SON DAKİKA

logo

Enkaz kent Hatay’da kurbanlıklar, ırmakta serinliyor

Depremin vurduğu Hatay’da sıcak havanın etkisini hissettirmeye başlamasıyla birlikte hayvan yetiştiricileri, kurbanlıkları ırmakta yıkayarak serinletiyor.
Kahramanmaraş merkezli depremlerde en çok etkilenen il Hatay’da sıcak hava etkisini hissettirmeye başladı. Hasarlı binaların yıkımının devam ettiği Antakya’da hava sıcaklığının 40 dereceyi bulmasıyla Kurban Bayramını bekleyen küçükbaş hayvanlar da zor günler yaşamaya başladı. Defne ilçesi Çekmece Mahallesi’nde hayvancılık yapan Miraç Hattapoğlu, Kurban Bayramı öncesinde küçükbaş hayvanlarını serinletmek amacıyla Çekmece ırmağını kullanıyor. Hattapoğlu, hayvanlarını serinlettikten sonra kendisi de buz gibi suyun keyfini çıkarıyor.

“Hayvanlar suya girince rahatlıyor, gelişmesi hızlanıyor”
Sıcak havanın etkisini hissettirmesiyle hayvanların zor günler geçirdiğini dile getiren Miraç Hattapoğlu, “Antakya’dayız Çekmece Nehri’ndeyiz. Yani hava ortalama 40 derece. Hayvanların biraz rahatlamaya ihtiyacı var. Çünkü; çok sıcak, nemli bir hava. O yüzden hayvanları böyle nehre atıyoruz. Beraber geçiyoruz, gönderiyoruz. Hayvanlar suya girince rahatlıyor, gelişmesi hızlanıyor. Yani daha iyi oluyor. Bizim için de eğlence. Hem hayvanlar için daha sağlıklı. Şu an 500 tane kadar hayvanımız var. Hepsini aynı anda yıkayamıyoruz. 100 tane, 100 tane bölüyoruz. 100 tane yıkamak bir günümüzü alıyor. 2 haftada bir bunu yapıyoruz. Çünkü hayvanlar için daha iyi. 40 derece kapalı ortamda. Yani dışarı da çıkaramıyoruz, her yer cam kırıkları. Hayvanlarımızın ayakları ağrıyor, ayakları kesiliyor” dedi.
Uzun yıllardır çobanlık Fecir Çıplak, havaların ısınmasıyla birlikte hayvanların zor günler geçirdiğine dikkat çekerek “Ben doğduğumdan beri bu mesleği yapıyorum. Havalar sıcak. Hayvanlar zor günler geçiriyor. Biz de hayvanları ayda bir yıkıyoruz” şeklinde konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.25 14:34:39
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






İtfaiye erlerinin söndürürken ölümden döndüğü metruk bina yangını muhtarı da isyan ettirdi

Antalya’da koruma altındaki 200 yıllık olduğu söylenen 2 katlı tarihi metruk ev, çıkan yangında küle dönerken, itfaiye ekipleri binanın çatısından kopan parçaların altında kalmaktan son anda kurtuldu. Mahalledeki metruk yapıların yaz aylarında her pazar yandığını söyleyen muhtar Halil Ay, “Bu izle..

Antalya’da koruma altındaki 200 yıllık olduğu söylenen 2 katlı tarihi metruk ev, çıkan yangında küle dönerken, itfaiye ekipleri binanın çatısından kopan parçaların altında kalmaktan son anda kurtuldu. Mahalledeki metruk yapıların yaz aylarında her pazar yandığını söyleyen muhtar Halil Ay, “Bu izlediğimiz bir film. Artık alıştık” diyerek tepkisini dile getirdi. Ay, bir can kaybı yaşanmadan bu duruma el atılması gerektiğini vurguladı.
Yangın, dün Muratpaşa ilçesi Haşimişcan Mahallesi 1298 Sokak üzerinde bulunan koruma altındaki 2 katlı metruk evde çıktı. Binadan dumanların çıktığını gören mahalle sakinleri durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbarın ardından bölgeye çok sayıda itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Ekipler tüm binayı saran alevlere kısa sürede müdahale etti. Bu sırada yanan evin çatısından kopan parçalar itfaiye ekiplerinin üzerine doğru düştü. Ekipler son anda durumun farkına vararak, ölümden döndü. Oluşan dumanla ise göz gözü görmedi. Bazı vatandaşlar yüzünü elbisesi ile kapatarak kendisini korurken, bazılarının da maske taktığı görüldü. Yangın ekiplerin 1 saatlik çalışmasının ardından kontrol altına alınarak söndürüldü. Söndürme çalışmaları havadan görüntülendi.

