SON DAKİKA

logo

Akrep'in yeni yöneticisi

Spor dünyasında bir elin parmaklarını geçmeyen üst düzey kadın yöneticilere bir yeni isim daha eklendi.

Finlandiya sokaklarında ralli yaparak spora başlayan, iş hayatında hız kesmeden ilerleyen iş insanı Abide Gülel, Süper Lig takımlarından Antalya Spor’un yönetimine girdi.
Böylece, Süper Lig’de, yönetiminde kadın bulunan kulüplerin arasına Galatasaray, Fenerbahçe, Trabzonspor’dan sonra Antalyaspor da girdi.
YÖNETİM DEĞİŞTİ
Kulüp başkanı Sabri Gülel’in başkanlığında yapılan yönetim kurulu toplantısında; Kerem Çankaya, Sami Güral, Ferit Sezer, Mustafa Ergün’ün istifasıyla boşalan yönetim kurulu üyeliklerine; Abide Gülel’in yanı sıra Varol Varlı, Mehmet Duru ve Caner Afşin oy çokluğuyla seçildi.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.06.24 11:28:53
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






İYİ Parti’den ‘ZAM’lara ortak tepki!

İYİ Parti Antalya İl Başkanı Vahdet Afşin Karacan, “AKP iktidarının bu ülkeye zamlardan ve yoksulluktan başka verecek hiçbir şeyi kalmamıştır” dedi. 

İYİ Parti tarafından 81 ilde eş zamanlı olarak ‘Zam fırtınası’ konusunda açıklama yapıldı. İktidarın yanlış ekonomi politikalarının sebep olduğu sonuçlara sessiz kalmayacaklarını belirten İYİ Parti Antalya İl Başkanı Vahdet Afşin Karacan, il binasında gerçekleştirdiği basın açıklamasında “Millet için milletle beraber” anlayışıyla demokratik mücadelemizi her alanda sürdüreceğiz. Bugün 81 İl Başkanlığımızın yaptığı ortak açıklamayla her zaman olduğu gibi yine milletimizin gür sesi olacağız” ifadeleriyle seslendi. İl Başkanı Karacan açıklamasının devamında şu cümlelere yer verdi:

“FATURAYI DAR GELİRLİYE KESEN BİR YOKSULLAŞTIRMA POLİTİKASI UYGULANDIĞI GÖRÜLMEKTE”

“AKP iktidarının yanlış ekonomi programı ve politikaları sonrası millet olarak yeni bir zam dalgasıyla karşı karşıyayız. Uzun yıllar boyunca uygulanan hatalı politikalar sonucunda, seçim sürecinde atılan sloganlarla popülist vaatlere karşı rasyonel bir zeminin varlığından söz edebilmek mümkün değil. Bunun yerine, bütün faturayı dar gelirliye kesen, vatandaşın cebindeki son kuruşa da el atan bir yoksullaştırma politikasının sert bir şekilde uygulandığı görülmektedir. Üstelik AKP iktidarı dar bir kesime bankacılık sistemi üzerinden kepçe ile rant dağıtırken, toplumun geniş kesimlerinden kaşıkla bu parayı toplamaktadır. Sabundan, kitaptan, çocuk bezinden ek vergi alınıyor ancak servetten elde edilen kazançtan vergi alınmamaktadır. Vatandaşa kemer sıkma tavsiye edilirken; küçük, yandaş ve ranta dayanan bir kesimin zenginleşmesine hiçbir kemer dayanmamaktadır. AKP iktidarının bu ülkeye zamlardan ve yoksulluktan başka verecek hiçbir şeyi kalmamıştır. 

“DELİ DUMRUL İKTİDARI GARİBANIN KANINI EMMEYE DEVAM ETMEKTEDİR”
Bugün Türkiye’de adı konmamış bir IMF programı uygulanmaktadır. Yıllarca geçmiş iktidarları aynı konuda eleştiren AKP iktidarının, bugün IMF reçetelerini savunduğu, uyguladığı ve en adaletsiz vergi olan enflasyon vergisiyle milletin cebinde bir şey kalmayıncaya kadar bu düzeni sürdüreceği anlaşılmaktadır. Memura ve emekliye yapılan cüzi zammın birkaç hafta içinde eriyip gitmesi bir yana, son olarak uygulanan akaryakıttaki ÖTV oranlarına yapılan zamla birlikte milletimiz derin bir yoksulluk çukuruna gömülmek istenmektedir. İki ay önce, seçimin arifesinde 19.58 TL olan ABD Doları bugün 26.90 TL’ye gelmiştir. Yine iki ay önce, seçimlerin arifesinde benzinin litre fiyatı 21.14 TL’yken bugün litre fiyatı 35.90 TL olmuş ve iki ay içindeki artış oranı yüzde 70’i bulmuştur. Bu yağma düzeninin dünyada başka bir örneği yoktur. Deli dumrul iktidarı, vatandaşın gırtlağına çökmüş, garibanın kanını emmeye devam etmektedir. Kendi vatandaşını ezen, yoksullaştıran fakat bir yandan da servet sahiplerinin servetini katlamasını sağlayan bu vurguncu düzene karşı mücadelemiz devam edecektir. Hiç kimsenin kuşkusu olmasın, bütün kadrolarımızla birlikte milletimizin sesi olacağız.”

