SON DAKİKA
header-ad

Yanan aracın sürücüsü canını zor kurtardı

Antalya’nın Manavgat ilçesinde hareket halindeyken yanan hafif ticari aracın sürücüsü canını zor kurtarırken, araç yanarak kullanılamaz hale geldi.
Olay, Manavgat Piyade Er Fikret Karamusaoğlu Caddesi’nde meydana geldi. Alınan bilgiye göre; Çeltikçi Mahallesi istikametine gitmekte olan Adem To..

Antalya’nın Manavgat ilçesinde hareket halindeyken yanan hafif ticari aracın sürücüsü canını zor kurtarırken, araç yanarak kullanılamaz hale geldi.
Olay, Manavgat Piyade Er Fikret Karamusaoğlu Caddesi’nde meydana geldi. Alınan bilgiye göre; Çeltikçi Mahallesi istikametine gitmekte olan Adem Tokaç’ın kullandığı 07 YPC 14 plakalı hafif ticari araç, MATSO Turizm Fakültesine yaklaştığı sırada motor kısmından yangın başladı. Araçtan duman çıktığını gören sürücü, inerek motor kaputunu açarken, alevlerin yükselmesi nedeniyle araçtan uzaklaştı. Alev topuna dönüşen araç, freni boşalınca 40-50 metre gittikten sonra yolun karşısındaki kaldırıma çıkarak durdu. Fakülte inşaatı çalışanları yangın tüpüyle araca müdahalede bulunurken, olay yerine gelen Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi Manavgat birimine bağlı ekipler yangını söndürerek soğutma çalışması yaptı.

“Her türlü bakımını yaptırıyorum”
Aracının her türlü bakımının yapıldığını belirten Adem Tokaç, “Rampadan inmeye başlayınca duman çıktı. Hemen aracı durdurdum ve kaputu açtım. Birden alevler yükseldi. Freni boşalıp kendiliğinden yolun karşısına geçti. Ne yazık ki görüldüğü gibi tamamen yandı” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.12 11:13:10
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Mevsimlik tarım işçilerinin çocukları köy yaşam merkezlerinde eğitim alıyor

Gül çiçeği hasadı için Isparta’ya gelen mevsimlik tarım işçilerinin çocukları kendileri için açılan köy yaşam merkezlerinde eğitim alıyor. Yaklaşık 350 öğrenci, gül çiçeği hasadı bitene kadar köy yaşam merkezlerinde sosyal faaliyetlere ve etkinliklere katılıyor.
Dünyanın gül yağı ihtiyacının yüzde 65’ini karşılayan Isparta’da gül çiçeği hasadı başladı. Gül bahçelerinde çalışmak üzere Şanlıurfa ve Hatay illerinden Isparta’ya gelen mevsimlik tarım işçilerinin çocukları için, Isparta Valiliği öncülüğünde Milli Eğitim İl Müdürlüğü tarafından köy yaşam merkezleri açıldı.
Isparta’nın Keçiborlu ilçesine bağlı Tepecik köyünde açılan köy yaşam merkezinde, mevsimlik tarım işçilerinin 0-3 ve 0-6 yaş grubundaki çocuklarına yönelik eğitim çalışmaları yapılıyor. Çocuklar, gül çiçeği hasadı bitene kadar köy yaşam merkezindeki öğretmenler eşliğinde çeşitli aktivite ve etkinliklere katılarak eğlenceli vakit geçiriyor.
Gül çiçeği hasadı boyunca köy yaşam merkezinde yaklaşık 350 öğrencinin eğitim alacağını belirten Milli Eğitim İl Müdürü Erhan Baydur, “Keçiborlu ilçemizde açmış olduğumuz 3 tane köy yaşam merkezine bağlı olarak mevsimlik tarım işçilerimizin çocuklarının eğitimlerini aldığı yerdeyiz. Bu yıl Mayıs ayında başlayan ve Haziran ayının sonuna kadar devam edecek gül hasat sezonunda mevsimlik işçilerimizin çocuklarına yönelik eğitimleri devam ettiriyoruz. Örgün eğitimde olan çocuklarımız köylerimizde bulunan okullarında eğitim öğretime dahil ediyoruz. Ondan sonraki süreçlerde yine köy yaşam merkezlerinde sosyal faaliyetlere ve etkinliklere katılıyorlar. Örgün öğretimle birlikte 0-3 ve 0-6 yaş, örgün dışı okul öncesi eğitim alan toplam 350 öğrencimiz şu anda mevsimlik işçi vatandaşlarımızın çocukları eğitim öğretim görüyor köy yaşam merkezlerimizde” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.03 17:59:08
Son Düzenlenme Tarihi :





