SON DAKİKA

Antalya'da Gençlerin Spor Yapabileceği Alanlar Yetersiz! Belediyelerin Harekete Geçmesi Bekleniyor

Gençler Hayal Kırıklığına Uğruyor: Spor Yapacak Alanlar Yok Denecek Kadar Az!

Antalya, turizm cenneti olarak ün yapmış olabilir, ancak gençler için spor yapabilecekleri alanların kısıtlılığı büyük bir hayal kırıklığı yaratıyor. Bu durum, gençleri umutsuzluğa sürüklüyor ve potansiyellerini keşfetmelerine engel oluyor. Antalya'nın gençleri, kentlerinin spor konusunda yeterli adımlar atmamasından dolayı derinden üzgün.

Basketbol, gençler arasında popüler bir spor dalı ve yeteneklerini geliştirmek isteyen birçok gencin ilgi odağı haline gelmiş durumda. Ancak ne yazık ki, Antalya'da basketbol oynayabilecekleri uygun alanların azlığı, gençlerin umutlarını söndürüyor. Mevcut spor alanları ise yetersiz ve bakımsız bir halde bulunuyor, adeta içler acısı durumda.

Para karşılığında girilebilen halı sahalar bile, gençlerin taleplerini karşılayacak kadar sayıca ve kaliteli olarak mevcut değil. Gençler, spor yapabilecekleri alanlara ulaşmak için büyük zorluklarla karşılaşıyor ve bu durum onları cesaretlerini ve motivasyonlarını kaybetmeye sürüklüyor.

Antalya'nın gençleri, bu durumu değiştirmek için belediyelerin harekete geçmesini istiyor. Spor tesislerinin sayısının artırılması, mevcut alanların iyileştirilmesi ve gençlerin spor yapabilecekleri modern ve güvenli tesislerin inşa edilmesi taleplerinin başında geliyor. Gençler, şehri yönetenlerin ve eğitimcilerin, sporun gençler için önemini anlamalarını ve bu alanda daha fazla destek sağlamalarını bekliyor.

Ayrıca ebeveynler de çocuklarının spor yapma imkanlarının yetersiz olduğundan dolayı endişeli. Gençlerin enerjilerini pozitif yönde kullanmaları ve sağlıklı bir yaşam tarzı geliştirmeleri için spora yönlendirilmeleri gerektiğinin altını çiziyorlar. Antalya'da yaşayan ebeveynler, çocuklarının potansiyellerini keşfetmeleri ve yeteneklerini geliştirmeleri için şehrin yöneticilerinin ve eğitimcilerin daha fazla çaba göstermesini talep ediyor.

Antalya'nın gençleri ve ebeveynleri, sporun sağladığı faydaların farkında. Ancak mevcut durum, bu faydalardan yeterince yararlanmalarını engelliyor. Antalya'nın geleceği olan gençler için spor yapabilecekleri alanların artırılması ve desteklenmesi hayati önem taşıyor. Belediyelerin bu konuda gerekli adımları atması ve gençlerin spor yapabilecekleri alanlara erişimlerini kolaylaştırması gerekiyor. Unutulmamalı ki, sağlıklı ve aktif bir gençlik, Antalya'nın geleceğine güç katacaktır. -ABDÜLTALİP GÜNGÖRD

Kaynak : Abdültalip GÜNGÖR
Ekleme Tarihi : 2023.06.27 17:46:31
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Tarım Konseyi’nden üretim planlamasına 11 maddelik görüş

Antalya Tarım Konseyi, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hazırladığı Tarımsal Üretimin Planlanması Hakkında Yönetmelik Taslağını görüşmek üzere icra kurulu ve üyelerinin katılımıyla toplantı düzenledi. Tarım sektöründen 49 kurum ve kuruluşun temsil edildiği ATAK toplantısı, ATAK Başkanı Ali Çandır başk..

