SON DAKİKA
header-ad

Türk Kızılay Genel Sekreteri Saygılı’dan 156. kuruluş yıldönümü mesajı

Türk Kızılay Genel Sekreteri Ramazan Saygılı, tam 156 yıldan beri nerede ihtiyaç sahibi varsa orada olan kurumun sadece yardım değil, sevgi ve kardeşlik adına da dünyada destan yazdığını belirtti.
Türk Kızılay Genel Sekreteri Ramazan Saygılı, Kızılay’ın kuruluş yıldönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, iyilik çınarı Kızılay’ın bugüne kadar olduğu gibi sonsuza kadar din, dil, ırk ayrımı gözetmeksizin yardım elini uzatmaya devam edeceğini vurguladı. Kızılay’ın 11 Haziran 1868’de “Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti” adıyla yola çıkan, 1877’de “Osmanlı Hilali Ahmer Cemiyeti” adını alan, 1923’de “Türkiye Hilali Ahmer Cemiyeti” adını alan kuruluşun 1935 yılında ise “Türkiye Kızılay Cemiyeti” olarak hizmetlerini sürdürdüğünü hatırlatan Saygılı, bu iyilik elinin doğal afetler, savaşlar, salgın hastalıklar ve nerede ihtiyaç varsa orada bulunduğunu ifade etti. Saygılı, doğal afetlerin, savaşların, salgın hastalıkların ve birlikteliğe ihtiyaç olduğu anların ortasında dünyanın sayılı, bölgesinin ise en güçlü insani yardım kuruluşu olan iyilik kervanını her geçen gün büyüten Türk Kızılay’ın gönüllüleri ve çalışanlarının insanlığın umudu olduğunu kaydetti. Kızılay’ın 156 yıllık yolculuğunun sevgi ve yardımseverlik dolu adımlarla yazıldığını, milyonlarca insanın hayatına dokunduğunu, yüreklere umut aşıladığını, Türk milletinin yardımseverliğinin adı olduğunu belirten Saygılı, şöyle devam etti:
“Kızılay, gönüllü çalışmaları, kan bağışı kampanyaları ve sosyal projeleriyle toplumun vazgeçilmez bir parçası oldu. Bu köklü tarih, gelecekteki hedeflerimize odaklanmak için de bir fırsat sunuyor. Türkiye’nin ‘merhamet çınarı’ olan Kızılay’ımızı bugüne getiren tüm gönüllü, bağışçı ve çalışanlarımıza şükranlarımızı sunuyorum. Bu iyilik hareketi çalışmalarını zamanla ve coğrafyayla sınırlı olmadan sonsuza kadar sürdürecektir.”
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.11 13:53:03
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Antalya Göç Çalıştayı tamamlandı: “İklim değişikliği de göçe neden olacak”

ANTALYA (İHA) - Akdeniz Üniversitesi’nin girişimiyle gerçekleştirilen Antalya Göç Çalıştayı önemli sonuçlarla tamamlandı.
Akdeniz Üniversitesi Sosyal Politika ve Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (ASPAG), Friedrich Ebert Stiftung Derneği İstanbul Temsilciliği, Antalya Valiliği Göç İdaresi Müdürlüğü ile Alanya Belediyesi Yabancılar Meclisi ve Alanya Ticaret ve Sanayi Odası’nın ortaklaşa düzenlediği “Onlar Bizim Hemşehrimiz - Antalya Göç Çalıştayı” önemli sonuçlarla tamamlandı.
Göç akını önemli ölçüde kontrol altına alındı
Akademisyenler, merkezi ve yerel idareden yöneticiler, çeşitli sosyal ve kültürel kuruluş temsilcileri Antalya’da göç konusunda sorunları tartışıp çözüm önerileri geliştirdi. İki gün süren çalıştayda Türkiye’deki kentlere yönelen göç akınının sınır önlemleri yardımıyla önemli ölçüde kontrol altına alındığına değinildi. Komşu ülkelerdeki sosyal, siyasi ve ekonomik sorunlar nedeniyle Türkiye üzerindeki göç baskısının devam ettiği belirtildi.

“İklim değişikliği de göçe neden olacak”
Akdeniz Üniversitesi Göç Çalışmaları Merkezi’nin (ASPAG) iki günlük Antalya Göç Çalıştayı’nda ele alınan bir diğer konu da yeni bir kriz alanı olan iklim değişikliğinin göç hareketlerini nasıl etkilediği üzerine olduğu konuşuldu. Gelecekte iklim değişikliğinin olumsuz sonuçlarından birisi de orta ve uzun vadede Türkiye’yi bekleyen yeni göç hareketlerinin olacağı ifade edildi. Dış göç kadar iç göçe de neden olacak iklim değişikliğinin orta ve uzun vadede öncelikle Orta Anadolu, Göller ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinin etkilenmesi beklendiği söylendi. Olabilecek iklim değişikliği ve buna bağlı olarak göç hareketlerinden yoğun bir şekilde etkilenmesi beklenen Antalya’da kurumlar arası iş birliğinin artırılması gerektiği vurgulandı.