“Tarih, tarih oldu”
Her yıl mahallede 4-5 yangın olduğunu belirten Haşimişçan Mahalle Muhtarı Halil Ay, yaşananlara şu sözlerle tepki gösterdi:
“Burası korumada olan bir ev. Yandı kül oldu. Tarihi koruyamıyoruz. Tarih, tarih oldu. Burayı defalarca bildirdik. Buralara el atılması gerektiğini söyledik. Burada evlerle arasında 1-1,5 metre var. Buradaki ev sahipleri çok sorun yaşadı. Mahalle sakinleri şu an zor durumda, korkularından evine giremiyorlar. Bazı vatandaşlar kapı pencerelerini kapatıp gitti. Yetkililerin bu durumu bir anca çözülmesini istiyoruz. Antalya’nın göbeğindeki bir mahallenin bu şekilde olması üzüyor.”

“İzlediğimiz film, alıştık”
Metruk yapılarda madde bağımlıların yaşadığını aktaran Ay, yangının bu yüzden çıktığını ileri sürdü. Ay, “Orada yatarken sigara mı içiyor, başka bir şey mi içiyor bilmiyoruz. Yangın çıktığı zaman bırakıp gidiyor, çünkü onun hiç umurunda değil. Sonradan iş bizim başımıza düşüyor. Bu izlediğimiz bir film. Artık alıştık. Allah korusun bir can mı gitsin? Ateş düştüğü yeri yakıyor” diye konuştu.

“Pazar günleri korkuyoruz”
Yetkililerden yardım talep eden Ay, konuşmasını şöyle sonlandırdı:
“Yetkililer buraya gelip çare bulsun, bize ilaç olsun. Bizim isteğimiz bu metruk evlerin yıkılması değil. Onarılıp Antalya’mıza, Muratpaşa’mıza ve vatandaşımıza kazandırılması. Pazar günleri biz evimizden çıkamıyoruz. Yazın Pazar günleri biz korkuyoruz. Genelde o gün yangın çıkıyor. Bunlara çare bulunsun. Ben tek başıma ne yapayım. Benim arabam yok, yetkim yok. Yetki verin biz mahallece yapalım. İnsanlar evinde rahat oturamıyor. Diğer evlerle arasında çok kısa mesafe var. Birsine sıçrasa diğerlerine de gider. Her sene böyle yangınlarda 2-3 evimiz gidiyor. Bize sahip çıkın.”

“Böyle bir tarih nasıl yandı”
Mersin’den tatil için Antalya’ya gelen ve yangına komşu bir otelde konaklayan bir tatilci de, “Kaldığımız otel 5 metreden daha yakın. Böyle tarihi bir bina nasıl yandı, ya da yakıldı bilemiyoruz. Mersin’de de birçok tarihi binalar var ancak bu tür konulara destek veriliyor. Bu saat olmuş enkazı kaldırılmamış. Şeritle burası kapatılmış ancak herkes gelip geçiyor. Çok tehlikeli” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.17 16:13:52
Son Düzenlenme Tarihi :





SAYIN CUMHURBAŞKANIM !

Sayın Cumhurbaşkanım; “Halktan yana ve kendisini halka karşı sorumlu hissederek yayıncılık yapan mahalli medyanın yerini, başka hiçbir kurum alamaz ve dolduramaz. Mahalli medyamız insanımızın talep, beklenti ve eleştirilerini aktarmada bir nevi köprü görevi yapıyor” diyerek övdüğünüz Anadolu Basını;

16 Mayıs 2024 tarihinde imzanızla yayınlanan 2024/7 sayılı Tasarruf Tedbirleri içinde yer alan;
“Basın ve Yayın Giderleri ara başlığı altında Kamu kurum ve kuruluşlarınca hiçbir şekilde günlük gazete alımı yapılmayacak, görev alanı ile ilgili olmayan yayınlara abone olunmayacak “ maddesi ile

Önemli bir gelir kaynağından yoksun kalmış, Anadolu basınını oluşturan yüzlerce gazeteyi kapanma aşamasına getirmiştir.