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.18 17:58:25
Son Düzenlenme Tarihi :





Prof. Dr. Bozkırlı: “Kilo vermenin temelinde sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz yatıyor”

Obezite tedavisindeki kilo verme sürecinin temelinde “sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz alışkanlığının” yer aldığını vurgulayan Endokrinolog Prof. Dr. Emre Bozkırlı, “İnanılmaz olarak lanse edilen tedavi yöntemlerinden uzak durulmalıdır. Zararsız-bitkisel olduğu iddia edilen ancak içeriği bilinmeyen takviye ürünleri hayati risk oluşturabilir” uyarısında bulundu.
Acıbadem Adana Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Emre Bozkırlı, kısaca “vücutta sağlığı bozacak düzeyde anormal veya aşırı yağ dokusu birikimi” şeklinde tanımladığı obezitenin, son yıllarda tüm dünyada ve ülkemizde görülme sıklığı giderek artan ciddi bir halk sağlığı problemi olarak karşımıza çıktığını söyledi.
Prof. Dr. Bozkırlı, modern yaşam tarzı ile birlikte yenilen-içilenlerin işlenmiş, yüksek kalorili gıdalara kayması ve toplumun giderek hareketsiz bir yaşam tarzına yönelmesinin bu durumun temel sorumlusu olduğunu ifade etti. Hastalığın başta hipertansiyon, diyabet, kan yağlarında yükseklik gibi metabolik bozukluklar olmak üzere, kalp-damar hastalıkları, solunum sistemi problemleri, karaciğer yağlanması, sırt-kalça ve diz eklem problemleri ve hatta birçok kanser türü ile olan yakın ilişkisi bulunduğunun altını çizdi. Bütün bu olumsuz tablolarda kilo vermeyle çok anlamlı düzelme sağlanabildiğini, bu nedenle toplum genelinde farkındalık oluşturma ve obeziteyle savaşın önemli olduğunu dile getirdi.

“Tedavinin temeli sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz”
Prof. Dr. Bozkırlı, hastalığın tedavisinde öncelikle, kilo problemi yaşayan bireylerin bu konuda deneyimli bir hekim tarafından değerlendirilmesi ve bu durumu açıklayacak altta yatan başta hormonal hastalıklar olmak üzere sağlık problemleri yönünden tetkik edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Kilo vermeye engel durumlar yönünden uygun doktor önerilerinin alınması sonrasında tedavinin temelinde sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz alışkanlığının yer aldığını vurguladı.
Yaşam tarzı değişikliği haricinde günümüzde obezite tedavisinde doktor kontrolünde kullanılabilecek zayıflama ilaçları mevcut olup, önerilere uyan hastalarda yüz güldürücü sonuçlar elde edildiğini belirten Prof. Dr. Bozkırlı, “Bütün bu yöntemlerin haricinde, ileri düzeyde kilo problemi olan hastalardan yapılan değerlendirmeler sonrası uygun olduğu gösterilen bir kısmında da obeziteye yönelik cerrahi girişimler kilo vermede faydalı olabilmektedir” dedi.

“Motivasyon kaybıyla yeniden kilo alınabilir”
Mevcut kilosundan memnun olmayan ve uzman kontrolünde kilo vermeye yönelik tedavilere başlayan hastalarda başlangıçtaki motivasyonla kilo kaybı yönünden büyük oranda başarı sağlandığına dikkat çeken Prof. Dr. Bozkırlı, “Ancak hastalığın tedavisinde en önemli unsurlardan biri sürdürülebilirlik olup, hastaların büyük bir kısmı zaman içerisinde motivasyon kaybı ile yeniden kilo almaya başlayarak eski kilolarına dönmektedir. Bunun yanında tüm insanlarda kilo vermeyle birlikte vücudun savunma mekanizması olarak açlık hissini arttıran hormonlar artış gösterirken, tokluk hissine neden olan hormonlar azalmakta ve vücut metabolizma hızını yavaşlatarak yeniden kilo almaya yatkın hale gelmektedir” diye konuştu.

“Verilen kiloyu korumak daha zor”
Kilo vermeye kararlı hastaların uzman kontrolünde uygun önerilerle büyük oranda başarılı sonuçlar alabildiğine işaret eden Prof. Dr. Bozkırlı, “Ancak kilo vermek mi yoksa verilen kiloları korumak mı daha zor diye soracak olursak şunu bilmeliyiz ki verilen kilolar vücudun savunma mekanizmaları ve zaman içinde sağlıklı beslenme ve hareket alışkanlığının kaybı ile yeniden kilo alabilmektedir. Yani verilen kiloların korunması, baştaki kilo kaybına göre çok daha zor görünüyor. Verdiği kiloları koruyan hastalarımızın ortak özelliklerine baktığımızda; iradesi yüksek, diyet ve egzersiz disiplinini kaybetmeyen, sağlıklı beslenme ve hareketi günlük doğal yaşantıları haline getirmiş bireyler olduğunu görüyoruz” dedi.
Bu nedenle tedavinin olmazsa olmazının “ömür boyu devam ettirilmesi mümkün olmayan ağır diyetler ve aşırı egzersizlerden uzak durulması” olduğunu önemle vurgulayan Prof. Dr. Bozkırlı şunları söyledi: “Tedavinin yapı taşlarını yaşam boyu devam ettirilebilecek sağlıklı beslenme ve sağlıklı hareket alışkanlığının kazanılması oluşturmalıdır. Kilo problemi kısa sürede oluşmadığı, zaman içinde gerçekleştiği için kısa vadeli inanılmaz olarak lanse edilen tedavi yöntemlerinden uzak durulmalıdır. Zararsız-bitkisel olduğu iddia edilen ancak içeriği bilinmeyen-doktor olmayan kişilerce önerilen takviye ürünlerin kullanımı gibi uygun olmayan girişimler hayati risk oluşturabilecek düzeyde sağlık problemlerine yol açabilmeleri nedeniyle dikkate alınmamalıdır.”
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.21 12:11:22
Son Düzenlenme Tarihi :