SON DAKİKA

logo

Kepez’in eğlenceli yaz spor okulu başladı

Kepez Belediyesi Spor Kulübü’nün yaz spor okulları açılışını yapan Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, spor okulu öğrencileri için yaz boyunca eğlenceli ve öğretici geziler düzenleyeceklerini müjdeledi.

Çocuk ve gençleri yaz tatilinde spor disiplini ile tanıştıracak kurslar düzenleyen Kepez Belediyesi Spor Kulübü, 9 branştaki eğitim sezonunu Turgut Özal Spor Salonu’ndaki tören ile başlattı. Yüzme, futbol, basketbol, voleybol, tenis,  okçuluk, tekvando, güreş ve jimnastik antrenörlerinin altyapılarına kazandırmak için aynı zamanda yetenek taraması olan kursların açılışında, formalarını teslim alan öğrencilere sihirbazlık gösterisi sunuldu.

EĞLENCELİ GEZİLER

Açılışa katılan Kepez Belediyesi Başkanı Hakan Tütüncü, hatıra fotoğrafı çektirmek isteyen sporcu adayları ve velilerinin yoğun ilgisini gördü. Bu sezon 15’ncisini başlattıkları yaz spor okullarıyla gönülden gönüle güzel bir yolculuk başlattıklarını belirten Başkan Tütüncü, “En güzel saha, salon ve havuzlarda spor yapacaksınız. Bunun yanında Antalya Bilim Merkezi’nde atölye çalışmaları, Anadolu Oyuncak Müzesi, Antalya Atatürk Stadyumu ve tekne gezileri, gerçek bir uçağa binme gibi deneyimler yaşatacağımız eğlenceli, öğretici bir program hazırladık. Güzel bir tatil geçirmenizi ve iyi bir enerjiyle okullarınıza geri dönmenizi istiyoruz” diye konuştu.

5 TESİSTE SPORA BAŞLANGIÇ

Katılımın 4 bin 500’e yaklaştığı spor dersleri, Adnan Menderes Tam Olimpik Yüzme Havuzu, Karşıyaka Sentetik Saha, Turgut Özal Spor Salonu, Kepez Çok Amaçlı Spor Salonu ve kulüp binasında gerçekleştiriliyor. Sporcu adayları ve velilerinin memnun kalması için her türlü önlemi aldıklarını açıklayan Kulüp Başkanı Hakan Çatal, “Antrenörlerimiz yetenek vaat eden çocuklarımızı altyapı takımlarına davet edecek. Bu takımlarda düzenli antrenman yapan öğrencilerimiz ise, kulübün lisanslı sporcuları olmaya aday…” dedi. -BLD.BSN.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.10 11:01:51
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






ZEYTİNYAĞINDA MARKALAŞMA ADIMLARI

Pamfilya döneminden beri zeytinyağ sektörünün var olduğu Antalya bölgesi, zeytinyağ potansiyelini harekete geçirmek için çalışmalar yürütüyor. Tavşan Yüreği zeytinle en kaliteli zeytinyağını elde eden Antalya’da markalaşma çalışmalarına hız verildi.