Sayın Cumhurbaşkanım;

Yine bir konuşmanızda belirttiğiniz gibi;
“Siz değerli medya mensuplarının yıllardır seslerini duyurmak, vatandaşın teferruat gibi gösterilen mesajlarını kamuoyuna iletmek noktasında verdiği mücadeleyi en iyi bilenlerdenim. Bu anlayışla siyasi hayatımızın tüm aşamalarında Anadolu yayıncılığının yanında olduk. Sizlere gereken her türlü desteği sağlamaya çalıştık. İnşallah bundan sonra da size sahip çıkmayı sürdüreceğiz”
açıklamanız ve düşünceniz ışığında,
ÖZELLİKLE ŞU GÜNLERDE SİZİN, ANADOLU BASINININ YANINDA OLMANIZ DAHA DA FAZLA ÖNEM ARZ ETMEKTEDİR.

Eğer bir belediye kendisine yakın bir gazeteyi (ki geçmişte de bunu gördük) günlük binlerce alıyorsa elbette buna karşıyız.

Ama bu tür alımları engelleyelim ya da tasarruf ( ? ) edelim derken, sözkonusu genelgeyle belediyelerin günlük yayınlanan gazetelerin siyasi görüşlerine bakmadan 6-50 adet arasında abone olmalarının engellenmesine gelinceye kadar, var olan yanlışların düzeltilmesi ve gerekli bazı düzenlemenin yapılması halinde iptal edilen gazete aboneliklerinden elde edilecek tasarrufun kat ve kat fazlası bir tasarruf sağlanması mümkündür.

Sayın Cumhurbaşkanım;

2886 sayılı İhale Kanununa göre ilçeler ile İLGİLİ ilanlar, İLÇELERDE YAYINLANAN GAZETELERDE DEĞİL, ihalenin gerçekleştirileceği il merkezinde ki gazetelerde yayınlanıyor. Ama il merkezindeki o gazeteler İLÇE MERKEZİNE ULAŞMIYOR. Dolayısıyla ilçe sakinleri o ilanlardan haberdar olmuyor. Bu tür ilanların SADECE İNTERNET HABER SİTESİNDE YAYINLANMASI HALİNDE yapılacak tasarrufun, gazete aboneliklerinin iptal edilmesiyle sağlanan tasarruftan kat be kat fazla olduğu görülecektir.

Bir örnek; büyükşehir belediyesi bir ilçede otogardaki lokanta, cafe gibi dükkanları kiralamak üzere ihaleye çıkıyor. 2886 sayılı yasa gereği ihale ilanı Antalya merkezde yayınlanan ama ilgili ilçeye/ilçelere ulaşmayan gazetede yayınlanıyor. İlçe halkı bu kiralamadan haberdar olmayınca doğal olarak dükkanlara da talep olmuyor. Bugün çıkan onca ilana rağmen halen büyükşehire ait dükkanların boş olduğu gözlemleniyor.
Belediyenin de kasasından gereksiz bir para çıkmış oluyor.
******

Bazı kamu kurumları ilçelere yapılacak hizmetleri/yatırımları tek bir ilanda toplayarak, toplu ilana çıkıyorlar. İlanlar işin yapılacağı yere ULAŞMAYAN merkezde yayınlanan gazetelerde yayınlanıyor.

Mesela; Antalya Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı Elmalı, Döşemealtı ve Korkuteli İlçeleri Cemevleri Tadilatı Yapım İşi’ni tek bir ihale içinde topladı ve Korkuteli ile Elmalı ilçesine ulaşmayan Antalya merkezde yayınlanan gazetede yayınlattırdı.

Bu ilan her ilçede ayrı ayrı yayınlansaydı, bu tadilat işini o ilçedeki bir ticari işletme alacak, daha ucuza mal etmek suretiyle ciddi bir tasarrufta sağlanmış olacaktı.
Ya da sözkonusu ilan / ilanlar İŞİN YAPILACAĞI İLÇELERE ULAŞMAYAN GAZETE YERİNE sadece İnternet haber sitesi’nde yayınlansaydı, yine ciddi bir tasarruf mümkündü.

*****

Sayın Cumhurbaşkanım;       

Belediyelerin günlük gazetelere abone olmaması ile ilgili karara müdahale etmeniz, belirli bir sayı kadar abone olunması konusunda ilgili kurum/kurumlara talimat vermeniz, yerel gazetelerin yaşaması açısından çok önem taşımaktadır.

Yukarıda da belirttiğim gibi, bu konuda da sizin desteğiniz ANADOLU BASINI ‘nın varlığını devam ettirebilmesi için hayati bir önem taşımaktadır.

* Erkin ÖZGÜNSÜR

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2024.06.25 10:47:19
Son Düzenlenme Tarihi :