Çözüm önerileri de konuşuldu
Çalıştaya katılan uzman konuşmacılar ve 50’den fazla kurum temsilcisi çözüm önerilerini de konuştular. Öneriler arasında uzmanlar tarafından sığınmacı/mültecilerin ülke içindeki hareketliliği yasal sınırlar içerisine çekilmesi, göçmenlerin yoğun yaşadığı illerde belediyeler ve sivil toplum kuruluşlarına da göç konusunda sorumluluk ve yetki verilmesi yer alıyor. Göçmen ailelerinin kent hayatına uyum sağlamalarını kolaylaştırmak için, kolayca bilgi alabilecekleri danışma merkezlerinin kurulmasının, İl Göç Konseyi ve benzer kurumlar üstü oluşumların belediyeler ve STK’ları gibi paydaşları da içine alan yeni bir yapıya kavuşturularak göçmenleri ilgilendiren olabilecek sorunların birlikte ele alınması, Antalya’da kurumlar üstü ve sivil toplum ağırlıklı bir destek ve koordinasyon merkezinin oluşturulması öneriliyor.
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.09.29 10:16:46
Son Düzenlenme Tarihi :





Aslan, Öztürk’ün devamsızlık rekorunu egale mi edecek, kıracak mı ?

Bir önceki dönem Elmalı Belediye Meclisi’nin en devamsız üyesi Halil Öztürk’tü ve benim de sık sık eleştirilerime konu olurdu. Bu dönem ise Ak Partili Durmuş Aslan meclisin en devamsız üyesi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Merak ettiğim konu; Aslan, Öztürk’ün devamsızlık rekorunu egale mi edecek, kıracak mı ?

İlçe belediye meclisleri ayda bir toplantı yapar ve toplantının günü ve saati günler önce belli olur. Buna rağmen meclis üyelerinin hastalık ve bir yakınının ölümü haricinde toplantıya katılmamalarını doğru bulmuyorum. Hele hele akçe işlerinin ağır basması nedeniyle bir meclis üyesinin meclis toplantısına katılmamasını hiç kabul etmem. 
Ticareti bu kadar çok seviyorsan, ya meclis üyesi adayı olmayacaksın, ya da oluyorsan da o zaman ticaretine 1-2 saat ara verip meclis toplantısına katılacaksın.
Elbette bu sözüm sadece Ak Partili Durmuş Aslan’a değil. Sadece Elmalı Belediye Meclis üyelerine de değil. 
Gelelim Aslan’a...
Akçay’ın oylarını alabilmek için CHP Mehmet Tufan’ı, İYİ Parti Mehmet Çetin’i, Ak Parti ise İsmail Demir’i seçilebilecek yerden meclis listesine nasıl yazdıysa, aynen bunun gibi Yuva’nın oylarını alabilmek için de CHP Şükrü Güler’i, Ak Parti ise Durmuş Aslan’ı seçilebilecek bir sıradan meclis aday listesine yazmıştır. Yani Ak Partili Durmuş Aslan, oy veren-vermeyen Yuva halkını temsilen o meclistedir.  Verilen oyların gereği gönderildiği o meclisin toplantılarına katılmak zorundadır.O toplantılarda Elmalı’nın genel sorunları hakkında görüşlerini açıklamak, öneriler sunmak yanında özellikle de temsil ettiği Yuva’nın, Yuvalıların sorunlarını  mecliste dile getirmek, çözüm yollarını sunmak ve takipçisi olmak zorundadır.      
Sayın Durmuş; meclis toplantılarına düzenli katılmazsan Yuva ve Yuvalıların sorunlarını  meclise taşıman mümkün mü ? Elbette değil...
Mesela şu anda Yuvalıların en önemli sorunu ve endişeleri yağan karın, cemrelerin düşmeye başlamasıyla bahara doğru erimeye başlayacağı ve su kanallarının yoğunluğu taşımayarak taşacak olması. 
Kanalların taşmasıyla beraber yüzlerce hatta komşu mahalleleri de katarsak binlerce dönüm bahçe ve arazinin sular altında kalması tehlikesi kapıda.
Çözüm basit, kış başında susuzluk endişesi nedeniyle dağdan alınan malzemeyle yapılan bentin kaldırılması.
Sorun yeni ama hemen çözümlenmesi de gerekli. Peki değerli meclis üyesi Durmuş Aslan, sen Şubat ayı olağan meclis toplantısına katıldın mı ?
Yuva’nın ileriki günlerdeki yaşanabilecek en önemli sorununu o mecliste dile getirdin mi ?
Çözüm önerini sundun mu ?
Sık sık  donan canlı yayından izlediğim kadar meclis toplantısına katılmadın. Dolayısıyla o mecliste Yuva’nın ileriki günlerde yaşanabilecek en önemli sorununu ve çözümünü dile getirmedin.
Yazımın girişinde de belirttiğim gibi, bir yakınının ölümü ya da hastalık haricinde meclis üyesi, ticareti ön planda tutuyor ve  ayda bir,  1 saat bile sürmeyen meclis toplantısına katılmıyorsa...
O makamı boşuna işgal etmesin..

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.02.05 11:24:41
Son Düzenlenme Tarihi :