SON DAKİKA
header-ad

Kurban Bayramı için 8 beslenme tavsiyesi

Kurban Bayramı’na birkaç gün kaldı. Bayramların birlik ve beraberlik içinde güzel sofralar anlamına da geldiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, “Bayramlarda et, tatlı ve hamur işi tüketimi artıyor. Bayramlarda da dengeli beslenmeye dikkat etmekte fayda var” dedi. Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, Kurban Bayramı için 8 beslenme tavsiyesinde bulundu:

 

  1. Kurban etini dinlendirildikten sonra tüketin

Kurban eti kesildikten hemen sonra sertleşir ve pişmeye uygun değildir. Kesim işlemi sonrası et 24 saat uygun oramda yani 3-5 derecede buzdolabı poşeti içerisinde dinlendirilerek yumuşar ve pişirmeye uygun hale gelir. Aksi durumda yeni kesilmiş et tüketimi şişkinlik, hazımsızlık, kabızlık, ishal gibi sindirim sistemi sorunlarına neden olabilir.

 

  1. Et pişirme yöntemine dikkat edin

Doymuş yağ içeriği yüksek olan kırmızı et tüketirken yüzeyde görünen yağ dışında içinde görünmez doymuş yağlar olduğu da unutulmamalı. Doymuş yağ ve kolesterol içeriği yüksek olan kırmızı eti özellikle kalp-damar hastaları, kolesterolü yüksek olanlar dikkatli tüketmeli. Et kendi yağında pişirilerek özellikle ızgara, haşlama, fırında pişirme yöntemleri tercih edilmeli ve et pişirirken ekstra yağ eklenmemeli. Mangal severler için eti mangalda pişirmenin en doğru yöntemi ateş ile et arasında en az 20 cm olmasına dikkat edilmeli ve et çok uzun süre kömürleşecek kadar pişirilmemeli. Aksi takdirde etin ateşe çok yakın olması halinde akrilamid denen kanserojen madde oluşmasına neden olabilir. 

 

  1. Et ile salata veya sebze tüketin

Et ile salata ve/veya zeytinyağlı sebze yemeklerinin tüketimi hem öğün içeriğinin vitamin ve mineral olarak daha zenginleşmesine hem de lif, yani posa içeriği sayesinde sindirim sisteminin daha sağlıklı çalışmasına katkı sağlıyor.

 

  1. Et tüketirken üzerine limon sıkın

Et tüketirken üzerine limon sıkarak bekletmeden hemen tüketilmeli. Limon, içeriğindeki C vitamini sayesinde etteki demirin vücuttaki emilimini artırır. Çok nankör bir vitamin olan C vitamini hava ile temas esnasında bile vitamin kayıplarına uğradığı için hemen tüketimi çok önemli.

 

  1. Günün sadece 1 öğününde kırmızı et tüketin

Öğle veya akşam et tüketilecekse diğer ana öğünde mutlaka sebze yemeği tercih edilmeli. Böylelikle et tüketim miktarı uygun seviyelerde tutularak fazla kalori ve doymuş yağ alınmayabilir. Böylece kilo kontrolüne katkı sağlanabilir.

 

  1. Meyveli-sütlü hafif tatlılar tüketin

Kırmızı et tüketilirken özellikle miktarı artırılan günlerde sonraki öğünlere yüklenmemek ve kalori dengesini sağlamak için daha hafif meyveli-sütlü tatlılar tercih edilebilir. Magnolia, yoğurt bar, puding, supangle bu tatlılara örnek olarak verilebilir. Eğer şerbetli tatlı tüketilecekse en fazla yarım porsiyon tercih etmeye özen gösterilmeli. 

 

  1. Bol su için

Özellikle hayvansal proteinlerin alındığı günlerde su tüketimine dikkat edilmeli ve günlük mutlaka 2-3 litre su tüketimine özen gösterilmeli.

