SON DAKİKA
header-ad

AZ KALSIN CANLARINDAN OLUYORLARDI!

Antalya’nın Serik ilçesinde, bir anne ve iki çocuğu yeni taşındıkları evlerinde pompalı tüfek ve tabancalı saldırıya uğradı. Camların kırıldığı, duvarların delindiği saldırıda yaşadıklarını gözyaşları içinde anlatan ve mermi izlerini gösteren gözü yaşlı kadın, "Kurşunlar burnumuzun dibinden geçmiş..

Antalya’nın Serik ilçesinde, bir anne ve iki çocuğu yeni taşındıkları evlerinde pompalı tüfek ve tabancalı saldırıya uğradı. Camların kırıldığı, duvarların delindiği saldırıda yaşadıklarını gözyaşları içinde anlatan ve mermi izlerini gösteren gözü yaşlı kadın, "Kurşunlar burnumuzun dibinden geçmiş haberimiz yok, az kalsın canımızdan oluyorduk" dedi.
Olay, Serik’in Karadayı Mahallesi’nde sabah saat 04.30 sıralarında meydana geldi. Halime Yılmaz’ın çocuklarıyla birlikte kaldığı eve pompalı tüfekle iki ayrı yönden silahlı saldırı düzenlendi. Saldırıda evde hasar meydana gelirken, anne ve çocukları şans eseri yara almadı. Büyük korku yaşayan Yılmaz, durumu hemen polise bildirdi. Polis ekipleri saldırıyı gerçekleştiren şüpheli ya da şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı.
2 çocuk annesi Halime Yılmaz, aynı anda çapraz ateşe tutulduklarını, yeni evinde yaşadıklarını gözyaşları içinde anlattı.
Taşınmalarının üzerinden 3 gün geçtikten sonra evlerine gece yarısı silahla ateş edildiğini söyleyen Yılmaz, "Saat 04.00 sıralarında yattığım odada silah sesi duydum. Çapraz ateşe tutulduk, ben yan odada çocuklarım aşağıdaki odadaydı. Çocuklarıma seslendim, ’buraya gelin’ diye. Pencere olmayan yere geçtik fakat kurşunlar duvardan sekip bize doğru geldi, o an çaresiz kaldık. O an bir kadın olarak çocuklarımla tek başımaydım" dedi.

"Suçlular bulunsun"
Yaşadıklarını unutamadıklarını ifade eden Halime Yılmaz, "O anda sadece bağırabildim. Çocuğum pencerenin önünden çekti beni, ’ne yapıyorsun’ diye. Biz kime ne yapmış olabiliriz, kadın başıma ne yapmış olabilirim ki. Lütfen yardım edin çaresizim. Evimizde kamera var ama kör noktalar seçilmiş. Bu suçlular kimse lütfen bulunsun. Kurşunlar burnumuzun dibinden geçmiş haberimiz yok, az kalsın canımızdan oluyorduk. Olay sonrası polis ekiplerini, eşimi yakınlarımı aradım. Gün ağarınca biz bunları gördük. Daha yeni taşınmıştık evimize başımıza bu geldi" diyerek gözyaşı döktü.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.03 11:13:22
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






ZEYTİN AĞACI UYUYAMADI, ÇİÇEĞİ BOŞ VERDİ

İklim değişikliği nedeniyle bu yıl uyuyamayan zeytin ağaçlarının boş çiçek verdiğini söyleyen zeytin yetiştiricileri, zeytinde geçen yıla göre yüzde 50 rekolte kaybı bekliyor.

 Antalya Ticaret Borsası’nın (ATB) düzenlediği Zeytin ve Zeytinyağı Sektörel Analiz Toplantısı, ATB Başkan Yardımcısı Halil Bülbül başkanlığında yapıldı. Toplantıya, ATB üyeleri, zeytin ve zeytinyağı üreticileri katıldı.

 ATB Başkan Yardımcısı Halil Bülbül, zeytin ve zeytinyağının Antalya ekonomisi için önemine dikkat çekerken, sektörün sorunları ve çözüm önerilerini görüşmek üzere sektör paydaşlarıyla bir araya gediklerini kaydetti. Bülbül, toplantıda dile getirilen sorun ve önerilerin ilgili kurum ve kuruluşlarla paylaşılacağını kaydetti. Bülbül, toplantıya katılanlara teşekkür etti.

 ZEYTİNDE YOK YILI

ATB 4. Komite Üyesi, zeytin ve zeytinyağı üreticisi Zafer Tan, geçen yıl iyi bir sezon geçiren zeytinde iklimin de etkisiyle bu yıl “yok yılı” olacağını kaydetti. Tan, “Geçen yıl kış soğuk geçti, ağaç uyudu. Bu yıl iklim değişikliğinden dolayı ağaç uyumadı, hasatla birlikte sürgün devam etti. Zeytin çiçek verdi ama boş çiçek verdi. Zeytinde geçen yıla göre yüzde 50’ye yakın rekolte kaybı bekleniyor” diye konuştu. Tan, rekolte kaybı nedeniyle zeytinyağı fiyatlarının da artacağını söylerken, “Yeni sezonda zeytinyağını daha pahalı yiyeceğiz” dedi.

