SON DAKİKA
header-ad

Mısır yüzde 50 ucuz! Turisti Mısır’a kaptırıyoruz O haberler doğru değil! Yerimiz var, bekliyoruz

“Ege ve Akdeniz kıyıları turistle doldu, yer kalmadı” haberlerinin gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı. Otel sahipleri, Kurban Bayramı tatili için yerli turisti bekliyor. 

 

Antalyalı turizmci Ersin Erdoğan, turizm sektörüyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

 

“Turistik tesislerin tamamen dolu olduğu haberleri gerçek değil. Bunu şuradan anlayabiliriz. Çok yoğun bayram kampanyaları var. 5 gece öde 6 gece kal ya da 4 öde 5 gece kal. Bu da işlerin iyi gitmediğini gösteriyor.

 

RUSLAR GELMEDİ

Ruslarla çalışan bölgelerde ciddi sıkıntılar var. Örneğin Kemer bölgesi. Ruslar gelmeyince yerli pazara ve alternatif pazarlara yöneldi. Fiyatları kırarak çok ciddi kampanyalar yapıyorlar. 

 

Eğer Rus pazarı açılmazsa sektör sıkıntıya girecek. Temmuz-Ağustos sıkıntılı geçerse, turizm sektörünün bu maliyetlerle toparlama şansı yok. 

 
MISIR’A YÖNELDİLER

Mısır’ın ucuz olması bizi zorluyor. Örneğin beş yıldızlı otelde bir haftalık Türkiye tatili 100 bin lira iken, Mısır’da 25 bin liraya da tatil imkanı var. Türkiye’deki tatilci bile şu anda Mısır’a gidiyor. Ruslar, Almanlar, Hollandalılar, İngilizler Mısır’ı tercih ediyorlar. Mısır, Türkiye’ye göre ortalama yüzde 50 daha uzuz.

 TÜRKİYE PAHALI, EURO 40 TL OLMALI

Türkiye’de döviz baskılandığı için Euro, Dolar kuru çok düşük. Bu yüzden Türkiye yabancıya pahalı geliyor. Euro en az 40 TL olmalı. Turizmci de ihracatçı da rekabet edemiyor.

 EMEKLİYE VE MEMURA ZAM YAPILSIN

Asgari ücretin yüksek olması, emekli ve memur maaşlarının yeterince artmaması da bizi zorluyor. Personel giderlerinin turizm giderleri içindeki payı çok yüksek. Emekli ve memura da tatil yapabilmesi için asgari ücret oranlarında zam yapılmalı. 

 SAHTE TESİSLERE DİKKAT

Beş yıldızlı otel gibi görünen ama gerçekte böyle olmayan tesisler bin liralara kadar düştü. Otellerin fotoğraflarına aldanıp giden turistler hayal kırıklığına uğruyor. Bunlar sektörde ciddi sıkıntıların olduğunun göstergesi.


YERİMİZ VAR BEKLİYORUZ

Yeterince yerimiz var. Bayramda ya da bayram sonrasında tüm tatilcilerimizi bekliyoruz.”  -HBR.M.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.06.27 17:00:09
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Denizde boğulma tehlikesi geçiren Kuzey İrlandalı turist yaşamını yitirdi

Antalya’nın Manavgat ilçesinde, Side Limanı’ndan tekne turuna çıkan Kuzey İrlandalı Susan Mıdred Hevson isimli kadın turist, verilen yüzme molası sırasında boğulma tehlikesi atlattı. Tekne ile sahile çıkarılan ve yol boyunca kalp masajı yapılan Hevson, limanda bekleyen ambulansla hastaneye kaldırı..

Antalya’nın Manavgat ilçesinde, Side Limanı’ndan tekne turuna çıkan Kuzey İrlandalı Susan Mıdred Hevson isimli kadın turist, verilen yüzme molası sırasında boğulma tehlikesi atlattı. Tekne ile sahile çıkarılan ve yol boyunca kalp masajı yapılan Hevson, limanda bekleyen ambulansla hastaneye kaldırıldı. Hevson, kaldırıldığı özel hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Edinilen bilgiye göre; Side Limanı’ndan tekne turuna çıkan 68 yaşındaki Kuzey İrlandalı Susan Mıdred Hevson isimli kadın turist, tekne yüzme molası verdiğinde diğer turistlerle birlikte denizde yüzmeye başladı. Bir süre sonra yüzerken suda batıp çıkmaya başlayan kadın, teknedeki cankurtaran tarafından denizden tekneye çıkarıldı. Kalbinin durduğu belirlenen turist aynı zamanda ilk yardım bilgisi olan teknede görevli dalgıç tarafından kalp masajı yapılmak suretiyle tekne ile Side Limanı’na çıkarıldı. Limanda bekleyen ambulansa alınan Hevson, sağlık görevlileri tarafından yapılan müdahalenin ardından Side’de bulunan bir özel hastaneye kaldırıldı. Hevson kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.
Eşiyle birlikte Side’ye tatile geldikleri bildirilen Susan Mıdred Hevson’un cenazesi, Manavgat İlçe Jandarma Komutanlığı Olay Yeri İnceleme ekibi, Cumhuriyet Savcısı ve Adli Tabibin incelemelerinin ardından Antalya Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.16 15:33:47
Son Düzenlenme Tarihi :





