Kepez hentbolda 2 kere şampiyon
İller arası Küçükler Kız Hentbol Şampiyonası’nda A takımıyla birinci B takımıyla da ikinci olan Kepez Belediyesi Spor Kulübü, sporcularının milli takımlara gitmesini hedefliyor
Kepez Belediyesi Spor Kulübü’nün Kız Hentbol Takımı, İller Arası Küçükler Kız Hentbol Şampiyonası’nda Antalya birincisi ve B takımıyla da ikincisi oldu. Antalya Spor Salonu’nda Konyaaltı Belediyesi ile karşılaşan her iki Kepez’in takımları maçlarını kazanınca, kupaları da kazandı. Sporcularının kupa ve madalyalarını takdim eden kulüp başkanı Hakan Çatal, oyuncularına teşekkür konuşması yaptıktan sonra alkışlayarak tebriklerini sundu.
HENTBOLDA FIRTINALAR ESTİRECEĞİZ
Kulübe geçen yıl dahil ettikleri kız hentbol branşında iddialı olduklarını belirten Çatal, hem okullar kategorisinde hem de ligde şampiyon olduklarını söyledi. Kulübünün hentbol serüveniyle Antalya’dan milli takımlara oyuncu yetiştirmeyi hedeflediklerini vurgulayan Çatal, “Buradan milli takıma birçok oyuncu gönderdik ve göndermeye devam edeceğimize inanıyoruz. Antalya hentbolu adına teknik ekibe güveniyoruz ve teşekkür ediyoruz. Önümüzdeki yıllarda deplasmanlı liglerde fırtınalar estirmeye çalışacağız.” diye konuştu.
HEDEF YOLCULUĞUNA YENİ BAŞLADIK
Geçen yaz Alanya’da düzenlenen turnuvalarda 1 Türkiye şampiyonluğu getirme taahhütlerini 3 kupa birden getirerek yerine getirdiklerini belirten Hentbol Baş Antrenörü Sertan Sarpaş, kulüp çatısı altında katıldıkları ilk Antalya Şampiyonasından da kupalar kaldırdıklarını söyledi. Kepez Belediyesine verdikleri sözleri fazlasıyla yerine getirdiklerini belirten Sarpaş, “Bizim hedefimize olan yolculuğumuz asıl şimdi başlıyor. Önce Konya’da 30 Ocak ile 2 Şubat arasındaki yarı finallerden ilk 16’ya kalmak istiyoruz. Ardından da Türkiye Şampiyonluğu kupasını Antalya’ya getirmeye adayız.” şeklinde açıklama yaptı.
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.01.23 10:30:49
Son Düzenlenme Tarihi :
15 milyon gül yaprağından çıkıyor, litresi 10 bin euroya kadar alcı buluyor
Burdur’un Ağlasun İlçesinde gül yetiştiriciliği ve gül yağı işletmeciliği yapan Ertaş Ailesi de bunlardan biri. Dedelerinden kalma mesleği 3 nesildir devam ettiren aile hem kendi bahçelerine diktikleri, hem de köylülerden aldıkları gülleri yine dedelerinden kalma kendi fabrikalarında işleyerek geçimlerini sürdürüyorlar.
Ağlasun’da hem gül yetiştiriciliği yapan hem de bölgedeki gülleri fabrikasında işleyen Ziraat Mühendisi Sefa Ertaş; “Gül yağı fabrikamız var. Aynı zamanda bölgede gül üretimi yapıyoruz. Yaklaşık 500 dönüme yakın gül bahçemiz var. Isparta gülü üretiyoruz. Gülümüz diktikten itibaren bir yıl içerisinde hasat yapmaya hazır hale geliyor. Mayıs ayında hasadımız başlar, haziran ayında biter. Bir aylık bir toplanma süreci olur. Bu bir ay içerisinde her gün gül toplarız. Bu gülleri hem kendi bahçelerimizden toplayıp hem de köylü halkımızdan alarak kendi gül yağı fabrikamızda işleriz. Bu güller Burdur ve Isparta’da yetişiyor sadece. Bunun nedeni de bölgenin iklim şartlarından kaynaklanıyor. Türkiye’nin her yerinde bu gül yetiştirilebilir ancak kaliteli yağ ve kaliteli gül suyu, gül mayası gibi ürünleri alabilmemiz için bu bölgenin iklim şartları daha uygundur” açıklamasında bulundu.
