel zeminden vazgeçmemek ama evrensel düşünmek” diye konuştu. Başkan Uysal, konuşmasının ardından çifte Muratpaşa Belediyesi tişörtü hediye etti.

    Tekin çifti, törenin ardından,ayakkabılarını çıkarıp 5 yıl sonra döndüklerinde giyip karaya çıkmak için arkadaşlarına emanet edip tekneye geçti. Sezgin Tekin, bunun denizcilikte bir gelenek olduğunu anlatırken Başkan Uysal da teknenin limana bağlı olduğu iplerden birini kesti. Tekin çifti de bu arada diğer halatları çözdü veson kontrolleri yaptı. Tüm hazırlıklar tamamlandıktan sonra çift, alkışlar eşliğinde yelkenlileri Kekova’yla Kaleiçi Yat Limanı’ndan hareket etti.

    Tekin çifti, 5 yıl sürecek yolculuklarında sürekli batıya hareket edecek. Tekin ailesi, Akdeniz’i geçip Atlas Okyanusu’na geçecek Pasifik ve Hint okyanuslarını aşıp Kızıldeniz’den veya Güney Afrika’dan dönerek yeniden Atlas Okyanusu ve Akdeniz’den Antalya’ya gelerek başladıkları noktada dünya turunu tamamlayacak.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.06.17 07:58:20
Son Düzenlenme Tarihi :





Mark Dickey: "Keşfi tamamlamak istiyorum"

Mersin’in Anamur ilçesindeki Morca Mağarası’nda mide kanaması geçirerek mahsur kalan ve doktorların onay vermesiyle 9 gün sonra tahliye edilen ABD’li bilim adamı Mark Dickey’in tedavisi Mersin Şehir Hastanesi’nde devam ediyor. Dickey, başarılı bir şekilde mağaradan kurtarıldığını vurgulayarak, "Bu mağara keşfinin yapılmasının en önemli sebebi bilim. Mağarada hiç ümitsizliğe kapılmadım. Morca Mağarası’na yeniden girmeyi çok isterim. Amacım oraya geri girip yarıda bıraktığım keşfi tamamlamak istiyorum" dedi.
3 Eylül tarihinde Anamur ilçesindeki Morca Mağarası’na inen ve yaklaşık bin 276 metre derinlikte mide kanaması geçirdikten sonra yapılan tedaviyle doktorların kararı üzerine 12 Eylül’de tahliye edilen Mark Dickey’in tedavisi, helikopterle getirildiği Mersin Şehir Hastanesi’nde sürüyor. Dickey, tedavi gördüğü hastanede doktorların gözetiminde yaşadığı süreçle ilgili açıklamalarda bulundu.
Mersin Şehir Hastanesi Başhekimi Bahar Aydınlı, Türkiye’de değişik bir olayla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, "Hem kurtarılma operasyonu hem de sağlıkla yanımızda oturan Mark Dickey nedeniyle farklı bir olay yaşıyoruz. 12 Eylül sabaha karşı Mersin’in Anamur ilçesinde yer alan Morca Mağarası’ndan zorlukla yapılan bir kurtarma operasyonu sonucu helikopterle hastanemize getirilen Mark Dickey, acil serviste yapılan ilk kontrollerinin ardından yoğun bakıma yatışı yapıldı. Tetkik ve tedavileri tamamlandıktan 2 gün sonra da servise alındı. Tedavisi devam ediyor. Çok şükür sağlıklı, yanımızda oturuyor. Biz Mersin Şehir Hastanesi ve Sağlık Bakanlığı olarak sağlık tedavisini sonuna kadar yaptıktan sonra taburcu olmasını sağlayacağız. O zamana kadar kendisi bizim misafirimiz. Çünkü seyahat edeceği mesafenin uzun olacağını düşünüyoruz. Bu nedenle sağlığının tam iyi olduğundan emin olduktan sonra taburcu olmasına izin vereceğiz" diye konuştu.

