SON DAKİKA

logo

YETER ARTIK!

İzmir'de bir araç sürücüsünün makas atması sonucu yaşanan feci kaza, toplumda büyük infial yarattı. Kontrolü kaybeden şahıs, bu tehlikeli hareketiyle dört masum insanın hayatını sonlandırdı. Bu olay, trafikte tehlikeli bir şekilde seyreden sürücülerin gözünü korkuturken, özellikle Antalya'da artan agresif sürüşler ve makas atan sürücüler de dikkat çekiyor.

Vatandaşlar artık sabrın son noktasına gelmiş durumda. Giderek artan bu tehlikeli sürüşler karşısında adaletin acilen harekete geçmesini talep ediyorlar. Halk, yaptırımların ağırlaştırılmasını ve cezaların ehliyetin iptaline kadar uzanacak şekilde verilmesini istiyor. İzmir'deki korkunç kaza, herkesin başına gelebilecek bir felaketi bir kez daha gözler önüne serdi. Bu nedenle, trafikte güvenliği sağlamak adına daha sert önlemlerin alınması gerektiği konusunda fikir birliği oluştu.

Vatandaşlar, sadece kendi canlarının değil, sevdiklerinin can güvenliğinin de tehlikeye atıldığı bu duruma öfke ve tepki gösteriyor. İnsan hayatının hiçe sayıldığı bu tehlikeli sürüşlerin bir an önce sona ermesini ve toplumun sağduyusuna uygun bir şekilde hareket edilmesini bekliyorlar. İnsanların günlük yaşamını tehdit eden bu tür sürücülerin, trafikteki diğer insanlara ve kurallara saygı duyması gerektiğini vurguluyorlar.

Toplumun güvenliği için trafikte caydırıcı yaptırımların uygulanması ve denetimlerin artırılması gerektiği aşikar. Sürücülerin tehlikeli hareketlerine müsamaha gösterilmemesi ve cezaların caydırıcı olması, trafikte güvenliği sağlamada önemli bir adım olacak. Vatandaşlar, yetkililerin bu konuda daha fazla duyarlılık göstermesini ve acilen önlem almasını bekliyor.

Tehlikeli sürüşlerin son bulması için vatandaşlar, bu konudaki hassasiyetin artırılmasını ve eğitimlerin güçlendirilmesini de talep ediyorlar. Ehliyet sahibi olmak sadece araç kullanma becerisi değil, aynı zamanda trafik kurallarına uyma ve diğer sürücülerle uyum içinde hareket etme sorumluluğunu da beraberinde getirir. Bu bilincin her sürücüye aşılanması ve trafikte daha saygılı ve bilinçli bir toplumun oluşması için çaba harcanması gerekiyor.

Vatandaşlar, "Artık yeter!" diyor. Canlarının, sevdiklerinin ve toplumun güvenliği için tehlikeli sürüşlere geçit verilmemesini talep ediyorlar. İzmir'deki feci kaza, bir kez daha gösterdi ki, trafikteki tehlikeli sürüşler ölümcül sonuçlar doğurabiliyor. Bu konuda daha sert önlemler alınması ve caydırıcı cezaların uygulanması, gelecekte yaşanabilecek benzer acı olayların önüne geçmek için şart. Artık zaman kaybetmeden harekete geçilmesi gerekiyor.

Kaynak : Abdültalip GÜNGÖR
Ekleme Tarihi : 2023.07.07 18:04:43
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Büyükşehirden Kamuoyuna Açıklama

Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü sorumluluğunda Antalya genelinde toplam 36 adet atıksu arıtma tesisi, 7 gün 24 saat çalışma esasına dayalı olarak devamlı olarak işletilmektedir.

Atıksu Arıtma Tesislerimizin tamamında, tesis çıkışlarında, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından kurdurulan, Sürekli Atıksu İzleme Sistemleri (SAİS) ile anlık olarak 7 gün 24 saat izlenmekte olup, Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim değişikliği İl Müdürlüğü tarafından yerinde denetimleri de yapılmaktadır. 

Atıksu Arıtma Tesislerimizin denize yakın olanlarının tamamında, Konaklı Atıksu Arıtma Tesisi de dahil olmak üzere Biyolojik Arıtma prosesine ilave olarak, derin deniz deşarj sistemleri bulunmaktadır. 

