SON DAKİKA

Kanaviçe'nin çeyiz sandığından, sergi salonuna yolculuğu

Geçmişte giysi, ev tekstili, aksesuarlar gibi geniş kullanım alanları bulan ve çeşitli motiflerin düz bez parçasına, kimi zaman bir kasnak içinde ince bir işçilikle işlenmesi ile ortaya çıkan kanaviçe,kaybolma sınırından dönerken, Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü öğrencileri deprem ve orman yangınlarını kanaviçelere işleyerek sergi alanına taşıdılar

Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Öğr. Üyesi Doç. Dr. Ömer Zaimoğlu’nun küratörlüğünde düzenlenen sergide son sınıf öğrencilerinin ‘Deprem ve Orman Yangınları’ konulu kanaviçe eserler sanatseverlerin beğenisine sunuldu.
Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Öğr. Üyesi Doç. Dr. Ömer Zaimoğlu Atölyesi Öğrenci Sergisi’nde son sınıf öğrencilerinin dönem boyunca yaptıkları ‘Deprem ve Orman Yangınları’ konulu kanaviçe eserler ‘Döngü’ başlığıyla sanatseverlerin beğenisine sunuldu.

“Toplumda farkındalık oluşturmaya çalıştık”
Olbia Sanat Galerisi’nde gerçekleştirilen sergi açılışında konuşan Doç. Dr. Ömer Zaimoğlu, “Toplumun büyük bir kesimi tarafından takip edilen biz sanatçıların, doğal afetler ve risklerden korunma adına kamuoyunun dikkatini çekmek için, doğanın korunmasına karşı farkındalık oluşturarak Ormanlarımızı korumak ve vatandaşlarımızın orman yangınlarına sebep olacak durumlara karşı hassasiyet göstermeleri adına böyle bir çalışma yaptık. Aynı zamanda 6 Şubat 2023 tarihinde yaşadığımız depremlerde kaybettiklerimiz anısına Atölye dersimiz çerçevesinde öğrencilerimle yapılan çalışmalarla hazırladığımız bu sergi ile toplumda farkındalık oluşturmaya çalıştık” şeklinde konuştu.

“Kanaviçe eserler yer alıyor”
Seyrek dokunmuş keten bezin üzerine renkli ipliklerle, çarpı şeklinde yapılan işlemelerden oluşan kanaviçe eserlerin aslında çok eski zamanlarda evlerde yapıldığını belirten Doç. Dr. Ömer Zaimoğlu, “Bu teknik, kanaviçe halk işlemeleri arasında Türk kadının en çok ve yaygın olarak uyguladığı bir işleme çeşididir. İnsanoğlunun kültürel değerleri arasında yer alan dokuma ile sosyal yaşantısı bütünleşmiş, estetik kaygı güderek de sanatla ilgili faaliyetlerde bulunmuşlardır. Buna göre ağaç çalışmaları bu dokuma sanatı ile ürün haline dönüştürülmüştür. Dokumacılıkta uygulanan yöntemler, teknik özellikler ile bilimsel gelişimler o toplumun tekstil tarihi hakkında geniş bilgi verirken, dokuma sanatının gelişimi ise o toplumun yapısı hakkında bizlere fikir vermektedir. Bu sergimizin hazırlanmasında emeği geçen tüm öğrencilerime, her konuda bize destek veren Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğüne ve Güzel Sanatlar Fakültesi dekanlığımıza katılımlarından dolayı da sergimizi ziyaret eden sanatseverlere teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.24 13:02:25
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Sebze ve meyve yüklü kamyonetle tır çarpıştı, ortalık savaş alanına döndü

Hatay’ın Payas ilçesinde tır ile çarpışan sebze ve meyve yüklü kamyonetteki ürünler otoyola saçılırken kazada 2 aracın şoförü de yaralandı.
Kaza, saat 00.30 sıralarında TEM otoyolu Payas ilçesi mevkiinde meydana geldi. Seyir halindeyken lastiği patlayan 80 AEB 329 plakalı sebze ve meyve yüklü kamyonet, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle aynı istikamette ilerleyen tırla çarpıştı. Çarpışma sonrası kamyonet, bariyerlere çarparak durabildi. Kazada, 2 aracın sürücüsü de yaralanırken kamyonette bulunan sebze ve meyveler kara yoluna döküldü. Yaralılar, itfaiye ekipleri tarafından araçlardan çıkarıldılar ve olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldılar. Kara yoluna saçılan ürünler, ekiplerin çalışmasıyla temizlendi.
Polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.26 21:59:37
Son Düzenlenme Tarihi :





Türk tohumculuğu 1 milyar dolarlık ticaret hedefine koşuyor

Her yıl dünya tarımını Antalya’da buluşturan Growtech, Ar-Ge desteğiyle verimlilik ve ihracattaki hedefini her yıl büyüten Türk tohumcularının uluslararası arenadaki yeni başarı hikayelerine ev sahipliği yapıyor. Çeşit sayısındaki artışa paralel olarak tohumluk üretim miktarlarını da hızla artıran..

