SON DAKİKA

Yo-yo testi nedir? Nasıl yapılır?

İlk etap kamp çalışmaları için Burdur'a hareket eden Antalyaspor, konaklayacağı tesise ulaşmasının ardından ilk antrenmanını gerçekleştirdi. Kırmızı beyazlılar, iki saatlik yolculuk dinlenmesinin ardından gerçekleştirdikleri ilk antrenmanda, teknik direktör Nuri Şahin ve performans antrenörü Dolu Arslan tarafından Yo-Yo testlerine tabii tutuldu. Peki yo-yo testi nedir ve nasıl yapılır?

Futbol dışında neredeyse tüm performans sporlarında kullanılan yo-yo testleri, sporcuların fiziksel özelliklerinin çıkarılmasının yanı sıra farklı mücadele seviyelerinde ve farklı oyun pozisyonlarında oynayan sporcular arasındaki farklılıklar ile birlikte fiziksel kapasitenin dönemsel ya da sezonsal değişiklikleri arasındaki farklılıkları belirlemede geçerli ve hassas bir test olma özelliğini taşıyor. 

Jens Bangsbo tarafından geliştirilen Yo-yo testi; devam eden, aralıksız olarak uygulanan aerobik güç ölçüm testi anlamı taşımaktadır. Bir çok farklı türe sahip olan ve özellikle sezon başı kamplarında tercih edilen bu test; aralıklı, aralıksız ve toparlanma ölçümü yapan 3 şekli ve bunların 1-2 level olarak kademelerinden oluşmaktadır. 

Sporcuların 2X20 metrelik bir alan içinde koşu hızının işitsel sinyal yoluyla belirlendiği mekik koşuları yaptıkları Yo-Yo testlerinde, her mekik koşusu arasında sporcuların yürüme ya da jog olarak yaptığı kısa bir toparlanma dönemi bulunuyor ve bu kısa toparlanma dönemi, aralıklı bir spordaki egzersiz örneğini yansıtıyor. 




Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.04 21:28:40
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






17 yıl yattığı cezaevinden izinli olarak çıktı, davul zurna eşliğinde konvoyla karşılandı

Burdur’un Gölhisar ilçesine bağlı Çeşme Mahallesi’nde ikamet ederken Haziran 2007’de Adana’da işlenen cinayetin şüphelisi olarak gözaltına alınıp müebbet hapis cezası alan Ali Bağcı (36), 17 yıllık mahkumiyetten sonra 9 günlük izin için geldiği memleketi Gölhisar’da konvoyla karşılandı. Bağcı’nın suçsuz olduğuna inanan ailesi, sevenleri ve halkın ilçe girişinde davul, zurna ve çiçeklerle yaptığı karşılamada duygusal anlar yaşandı.
Haziran 2007’de Adana’da işlenen bir cinayetin şüphelisi olarak müebbet hapis cezası alan Ali Bağcı (36), 17 yıl yattığı cezaevinden 9 günlüğüne izinli olarak çıktı. Memleketi Gölhisar’da davul zurna eşliğinde konvoyla karşılanan Bağcı için kazanlarda pilavlar pişirilerek dağıtıldı. “17 yıl sonra yuvana hoş geldin Ali Bağcı” yazılı pankartın takılı olduğu yaklaşık 100 araçlık konvoy ile ilçede tur atan Bağcı, daha sonra evine ulaştı. Zaman zaman ilçenin çeşitli yerlerinde durdurulan konvoy ile Ali Bağcı’ya hoş geldin diyen vatandaşlar, ilçe meydanında Ali Bağcı ile davul zurna eşliğinde oynadı. Büyük bir kalabalığın olduğu Bağcı’nın evinde ise gözyaşları tutulamazken, bir koç kesildi. Ali Bağcı’nın arkadaşları, komşuları, akrabaları ve tanıyanlarının doldurduğu alanda etli pilav ikramı da yapılırken, uzaktan yakından olayı duyan ilçe halkı Ali Bağcı’yı görmek için evine akın etti. 9 günlük izin süresini evinde geçirecek olan Ali Bağcı’nın ise kendisine gösterilen ilgiden dolayı şaşkın olduğu görüldü.

"17 yıl suçsuz yere hapis yattım"
Ali Bağcı, 17 yıl boyunca suçsuz yere hapis yattığını söyleyerek, “Ben Burdur Gölhisar doğumluyum. Yıllar önce başımdan geçen talihsiz bir olaydan dolayı 17 yıl
cezaevinde kaldıktan sonra Meclisten geçen bir yasa gereği tahliye tarihime 3 yıl kala açık cezaevine geçtim ve izne geldim. Gölhisar halkı, benim hangi sebepten yattığımı bildikleri için masumiyetime inandıkları için çok güzel bir karşılama töreni yapmışlar. Çok mutlu oldum. Hepsinden Allah razı olsun. Şimdi ben ne desem boş, 17 yıl geçti. Yargı da kararını verdi ama her ne kadar adalet desek de bana göre gerçek bir adalet değildi. İşlemediğim bir suçtan dolayı 17 yıl yattım. Daha da yatıyorum, cezamı çekiyorum. Artık kabullendim. İşlemediğim bir suçu yatmayı kabullendim. İlçedeki her insan benim suçsuz yere yattığımı bildikleri için böyle güzel bir karşılama yapmışlar. Çok mutlu oldum. Psikolojik olarak çok iyiyim. Devlette Meclisten geçirdiği yasadan dolayı 3 yıl erken çıktığım için çok mutluyum. Beni destekleyen herkesten Allah razı olsun” dedi.
Bağcı’nın akrabalarından Emine Bağcı (67) ise, “17 yıl sonra Ali’nin Gölhisar’a gelmesi bize çok büyük mutluluk verdi. İnşallah sesimizi duyarlar. Bunca gelen ziyaretçisi ve karşılama töreni medyada yer alır” dedi.
Rahime Özsarı (45), “Ali geldi, mutlu olduk. Tüm gelenler sağ olsunlar. Şimdilik çok sevinçliyiz” dedi.
Mahkumiyeti süresince 9 günlük ev iznine çıkan Ali Bağcı’nın evi ise ertesi gün de ziyaretçilerle dolup taştı. 2007 yılında dayısının kızı Z.Ö.’nün internetten tanışıp yanına Adana’ya gittiği Nebil Ergin’i öldürdüğü iddiasıyla gözaltına alınan Ali Bağcı, yargılama sonunda müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Cinayeti azmettirdiği ileri sürülen dayısı ve babası A.Ö. ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.19 17:36:07
Son Düzenlenme Tarihi :





