SON DAKİKA
header-ad

Antalya’da 15 yıl hapis cezası ile aranan şahıs yakalandı

Antalya’nın Kemer ilçesinde kasten öldürme suçundan 15 yıl hapis cezası ile arandığı tespit edilen şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alındı.
Antalya İl Jandarma Komutanlığı Kemer İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından Antalya ili Kemer ilçesinde şüpheli bir aracın durduruldu. Yapılan ..

Antalya’nın Kemer ilçesinde kasten öldürme suçundan 15 yıl hapis cezası ile arandığı tespit edilen şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alındı.
Antalya İl Jandarma Komutanlığı Kemer İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından Antalya ili Kemer ilçesinde şüpheli bir aracın durduruldu. Yapılan kontrolde içerisinde yolcu olarak bulunan şahsın yapılan kimlik kontrolünde kasten öldürme suçundan 15 yıl hapis cezası ile arandığının tespit edilerek, şahıs yakalanarak gözaltına alındı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.10 10:16:45
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






“İLİŞKİSİ İYİ GİTMEYEN İNSANLARIN TRAFİKTE KAZA YAPMA RİSKİ ARTIYOR”

Psikoterapist Dr. Timur Harzadın, Radyo Trafik ortak yayınında ilişkisinde mutsuz olanların trafik kazası yapma riskinin fazla olduğunu söyledi. Harzadın ayrıca motosiklet kullanıcılarının alzheimer olma riskinin de düştüğünü belirtti.

Radyo Trafik’te yayınlanan “Burcu Coşkunseda ile MotoKask” programına bu hafta Psikoterapist Dr. Timur Harzadın konuk oldu. Aynı zamanda bir motosiklet sürücüsü olan Harzadın, eşleri ya da sevgilileriyle sorunlu bir ilişki yaşayan insanların, trafikte araç kullanırken kaza yapma olasılığının daha fazla olduğuna dikkat çekti. Dr. Timur Harzadın, son yıllarda görülme sıklığı artan alzheimer hastalığının, motosiklet kullanan kişilerde görülme oranının az olduğunun altını çizdi.

 

“İLİŞKİNİN NASIL GİTTİĞİ GÜNLÜK HAYATA DA YANSIR”

 

Psikoterapist Dr. Timur Harzadın, özel hayatımızda yaşadığımız ilişkilerimizin sürüşümüze de etkisi olduğuna vurgu yaparak, “Beynimiz enerjisinin büyük bir kısmını romantik ilişkilere harcıyor. Eşiniz ya da sevgilinizle ilişkiniz iyi gidiyorsa, bunu hayatınızın diğer kısımlarına aktarabiliyorsunuz. İyi ilişkiye sahip olan insanların iş hayatı da başarılı olabiliyor. Sürüş konusunda da sıkıntı yaşamıyorlar. Bir insanın ilişkisi iyi gitmiyorsa hayatına da olumsuz yansır. Araç kullananlar insanların kaza yapma olasılığı artar. Konsantrasyon eksikliği yaşanmasından dolayı yola odaklanmakta zorluk yaşanabilir. Bu yüzden insanların ilişkilerini nasıl yaşadıkları önemlidir.” açıklamasını yaptı.

 

“ZİHNİMİZ KARIŞIKKEN YOLA ÇIKMAYALIM”

 

İnsan psikolojisinin kötü olmasının trafikte de bir takım riskler taşıdığını belirten Dr. Timur Harzadın, !Zihnimde işimle ilgili problemler yaşarken, araç kullanırken o anda önüme bir şey çıktı. Anında tepki vermem gerekirken karmaşık zihin nedeniyle geç tepki veriyorum ve kaza yapma riskim artıyor. Bu şekilde yola çıkan insanlar hem kendini, hem trafikteki diğer insanları riske atabiliyor. Zihnimiz karışıkken yola çıkmamak daha doğru bir yol olacaktır. Mümkünse kendimizi yatıştırdıktan sonra trafiğe çıkmalıyız. Bu sürekli hale geliyorsa profesyonel destek almalıyız.” değerlendirmesinde bulundu.

 

“MOTOSİKLET KULLANICILARININ ALGILARI DAHA FAZLA”

 

Motosiklet sürücülerinin kendilerini rahat, iyi, sakin, dingin hissettiklerini söylediklerini belirten Psikoterapist Dr. Timur Harzadın, bunun nedenleri üzerine düşünmeye başladığını belirterek, “Rüzgar, özgürlük hissi insanda bir rahatlık sağlıyor. Motorun titreşimi vücudunuzdaki kötü duyguları boşaltıyor. Motosiklet, otomobil sürmek gibi değil. Otomobil süren kişinin aklı başka yerlere gidebiliyor. Motosiklet sürücüleri, sadece sürüşe odaklandıkları için günlük hayatta da daha kolay olaylara odaklanabiliyor. Motosiklet sürücüleri direkt uzağa baktıkları için, kendilerini ve hayatı da gözlemleyebiliyorlar. Bu insanların algıları ve geleceği görme yetileri daha fazla oluyor.” ifadelerini kullandı.

 

MOTOSİKLET KULLANMANIN GÜNLÜK YAŞAMA ETKİSİ

 

“5 yıl sonra hayatın nasıl olacağını bazı insanlar düşünür, bazı insanlar düşünmez.” diyen Dr. Harzadın,   “Motosiklet sürücüleri sürekli ufuk çizgisine baktığı için bu tarz şeylere daha yatkın oluyor. Beynimiz, bir şeyi iyi yapıyorsak, bunu bir süre sonra hayatımıza da yansıtmamızı sağlıyor. Dengede durmak zorunda oldukları için günlük hayatta küçük kazaların önüne geçebiliyorlar.” şeklinde konuştu.