Her yıl dünya tarımını Antalya’da buluşturan Growtech, Ar-Ge desteğiyle verimlilik ve ihracattaki hedefini her yıl büyüten Türk tohumcularının uluslararası arenadaki yeni başarı hikayelerine ev sahipliği yapıyor. Çeşit sayısındaki artışa paralel olarak tohumluk üretim miktarlarını da hızla artıran tohumculuk sektörü, 2022 yılında 609 milyon dolarlık bir dış ticaret hacmi oluştururken; 2022 yılında ise ihracatın ithalatı karşılama oranını yüzde 173’e yükseltmeyi başardı.
Türkiye Tohumcular Birliği’ne bağlı alt birliklerle birlikte üye sayılarının 73 bin 466’ya ulaştığını kaydeden Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Yönetim Kurulu Başkanı Savaş Akcan, ülkemizde tescil ettirilen ve üretim izni alınan çeşit sayısının arttığını, Ocak 2023 itibarıyla tarla bitkilerinde 5 bin 300, sebzelerde 7 bin 378, meyve ve asmada bin 822 çeşit olmak üzere, toplam 14 bin 500 tescilli çeşit sayısına yükseldiğini söyledi.
Çeşit sayısındaki artışa paralel olarak tohumluk üretim miktarlarının da hızla yükseldiğine dikkat çeken Akcan, “2022 yıl sonu itibarıyla 1 milyon 361 bin 336 ton sertifikalı tohumluk, 137,1 milyon adet meyve fidanı, 2 milyon adet asma fidanı, 91 milyon adet çilek fidesi, tahminen 6 milyar adet sebze fidesi ve 2 milyar adet süs bitkisi üretilmiştir. Üretim miktarlarındaki bu olumlu gelişmeler ticarete de yansımış ve 2022 yılında 609 milyon dolarlık bir dış ticaret hacmi oluşmuştur. İthalat ile ihracat arasındaki denge hızla ihracat lehine gelişmeye başlamış ve 2018 yılında sektör ilk defa ithalattan daha fazla ihracat yapmış ve bu oran yüzde 108 olmuştur. 2022 yılında ise ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 173 olmuştur. 2018 yılında sektör ilk defa ithalattan daha fazla ihracat yapmış ve bu oran yüzde 108 olmuş, 2022 yılında ise yüzde 173’e yükselmiştir” diye konuştu.
Gelişen teknoloji ve bilimsel çalışmalar ışığında tarımda ve tohumculuk sektöründe verimlilik ve sürdürülebilirlik kavramlarının öne çıktığını kaydeden Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Yönetim Kurulu Başkanı Savaş Akcan sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu çerçevede en önemli konu bitki ıslahı çalışmaları, tohum bilimi ve tohum teknolojileri alanında yapılan araştırmalar ile çeşit geliştirme çalışmalarıdır. Bu anlamda ihtiyaç ise; yüksek verimli, kaliteli, stres şartlarına, hastalık ve zararlılara dayanıklı, tüketim tercihlerine uygun çeşitlerdir. Ancak bu çalışma, önemli olduğu kadar da zor, büyük yatırım gerektiren ve uzun zaman alan bir faaliyettir. Bu nedenle öncelikle çeşit geliştirme çalışmaları olmak üzere tohum bilimi ve tohum teknolojileri alanındaki Ar-Ge faaliyetleri desteklenmelidir.”

"Dünya tohum ticaretinde 11., fidanda 8. sıradayız"
Tohumun, artan dünya nüfusunun besin ihtiyacının karşılanması için bitkisel üretimde verim ve kalitede temel girdilerden ve gıda zincirinin önemli halkalarından biri olmasından dolayı, ticari olmaktan daha da öte stratejik bir önem kazandığını hatırlatan Akcan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tohumculuk sektörü, gerek dünya ölçeğinde gerek ülkemizde gelişmesini sürdürmek zorundadır. Bu gelişimi sağlayacak önemli faktörlerin başında, küresel anlamda gelişme eğilimini dikkate almak suretiyle, ülkelerin kendi şartlarına uyan milli politikalarının belirlenmesi gelmektedir. Ülkemizin tohumculuk politikaları da bu yönde ilerletilerek gerek kamu gerek özel sektör çerçevesinde belirlenen hedefler ışığında hazırlanmaktadır. Sektördeki bu olumlu ivmenin, kamunun da büyük desteği ve pozitif ayırımcılığı ile birlikte daha da artması, sektörün kendi çeşit ve markalarını üretebilmesi için gerekli olan insan kaynağı, altyapı ve finans gücünü artırabilecek tedbirlerin belli bir program dahilinde ele alınması beklenmektedir. Şu anda Türkiye, dünya tohum ticaretinde 11. sırada, fidanda 8. sırada yer almaktadır. Sektör olarak önümüzdeki yıllarda daha da üst sıralara çıkmayı hedefliyoruz."