 

  1. Hareketi artırın

Özellikle ikramların bol olduğu bu dönemde alınan kalorilerin harcanması ve sindirim sisteminin iyi çalışması için günlük 30 dakika ile 1 saat arası mutlaka yürüyüşler yapılmalı.  -FASELİS

 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.06.26 20:13:26
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Yola fırlayan çocuk ölümden döndü

Antalya’nın Manavgat ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan 9 yaşındaki çocuğa otomobil çarptı. Kazanı anı güvenlik kamerasına yansırken, küçük çocuğun hayatı tehlikesinin bulunmadığı belirtildi.
Kaza, Aşağı Hisar Mahallesi Hisar Caddesi’nde meydana geldi. Hasan D. idaresindeki 06 BDG 759 p..

Antalya’nın Manavgat ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan 9 yaşındaki çocuğa otomobil çarptı. Kazanı anı güvenlik kamerasına yansırken, küçük çocuğun hayatı tehlikesinin bulunmadığı belirtildi.
Kaza, Aşağı Hisar Mahallesi Hisar Caddesi’nde meydana geldi. Hasan D. idaresindeki 06 BDG 759 plakalı otomobil, 4522 sokak girişinden aniden yola fırlayan 9 yaşındaki E.S.’ye çarptı. Kazada yaralanan çocuk sağlık ekibinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Küçük çocuğun yapılan kontrolünde hayati tehlikesinin bulunmadığı belirlendi.
Kaza anı ise bir işyerinin güvenlik kamerasına saniye saniyesine yansıdı. Görüntüde, otomobilden inen çocuğun aracın önünden sağa sola bakmadan aniden yola çıktığı, motosikletin çarpmasından kurtulduğu ama otomobilin ise kurtaramayarak çarptığı anlar yer aldı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.17 12:31:42
Son Düzenlenme Tarihi :





Astım ilaçlarının etkili olması için bu uyarılara dikkat!

Hava yollarının kronik iltihabi bir hastalığı olan astım tedavisinde doğru yöntemlerin kullanılması büyük önem taşıyor. Nefes açıcı inhaler ilaçların etkili olabilmesi için doğru teknikle kullanılmasının şart olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Osman El Jundi, “Cihaz yanlış kullanılırsa ilaç akciğerlere yeterli miktarda ulaşamaz ve hasta ‘İlaç kullanıyorum ama fayda görmüyorum’ hissine kapılabilir. Bu nedenle her kontrolde hastanın inhaler kullanım tekniği gözden geçirilmeli, gerekirse tekrar eğitim verilmelidir” dedi. Dr. El Jundi, kullanım sonrası ağız ve boğazın su ile çalkalanmasını tavsiye etti.

Küresel Astım Girişimi (GINA) tarafından belirlenen 5 Mayıs 2026 Dünya Astım Günü teması, "Astım hastası olan herkes için iltihap önleyici (anti-inflamatuar) inhalerlere erişim" (Access to Asthma Care for All - Inhaled Corticosteroids) olarak duyuruldu. Bu tema, astım kontrolünde kortikosteroid içeren anti-inflamatuvar inhaler tedavilerin doğru ve yaygın kullanımını vurgulamayı, tüm astım hastalarının etkili tedaviye ve kontrol ilaçlarına erişimini sağlamayı hedefliyor.

İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Osman El Jundi, 5 Mayıs Dünya Astım Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada astım tedavisinde dikkat edilmesi gerekenler konusunda tavsiyelerde bulundu.

Nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüste sıkışma hissi ortaya çıkıyor

Astımın, “hava yollarının kronik iltihabi bir hastalığı” olduğunu belirten Dr. El Jundi, “Bu iltihap nedeniyle hava yolları zaman zaman daralır, şişer ve dış uyaranlara karşı daha hassas hale gelir. Sonuç olarak hastalarda nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüste sıkışma hissi ve öksürük gibi yakınmalar ortaya çıkar. Bu şikayetler özellikle gece ve sabaha karşı veya egzersiz sırasında, soğuk hava ile temas sonrası, solunum yolu enfeksiyonlarında veya alerjenlere maruz kalındığında artabilir. Astımın önemli özelliklerinden biri, belirtilerin her zaman aynı şiddette olmaması  Hasta bazı dönemlerde tamamen semptomsuz olur ancak bazı dönemlerde yakınmaları birden alevlenebilir. Bu nedenle astımda düzenli takip, doğru tedavi ve hastanın kendi hastalığını tanıması çok önemlidir” uyarısında bulundu.

