SON DAKİKA
header-ad

81 İlin hava kalitesi “Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı” ile kontrol ediliyor

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü Laboratuvar, Ölçüm ve İzleme Dairesi Başkanlığı'nda Türkiye'nin hava, su ve toprak kalitesi anlık olarak takip ediliyor. 
Bu kapsamda 365 hava kalitesi izleme istasyonu ile tüm illerin hava kalitesi 7/24 izlenirken, beş yıllık hava kalitesi incelediğinde partikül madde parametresinde yüzde 4 oranında, Kükürt dioksit parametresinde yüzde 46 oranında, Karbon monoksit parametresinde yüzde 18 oranında, Azot dioksit parametresinde yüzde 3 oranında, Ozon parametresinde yüzde 8 oranında, olmak üzere, hava kalitesinde ortalama yüzde 16 oranında iyileşme sağlandı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ÇED, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü’ne bağlı Laboratuvar, Ölçüm ve İzleme Dairesi Başkanlığı’nın Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde yer alan Sürekli İzleme Merkezine (SİM)  aktarılarak izleniyor.
“Hava Kalitesinde son beş yılda ortalama yüzde 16 iyileşme sağlandı”
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Türkiye'nin hava kalitesinin artırılması için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Türkiye’deki son beş yıla ait hava kalitesi verileri de incelendi. Buna göre; Partikül madde parametresinde yüzde 4 oranında, Kükürt dioksit parametresinde yüzde 46 oranında, Karbon monoksit parametresinde yüzde 18 oranında, Azot dioksit parametresinde yüzde 3 oranında, Ozon parametresinde yüzde 8 oranında, olmak üzere, hava kalitesinde ortalama yüzde 16 oranında iyileşme sağlandı.
“Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı bugün itibariyle 365 Hava Kalitesi İzleme İstasyonuna ulaşmış olup; şu an itibariyle tüm illerimizde hava kalitesi 7/24 izlenmektedir”
Bakanlık’tan yapılan açıklamada,  Türkiye’de Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı çalışmaları 2004 yılında başladığı belirtilerek, “2005 yılında SO2 ve PM10 parametreleri ülkemizin çeşitli illerinde 36 Hava Kalitesi İzleme İstasyonu ile izlenmekte iken ilerleyen yıllarda istasyon yer ve durumuna binaen SO2 ve PM10 parametreleri yanında CO, NOx, O3 ve PM2,5 parametreleri de izlenmeye başlanmıştır. Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı bugün itibariyle 365 Hava Kalitesi İzleme İstasyonuna ulaşmış olup; şu an itibariyle tüm illerimizde hava kalitesi 7/24 izlenmektedir. Tüm dünyada yaygın olarak kullanılan, Hava Kalitesi İndeksi (HKİ) denilen bu sınıflama sistemi ile havadaki kirleticilerin konsantrasyonlarına göre hava kalitesi iyi, orta, kötü, tehlikeli vb. şeklinde derecelendirme yapılıyor.” bilgisi paylaşıldı.
Hava kalitesi izleme istasyonlarının kurulması için gerekli hava kalitesi ön değerlendirme projeleri, 2008 yılında başlamış olup, 2016 yılı itibariyle ülkemizde hava kalitesi izleme ağı Güneydoğu Anadolu Temiz Hava Merkezine bağlı iller hariç olmak üzere başarıyla tamamlanmıştır. 2021 yılı sonu itibariyle ise, ön değerlendirme proje çıktılarına göre kurulması gereken istasyonlar ile ilave edilecek parametrelerin kurulumları tamamlanmıştır. 
“Hava kalitesi izleme istasyonlarından elde edilen veriler hem www.havaizleme.gov.tr hem de Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı mobil uygulamasından kamuoyu bilgisine sunuluyor”
Bakanlık açıklamasında, Bakanlığa ait 4 adet mobil hava kalitesi ölçüm aracının bulunduğu ve söz konusu araçların, özellikle hava kirliliği şikâyetlerinin yoğun olduğu bölgelerde ölçümler yaptığı ifade edilerek şu bilgiler paylaşıldı:
“Alanın hava kalitesi düzeyi ile ilgili bilgi sahibi olunması sağlanıyor. Hava kalitesi izleme istasyonlarından elde edilen verilerin hem www.havaizleme.gov.tr hem de Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı mobil uygulamasından kamuoyu bilgisinin sunulmasının yanında, Resmi İstatistik Programı çerçevesinde aylık ve yıllık haber bültenleri hazırlanarak, yayımlanmaktadır. Ülkemiz 18.03.2003 tarih ve 25052 sayılı Resmi Gazete' de yayımlanarak yürürlüğe giren anlaşma ile Avrupa Çevre Ajansı (AÇA) ve Avrupa Bilgi ve Gözlem Ağı (EIONET)'na 01.05.2003 tarihinde üye olmuştur. Söz konusu anlaşma gereği, hava kalitesi izleme istasyonlarından elde edilen verileri her yıl AÇA’ ya raporlanmaktadır.”
Yapılan açıklamada, Sürekli İzleme Merkezi’nde hava kalitesi izleme istasyonlarından elde edilen verilerin detaylı incelenmesiyle birlikte, denetimlere ışık tutacak raporlar oluşturulmakta ve çevre kirliliğine yönelik her türlü izin, izleme ve denetimlere esas teşkil eden veriler ortaya konulmakta olduğu ifade edildi. Ayrıca, hava kalitesinin düştüğü noktalarda ise denetimlerin arttırılması da sağlanmakta olduğu belirtildi.
* Çevre Bakanlığı Basın