"Çay kaşığı ile verir gibi yapıp kepçeyle geri aldılar”

Saadet Partisi Demre İlçe Teşkilatı ülkemizde yaşanan ve vatandaşlara zor günler yaşatan ekonomik sıkıntılara ilişkin basın toplantısı düzenledi. 
Çok sayıda vatandaş ve teşkilat mensubunun katıldığı basın açıklamasında milyonlarca insanın muzdarip olduğu konular ele alındı.
"Çay Kaşığı ile Verir Gibi Yapıp Kepçeyle Geri Aldılar /Almaya Devam Ediyorlar" diyen Saadet Partisi Demre İlçe Başkanı Nuri Tural, "Sözde fahiş fiyatlarla mücadele ettiklerini söyleyenler, en fahiş vergi zamlarını yine kendileri yapıyorlar." ifadelerini kullandı.
Saadet Partisi Demre İlçe Başkanı Nuri Tural açıklamasında şunları söyledi: " Yılın ilk yedi ayını, seçim sonrasının ilk iki ayını geride bıraktık. Üç ay sonra da Cumhuriyetimizin 100. yılını idrak etmiş olacağız.
Çok iyi hatırlıyorsunuzdur. Seçimden önce, iktidarın sürekli tekrar ettiği bir sloganı vardı. 21. Yüzyıl “Türkiye Yüzyılı” olacak. Ancak, seçimlerden hemen sonra bambaşka bir süreç yaşıyoruz. Yaşadığımız bu süreçteki gelişmeler şunu göstermektedir:
Bu yıl, “ZAM YILI”, “VERGİ YILI” ve “ENFLASYON YILI”, en önemlisi “BELİRSİZLİKLER YILI” olacak. Demokrasi tarihimizde Milletimizin zihinlerine öyle kazınmış olacak.
Başta ekmek olmak üzere temel gıda maddelerine gelen zamlar; enerji ve akaryakıt ürünlerine gelen zamlar;. Tüm ulaşım hizmetlerine gelen zamlar; şuna zam, buna zam, ona zam… Önündeki kelime değişiyor, ardından gelen zam kelimesi ise hiç değişmiyor. Zam kavramı milletimizin üzerine çökmüş adeta bir “karabasan” haline geldi maalesef.
ÇAY KAŞIĞIYLA VERİP, KEPÇEYLE GERİ ALDILAR
İktidarın söylemleri ile yaptıkları arasındaki makas her geçen gün daha çok açılıyor.
- Sözde fahiş fiyatlarla mücadele ettiklerini söyleyenler, en fahiş vergi zamlarını yine kendileri yapıyorlar.
- Sözde faize karşı olduklarını söyleyenler, hem faiz oranlarını insafsızca yükseltiyorlar hem de faizci rantiye kesimine ödenen miktarı sürekli artırıyorlar. Unutulan nass hükümleri ise hala bir tarafta duruyor.
- Sözde IMF’den kurtulduk diye algı politikası uygulayanlar, IMF’den daha beter, daha acı reçeteler uyguluyorlar. Uyguladıkları yanlış ve verimsiz politikaların bütün yükünü de dar gelirlinin sırtına yükleyerek.
- Bu arada, sözde “enflasyonun boynu” da seçimden sonra kırılacaktı; ancak enflasyon yeniden şahlandı, isabetsiz politikalarla daha da palazlanan enflasyonun boynunun kırılması daha da güç hale getirildi. 
Sonuçta Merkez Bankası enflasyon tahminlerini “güncelledi”, şimdilik %61 olarak tespit etti. Yarın nasıl bir tespitte bulunacağını hep birlikte göreceğiz. Yapılan ve insafla bağdaşmayan akaryakıt zamlarının maliyet etkilerinin ne kadar olacağı ise henüz belli değildir.
Seçim döneminde 20 tl olan mazot bugün itibarıyla 40 tl olmuştur
ÇİFTÇİNİN ÜRETEMEZ DURUMA GELMESİ SÜRPRİZ OLMAZ
Başta enflasyon olmak üzere ekonomide 2023 öngörülerinin hiçbiri tutmayınca, şimdilerde artık iyileşme için 2025 ve sonrası işaret edilmeye başlandı.
Kira fiyatları ortada, çarşı-pazarın durumu ortada! Yani, durum gayet açık ve net. Durumu vatandaşlarımızın takdirlerine bırakıyorum.
Söz gelimi, Büyükşehirlerde 8 ila 10 bin, diğer şehirlerimizde ise 5-6 bin lira kira yardımı muhakkak verilmelidir.
Kötü ekonomi yönetimi artık toplumun huzur ve barışını da bozar hale gelmiştir.
Her gün bir başka yerden ev sahibi-kiracı tartışması, alacak verecek kavgası haberlerini duyuyoruz, okuyoruz. Arkası yazılan çek ve senetler her gecen gün hızla artmaktadır
