SON DAKİKA

logo

“Yürümesi çok zor” dediler, 5 ayda ayağa kalktı

Mersin’de geçirdiği trafik kazası sonrası beli kırılan ve omurilik kemiği zarar gören 56 yaşındaki Erdal Kayhan, doktorların “yürümesi çok zor” demesine rağmen 5 ayda destekle de olsa yürümeye başladı. Mersin Şehir Hastanesinde her gün fizyoterapistlerin eşliğinde çalışma yapan Kayhan, yatakta dönemeyecek durumdan merdiven çıkıp, inmeye kadar ilerledi.
Mersin’de yaşayan 2 çocuk babası Erdal Kayhan, 25 Aralık 2022 tarihinde akrabalarıyla Sadiye köyüne gittiği sırada kaza geçirdi. İçerisinde bulunduğu araç 25 metre uçuruma uçarken, Kayhan pencereden dışarı fırlayarak, ağır yaralandı. Çevredekilerin ihbarıyla bölgeye gelen ambulansa hastaneye kaldırılan Kayhan’ın belinin kırıldığı, omurilik kemiğinin zarar gördüğü, kaburgalarında kırıklar ve vücudunun bir çok noktasında kanamalar olduğu belirlendi. Mersin Şehir Hastanesinde başarılı bir ameliyat geçirerek hayati tehlikeyi atlatan Kayhan, yürüme noktasında büyük zorluklar yaşadı. Doktorların “yürümesi çok zor” demesine rağmen 5 ay gibi bir sürede, destekle de olsa yürümeye başlayan Kayhan, gören herkesi umutlandırdı.

“35 metre uçtum”
Başından geçen kaza ve sonrasındaki süreçle ilgili konuşan Erdal Kayhan, 5 ay önce büyük bir kaza geçirdiklerini belirterek, “Akşam 22.00 sıralarında cenazemiz var diye bizim Sadiye köyüne gidiyorduk. Buzlanmadan dolayı bulunduğumuz araç kaydı ve uçuruma uçtu. Ben düşme sırasında araçtan fırladım ve yaklaşık 35 metre uçuruma uçtum. O an bilincim filan tamamen açıktı. Hatta önce ayağım koptu zannettim. Şansımıza bizden önce de orada bir kaza olmuştu ve insanlar vardı. Ayağımın yerinde olduğunu insanlar söyleyince belimin kırıldığını anladım. Oradan beni sağlık ekiplerinin öncülüğünde çıkardılar ve hastaneye getirdiler. Burada hemen ameliyat ettiler ve 8 gün yoğun bakımda kalmışım. Ben orayı 10 dakika gibi hatırlıyorum” diye konuştu.

“Burada her gün 90 dakika maç yapıyor gibiyim”
Yoğun bakımdan çıktıktan sonra 2 ay boyunca sırt üstü yattığını kaydeden Kayhan, “O ara ufak ufak fizyoterapist hocalarımızla çalışmalara başladık. İlk buraya yatakta geliyordum. O günleri hiç unutmuyorum. Doktorlarımız beni parmağıyla iteklediğinde bile düşüyordum. Hocalarımız o zaman bana hep destek verdi. Çok şükür 5 ay gibi bir sürede bu durumlara geldik. Şu anda kendimi süper hissediyorum. İnşallah daha da iyisi olacak. Ben eski futbolcuyum. Burada her gün 90 dakika maç yapıyor gibiyim. Benim attığım bir adım bile o kadar önemli ki. O adımları buradaki hocalarımız sayesinde attık. Eğer hareket edemeseydim bu benim için ölüm gibi bir şey olacaktı” şeklinde konuştu.