Astım kontrolünde inhaler tedaviler etkili oluyor

Astımın günümüzde etkili şekilde kontrol altına alınabilen bir hastalık olduğunu kaydeden Dr. El Jundi, “Burada amaç yalnızca hastanın nefesini rahatlatmak değil; gündüz ve gece şikayetlerini azaltmak, günlük yaşamını rahat sürdürebilmesini sağlamak, atakları önlemek ve akciğer fonksiyonlarını korumaktır. Güncel rehberler, astım kontrolünde kortizon içeren inhaler tedavilerin temel rolünü vurgulamaktadır; zira sadece inhaler kortikosteroid içeren tedaviler, astımın temelinde yer alan hava yolu inflamasyonunu hedef alan başlıca tedavi yaklaşımıdır” dedi.

Astım hastaları doktor kontrolünü aksatmamalı

Astımın seyrinin kişiden kişiye değiştiğini belirten Dr. El Jundi, “Astım bazı hastalarda çocukluk döneminde başlayıp yıllar içinde hafifleyebilir; bazı hastalarda ise erişkin yaşta başlayabilir ve uzun süreli takip gerektirebilir. Bu nedenle ‘Her astım mutlaka ömür boyu ağır seyreder’ demek doğru değildir. Ancak astım eğilimi olan kişilerde hastalık sessiz dönemlere girse bile, tetikleyicilerle yeniden alevlenebilir. Bu yüzden hastaların tedavilerini kendi kendine kesmemeleri, kontrol randevularını aksatmamaları ve hekim önerisiyle izlenmeleri gerekir” diye konuştu

Nefes açıcı ilaçların kullanımında önemli noktalara dikkat!

Astımda nefes açıcı ilaçların kullanımında dikkat edilmesi gereken noktalara da değinen Dr. El Jundi, şunları söyledi:

 “Astım tedavisinde en önemli noktalardan biri, yalnızca geçici rahatlama sağlayan ilaçlara güvenmemektir. Özellikle 12 yaş ve üzerindeki hastalarda, sadece kortizon içermeyen kısa etkili nefes açıcı ilaçların tek başına kullanılması güncel rehberlerde önerilmemektedir. Bu ilaçlar hastayı kısa sürede geçici olarak rahatlatabilir; fakat astımın temelindeki hava yolu iltihabını tedavi etmez. GINA rehberleri, erişkin ve adölesan astım hastalarında inhaler kortikosteroid içeren tedavilerin kullanmasını önermektedir. İnhaler ilaçların etkili olabilmesi için doğru teknikle kullanılması şarttır.

İnhaler kullanım eğitimi verilmeli

Cihaz yanlış kullanılırsa ilaç akciğerlere yeterli miktarda ulaşamaz ve hasta ‘İlaç kullanıyorum ama fayda görmüyorum’ hissine kapılabilir. Bu nedenle her kontrolde hastanın inhaler kullanım tekniği gözden geçirilmeli, gerekirse tekrar eğitim verilmelidir.

Kullanım sonrası ağız çalkalanmalı

Kortizon içeren inhaler ilaçlar ağız yoluyla yutulan kortizonlardan farklıdır; doğrudan hava yollarına ulaştıkları için daha düşük dozlarla etki ederler. Ancak kullanım sonrası ağız ve boğazın su ile çalkalanması önemlidir. Bu basit önlem, ağızda mantar gelişimi ve boğazda tahriş gibi yan etkileri azaltmaya yardımcı olur.”

Astım krizlerinin önlenmesi için hangi önlemler alınmalıdır?