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.10 13:29:43
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Başkan Uysal, “Türkiye’ye yayacağız”

Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Etiler Mahallesi’nde düzenlenen iftarda “Bu iftar sofrasında beraber oturmamızda sembolleşen hep beraber ve yekvücut olabilmenin duygusunu yaşatacağız ve Türkiye’mize yayacağız” diye konuştu. 
Antalya’da Muratpaşa Belediyesi’nin Ramazan ayı boyunca düzenlediği mahalle iftarları Etiler’le sona erdi. Ramazan’da 55 mahalleyi kapsayan bölge iftarları düzenleyen Muratpaşa Belediyesi’nin sofralarında yaklaşık 50 bin kişi bir arada orucunu açtı.
Başkan Uysal’ın eşi Ümran Uysal’la katıldığı yaklaşık Etiler’deki iftara yaklaşık 2 bin kişi katıldı Başkan Uysal, iftarın ardından yaptığı konuşmada, ‘sevgi, saygı, kardeşlik ve dayanışma yolundan’ bir an olsun ayrılmayacaklarını söyledi. Uysal, şöyle konuştu:
“Varsın bazıları diline kem sözü dolasın, varsın siyasetin acı. birbirini mahkum eden dili varsın hayatlarımızı esir alsın, bizi olumsuz etkilesin. Ama biz sevginin, saygının, dayanışmanın, komşuluğun, bu iftar sofrasında beraber oturmamızda sembolleşen hep beraber ve yekvücut olabilmenin duygusunu yaşatacağız ve Türkiye’mize yayacağız.”
Murapaşa’da her türlü ayrımı reddeden bir yaklaşımla hizmetlere hayata geçirdiklerini dile getiren Başkan Uysal, “Bütün bu çalışmaları, bu kültürü sizler sayesinde oluşturmaya başardık” dedi.  -BLD.BSN.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.20 11:41:22
Son Düzenlenme Tarihi :





Ülkemizde 2 milyon kadının sorunu!