Antalya Tarım Konseyi, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hazırladığı Tarımsal Üretimin Planlanması Hakkında Yönetmelik Taslağını görüşmek üzere icra kurulu ve üyelerinin katılımıyla toplantı düzenledi. Tarım sektöründen 49 kurum ve kuruluşun temsil edildiği ATAK toplantısı, ATAK Başkanı Ali Çandır başkanlığında yapıldı.
Toplantının açılışında konuşan ATB ve ATAK Başkanı Ali Çandır, üretim planlamasının önemine vurgu yaparken, planlamaya yön verecek düzenlemeleri önemsediklerini kaydetti. Çandır, hazırlanan yönetmelik taslağının uygulanabilirliği, denetlenebilirliği, planlamaya kimlerin katkı koyacağıyla ilgili tarım sektöründe bazı soru işaretleri olduğunu bildirdi. Konsey olarak, üretimin içerisinde olan tarım paydaşlarını toplayarak yönetmelik taslağına yönelik görüş ve önerileri almak istediklerini belirten Çandır, toplantı sonrasında hazırlanan raporun ilgili Bakanlık ve birimlere iletileceğini bildirdi.

11 maddelik öneri ve talep
Toplantıya katılan tarım paydaşları temsilcileri, ürün planlamasıyla ilgili görüş ve taleplerini dile getirirken, toplantı sonunda 11 maddelik rapor hazırlandı. Hazırlanan rapor, Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü’ne iletildi.
Raporda, Antalya Tarım Konseyi’nin üretim planlaması ve modellemesi çalışmasının içerisinde olmaya hazır olduğu kaydedildi. Üretim planlaması için dünyada farklı modeller uygulandığı belirtilen raporda, “Tarımsal üretimin planlanması konusu, gelişmiş dünyada, bir taraftan doğrudan destekler ve teşvikler aracılığı ile diğer taraftan da medeni ve borçlar hukukunda çözülmüştür. Mutlaka o uygulama modellerinden esinlenilmelidir. Taslak bu konuda yetersiz kalmıştır” denildi.

“Önce kayıt sistemi düzenlenmeli”
Üretim planlamasının uygulanabilmesi için başta Bakanlık kayıt sistemleri olmak üzere, ilgili mevzuatta planlama modeline uygun değişikliklerin acilen yapılması gerekliliğine işaret edilen raporda, “Uygulamaya ancak bu değişikliklerden sonra sağlıklı şekilde geçilebilir. Planlamanın uygulama usul ve esasları açık, berrak, sade ve iç tutarlılığa sahip olmalıdır. Planlamayı konu alan kurul ve benzeri oluşumların kompozisyonu aşırı merkeziyetçi, mevzuatçı ve sektörün tek boyutuna sıkıştırılmış haldedir. Mutlaka yönetişime, uzmanlık alanına ve doğal işleyişe uygun hale getirilmelidir” denildi.

Tarım sayımı ve alım garantisi istendi
ATAK’ın raporunda, üretim planlaması uygulamasından önce kapsayıcı ve gerçekçi bir tarım sayımı yapılması gerektiği vurgulandı. Raporda, planlama modelinin uygulanmasında “alım garantili” ve “sigortalı” bir yapının oluşturulması gerekliliği vurgulandı. Rapora göre, uygulama başvuruları, izinleri ve muvazaaları çok daha sade, akıcı, esnek ve hızlı hale getirilmeli. Üretim planlamasının başarısının, Tarım ve Orman Bakanlığı personelinin nitelik ve nicelik olarak hazır olmasına da bağlı olduğu vurgulanan raporda, “Planlamaya uygun personel kapasitesi oluşturulmalıdır” denildi.
Uygulamadaki havza-işletme ve ürün ilişkisinin açıkça kurulması istenen raporda, “Uygulamanın pilot havzalar veya işletmeler için geçerli olması ile tüm ülke genelinde pilot ürünler için geçerli olması arasındaki farklar, modelin performansı bakımından çok yönlü tartışılmalıdır” denildi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.07 15:34:26
Son Düzenlenme Tarihi :





Depremde kolunu kaybeden anne, kızıyla olan hayallerini gerçekleştirebilmek için biyonik kola kavuşmak istiyor