“Yürümesi ’çok zor’ dediler”
Oğlu Orhan Kayhan, çok zor bir süreç geçirdiklerini vurgulayarak, “Hastaneye geliyorsunuz ve size ‘babanız masada kalabilir’ diyorlar. Zor bir ameliyat geçirdi. 8 gün yoğun bakımda yattı. Ameliyata giren doktorlara yürümesiyle ilgili soru sorduğumda ‘çok zor’ dediler. Dura denilen sinirin toplandığı yerin tamamen parçalandığını, orayı onarabildikleri kadar onardıkları ifade ettiler. Bize yürümekten önce idrarını, büyük abdestini yapabilecek mi, asıl sorunlar bunlar dediler. Önce ayakları ufak ufak hareket etmeye başladı. Daha sonra tuvalete çıkabildi. Yavaş yavaş derken şu anda çok şükür destekle yürüyecek seviyeye geldik. Daha tedavinin 5’inci ayındayız. Önümüzde 1 yıla kadar bir iyileşme süreci var. Tamamen eski hayatına, konforuna ulaşabilecek diye düşünüyoruz. İlk duyduğumuz söylemlere göre şu anda bulunduğumuz yer çok güzel bir nokta” ifadelerini kullandı.

“Şu anda destekle yürüyebiliyor, hatta merdiven inip, çıkabiliyor”
Fizyoterapist Mehmet Kara da Erdal Kayhan’ın trafik kazası sonrası kendilerine geldiğini söyledi. İlk olarak yatakta tedaviye başladıklarını dile getiren Kara, “Dönmeyi bile zor yapabiliyordu. Bizim düşüncemiz zamanla hareketleri yapabileceği yönündeydi. Bu şekilde ilk günden çalışmalarımıza başladı. Tabi omurilik yaralanmasında ilk başta hareketler sınırlı olsa bile her yapılan şeyin bir kıymeti vardı. Biz o yönde yılmadan, Erdal beyin de gayretleriyle tedavimize başladık. Önce destekli bir şekilde ayakta tuttuk. Sonrasında cihazlar kullanarak ayakta tuttuk. Şu anda sadece kendisi walker (yürüteç) kullanarak yürüyebiliyor. Hatta merdiven inip, çıkabiliyor. Tabi bunların hepsi söylerken çok kolay ama burada her zaman şunu düşünüyorum. Bu tedavi halka halka oluşuyor. Burada herhangi bir yerde aksaklık oldu mu bu tedavi süreci aksamaya uğrar. Ancak burada herkesin özverisiyle bir çalışma yürüttük. Geldiği noktanın biz daha ilerisini hedefliyoruz. Erdal beyi getirebileceğimiz maksimum noktaya getirip, günlük yaşam aktivitelerine en bağımsız şekilde döndürebilmek” dedi.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.06.30 16:52:12
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Toplu Biyoteknik Mücadele Projesi Afşar'da başlatıldı

Elmalı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nce elma bahçelerinde Toplu Biyoteknik Mücadele Projesi Afşar Mahallesi’nde elma bahçesi sahiplerine tanıtıldı ve ilk uygulama da yapıldı.

Afşar Mahalle Muhtarlığı’nın da destek verdiği proje tanıtım ve uygulama toplantısına 23 elma üreticisi katılırken, toplamda 320 dekar elma bahçesinde iç kurduna karşı toplu biyoteknik mücadelesi başlatıldı. Projenin devlet, çiftçi ve özel sektör işbirliği ile sürüdüreleceğini kaydeden Elmalı İlçe Tarım ve Orman Müdürü Dilek Boğatimur, “Elma yetiştiriciliğinde mahir olan Afşar’lı çiftçilerimiz bize güvendi. Yıllardır çalıştığımız ezberleri bozan yeniliği işte bu sefer çiftçimizin kalbine koyduğumuzu anladık. Törenle feromonları teslim edip demo olarak bahçelere asılmasını gösterdik. Hibe Yok... Güven ve çiftçi aklı var . Sezon sonunda biyoteknik mücadele desteği var . Çiftçilerim ile gurur duyuyorum. Sezon sonunda başarı bizimle olsun” dedi. “Kimyasal mücadele ile 13 kez ilaç yapılıp ve %40 vuruklu meyve toplayan çiftçilerimize, biyoteknik mücadele ile başarıp hasadı birlikte gülerek bereketle yapmayı dilerim” diyen Boğatimur konuşmasını şöyle tamamladı: “Emeği için Afşar’lı çiftçim Nevzat Küçükkara’ya, mahalle muhtarımız Yusuf Taşkın’a, Sumiagro Firmasına ve ekip arkadaşlarıma , töreni organize ettiğimiz bahçe sahibi Ramazan Aslan Bey’e bahçesini açtığı için teşekkür ediyorum. Vazgeçmedik ... Başaracağız.. * Esin KÜMBETLİOĞLU