"1 milyar dolarlık ticaret hedefine yaklaşıldı"
Türkiye’nin pek çok türün gen merkezi olması nedeniyle oldukça zengin bir biyoçeşitliliğe ve genetik altyapıya sahip olduğunu belirten Savaş Akcan, doğal ve kültürel varlıklar açısından eşsiz bir coğrafya ve zenginliğe sahip olan Türkiye’de, 12 bin civarında bitki türü bulunduğunu ve bunun yaklaşık yüzde 32’sinin endemik olduğunu dile getirdi.
1970’li yılların sonunda yaklaşık 1 milyar ABD doları civarında olan uluslararası tohumluk ticareti, 1980’li yılların ortasından itibaren hızla artmaya başladığı bilgisini de veren Akcan, “2012 yılı itibarıyla uluslararası toplam tohumluk ticareti yaklaşık 10,5 milyar ABD dolarına ulaşmıştır. Bu artış trendi günümüzde halen aynı hızda devam etmekte olup, uluslararası tohumluk ticaretinin en önemli iki ayağı AB ülkeleri ve ABD’dir. Bugün itibarıyla dünya toplam tohumluk üretim değeri, yaklaşık 50 milyar dolar olarak tahmin edilmektedir. Bu değerlendirmede ilk sıralarda ABD (12 milyar dolar), Çin (10 milyar dolar), Fransa (2,8 milyar dolar), Brezilya (2,1 milyar dolar) ve Kanada (2 milyar dolar) yer almaktadır. Ülkemiz ise 0,75 milyar dolar ile bu sıralamada 11. sırada yer almaktadır” diye konuştu.

"Growtech sektörümüzün global arenası"
Özellikle tohum ve fide firmalarının geçtiğimiz yıl Growtech fuarında önemli iş bağlantılarına imza attıklarını kaydeden Savaş Akcan, şöyle devam etti:
“Fuar sayesinde geleceğe yönelik iş bağlantıları kurduk ve daha önce temelini attığımız bağlantıları ilerletme imkanı bulduk. Üyelerimiz alım heyeti program ve ziyaretlerinden de etkin olarak faydalandılar. Bu yıl da tohumculuk ve diğer sektör paydaşlarının yeni iş birliklerine imza atacaklarına inanıyorum. Growtech Fuarı firmalarımızın ticari bağlantı sayısını artırıyor ve mevcut bağlantıların alanını genişletiyor. Fuar, sektörümüzün global arenası konumuna geldi.”

"Her yıl güçlenerek büyüyoruz"
Growtech’te her yıl Türk tohumcularının uluslararası arenadaki yeni başarı hikayelerine tanık olduklarını ve sektörel iş birliklerinin hızla geliştiğini tespit ettiklerini belirten Fuar Direktörü Engin Er de, bu yıl da bu ivmenin artarak sürmesini beklediklerini dile getirdi.
Fuarın her geçen yıl yeni katılımlarla güçlendiğini kaydeden Engin Er, sözlerine şöyle devam etti:
“Fuarın milli katılımlarla zenginleşmesi bizleri çok memnun ediyor. Her geçen yıl ulusal ve uluslararası katılımcı sayımız artıyor. Geçtiğimiz yıl 27 ülkeden katılımcıları ağırlamıştık. Bunun yanı sıra; Almanya, Hollanda, İspanya, Fransa, Afrika, Çin ve Güney Kore milli katılım ile Growtech’te uluslararası tarım sektörü profesyoneli ile bir araya gelmişti. Çin, özellikle pandemi sonrasında tekrar büyüme atağı gerçekleştirdi. Growtech’e katılan 120’den fazla ülkeden gelen ziyaretçileri ile birlikte Çin, dünya tarımına Growtech aracılığıyla ulaşmayı hedefliyor. Çin, 100’e yakın firmasıyla Growtech 2023’e adeta damgasını vuracak. Fuara uluslararası firmaların talebi artarak devam ediyor. Almanya, İspanya, İtalya, Çin, Hollanda ve Güney Kore milli katılımla Growtech’te 2023 yılında da boy gösterecek.”
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.17 11:30:59
Son Düzenlenme Tarihi :