SON DAKİKA

logo

Kemer’de “Mor turizm” başlıyor

Gedelme Yaylası’nda Kemer Belediyesi’ne ait araziye geçen sene Nisan ayında ekimi yapılan “mor turizm” olarak bilinen lavanta bahçesine turlar düzenlenerek turizmin çeşitlendirilmesi hedefleniyor.
Türkiye’nin en önemli turizm destinasyonları arasında yer alan Kemer’de turizmi çeşitlendirmek am..

Gedelme Yaylası’nda Kemer Belediyesi’ne ait araziye geçen sene Nisan ayında ekimi yapılan “mor turizm” olarak bilinen lavanta bahçesine turlar düzenlenerek turizmin çeşitlendirilmesi hedefleniyor.
Türkiye’nin en önemli turizm destinasyonları arasında yer alan Kemer’de turizmi çeşitlendirmek amacıyla geçen sene 700 rakımlı Gedelme Yaylası’ndaki Kemer Belediyesi’ne ait 2 bin 650 metrekarelik araziye salıncak, oturma alanları, dilek ağacı, eşek maketi, fotoğraf çekim çerçeveleri ve tahterevalli yerleştiriliyor.
Haftanın her günü “mor turizm” olarak nitelendirilen lavanta bahçesine düzenlenecek turlar çerçevesinde vatandaşlar tarihi Gedelme Kalesi ile 2 bin yıllık çınar ağacını da ziyaret edebilecek.
Tura katılmak isteyen vatandaşlar, 10 Temmuz Pazartesi gününden itibaren saat 14.00’de Kemer Belediyesi önünden araçlarla ücretsiz olarak taşınacak.
Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, yaptığı açıklamasında, “Geçen sene dikimini yaptığımız lavantalarımızı herkes ziyaret edebilir. Kemer’de turizmi çeşitlendirmek amacıyla lavanta bahçemize ücretsiz olarak turlar düzenliyoruz. Vatandaşlarımızın güzel vakit geçirebilmesi için bahçemizde çeşitli düzenlemeler yapıyoruz. Rüya gibi mosmor lavanta çiçeklerinin içinde unutulmaz anlar yaşamak isteyen vatandaşlarımızı Pazartesi günü başlayacak olan ücretsiz turlarımıza davet ediyorum” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.05 16:48:57
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Uyarıcı ve yönlendirici levhalar koymak bu kadar zor mu ?

Atatürk caddesi'nde çalışmalar devam ederken, Yeşil Cami kavşağı'ndan sonra da çalışmalar nedeniyle yol araç trafiğine kapatıldı

    Adeta bir şantiyeye dönen Elmalı'da kazılmadık cadde ve sokak kalmadı. Kazılan ve kapatılan yolların tekrar eski haline getirilmemesi, ekiplerin sık sık sulama yapmasına rağmen ortalığın toz içinde kalmasına neden olurken, trafiği de aksatıyor.

    Atatürk Caddesi'nde Cumhuriyet Meydanı önünde başlayan çalışmalarda ASAT Yeşil Cami kavşağına kadar olan bölümde çalışmalarını tamamladı. Yeşil Cami kavşağından Dua yokuşuna kadar olan bölümde ise çalışmalar başladı ve yolun bu bölümü de araç trafiğine kapatıldı. Mehmet Akif Ersoy Caddesi tarafından gelen ve Dua yokuşu istikametine gidecek sürücüler,bir uyarı ve yönlendirme levhası konulmayınca U dönüşü yapmak zorunda kalıyorlar ve bu da trafiğin aksamasına neden oluyor.


Kaynak : Abdültalip GÜNGÖR
Ekleme Tarihi : 2023.08.01 21:35:53
Son Düzenlenme Tarihi :