    Antalya Ticaret Borsası, düzenlediği Sektörel Analiz Toplantısı’nda zeytinyağ üreticilerini bir araya getirdi. Zeytinyağ sektörün sorunlarını ve geleceğinin konuşulduğu Sektörel Analiz Toplantısı’na Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halil Bülbül başkanlık etti. ATB Danışmanı Dr. Rana Demirer, Manavgat Ziraat Odası Başkanı Rasim Metin, Antbirlik Genel Müdürü Mehmet İlya, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü ve Çevre İl Müdürlüğü yetkililerinin yanı sıra ATB üyelerinin katıldığı toplantıya, zeytinyağ üreticileri yoğun katılım gösterdi.
ZEYTİNYAĞININ SORUNLARI KONUŞULDU
    Toplantıda zeytinyağının atık suyunun bertarafında yaşanan sorunlar gündeme gelirken, Çevre Bakanlığı’ndan bu konuda düzenleme yapması istendi. Markalaşma sorunu, zeytin ağacındaki envanter sıkıntısı, tarım arazilerinin kullanımıyla ilgili sıkıntıların gündeme geldiği toplantıda, verim ve markalaşma konuları de konuşuldu. Antalya’da zeytinyağıyla ilgili Antalya Ticaret Borsa’nın referans fiyat belirlemesi istenen toplantıda, Antalya markalaşma çalışmalarına da Borsa’nın öncülük yapması talep edildi.
BU YIL REKOLTEDE DÜŞÜŞ OLUR
    Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halil Bülbül, geçen yıl 72 bin ton civarında zeytin üretimi yapıldığını bildirirken, bunun 4 bin tonunun sofralığa gittiğini kaydetti. 2017-2018 sezonunda 12 bin ton zeytinyağ üretildiğine dikkat çeken Bülbül, “Bu yıl beklenti bu rakamların altında olacağı yönünde. Verimde bu yıl yüzde 50’ye yakın düşüş bekleniyor. Nisan ayında çiçek açan bitki şimdi Mart ayının ortasında çiçek açtı. Döllenme sağlanamadı, çiçeğini döktü. Bu nedenle zeytin rekoltesinde bu yıl düşüş bekleniyor” diye konuştu.  
Tavşan Yüreğinin bölgeye has zeytin türü olduğu ve türün yaygınlaştırılması için çalıştıklarını vurgulayan Bülbül, Borsa’nın tavşan yüreğine coğrafi işaret aldığını kaydetti. Bülbül, antik çağa dayanan bölge zeytinciliğinin geliştirilmesi ve sorunlarına çözüm bulunması için Borsa olarak var güçleriyle çalıştıklarını ifade etti.  


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2018.07.06 11:02:01
Son Düzenlenme Tarihi :





Her pazar ’yangın’ korkusuyla uyanıyor, su dolu kovalarla nöbet tutup seslerini duyurmaya çalışıyorlar

Antalya’nın tarihi Kaleiçi’nde koruma altındaki evlerde genellikle pazar günleri çıkan yangın, mahalleliyi isyan ettirdi. Son olarak 13 gün önce yine pazar günü çıkan ve 2 kullanılmayan tarihi bina ile 1 müstakil evi küle döndüren yangın sonrası mahalleli su dolu kovalarla nöbet tutmaya başladı. M..

Antalya’nın tarihi Kaleiçi’nde koruma altındaki evlerde genellikle pazar günleri çıkan yangın, mahalleliyi isyan ettirdi. Son olarak 13 gün önce yine pazar günü çıkan ve 2 kullanılmayan tarihi bina ile 1 müstakil evi küle döndüren yangın sonrası mahalleli su dolu kovalarla nöbet tutmaya başladı. Mahalle muhtarı Halil Ay, "Pazar günü her uyandığımızda bir yangın daha olacak diye korkuyoruz. Artık kovalarla nöbet tutup sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Ama bu olaya bir çare bulunmasını istiyoruz" diye konuştu.
Antalya’nın Muratpaşa ilçesi Atatürk Caddesi Haşimişcan Mahallesi’nde kullanılmayan ahşap tarihi evlerde son 2 yıldır özellikle pazar günleri yangın çıkıyor. Sebebi henüz bilinmese de, mahalleli yangınları madde bağımlıları ya da evsiz kişilerin çıkardığı yönünde görüş bildiriyor. Son olarak 13 gün önce yine pazar günü 2 katlı metruk evden çıkan yangında, alevler yan binalara sıçrayıp 2 kullanılmayan tarihi bina, 1 müstakil evi küle döndürmüş, 7 katlı bir apartmanın dış cephesine de zarar vermişti.

Kovalarla nöbet tutuyorlar
Çıkan yangınlardan sonra mahalle sakinleri tedirginlik yaşamaya başladı. Sokakların dar oluşundan dolayı itfaiyenin herhangi bir gecikme ihtimaline karşı kişisel tedbir almaya başlayan mahalle sakinleri, suyla doldurdukları kovaları yanlarında hazır bulunduruyor. Metruk binaların madde bağımlıları ile evsiz kişi ya da kişilerce yakıldığını iddia eden mahalleliler, sit alanı içerisinde yer aldığı belirtilen tarihi binalar için çözüm talebinde bulundu.