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Taner Usta, bu nedenle erken teşhis ve tedavinin endometriozis hastalığında büyük bir önem taşıdığına dikkat çekerek, “Tanı ve tedavideki gecikmeyi önlemek için öncelikle hastalığın sinyalleri iyi tanınmalı ve zamanında hekime başvurulmalıdır. Özellikle ağrılı adet görme, ağrılı cinsel ilişki ve adet döneminde ağrılı dışkılama varsa, akla mutlaka endometriozis gelmelidir.” diyor.

Endometriozis, halk arasındaki yaygın ismiyle ‘çikolata kisti’ normalde rahmin içini kaplayan endometrium dokusuna benzer dokuların rahim dışında büyümesiyle ortaya çıkan kronik bir hastalık. Ülkemizde üreme çağındaki yaklaşık 2 milyon kadın, bir başka deyişle her 10 kadından biri, endometriozis ile mücadele ediyor. Endometriozis bazı hastalarda hiçbir belirti vermezken, bazılarında ise karın ile kasık ağrısı ve bağırsak problemleri gibi pek çok hastalıkta görülebilen belirtilerle gelişebiliyor. Ayrıca ağrılı adetin olağan bir durum olarak düşünülmesi nedeniyle hekime başvurulmakta gecikilebiliyor. Bu etkenler nedeniyle endometriozise tanı konulması 6-7 yıl gibi uzun bir süreyi alabiliyor. Teşhis ve tedavideki gecikme ise tablonun daha da ciddileşmesine neden olabiliyor. Örneğin infertilite ve böbrek kaybıyla sonuçlanması gibi! Acıbadem Altunizade Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Taner Usta, bu nedenle erken teşhis ve tedavinin endometriozis hastalığında büyük bir önem taşıdığına dikkat çekerek, “Tanı ve tedavideki gecikmeyi önlemek için öncelikle hastalığın sinyalleri iyi tanınmalı ve zamanında hekime başvurulmalıdır. Özellikle ağrılı adet görme, ağrılı cinsel ilişki ve adet döneminde ağrılı dışkılama varsa, akla mutlaka endometriozis gelmelidir.” diyor. 

 Nedeni henüz bilinmiyor 

Endometriozis hastalığının oluşum sebebi hala bilinmemekle birlikte pek çok teori öne sürülüyor. Üreme çağındaki kadınlarda rahim her ay hamilelik için hazırlanıyor ve rahmin iç tabakası kalınlaşarak embriyonun yerleşmesi için hazır hale geliyor. Hamilelik oluşmazsa bu tabaka adet kanamasıyla birlikte vücuttan atılıyor. En çok kabul gören teoriye göre; bazı durumlarda adet sırasında endometrial doku (rahmin en iç tabakasındaki bebeğin hamilelikte yerleştiği zar) peritoneal boşluğa, yani karın boşluğuna geri akıyor. Endometriozis en sık yumurtalıklar, tüpler ve rahim üzerinde oluşuyor. Nadiren de olsa bağırsaklar, mesane, eski ameliyat yeri, tırnak, meme, diyafram, göz ve burun gibi pelvik dışındaki bölgelere de yerleşebiliyor. Endometriozis lezyonlarının yol açtığı bu kistlere ‘çikolata kistleri’ deniyor. 

 Özellikle 3 belirtisi çok önemli! 

Endometriozisin en sık görülen belirtisi, adet döngülerinde artan pelvik ağrıları oluyor. Kadınlarda adet kanaması sürecinde endometrium dokusunda da kanama meydana geldiği için adet ağrısı çok daha şiddetli bir seyir izleyebiliyor. Ayrıca normalden daha ağrılı kramplar gelişebiliyor. Adet döngüsünün uzadığı durumlarda bel ve karın ağrısı da oluşabiliyor. Cinsel ilişki sırasında ve sonrasında gelişen ağrı ile adet dönemi boyunca ağrılı dışkı olması da endometriozisin diğer iki önemli belirtilerinden. Adet döneminde aşırı miktarda kanamanın yanı sıra nadiren de olsa adet döneminde yorgunluk, ishal, kabızlık, şişkinlik ya da aşırı bulantı gibi semptomlar da görülebiliyor. 