Asrın felaketinde sağ kolunu ve ayak parmaklarını kaybeden anne, ’hayattaki tek varlığım’ dediği kızıyla olan hayallerini gerçekleştirebilmek için 3 buçuk milyon TL olduğunu söylediği biyonik kola kavuşmak istiyor.
Hatay’ın Defne ilçesinde yaşayan 24 yaşındaki Gizem Sönmez, 6 Şubat’ta 04.17’deki depreme, kendisine siper olan 26 yaşındaki eşi Şahin ve bir buçuk yaşındaki kızı Elif ile birlikte Samandağ ilçesindeki evinde yakalandı. Kendisine siper olan eşiyle birlikte 2 gün boyunca enkaz altına kalan genç kadın, depremde sağ kolunu ve ayak parmaklarını kaybetti. Eşi vefat eden ve kızı sağ salim enkazdan çıkarılan anne, kızıyla birlikte Defne ilçesi Özbek Mahallesi’nde ailesinin desteğiyle devlet tarafından verilen konteynerde yeni bir yaşam kurdu. Kolu olmadığı için kendi işlerini yapamayan ve ayakta durmakta güçlük çeken genç kadının en büyük destekçisiyse annesi oldu. ’Hayattaki tek varlığım’ dediği kızıyla hayallerini gerçekleştirmek isteyen Sönmez, yaklaşık 3 buçuk milyon TL değerindeki biyonik kola kavuşabilmek için devlet yetkililerinden ve hayırseverlerden destek bekliyor. Sönmez’in en büyük hayalleri; kızının saçını tarayabilmek, elinden tutup parka ve okula götürebilmek.

“Deprem anında eşim bize siper oldu”
Enkazın altında eşinin kendisine siper olduğunu ifade eden Gizem Sönmez, “Deprem anında eşim bize siper oldu. Siper olduğu zamanda ev çöktü, ben yana düştüm. O esnada beni elektrik çarptı. Elektrik bu hale getirdi; kolumu ve ayak parmaklarımı. Şu an ayak parmaklarım yok. Sonrasında eşim 2 gün üstümde kaldı. Eşimi çıkaramadılar 2 gün ve vefat etti. Kızım 1 gün sonra çıkarıldı, ben de eşimle birlikte 2. günde çıkarıldım. Hastanede kolum kesildi ardından Adana’da tedavi olurken de ayak parmaklarım kesildi. En az 3-4 ay orada kaldım” dedi.

“Mersin’e gittim fiyat aldım, yaklaşık 3 milyon 500 bin TL dediler”
Mersin’de yaptığı görüşmelerde biyonik kol için gerekli olan miktarın yaklaşık 3 buçuk milyon TL olduğunu öğrendiğini ifade eden Sönmez, “Benim kolumun olmaması zoruma gidiyor. 1 tane kızım var ve 1 buçuk yaşında. Ona bakmam gerek, ben kızıma bakmak istiyorum. Biyonik elektrikli kolum olsun istiyorum. Model öneriyorlar ama hareket etmediği için benim işime yaramaz. Ben elektrikli biyonik kol istiyorum. Mersin’e gittim fiyat aldım, yaklaşık 3 milyon 500 bin TL dediler. 118 bin euro dediler. Benim de öyle bir param yok. Ben hayırseverlerden yardım istiyorum. Devletimizden yardım bekliyorum” ifadelerini kullandı.

“Kızımla hayallerim var, kızımın elini tutup parka götürmek istiyorum”
Kızıyla olan hayallerini gerçekleştirebilmek için biyonik kola ihtiyaç duyduğunu söyleyen Sönmez, “Kızımla hayallerim var; kızımın elini tutup parka götürmek istiyorum. Onunla gezmek istiyorum, saçını örmek isterim büyüdüğünde. Onunla ilgilenmek; elini tutup okula götürmek isterim. Kızım benim her şeyim, benim dayanağım. Ben kolumun olmasını kızım için istiyorum. Her şeyi kızım için istiyorum. Bana yardım edecek kişilere çok dua edeceğim” şeklinde konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.10.09 17:23:40
Son Düzenlenme Tarihi :