SON DAKİKA

logo

Çiçekçi dede, kendi yetiştirdiği fidelerle ekonomik gelir elde ediyor

Kahramanmaraş’ta 70 yaşındaki çiftçi, yetiştirdiği çiçek ve meyve fidelerini satarak hem ekonomik gelir elde ediyor hem de huzurlu bir hayat yaşıyor.
Onikişubat ilçesi Kültür Merkezi arkasında kurduğu tezgahlarda köyünde yetiştirdiği çiçek ve meyve fidelerini satan 70 yaşındaki 4 çocuk babası Bilal Demir,55 yıldır aralıksız çalışıyor. İlerleyen yaşında rağmen çalışmayı sürdüren Demir, hem ekonomik olarak gelir elde ediyor hem de insanlara faydalı olarak huzurlu bir yaşam sürdürüyor.
Ömrünün kalan kısmını iyi işlerle geçirmek istediğini belirten 70 yaşındaki Bilal Demir,"55 yıldır çiftçiyim. Çiçekçilikle uğraşıyorum ve ömrümü bu şekilde iyi işlerle geçirmeye çalışıyorum. İnsanlara faydalı işler yapmaya çalışıyorum. Burada kendi ürettiğim çiçekleri, fideleri insanların ihtiyaçları için satıyorum. 14 çeşit kaktüsüm var. 100 çeşit meyve fidanım var. Mezarlıklara dikilecek 15-20 çeşit çiçeklerim var. Fidelerin hepsi soğuk ve sıcağa karşı dayanıklı ve doğal" dedi.
Geceleri bile müşterilerinin geldiğini aktaran Demir," Ben arabada yatıyorum ve geceleri dahi müşterilerim geliyor. İhtiyaçları olanlar söylüyorlar, ben de arabadan inip veriyorum. Gecenin üçünde dahi müşterilerim geliyor. Bazıları uygun buluyor, bazıları pahalı buluyor bu şekilde devam ediyorum" ifadesini kullandı.
Çok huzurlu olduğuna değinen Demir," Boş zamanlarımı kahvehanelerde geçirmek yerine böyle işlerle uğraşarak kendimi insanlara faydalı olmaya adıyorum. Burada hem geçimimi sağlıyorum hem sıhhatliyim hem de huzurluyum"diye konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.24 22:05:00
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






AÜ Deprem Çalıştayı Raporu: "Antalya’nın tarihi simgesi Yivli Minare depremde yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya"

Antalya’nın ilk İslami yapılarından 13. yüzyıla ait Selçuklu eseri Yivli Minare’nin muhtemel bir depremde yıkılma ile karşı karşıya olduğunu belirten Akdeniz Üniversitesi Rektörü Özlenen Özkan, “Son Deprem Çalıştayı’mızda şehrimizin simge yapılarından Yivli Minare gündeme gelmiştir. Yivli Minare’nin tarihi eser olması nedeniyle malzeme dayanımına yönelik sınırlı düzeyde testler yapılmıştır. Yapılan ön araştırmalar ne yazık ki Yivli Minare’nin güneye doğru yatık olduğunu ve muhtemel bir depremde yıkılma riski taşıdığını ortaya koyuyor” dedi.
Akdeniz Üniversitesi, Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen depremlerin ardından deprem etkilerinin en aza indirilmesi, binalar için yeni tasarım metotlarının geliştirilmesi, mevcut yapılar için önlem alınması ve toplumda deprem bilincinin oluşturulması amacıyla, “Öncelikli Alanlarda Altyapı Projesi Desteği” çağrısı çerçevesinde 15 milyon TL ile üniversite tarihinin en yüksek proje desteğini veriyor.