Astım krizlerini önlemenin en temel yolunun hastalığın kontrol altında tutulması olduğunu söyleyen Dr. El Jundi, “Bunun için ilaçların düzenli ve doğru teknikle kullanılması, kontrol randevularının aksatılmaması ve hastanın kendisinde atağı tetikleyen durumları bilmesi gerekir. Astım kontrolünü bozan başlıca etkenler arasında solunum yolu enfeksiyonları, sigara dumanı, hava kirliliği, alerjenler, polenler, ev tozu akarları, küf, yoğun kokular, kimyasal maddeler ve ilaçların düzensiz kullanımı yer alır. CDC ve benzeri halk sağlığı kaynakları da astımda tetikleyicilerden uzak durmayı, sigara dumanı maruziyetinin önlenmesini ve kişiye özel astım eylem planı oluşturulmasını önermektedir” dedi.

Yazılı bir “astım eylem planı” oluşturulmalı

Hastaların hekimleriyle birlikte yazılı bir “astım eylem planı” oluşturmalarının da çok değerli olduğunu vurgulayan Dr. El Jundi, “Bu plan; şikayetler artarsa ne yapılacağını, hangi ilacın ne zaman kullanılacağını ve hangi durumda acil sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini açıkça gösterilmelidir” dedi.

Astım kontrolü, düzenli takip ve doğru ilaç kullanımı ile mümkündür

Astım hastalığında düzenli takip ve ilaç kullanımının önemini vurgulayan Dr. El Jundi, “Astım hastalarına en önemli tavsiyem, hastalıklarını yalnızca kriz dönemlerinde değil, iyi oldukları dönemlerde de ciddiye almalarıdır. Astım kontrolü, düzenli takip ve doğru ilaç kullanımı ile mümkündür. Hastalar ilaçlarını kendilerini iyi hissettikleri için bırakmamalı, inhaler cihazlarını doğru kullandıklarından emin olmalı ve şikayetleri arttığında bunu geçer diye ertelememelidir” uyarısında bulundu.

Bahar aylarında etkili olan polenler astım hastalarını nasıl etkiler?

Bahar aylarında polenlerin özellikle alerjik astımı olan hastalarda öksürük, hırıltı, nefes darlığı, burun akıntısı ve gözlerde kaşıntı gibi şikayetleri artırabileceğini kaydeden Dr. El Jundi, “Polen yoğunluğunun fazla olduğu günlerde açık havada uzun süre kalmamak, sabah erken saatlerde ve rüzgârlı havalarda dış ortam maruziyetini azaltmak, eve gelince kıyafet değiştirmek ve duş almak faydalı olabilir. Polen dönemlerinde pencereleri uzun süre açık bırakmamak ve dış ortam aktivitelerini mümkün olduğunca polen yoğunluğunun daha düşük olduğu saatlere planlamak da önerilebilir. Bununla birlikte astım hastaları egzersizden tamamen uzak durmamalıdır. Kontrol altında olan astımda düzenli fiziksel aktivite genel sağlık için faydalıdır. Ancak egzersizle şikayetleri artan hastaların bunu hekimleriyle paylaşmaları, gerekirse egzersiz öncesi ilaç planlarının düzenlenmesi gerekir” diye konuştu.

İnhaler kortizonlar konusunda endişe edilmemeli

Dr. El Jundi, sözlerini şöyle tamamladı: “Astımda en önemli mesajlardan biri şudur: Astım, doğru tedavi ve bilinçli hasta eğitimiyle kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Hastaların nefes açıcı ilaçlara sık ihtiyaç duyması, gece öksürük veya nefes darlığı ile uyanması, günlük aktivitelerinin kısıtlanması ya da acil başvurularının olması astımın yeterince kontrol altında olmadığını düşündürür. Bu durumda mutlaka hekim kontrolü gerekir. Toplumda ‘kortizon’ kelimesi bazen gereğinden fazla endişe yaratabilmektedir. Oysa astım tedavisinde kullanılan inhaler kortizonlar, uygun dozda ve doğru teknikle kullanıldığında hastalığın temelindeki iltihabı kontrol altına alarak atak riskini azaltan çok önemli tedavilerdir. Dünya Astım Günü’nün bu yılki temasının da vurguladığı gibi, astım kontrolü yalnızca nefesi geçici olarak açmakla değil, doğru inhaler tedaviyi doğru teknikle kullanmakla mümkündür.”


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.05.07 09:48:40
Son Düzenlenme Tarihi :