Görüntülerin çekildiği 29 Temmuz 2024 tarihinden hemen önce Antalya Çevre Şehircilik ve İklim değişikliği İl Müdürlüğü tarafından yapılan, yerinde denetimde herhangi bir olumsuzluğa rastlanmamış ve bu tarihe kadar herhangi bir cezai yaptırım uygulanmamıştır.

Bugün kamuoyuna yansıyan görüntüler kıyıdan 1500 metre açıkta ve 30 m derinlikte difüzörlerden çıkan arıtılmış atıksu deşarjına aittir. 

Atıksu Arıtma Tesislerinin işletilmesi esnasında, kanalizasyon hatları vasıtası ile gelebilecek anlık gerçekleşen limit üstü deşarj nedeniyle tesisimizin çıkış sularında anlık olarak kısa süreli bir olumsuzluk yaşanmıştır. Ekiplerimiz tarafından tespit edilen olumsuzluğa derhal müdahale edilmiştir.

Yapılan müdahale ile birlikte, tesis çıkış sularının limit değerlerin altına indiği ekte bulunan numune sonuçları ile tespit edilmiştir. Ayrıca, tesisin normal çalışma standartlarına döndüğü Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim değişikliği İl Müdürlüğü tarafından alınan numuneler ile teyit edilmiştir. 

Bunun yanında, söz konusu olumsuz durum derin deniz deşarjı hattından çıkan arıtılmış atık suya yansımış olup, bu durum bölgedeki yüzme alanlarının su kalitesini kesinlikle etkilememiştir. Uluslararası Mavi Bayrak kriterleri kapsamında, turizm sezonu süresince bölgeden alınan yüzme suyu analiz sonuçları da bunu doğrulamaktadır.  

İlimiz genelinde bulunan 233 Mavi Bayraklı plajımızın, temiz denizlerimizin garantisi konumunda olan Atıksu Arıtma Tesislerimizin kesintisiz işletilmesi konusundaki hassasiyetimizi, Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü başta olmak üzere tüm ilgili kurum ve kuruluşlarımız ile işbirliği içerisinde sürdüreceğiz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. 

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2024.08.20 17:54:41
Son Düzenlenme Tarihi : 2024.08.20 18:00:24





Mücadele ettiği hastalığa aldırmadan kitabını tamamladı

Antalya’da 2 yıl önce ağır bir ameliyat geçirip, ardından terapi gören Gazeteci Mustafa Tuncel, "Her durumda yapabileceğimiz şeyler vardır. Acı çekerken bile oturup ne zaman öleceğim diye beklemenin bir anlamı yok" diyerek başladığı romanını tamamladı. Romandaki olaylar Antalya’nın 2 bin 356 yıl ö..

Antalya’da 2 yıl önce ağır bir ameliyat geçirip, ardından terapi gören Gazeteci Mustafa Tuncel, "Her durumda yapabileceğimiz şeyler vardır. Acı çekerken bile oturup ne zaman öleceğim diye beklemenin bir anlamı yok" diyerek başladığı romanını tamamladı. Romandaki olaylar Antalya’nın 2 bin 356 yıl önceki döneminde geçiyor.
Büyük İskender’in ordusuyla Antalya kıyılarında konakladığı ve egemenliğini kurduğu dönemde onunla çarpışmayı göze alan bir dağ kentinin trajik hikâyesini anlattığı romanını iki yıl önce ağır bir ameliyat ve ardından gördüğü terapi süresine sığdıran Gazeteci Mustafa Tuncel, "Tedavimde harcanan kamu kaynakları bakımından topluma, bana kazandırdıkları ek zaman açısından da hekimlere, diğer sağlık personeline ve pek doğaldır ki aileme karşı kendimi borçlu hissettim. Borcumu ödeyebilmek için kalemimden başka bir gücüm de yoktu. İşte Yaban Lalesi, bu sorumluluğun bir ürünü olarak ortaya çıktı” dedi.
Tuncel, "Her durumda yapabileceğimiz şeyler vardır. Acı çekerken bile oturup ölümü beklemenin bir anlamı yok bu hayatta” diye konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.20 15:01:07
Son Düzenlenme Tarihi :