Kuraklık önce gölü, sonra flamingoları vurdu

Flamingoların en çok konakladığı göl olan Yarışlı Gölü’nü besleyen kaynak suyunun üzerine köylüler tarafından seyyar sondaj motorlarının kurulması, artan sıcaklarla birlikte kuruyan gölü tehlikeye soktu. Mayıs ayında binlerce flamingonun olduğu gölde şimdi parmakla sayılabilecek kadar az kuş barınıyor.
Flamingoların en çok bulunduğu Yarışlı Gölü ilkbahar aylarında su tutarken, sıcaklığın artmasıyla tekrar eski kurak zamanlarına döndü. Gölü besleyen su kaynaklarını inceleyen uzman ekip, su kaynağı üzerine köylüler tarafından kurulan birçok sondaj motoru tespit etti. Dünyada sadece burada yaşayan iki balık türünün olduğu bu kaynaktan su alınması hem bu canlıları tehlikeye atıyor hem de gölü besleyen su miktarının azalmasına neden oluyor.
DKMP 6. Bölge Müdürlüğü’nün sekreteryasını üstlendiği Burdur ve Antalya Gölleri Yönetim Planı Hazırlama Projesi’nde yer alan uzman ekip, gölü besleyen en önemli kaynak üzerine köylüler tarafından kurulan seyyar sondaj motorlarının kaynak içerisinde bulunan ve sadece burada yaşayan endemik balık türleri için tehlike arz ettiğini tespit etti. Ayrıca bu sondaj motorları gölde barınmaya devam eden az da olsa flamingonun yaşamlarını da tehlikeye sokuyor.
Gölü inceleyen ekipte yer alan Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İskender Gülle, “Yarışlı Gölü’nün yüzölçümü yaklaşık olarak 10 ila 15 kilometre arasında değişiyor. Aslında bir zamanlar bu göl sürekli bir gölmüş ama günümüz şartlarında tam bir göl değil. Çünkü mevsimlik olarak su tutabiliyor. Biz bu tür göllere geçici göller diyoruz. Bu gölün özelliği bir kısmının tabak şeklinde olması. O nedenle bu gölleri tuzlu göl, tuzla gölleri veya pilaya gölleri olarak isimlendiriyoruz. Türkiye’de çok sayıda buna benzer göl var. Fakat Yarışlı Gölü’nün şu anda en önemli özelliği kış aylarında en fazla 20-30 santimetreye kadar su tutabiliyor olması. 20-30 santimetre su tutarsa bizim için çok iyi. Ama normalde günümüzde yağışların da azalması nedeniyle en fazla 10 santimetreye kadar su oluyor haziranın başında, o da tamamen kuruyor. Bu göl geçici göl olmasına rağmen özellikle mikroskobik canlılar açısından da son derece zengin. Böyle olduğu için de başta flamingo olmak üzere çok sayıda su kuşu için adeta bir beslenme alanına dönüşüyor. Sığ olduğu için flamingolar burayı çok fazla tercih ediyorlar. Besin kaynağı da çok fazla tabi ki, o açıdan Yarışlı Gölü’nün en önemli özelliği biyolojik olarak iyi bir kuş alanı olması” dedi.

Yarışlı Gölü yıllardır koruma altında
Yarışlı Gölü’nün hem çevredeki mermer ocaklarından hem de kaçak avcılık ve göl arazisinin tarım amacıyla kullanılmasına karşı koruma altında olduğunu dile getiren Prof. Dr. Gülle, “Bu göl yıllardır korunuyor. Korumayı sadece mermer ocaklarından ibaret görürsek yanılmış olabiliriz. Onun dışında bir de özellikle Milli Parkların yapmış olduğu dolaylı koruma yöntemleri var. Kara avcılığı, su avcılığı, göl kenarlarındaki alanların işgal yerlerinin fazla artmaması şeklinde. Görsel olarak baktığımızda farklı bir manzarası var. Suyu da biraz tuzlu. Kış aylarında binde 14, yani 1 litre suda 14 gram tuza kadar yükselebilen tuz özelliği var. Suları herhangi bir tarımsal faaliyette kullanılmıyor. İçme suyu amacıyla da kullanılmıyor. Ayrıca gölün içerisinde değil ama gölün kıyılarındaki tatlı küçük su kaynaklarında dünya için endemik iki tane tatlı su balığı türümüz var. Bunların sadece bu bölgede yaşadığını söyleyebiliriz. Göl kenarlarındaki pınarlar, özellikle
görmüş olduğunuz sazlık alanlar bu balıkların yaşamı açısından son derece önemli” ifadelerini kullandı.

Yönetim planlarında artık birinci öncelik: “Su”
Çalıştay hakkında da açıklama yapan Prof. Dr. İskender Gülle, “Göllerin her beş yılda bir sulak alan yönetim planları yapılıyor. Bu yönetim planları çerçevesinde yeniden bir bilimsel, ekolojik ve çevresel değerlendirme yapılıyor. Beş yıl boyunca doğru yapılan veya eksik yapılan ya da beşinci yılın sonunda ortaya çıkan yeni durumlar neler bunları gözden geçiriyoruz. Yönetim planlarını beş senede bir revize ediyoruz. Şu anda iki gündür yapmış olduğumuz çalıştayımız bir bilimsel altlığa dayalı olarak yapıldı. Onun neticesinde bugün de bir arazi gezisi yapıyoruz. Bu arazi gezimizde durumu gözlemliyoruz. Planlarımızda hangi değişiklikleri yapabiliriz, onları gözden geçiriyoruz. Gördüğümüz kadarıyla şu anda tüm Türkiye çapında, Burdur çapında öncelikli konu su. Yani su tedariği göller için ve yönetim planları için birinci madde haline geldi. Bundan 20-30 sene önce daha ziyade kirlilik ağırlıklı bir yönetim planı yapıyorduk, artık birinci önceliğimiz su oldu” dedi.
Burdur ve Antalya Gölleri Yönetim Planı Koordinatörü Peyzaj Yüksek Mimar Seda Yıldız ise, “Burdur yöresinde Sulak Alan Yönetim Planı çalışmasını DKMP 6. Bölge Müdürlüğü adına yürütüyoruz. Göllerimizle ilgili çalıştayımız dün gerçekleşti. 2016 yılında yine göllerle ilgili Sulak Alan Yönetim Planı yapılmıştı. Şu an revizyon zamanı geldiği için yenilenebilirliğini sağlayabilmek ve biyon verebilmek için şu an tekrar Sulak Alan Yönetim Planlarımızı yeniliyoruz” şeklinde konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.25 20:31:42
Son Düzenlenme Tarihi :