"Toplam proje destek miktarını 15 milyon lira olarak belirledik"
Akdeniz Üniversitesi olarak deprem konusuna verdikleri önemi Kahramanmaraş merkezli deprem felaketinden 1 yıl önce Deprem Çalıştayı düzenleyerek ortaya koyduklarını belirten Özkan, “Ancak 50 bini aşkın vatandaşımızı kaybettiğimiz felaket bizlere bir kez daha depremin ülkemizin en önemli gündem maddelerinden biri olduğu gerçeğini hatırlattı. Biz de çevik bir yönetim anlayışının gereği olarak harekete geçtik ve bugün, muhtemel depremlerin etkilerinin en aza indirilmesi hedefi istikametinde altyapı projeleri desteği ile ilgili çağrıya çıkıyoruz. Toplam proje destek miktarını 15 milyon lira olarak belirledik. Bu çerçevede binalar için depreme dayanıklı yeni tasarım metotları, mevcut yapılar için alınabilecek önlemler, deprem konusunda toplumun bilgilenmesine katkı sağlayacak uygulamalar konularındaki bilimsel araştırma projelerini destekleyeceğiz” ifadelerine yer verdi.

“Hedefe yönelik, çıktı odaklı, topluma katkı sağlayan projeler hep önceliğimiz olmalı”
Proje süresi, ek süreler dahil en fazla 24 ay olacağını sözlerine ekleyen Özkan, “Gerçekten adeta zamanla yarıştığımız bu dönemde bu süreden daha kısa sürede projelerin sonuçlarının ortaya çıkmasını bekliyorum. 9 Mayıs’ta başlayacak başvuru sürecimiz 9 Haziran’a kadar devam edecek. Başvurularla ilgili değerlendirme sürecimizin ardından ise 11 Temmuz’da sonuçları ilan edeceğiz. Bilimsel araştırma projelerini toplumun ihtiyaçlarına cevap veren çözümler üretmek amacıyla başlatılan çalışmalar olarak değerlendirmeliyiz. Göreve başladığımdan itibaren vurguladığım önemli bir nokta var: Hedefe yönelik, çıktı odaklı, topluma katkı sağlayan projeler hep önceliğimiz olmalı. Bu açtığımız proje çağrısı da bunun bir göstergesi” dedi.

“Yivli Minare’nin güneye doğru yatık olduğu görüldü”
Türkiye’nin deprem kuşağında yer almasının tarihi yapılar için büyük tehlike oluşturduğunu belirten Özkan, şöyle devam etti:
“Son Deprem Çalıştayı’mızda da bu konu şehrimizin simge yapılarından Yivli Minare özelinde gündeme gelmiştir. Yivli Minare’nin tarihi eser olması nedeniyle malzeme dayanımına yönelik sınırlı düzeyde testler yapılmıştır. Yapılan ön araştırmalar ne yazık ki Yivli Minare’nin güneye doğru yatık olduğunu ve muhtemel bir depremde yıkılma riski taşıdığını ortaya koyuyor. Tarihi yapılarımızı korumak adına hangi tarihi yapıların riskli olduğunun tespiti ve gerekli güçlendirme çalışmalarının yapılması çok önemli. Bu vesileyle tarihi yapılarımızın deprem dayanımıyla ilgili bir çalışma yapılması için de buradan çağrıda bulunmak istiyorum. Çünkü bilim insanları olarak sahip olduğumuz bilgi, beceri ve birikimleri kullanarak topluma fayda sağlayacak bilimsel araştırma projeleri geliştirmek ve bu projelerinin sonuçlarını hayata aktarmak, bizim görevimizdir.”
Özkan konuşmasını şu sözlerle tamamdı: “Bilimsel araştırma projelerimiz tamamlandığında sadece birer sonuç raporu veya makale olarak kalmamalı, proje çalışmalarının sonuçları topluma dokunacak şekilde hayata geçirilmelidir. Bu proje destek çağrımızla, kağıt üzerinde kalmayacak, gerçekten toplumda bir değişim oluşturacak projelerin filizleneceğine inanıyorum.”