Merve öğretmen depremin izlerini müzikle silmeye çalışıyor

Hatay’da okul öncesi öğretmeni olarak gören yaparken depreme yakalanan Ispartalı Merve Can, depremin izlerini müzik yaparak unutmaya çalışıyor. İzinden döndüğü gün Hatay’da yakalandığı deprem anlarını unutamadığını söyleyen Merve öğretmen, "Deprem gürültüsü kesildiğinde ben çığlıkları duymaya başladım ve o an kendime ’Şu an bir sarsıntı yok ama biliyorum ki deprem devam ederse çıkamayacağım binadan’ dedim. Bir şansını dene diyerek o sırada kapımı çekip çıktım. Tabii biz o an kıyameti yaşadık orada, merdivenlerim çökmüştü zaten. Atlayarak iniyorduk ve herkes birbirinin üstüne düşüyordu o sırada" dedi.
6 Şubat’ta 11 ili etkileyen Kahramanmaraş merkezli depremlerde birçok kişi hayatını kaybetmiş ve milyonlarca kişi etkilenmişti. Depremin üzerinden geçen 7 ayın ardından yaralar sarılmaya çalışılıyor. 6 yıl önce Hatay’a okul öncesi öğretmeni olarak atanan 29 yaşındaki depremzede Merve Can, memleketi Isparta’da yaptığı müzikle depremin izlerini unutmaya çalışıyor. Deprem anında yaşadığı felaketi güçlükle anlatan Merve Can, “Televizyondan izlediğiniz gibi ya da duyduğunuz gibi bir olay değil, yaşaması oldukça güçtü. Ben yeni yıl tatilinden yeni dönüş yapmıştım Hatay’a. O gece zor uyudum, tam uykuya daldıktan sonra bir sarsıntı yaşadık. Telefonumu almışım, o anı hatırlamıyorum. Direkt yatağımın kenarına geçerek pozisyon almaya çalıştım ama asla pozisyon alamadım, o kadar şiddetli bir depremdi. Büyük bir gürültü vardı. Ben beşinci katta oturduğum için çıkma şansım yoktu. Zaten çıkmayı düşünmemiştim, depremin bitmesini bekledim ama biteceğini düşünmemiştim, artık binam yıkıldı ve ben enkaz altında kaldım diye düşünüyordum. 90 saniye geçmişti, tabii biz yaşarken farkında değildik. Deprem gürültüsü kesildiğinde ben çığlıkları duymaya başladım ve o an kendime şu an bir sarsıntı yok ama biliyorum ki deprem devam ederse çıkamayacağım binadan dedim. Bir şansını dene diyerek o sırada kapımı çekip çıktım. Tabii biz o an kıyameti yaşadık orada, merdivenlerim çökmüştü zaten. Atlayarak iniyorduk ve herkes birbirinin üstüne düşüyordu o sırada. Dışarı çıktığımda çok şiddetli bir yağmur vardı ve ben olayın şokundaydım. Her yerde insanlar vardı ve herkes çığlık atıyordu. Binadan uzaklaşmam gerektiğinin bile farkında değildim. Hiç tanımadığım, ismini bilmediğim bir komşum o sırada ’Burada durmayın’ dedi ve ben onun arabasına bindim. Biz arabaya geçtiğimizde hala sarsıntı, deprem devam ediyordu” dedi.

“Yaşamaya utandığım manzaralarla karşılaştım”
Ailesinin Isparta’da olması sebebi ile 6 Şubat gecesini arkadaşının ailesinin yanında geçirdiğini belirten Can, “Arkadaşım ve ailesi beni almaya geldi. Ortam zifiri karanlıktı. Biz olayın büyüklüğünün farkında değildik ve arabanın içinde ne yaşadığımızı anlayamamış bir şekilde günün doğmasını bekledik. Çok ilginçtir o gün güneş doğmadı Hatay’da, çok karanlıktı. Gündüz olduğunda olayın ciddiyetinin farkına vardık. Kurtuldum demeye, sevinmeye fırsat olmadan yaşamaya utandığım manzaralarla karşılaştım” dedi.
Yakıt olmadığı için üç gün Hatay’da kaldıklarını söyleyen Can, “Artık evler kalmamıştı, girecek bir yer yoktu. Arkadaşımın ailesi ve akrabalarıyla bildiğiniz sebze seralarından kendimize çadır yaptık ve orada barınmaya çalıştık. Birçok kişi ile beraber üç günüm orada geçti ama su yok, yiyecek yok. Isınmak için sadece arabaları kullanıyorsunuz. Arabaların yakıtı yok. Birilerinin bize ulaşmasını bekledik. Telefonlar çekmiyordu, birkaç gün sonra ufak sinyaller alabildik. Dışarıdan gelecek arkadaşlarım bana ulaşmaya çalıştı. Onlardan tek istediğim şey yakıt oldu. Çünkü çıkmamız gerekiyordu oradan. Depremlerin arkası kesilmiyordu. Üçüncü günün sonunda yakıt bularak Hatay’dan ayrıldık. Ben Isparta’ya altıncı günün sonunda gelebildim” şeklinde konuştu.

“6 Şubat’tan sonra ilk defa mutlu olduğumu hissedebiliyorum”
Küçüklüğünden beri müzikle hobi olarak ilgilendiğini ve depremin izlerini müzikle unutmaya çalıştığını belirten Merve Can, “Amatör olarak şarkılar söylemeye çalışıyorum. Bu ilkokuldan itibaren devam ediyor benim hayatımda. Ben bu depremde bana sadece bir kapı değil, bütün kapılar kapanmıştı diye düşünmüştüm. Artık yaşadığımı hissetmiyordum ve tutunacak bir şey bulamıyordum bu hayatta kendime ama hayat ve arkadaşım Özcan bana çok büyük bir fırsat sundu ve böyle bir projede buluştuk. Onunla birlikte şarkı yaptık. 6 Şubat’tan sonra ilk defa mutlu olduğumu hissedebiliyorum. Bir laf vardır ’sevgi paylaştıkça çoğalır.’ Acı da paylaştıkça azalıyor, gerçekten sanat iyileştirir, müzik iyileştirir, ben de müziğe tutundum. Dediğim gibi depremden sonra en güzel anlarımı yaşıyorum. Ben bir daha gülemem, mutlu olamam zannediyordum ama o günden sonra yeni hayatımda, yeni yaşantımda benim tutunduğum tek şey müzik oldu” dedi.
Depremde ağır hasar alan evi kontrollü şekilde yıkılan Merve öğretmen, önümüzdeki hafta Hatay’daki görevine geri dönmeye hazırlanıyor.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.28 16:53:21
Son Düzenlenme Tarihi :