 Tanı için hastanın detaylı öyküsü şart

Endometriozis tanısında en önemli aşamayı hastanın detaylı alınan öyküsü oluşturuyor. Normal bir pelvik muayene, kist ya da skar dokusunu kolaylıkla belirleyebilse de çikolata kisti teşhisinde yeterli olmayabiliyor. Tam teşhis için sıklıkla ultrason, ihtiyaç halinde de Magnetik Rezonans gibi görüntüleme teknolojilerinden yararlanılıyor. Ultrason genellikle tanıda yeterli geliyor. Ultrason ile hastalığın ne durumda olduğu, ne kadar yaygın olduğu, komşu organlarda tutulum olup olmadığı tespit edilebiliyor. 

 Ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir

Endometriozisin zamanında teşhis ve tedavi edilmemesi durumunda ciddi sağlık sorunları gelişebiliyor. Geç teşhis edildiğinde yumurtalıkların fonksiyonelliği ve yumurta rezervleri (yumurta sayısı) olumsuz etkilenebiliyor ve bunun sonucunda infertilite (kısırlık) oluşabiliyor. Öyle ki çocuk sahibi olmakta güçlük çeken kadınların yaklaşık yüzde 40’ında endometriozis tespit ediliyor. Prof. Dr. Taner Usta, “Erken teşhis ve tedavi edildiğinde ise endometriozis sorunu yaşayan pek çok kadın çocuk sahibi olmayı başarabiliyor" diyor. Endometriozisin yol açtığı bir başka önemli sağlık problemi ise böbrek kaybı! Çünkü iyi huylu ama kötü seyirli olabilen çikolata kisti, idrar yollarına giden borucuğu daraltarak sessiz böbrek kaybına neden olabiliyor. Bunların yanı sıra derin endometriozisin bağırsağı tıkaması sonucu bağırsak tıkanıklığı tablosu gelişebiliyor. Ayrıca yapılan çalışmalar endometriotik dokuların zamanla kansere dönüşebileceğini de ortaya koyuyor. Hastalık ilerlemesine rağmen tedavi edilmezse cerrahi operasyonla yumurtalıkların ve rahmin alınması noktasına da gelinebiliyor. 

 Tedavi edilebilen bir hastalık

Endometriozis günümüzde tedavi edilebilen bir hastalık. Tedavisinde bazı durumlarda ilaç kullanımı yeterli olurken, bazen cerrahi tedavi gerekebiliyor. Hastalığın evresi, ağrının şiddeti, semptomlar ve hastanın çocuk isteği gibi etkenler tedavinin yaklaşımını belirliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Taner Usta, cerrahi yöntemin genellikle yumurtalık ve rahim gibi pelvik organlarında anatomik bir sorun oluştuğunda ya da idrar yolları veya bağırsaklar tıkandığında tercih edildiğine işaret ederek, sözlerine şöyle devam ediyor:

“Endometriozis cerrahisi tüm dünyada kapalı şekilde yapılıyor. Çoğunlukla yumurtalık dokusu ile rahmin korunduğu, yani sadece endometriotik dokuların vücuttan çıkarıldığı koruyucu yöntem tercih ediliyor. Çocuk sahibi olmak istemeyen veya tekrarlayan endometriozis cerrahisi geçiren daha ileri yaşlardaki hastalarda ise rahmin alınması ameliyatı olan histerektomi, özellikle dokuların rahimde tutunduğu hastalarda yapılabiliyor. Bazı durumlarda yumurtalıkların alınması gerekebiliyor. Cerrahi tedavide edinilen tecrübeler ve yaşanan gelişmeler sayesinde çikolata kistlerinin ameliyat sonrasında tekrar etme riski günümüzde deneyimli merkezlerde oldukça düşük oranda seyrediyor.”

 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.03.14 08:46:58
Son Düzenlenme Tarihi :