Gülü seven dikenine katlanır
Gül üreticisi Fatma Kazan ise gül yetiştirmenin zorluklarından bahsettiği konuşmasında; “Biz çiftçilik ile uğraşıyoruz, gül yetiştiriyoruz. Gülü yetiştirirken budanması, dibinin çapalanması, gübrelenmesi, ilaçlanması gibi zorlukları var. Gülleri toplarken ise ne kadar çok çalışan olursa o kadar kolay oluyor. Tabi gülü toplarken ellerimize diken batıyor ama gülü seven dikenine katlanır. Para kazanmamız için mecburen bunlara katlanmak zorundayız. Bazen karşımıza yılan çıkıyor, kertenkele çıkıyor biz onlardan onlar bizden korkup kaçıyor. Ama yapacak bir şey yok çalışmaya devam ediyoruz” sözlerini sarf etti.
Önceden günde 50 ton gül işlerdik şimdi ise ayda 50 ton işleyebiliyoruz
Üç kuşaktır gül yetiştirip yağını çıkaran Yüksel Ertaş; “Bu meslek bize atadan kalma bir meslek. Zamanında bizim atalarımız, dedelerimiz 12 kiloluk ibrik kazanlarda kaynatıyorlardı gülü. Odunla, su fıçısıyla yani ilkel yöntemler kullanıyorlardı. Ama şimdi artık son yıllarda biraz daha değişti. Fueloil ile buhar ile güllerimizi kaynatıyoruz. 1989 yılından beri aynı şekilde bu işi yapmaya devam ediyoruz. Tabi bu yıllarda biraz güllerde ama hava şartlarından ama iklimden dolayı gül ürünlerinin biraz rekoltelerinin düşük olduğu, ürünlerin az olduğu tespit edildi. Ama biz yine de üretime devam ediyoruz ve devam edeceğiz. Eskiden günde 50 ton gül işliyorduk ancak şimdi iklimsel değişikliklerden dolayı ayda 50 ton gül işleyebiliyoruz..” dedi.
“60 yıldır burada gül üretiyoruz”
Gül deyince akla hep Isparta’nın geldiğini ancak Burdur’da da yıllardı gül üretimi yapıldığını dile getiren Ertaş; “Gül üretimi Isparta’nın Dere mahallesinde başlatılmış. Tabi ondan sonrada Burdur’da da üretilmeye başlanmış. Çünkü Burdur- Isparta arasında 25 kilometre bir fark var. İklim de benzer olduğu için iki yerde de yetiştirilebiliyor. Gül üretimi rakımın 950 ile 1250 arasında olduğu yerde yapılıyor. Gül toplama işlemi sabah günün ağarması ile başlar en geç saat 10 a kadar biter. Çünkü öğlen sıcağına kaldığında uçucu yağ olduğu için gülün yağı uçar, rekoltesi düşer. Onun için göller yöresinde aynı Isparta’da olduğu gibi Burdur’da da gül yetiştirilir. Burdur bilinmiyor ama çok eskiden beri yani neredeyse 60 yıldır burada da mazisi var.” şeklinde konuştu.
“4 ton gülden 1 litre gül yağı”
Hasat döngüsünün nasıl olduğunu da anlatan Ertaş; “Ürünlerimizi sabah 05.00 gibi toplamaya başlıyoruz. Hem Yeşilbaş Kasabamızda hem de kendi bahçelerimizde toplayıp kantarlarımızda topladığımız gülleri saat 12.00- 13.00 gibi fabrikamızda bulunan kazanlarımıza dolduruyoruz. Bu kazanlarımız bakırdır çünkü ateşte daha çabuk ısınıyor daha geç soğuyor. Bir kazan bir buçuk ton su 500 kilo da gül basıyoruz. Burada güller iki buçuk saat kısık ateşte buhar ile kaynıyor. Oradan çıkan yağlı suyu damıtma sistemi ile damıtarak 2 ton olana kadar bekliyoruz. 2 ton yağlı suya ulaştığımızda tekrar kazana aktararak tekrar kaynatıyoruz ve gül yağını elde ediyoruz. 4 ton gülden 1 litre gül yağı elde ediyoruz. Bu da 15 milyon gül yaprağına tekabül ediyor. Yine aynı şekilde 1 litre gül suyu alabilmek için de 1 ton gül yaprağı işliyoruz” dedi.
Oldukça zahmetli olan gülyağı çıkarma işlemi sezonun iyi geçmesi durumunda üreticinin de yüzünü güldürüyor. 2023 yılı gülçiçeği fiyatlarının Ekim ayında açıklanması beklenirken gülyağı geçtiğimiz yı litresi 10 bin euroya kadar alıcı bulmuştu.