"Hayatta olduğum için şükran duyuyorum"
Konuşmasına Türkçe olarak "Merhaba Türkiye" diye başlayan ABD’li dağcı Mark Dickey ise Morca Mağarası’ndan başarılı bir şekilde kurtarıldığını vurgulayarak, "Hemen Mersin Şehir Hastanesi’ne getirildim. Düne kadar yoğun bakımda tedavi alıyordum. Bugün hayatta olduğum için büyük bir şükran duyuyorum. 11 gün boyunca yer altında sıkışıp kalmışken bir milletin beni izlediğini, ümit ettiğini ve dualarla desteklediğini öğrendim Türkiye. Aslında insanlar beni takip etmeye başlamadan çok önce Türk hükümetinin desteği başlamıştı. İlk günden itibaren hayatımı kurtaran, gerekli tıbbi malzemeyi bana ulaştırarak zorlu bir bin metrelik yolculuğu geri yapmak zorunda kalan, hızlı ve kararlı adımları için Türk hükümetine teşekkür etmek istiyorum. Bu hayatımın ilk kurtuluşu değildi, üç kurtulmadan biriydi. Sadece Türkiye değil, tüm dünya da beni takip ediyordu. Uluslararası mağara kurtarma ekipleri, birçok Türk hükümeti destekleriyle gerçekleştirilen operasyon son kurtuluşum oldu. Son kurtuluşumda Türk hükümeti ve yetkililerine dünyadan bütün kurtarma ekiplerinin gelmesine izin verdikleri için ayrıca teşekkür ediyorum. Kendilerini riske atan kurtarıcılar ve sağlık ekiplerine de ayrıca teşekkür ediyorum. Ben uluslararası mağaracılar kurtarma ekibinin bir parçasıyım. Bu sadece benim için değil, tüm dünyaya da bir örnek. Yani dünya olarak bir araya geldiğimiz zaman neler yapabileceğimizin bir örneği. Mersin Şehir Hastanesi’nde doktorların, çalışanların inanılmaz bir bakımı altında iyileşmeye devam edeceğim. Hem mesleki uzmanlıkları hem de kişisel ilgileri için onlara ne kadar teşekkür etsem azdır. Sadece benim için değil, buraya gelen her hastayla aynı şekilde ilgileniyorlar. Burası inanılmaz bir hastane" şeklinde konuştu.

"Oraya girmemizin en önemli sebebi bilim"
Mağaraya girme sebepleriyle ilgili soru üzerine Dickey, "Türkiye mağaracılar organizasyonu tarafından yürütülen bir keşif aslında. Bu mağara keşfinin yapılmasının en önemli sebebi bilim. Çünkü mağaralar insanların girmediği, insanların ulaşmadığı yerlerdir. Dolayısıyla oradan alınan örnekler, orada yaşayan canlılar bilim için çok önemli bir keşif oluyor. Aldığımız örneklerin bilime faydası oluyor" ifadelerini kullandı.

"Morca Mağarası’na yeniden girmeyi çok isterim"
Mağarada hiç ümitsizliğe kapılmadığının altını çizen Dickey, "Bulunduğun durumun gerçek anlamda farkına vardığın zaman ’Büyük ihtimalle öleceğim’ diyebiliyorsunuz ama yine de ümitsizliğe kapılmadım. Mağara keşiflerine de bundan sonra devam edeceğim. Çünkü aslında bu başına gelen tıbbi durum çok olan bir şey değil. Bu bir şanssızlık. İnsanların başına hayatın her alanında bir şey gelebilir. Baktığınız zaman mağaracılık birçok spor içinde daha güvenli diyebiliriz. Dolayısıyla devam edeceğim. Morca Mağarası’na da yeniden girmeyi çok isterim. Amacım oraya geri girip yarıda bıraktığım keşfi tamamlamak istiyorum. Mağaranın en alt tarafında bir gölet var. Orayı geçmek istiyorum. Geçen sene 100 metre tırmandım. Amacım o gölün karşısına geçmek" dedi.
Dickey, konuşmasını yine Türkçe olarak "Teşekkürler Türkiye" sözleriyle tamamladı.
Nişanlısı Jessica Van Ord ise Mark’ın hastalığında yanında olduğunu dile getirerek, "Hemen dışarı tırmandım. Beni ne bekleyeceğini bilmiyordum. Gerçekten Türk hükümetinin yardımı karşısında çok etkilendim. Onlar hemen bana yardım etti, ki ben de hemen inip Mark’a yardım ettim. İlk aşamada ben ona yaşayabilmesi için gerekil sıvıları verdim. Operasyon başladığında da herkese güveniyordum ve çok rahattım. Çünkü herkes inanılmaz eğitimliydi ve işini çok iyi yapıyordu. Birçok ülkeden mağara kurtarıcılarını buraya getiren Türk hükümetine de ayrıca teşekkür ediyorum. Burada hastanede de bize çok iyi bakıyorlar. Bu konuda da kendimizi çok şanslı hissediyoruz" ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.14 17:56:30
Son Düzenlenme Tarihi :