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.04 13:26:15
Son Düzenlenme Tarihi :





Antalya’da 50 metrekare alanda 60 bin "terminatör" böcek üretiliyor

Antalya Bölge Müdürlüğü Biyolojik Mücadele Laboratuvarında üretilen ve ağaçlara zarar veren çam kese böceklerinin doğal düşmanı olan "terminatör böcek"lerin doğaya bırakılmasına başlandı. Çalışanların alerjiye karşı tulum giyip maske takarak görev yaptığı merkezde yılın sadece 2 ayında üretim yapılıyor. Kısıtlı zaman diliminde günde bin, 2 ayda ise 60 bin terminatör böceğin üretimi tamamlanıyor.
Antalya Orman Bölge Müdürlüğünün Döşemealtı ilçesinde bulunan Biyolojik Mücadele Laboratuvarında, ormanlara zarar veren böceklerin başında yer alan Thaumetopoea Pityocampa (çam kese böceği) ile mücadelede kullanılan ve ’terminatör böcek’ olarak bilinen Calosoma Sycophanta’nın üretimine başlandı. Laboratuvarında 3’ü mühendis olmak üzere toplamda 6 kişi üretim aşamasında görev alıyor. Üretim çerçevesinde doğadan toplanan anaçlar, içerisinde toprak bulunan yetiştirme kaplarına alınarak yumurta oluşumu bekleniyor. Ardından ise 4 gün sonra yumurtala toplanarak başka bir kaba alınıyor. Burada oluşan Calosoma Sycophanta’lar 8 gün beslendikten sonra doğada çam kese böceklerinin bulunduğu ağaçların altına bırakılıyor. Antalya’da bulunan 5 laboratuvarda yıl içerisinde 2 ay üretim yapılarak 60 bin Calosoma Sycophanta’nın üretimi yapılıp doğaya bırakılıyor. Çalışanlar ise alerjiye karşı beyaz tulum ve maske takarak çalışıyor.

Daha sağlıklı ormanlar hedefleniyor
Yırtıcı olan terminatör böceğin üretimi ile çam kese böceğinin popülasyonunun artışının önüne geçmek ve daha sağlıklı ormanların tesis edilmesine katkıda bulunuluyor. Biyolojik Mücadele Laboratuvarında görevli Orman Yüksek Mühendisi Gülşen Çıkaran, üretim aşamasını şu sözlerle anlattı:
"Biyolojik Mücadele Laboratuvarında zararlı organizmalara karşı faydalı organizma üreterek doğaya bırakıyoruz. Laboratuvarda 3’ü mühendis olmak üzere 6 kişi görev yapıyoruz. Şu anda çam kese böceği ile mücadele çerçevesinde Calosoma Sycophanta isimli yırtıcı böceği üretiyoruz. Halk arasında ‘terminatör’ böcek olarak biliniyor."

"8 gün sonra larvalar doğaya bırakılmaya hazır hale geliyor"
Laboratuvarın yüzde 65 nem, 23-27 derece sıcaklıkta çalıştığını belirten Çıkaran, "Doğadan toplayıp getirdiğimiz anaçlarımızı burada yetiştirme kaplarına alarak yumurta oluşumunu bekliyoruz. Ardından yumurtalarımızı 2 günde bir olmak üzere her bir ayrı kapta olacak şekilde topluyoruz. Yumurtaları aldıktan sonra 4 gün geçmesini bekliyoruz. 4’üncü günden sonra oluşan tırtılları çam kese tırtılları ile besliyoruz. 8 gün sonra larvalar doğaya bırakılmaya hazır hale geliyor. Çam ağaçlarının altına 1-2 tane bırakıyoruz" sözlerine yer verdi.

"Türkiye’de 400 bine yakın üretim yapılıyor"
Antalya’da Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri tarafından 5 laboratuvarda üretimin devam ettiğini belirten Çıkaran, "Yaklaşık her yıl 60 bine yakın üretiyoruz. Çam kese böceği ile temas etmemek gerekir. Temas halinde kızarıklar oluşabilir. Çok fazla yayılış alanı var. Türkiye’de 400 bine yakın üretim yapılıyor. Bizde kimyasal mücadele değil, biyolojik mücadele var" dedi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.03.28 12:07:32
Son Düzenlenme Tarihi :