"Antalya’nın göbeğindeki mahalle metruk ve yanık evlerle dolu"
Son çıkan yangınla ilgili ‘içimiz, tarihimiz yandı’ diyen mahalle muhtarı Halil Ay, "Her pazar olduğu gibi yine pazar günü yangın çıktı. Bizim isteğimiz bu insanlar zarar görmesin. Antalya’nın göbeğinde olan mahalle, şu anda metruk ve yanık evlerle dolu. Bu evler yandıktan sonra nedense hiç kimse ne arıyor, ne soruyor. Burada insanlar yaşıyor. Bu evler eğer korunuyorsa, sit alanındaysa, değer veriliyorsa gerçek anlamda korumaya alınmalı. Artık insanlar zarar görüyor. Mahallede insanlar ve turistler kaçar oldu. Vatandaşın sesinin duyulmasını istiyoruz. Her birinin bu yangında 100’er bin liralık zararı oldu" ifadelerine yer verdi.

"Önlem alınmasını rica ediyorum"
Yangına uyuşturucu madde bağımlıları ve evsiz kişilerin neden olduğunu ileri süren Ay, "Polisimiz geliyor yardımcı oluyor ama hepsinin başına bir polis bırakamayız, vatandaş da duramaz. O girdiği zaman bir şeyler içiyor ve yangın çıkıyor. Yangın başlayınca burayı terk ediyor ama mahalleli kalıyor. Herkes gider biz kalırız ama buraya bir önlem alınmasını rica ediyorum. Kendilerini bizim yerimize koysunlar. Şu anda bunun gibi 5-6 tane daha evimiz var. Pazar günü her uyandığımızda bir yangın daha olacak diye korkuyoruz. Bizim mahallemiz eski valimizin ismini almış ve şu an onun kemikleri sızlıyordur" diye konuştu.

"Kovalarla nöbet tutuyoruz ve bundan gocunmuyoruz"
Yangın tedirginliğinin vatandaşları nöbet tutmaya kadar götürdüğüne değinen Ay, "Son yangından sonra vatandaşlarımız korkudan dolayı nöbet tutar hale geldi. Daha önce de yapmıştık. Bazı sokaklarda yapmaya başladık çünkü baktık yangınlar bitmiyor, biz el atalım dedik. Biz artık kovalarla nöbet tutuyoruz ve bundan gocunmuyoruz" şeklinde konuştu.

"Her pazar aynı saatte bizim mahallemiz yanıyor"
Yangında evi zarar gören bina sakinlerinden Ayfer Beşibirlik, "Her an tedirginlik yaşıyorum. Yangın sonrası da göçme ya da çökme olayları oluyor diye korkuyoruz. Burayla ilgilenilmesi gerekiyor" dedi.
43 yıldır Haşimişcan Mahallesi’nde oturan Mehmet Ali Erdem de, 15 günde bir her pazar günü metruk evlerin yandığına dikkat çekerek, bölgedeki yanan evlerin tarihi evler olduğunu anlattı. Yangından dolayı tedirginlik yaşadıklarını belirten Erdem, "Metruk binada çıkan yangın, 7 katlı binanın 14 dairesine zarar verdi. Camları ve perdeleri kapalıydı. Eğer açık olsaydı apartman diye bir şey kalmazdı. Önlem alınsın istiyoruz" diye konuşurken, yine evi zarar gören vatandaşlardan İbrahim Tuluk ise, "İçeride bebeğim vardı. Yansak ne olacaktı. Balici, tinercilerden bıktık usandık. 2 yıldır isyan ediyorum, yetkililere durumu bildirdik ama henüz el atan olmadı. Yanan metruk yerlerin etrafını kapatmıştım, buna rağmen kırıp giriyorlar ve içeride yangın çıkartıyorlar. Her pazar aynı saatte bizim mahallemiz yanıyor. Bıktık" ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.30 12:41:07
Son Düzenlenme Tarihi :