 

“MOTOSİKLET SÜREN BİRİNİN ALZHEİMER OLMA İHTİMALİ ÇOK DÜŞÜK”

 

Timur Harzadın, motosiklet sürmenin kişisel gelişim olarak da kullanılabileceğini belirtti. Motosiklet kullanmanın sosyal ve ruhsal anlamda birçok faydasının olduğunu kaydeden Dr. Harzadın, “Motosikletin kendine temas etmek, yeni insanlar tanımak, zorluklara dayanmak gibi faydaları var. Denge kurmak zorunluluğundan dolayı beynimiz çok aşırı çalışıyor. Sürekli beyin çalıştığı için yeni bağlantılar kuruluyor. Motosiklet süren birinin alzheimer olma ihtimali de çok düşük.” sözlerini sarf etti.

 

“KENDİNE ZARAR VERMEK İÇİN DE TEHLİKELİ ARAÇ KULLANANLAR VAR”

 

Araç kullanmanın bir başka psikolojik boyuntundan bahseden Dr. Harzadın, çarpıcı ifadeler kullandı:

 

“Aşırı ruhsal problem yaşayan insanlar da daha riskli araç kullanıyor. “Ölsem de kurtulsam” düşüncesi olanlar, bunu kendi kendilerine yapmaktan korktukları için tehlikeli şekilde araç kullanarak kendilerine zarar vermeye çalışıyor. Bu düşünceye sahip insanların motosiklete binmemelerini, psikolojik destek almalarını öneriyorum.”

 

TRAFİKTE NEDEN ÖFKELİYİZ?

 

Psikoterapist Dr. Timur Harzadın, trafikte neden öfkeli davranıldığına ilişkin ise, “Trafiğe çıktığında insanlar kendi iç dünyasına dönmeye başlıyor. Bazı insanlar normalde sakinken trafiğe çıktığında daha gergin, öfkeli olabiliyor. Beynimiz trafikte bazı duyguları üretmeye, ya da onlarla bağ kurmaya başlıyor. Bu duygudan kurtulmanın yollarından biri, bu duyguyu diğer insanlara aktarmak. Tehlikeli araç kullanırken başkalarını öfkelendirmek insanları rahatlatabiliyor. Daha derin bakarsak, iç dünyamızdaki duyguları başkalarına transfer ediyoruz, bunlar da çocukluktan gelen duygular.” diye konuştu. - İnternetten dinlemek için:http://radyotrafik.com/izmir   * Haber: Hakan TAŞYARAN

 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.06.03 08:43:33
Son Düzenlenme Tarihi :





Üretilen elektrik enerjisinin yaklaşık %23’ü temiz ve yerli

2023 yılının ilk altı aylık döneminde ülkemizde üretilen elektrik enerjisinin yaklaşık %23’ü temiz ve yerli enerjinin sigortası olan hidroelektrik santrallerden elde edildi.
Enerji üretim sürecinde hiçbir atık maddeye ve karbon salınımına sebep olmayan hidroelektrik santraller (HES), ülkemizin enerji ihtiyacının karşılanmasına büyük katkı sağlıyor. Ülkemizde 2023 yılının ilk yarısında üretilen toplam 145 milyar 372 milyon kilovatsaatlik elektrik enerjisinin, %22,73’üne denk gelen 33 milyar 44 milyon kilovatsaatlik kısmı HES’lerden elde edildi. Hidroelektrik santrallerden elde edilen elektrik enerjisinin 20 milyar 259 milyon kilovatsaatlik kısmı barajlı HES’lerle, 12 milyar 785 milyon kilovatsaatlik kısmı ise nehir tipi HES’lerle üretildi. 
Yeşil enerji üretimiyle küresel ısınma ile mücadelede önemli ve etkin rolü bulunan HES’ler, iklim değişikliği ile sıklığı ve şiddeti artan, etki alanı genişleyen taşkın ve kuraklık gibi afetlerin tesirlerinin azaltılmasına da katkı sağlıyor. Depolamalı HES’ler taşkın akımlarını rezervuarında tutarak afetlerin yaşanmasına mani oluyor ya da taşkının etkilerini azaltıyor. Nehir tipi santraller ise taşkın akımlarını düzenleyerek regülatör yapıları vasıtasıyla taşkının yıkıcı etkilerini arttıran iri rusubi malzemeleri (kaya, ağaç gövdesi, kütük vb.) tutuyor. Depolamalı HES’ler, yağışlı dönemlerde biriktirdiği suyu, kurak periyotlarda kullanıcıların hizmetine sunarak su azlığından kaynaklanan sıkıntıları da gideriyor.
Hidroelektrik santraller diğer yenilenebilir enerji santrallerinden kendisini ayıran çok yönlü faydalara da zemin hazırlıyor. Depolamalı tesislerde sulama, su ürünleri üretimi, turizm ve suyolu taşımacılığı gibi yeni gelir getirici faaliyetler yapılabiliyor.
2023 yılı Haziran ayı sonu itibarıyla ülkemizin elektrik kurulu gücünün yaklaşık üçte biri HES’lerden oluşuyor. Ülkemizin elektrik kurulu gücünün kaynaklara göre dağılımı şu şekilde:  %30,2 hidroelektrik, %24,4 doğalgaz, %10,8 rüzgâr, %10 ithal kömür, %9,7 linyit, %9,7 güneş, %1,6 jeotermal, %3,6 diğer.
* Enerji Bakanlığı Basın

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.23 11:58:44
Son Düzenlenme Tarihi :