Yanlış dış politika, ardından hatalı göç politikası ve üstüne bir de yanlış iç güvenlik politikaları eklenince sokaklar güvensiz hale gelmiştir. İnsanımız  endişelidir, tedirgindir. Ülkede gittikçe artan bir karamsarlık  havası oluşmaktadır.
Biz Milli Görüş Hareketi olarak ilk adımımızı “Önce Ahlak ve Maneviyat” diyerek atmış bir siyasi hareketiz.
Yarım asrı aşkın bir süredir ahlaki ve manevi değerlerimizin önemini her daim vurguluyoruz. Bugün yaşadığımız problemlerin temelinde, yine ahlaki ve manevi değerlerimizin tahrip edilmesi yatmaktadır.
Maalesef en tepeden en alt kademelere varıncaya dek bir bozulmuşluk, bir kokuşmuşluk söz konusu.. Rüşvet ve yolsuzluk adeta kanıksanmış, uyuşturucu meselesi bir kangrene dönüşmüş, mafyalar ülkemizde cirit atar hale gelmiştir. Veya bir takım mihraklar tarafından bilinçli şekilde bu hale getirilmiştir.
İktidar, en ufak bir eleştiriye dahi tahammül edemezken, en cılız sesle dile getirilen hak taleplerini en sert şekilde sustururken, köyünü, ağaçlarını koruyan insanlara TOMA’larla, biber gazıyla en ağır şekilde müdahale ederken; diğer tarafta belinde silah, elinde uyuşturucu paketleri olan gruplar elini kolunu sallayarak sokaklarda, aramızda gezer hale gelmektedir.
Ama işte biz burada, milletimizin problemlerini ve bunlara dair çözüm tekliflerimizi dile getirmeye devam ediyoruz ve getirmeye de devam edeceğiz.
Ülkemizin problemleri bir bütündür. Dolayısıyla çözümler de bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalıdır.
İlk adım; “Önce Ahlak ve Maneviyat” olmalıdır. Siyasi hayatımızdan iş ve toplum hayatımıza varıncaya dek her sahada ahlaki ve manevi değerlerimiz esas alınmalıdır. Toplumsal ahlak ve sorumluluk bilincini geliştirmemiz ve yerleştirmemiz gerekmektedir.
Ardından “Üretim ve İstihdam Odaklı” yatırımlara öncelik verilmeli; en önemli kaynağımız olan insan kaynağımız başta olmak üzere kaynaklarımızın israfına bir an evvel son verilmelidir.
Gençlerimizi işsiz bırakan hatalı eğitim ve ekonomi anlayışı son bulmalı; ülkemiz genelinde “Hızlı ve Yaygın Kalkınma Hamleleri” başlatılmalı, “Nitelikli Eğitim”e ağırlık verilmelidir.
Tarım, acilen bir “milli güvenlik meselesi” olarak ele alınmalı; üreticimiz, çiftçimiz, besicimiz mutlaka desteklenmelidir. Maliyet artışları altında ezilmesine engel olunmalıdır.
Tüm bunları gerçekleştirebilmek için kuşkusuz ehliyet ve liyakat sahibi insanlarımızın önünün açılması gerekir; partizanlığa, adam kayırmaya derhal son verilmesi gerekir.
Unutulmamalıdır ki, yoksulluğu bitirebilmenin ilk şartı yolsuzlukların kökünü kazımaktır! Bu da ehliyet ve liyakat sahibi kadrolarla olur.
Herkes bilir ki, bir yerde yoksulluk hızla artış gösteriyorsa, orada “sistematik bir yolsuzluk düzeni” hâkimdir ve siyasetle özdeşleşen bir yönü vardır.
 “Yaşanabilir ve Yeniden Büyük Türkiye’yi inşa etmenin yolu işte buralardan geçmektedir. Ardından  “Şahsiyetli Bir Dış Politika” gelir ki o da “Adil ve Yeni Bir Dünya’nın kurulabilmesi için gerekmektedir.
Saadet Partisi olarak bizler, her zaman iktidarı ve sorumluları uyardık, bugün de uyarıyoruz. Yarın da uyarmaya devam edeceğiz.
İnsanımızın haklı talep ve beklentilerinin destekçisi, verilen sözlerin, yapılan işlerin doğru, verimli ve gerekli olup olmadığının  takipçisi olmaya devam edeceğiz.”
* SP Basın

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.08.13 15:35:56
Son Düzenlenme Tarihi :