 ZEYTİN BAKIM İSTİYOR

Zeytin ağaçlarının bakımsızlığına dikkat çeken Zafer Tan, “Antalya bölgesindeki zeytinlerde halkalı leke yaprak hastalığı var, bu mantaral bir hastalık. Bu hastalıkla mücadele etmezsek yaprak kurur, yaprağın altındaki meyve gözü de kurur. Meyve gözü kuruyan ağaç meyve vermez. Bunun için üreticinin düzenli olarak zeytin ağacının bakımını ve ilaçlamasını yapması gerekiyor. Zeytin ağaçlarına bakım yapmazsak zeytin ağaçları kurur. Önce ağaç küflenir, sonra ağacın meyvesini sıkacağımız makine işlemediği için makine küflenir” diye konuştu.

 ANTALYA MARKALAŞMALI

Ulu Zeytinyağı Fabrikası sahibi Mustafa Fettahoğlu, zeytin diyarı Antalya’nın zeytinyağı konusunda markalaşma sıkıntısı yaşadığını kaydetti. Antalya zeytinyağlarının tanıtımına ağırlık verilmesini isteyen Fettahoğlu, “Dünyada yerel ürünlere ilgi artıyor. Bu fırsatı değerlendirmeliyiz” dedi.

 İŞÇİ PROBLEMİ

Toplantıya katılan sektör temsilcileri, zeytin karasu problemini gündeme getirirken, geçen sezonun iyi geçtiğini ancak bu yıl rekoltede beklenen düşüşün hem üreticiyi hem sıkım fabrikalarını olumsuz etkileyeceğini kaydetti. Zeytini toplayacak işçi bulmakta zorlandıklarını dile getiren katılımcılar, “Yakında zeytin toplayacak işçi bulamayacağız” uyarısında bulundu. Katılımcılar zeytinin ovada değil dağ ve yamaçlarda yetişen, çok su istemeyen ağaç olduğunu belirtirken, düz ova ve sulu tarım alanlarına zeytin bahçesi yapılmasını eleştirdi. Zeytinyağı sıkım fabrikası sahipleri de makine ve parça fiyatlarının aşırı artışına dikkat çekerken, “Bizler enflasyona yenik düştük” dedi. -ATB BSN.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.06.13 13:04:29
Son Düzenlenme Tarihi :





Elmalı'da TARİH kilitle mi korunuyor ?

Tarihi Ömer Paşa Camii’nin avlusunda bulunan, en son olarak ilçe kütüphanesi olarak hizmet veren, restorasyon çalış-malarının ardından ise yıllardır kapıları kilitli halde tutulan tarihi medresenin kilitlerinin ne zaman açılacağı ve daha ne kadar bu halde atıl halde tutulacağı merak edilirken, tarih kilitle korunuyor.

Os­man­lı Mi­ma­ri­si yapı sis­te­mi için­de mer­ke­zi plan­lı- tek kub­be­li türün en ge­liş­ti­ril­miş bir ör­ne­ği olan, ta­ma­men kesme taş­tan inşa edi­len ve Mimar Sinan eko­lü­nün bir şa­he­se­rrleri arasında yeralan, Ke­ten­ci Ömer Paşa ta­ra­fın­dan 1610 yı­lın­da yap­tı­rı­lan Gü­ney­ba­tı Ana­do­lu’nun en büyük ve en gös­te­riş­li eseri Ömer Paşa Camii’nin av­lu­sun­da bu­lu­nan ta­ri­hi med­re­se halen oda ka­pı­la­rı ki­lit­li bir halde du­ru­yor. 
Gü­nü­bir­lik ya da bir ya­kın­la­rı­nın zi­ya­re­ti için El­ma­lı’ya ge­len­le­rin uğrak nok­ta­la­rı ara­sın­da ilk sı­ra­da yer alan Ta­ri­hi Ömer Paşa Camii’ni ge­zen­ler, ca­mi­nin av­lu­sun­da bu­lu­nan ta­ri­hi med­re­se­nin ka­pı­la­rı­nı ki­lit­li görün­ce bu du­ru­ma, “tarih kilt­le mi ko­ru­nu­yor ? “ diye tepki gös­te­rir­ler­ken, geç­ti­ği­miz yıl­lar­da yap­tı­rı­lan res­to­ras­yon son­ra­sın­da ge­nel­de med­re­se­nin zi­ya­re­te açıl­ma­dı­ğı gibi, ta­ri­hi ya­pı­ya zarar ver­me­yecek şe­kil­de de kul­la­nıl­ma­dı­ğı göz­le­ni­yor.
Ta­ri­hi med­re­se­nin bir şe­kil­de de­ğer­len­di­ri­lm­esi­nin aynı za­man­da ko­run­ma­sı­na da ve­si­le ola­ca­ğı­nı kay­de­den bazı zi­ya­ret­çi­ler, böy­le­si­ne ma­ne­vi ve tar­i­hi de­ğe­ri yük­sek olan bir ese­rin ka­pı­la­rı­nın ki­lit­li ol­ma­sı­nı ve bir şe­kil­de El­ma­lı’ya ka­zan­dı­rıl­ma­ma­sı­nı da eleş­tir­di­ler

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2020.02.01 09:52:25
Son Düzenlenme Tarihi :