Kalp hastalığında erken teşhis hayat kurtarır

Dünya genelinde en çok ölüme neden olan durumların başında kalp krizlerinin geldiğini belirten Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Taner Şeker, “Kalp hastalığının gelişiminin önlenmesi tedavisinden daha kolaydır, bu nedenle kalp hastalıklarının erken teşhisi bizim açımızdan çok önemlidir” dedi.
Medical Park Adana Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Taner Şeker, kalp damar hastalıkları konusunda açıklamalarda bulundu.
Dünya genelinde en çok ölüme neden olan durumların başında kalp krizlerinin geldiğini dile getiren Doç. Dr. Şeker, “Damar duvarına yerleşmiş plak dediğimiz yağlar giderek damarı tıkayarak belirtilere neden olmaktadır. Bazen de ilk belirti kalp krizi olabilmektedir. Kalp hastalığının gelişiminin önlenmesi tedavisinden daha kolaydır, bu nedenle kalp hastalıklarının erken teşhisi bizim açımızdan çok önemlidir” diye konuştu.
Risk faktörlerine sahip kişilerde kalp damar hastalığının gelişmesi ve kalp krizi riskinin daha yüksek olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Şeker, “Sigara, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, diyabet, obezite, sedanter yaşam dediğimiz hareketsiz yaşam tarzı, alkol, yağlı beslenme gibi değiştirilebilir ya da kontrol altına alınabilir” ifadelerini kullandı.

“Efor sırasında nefes darlığı gelişebilir”
Kalp damar hastalığı olan bireylerde hangi belirtilerin görülebileceğine değinen Doç. Dr. Şeker, daha sonra şunları söyledi:
“Kalp damar hastalığı gelişmiş kişilerde damar tıkanıklığının derecesine göre belirtiler gelişebilir. Hastada hiçbir belirti de olmayabilir. Bu sebeple risk faktörlerine sahip kişilerin hastalık başlangıcı ve ilerlemesini geciktirmek amacıyla risk faktörleri kontrol altına alınmalıdır. Kalp damarındaki tıkanıklık kalbin beslenmesini bozacak düzeye geldiğinde belirtiler gelişmeye başlar. Efor sırasında göğüs ağrısı yanıcı baskı tarzda, efor sırasında nefes darlığı, çabuk yorulma ve ritim bozuklukları gibi belirtiler gelişebilir.”

“Tanı koyma süreci”
Teşhis koyma sürecinden bahseden Şeker, “Kalp damar tıkanıklığını düşündürecek belirtilere sahip kişilerde yapılacak efor testi, kalsiyum skorlaması, miyokart perfüzyon sintigrafisi, koroner sanal anjiyo, koroner anjiyografi gibi yöntemlerle tanısı konulabilir” şeklinde konuştu.
Koroner anjiyografi yönteminin kimlere uygulanabileceği ile ilgili bilgi de veren Şeker, “Risk faktörlerine sahip kişilerde göğüs ağrısı olması, daha önce kalp krizi geçirmiş kişilerde kriz ağrısına benzer şikayetlerin gelişmesi, daha önce kalp damarlarına balon stentleme işlemi yapılıp tekrar göğüs ağrısı olması durumunda uygulanabilir. Kalp kapağından dolayı ameliyata gidecek olanlarda, ciddi ritim bozuklarında altta damar tıkanıklığını dışlamak amacıyla elektrokardiyografi, efor testi, ekokardiyografi, sintigrafi, bt anjiyografi yöntemlerde ciddi damar tıkanıklığını düşündüren keşiflerin olması durumunda anjiyografi yapılmalıdır” dedi.

“Anjiyografi için hasta bayıltılmaz”
Koroner anjiyografinin nasıl uygulandığını anlatan Doç. Dr. Şeker, “Koroner anjiyografi kalp damarlarının içerisine özel katater denilen ince borularla radyoopak madde verilerek görüntüleme işlemidir. Anjiorafi için hasta bayıltılmaz, sadece girişim yapılacak bölge kasık ya da el bileği uyuşturulur. Hasta işlem boyunca kendindedir ve doktorla iletişim halindedir. El bileğinden girilerek yapılan anjiografi işlemi kasıktan girilerek yapılana göre daha avantajlıdır. Hasta el bileğinden anjio olduğunda kasıktan yapılana göre daha erken taburcu olur, kum torbası gerektirmez, daha az kanama, morluk, şişlik gibi istenmeyen olaylar gelişir. El bileğinden anjiografi işlemi sırasında gerek duyulduğunda balonlama ve stentleme işlemi de yapılabilmektedir” diyerek sözlerini tamamladı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.26 21:58:43
Son Düzenlenme Tarihi :