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.13 10:14:09
Son Düzenlenme Tarihi :





ZEYTİN AĞACI UYUYAMADI, ÇİÇEĞİ BOŞ VERDİ

İklim değişikliği nedeniyle bu yıl uyuyamayan zeytin ağaçlarının boş çiçek verdiğini söyleyen zeytin yetiştiricileri, zeytinde geçen yıla göre yüzde 50 rekolte kaybı bekliyor.

 Antalya Ticaret Borsası’nın (ATB) düzenlediği Zeytin ve Zeytinyağı Sektörel Analiz Toplantısı, ATB Başkan Yardımcısı Halil Bülbül başkanlığında yapıldı. Toplantıya, ATB üyeleri, zeytin ve zeytinyağı üreticileri katıldı.

 ATB Başkan Yardımcısı Halil Bülbül, zeytin ve zeytinyağının Antalya ekonomisi için önemine dikkat çekerken, sektörün sorunları ve çözüm önerilerini görüşmek üzere sektör paydaşlarıyla bir araya gediklerini kaydetti. Bülbül, toplantıda dile getirilen sorun ve önerilerin ilgili kurum ve kuruluşlarla paylaşılacağını kaydetti. Bülbül, toplantıya katılanlara teşekkür etti.

 ZEYTİNDE YOK YILI

ATB 4. Komite Üyesi, zeytin ve zeytinyağı üreticisi Zafer Tan, geçen yıl iyi bir sezon geçiren zeytinde iklimin de etkisiyle bu yıl “yok yılı” olacağını kaydetti. Tan, “Geçen yıl kış soğuk geçti, ağaç uyudu. Bu yıl iklim değişikliğinden dolayı ağaç uyumadı, hasatla birlikte sürgün devam etti. Zeytin çiçek verdi ama boş çiçek verdi. Zeytinde geçen yıla göre yüzde 50’ye yakın rekolte kaybı bekleniyor” diye konuştu. Tan, rekolte kaybı nedeniyle zeytinyağı fiyatlarının da artacağını söylerken, “Yeni sezonda zeytinyağını daha pahalı yiyeceğiz” dedi.

 ZEYTİN BAKIM İSTİYOR

Zeytin ağaçlarının bakımsızlığına dikkat çeken Zafer Tan, “Antalya bölgesindeki zeytinlerde halkalı leke yaprak hastalığı var, bu mantaral bir hastalık. Bu hastalıkla mücadele etmezsek yaprak kurur, yaprağın altındaki meyve gözü de kurur. Meyve gözü kuruyan ağaç meyve vermez. Bunun için üreticinin düzenli olarak zeytin ağacının bakımını ve ilaçlamasını yapması gerekiyor. Zeytin ağaçlarına bakım yapmazsak zeytin ağaçları kurur. Önce ağaç küflenir, sonra ağacın meyvesini sıkacağımız makine işlemediği için makine küflenir” diye konuştu.

 ANTALYA MARKALAŞMALI

Ulu Zeytinyağı Fabrikası sahibi Mustafa Fettahoğlu, zeytin diyarı Antalya’nın zeytinyağı konusunda markalaşma sıkıntısı yaşadığını kaydetti. Antalya zeytinyağlarının tanıtımına ağırlık verilmesini isteyen Fettahoğlu, “Dünyada yerel ürünlere ilgi artıyor. Bu fırsatı değerlendirmeliyiz” dedi.

 İŞÇİ PROBLEMİ

Toplantıya katılan sektör temsilcileri, zeytin karasu problemini gündeme getirirken, geçen sezonun iyi geçtiğini ancak bu yıl rekoltede beklenen düşüşün hem üreticiyi hem sıkım fabrikalarını olumsuz etkileyeceğini kaydetti. Zeytini toplayacak işçi bulmakta zorlandıklarını dile getiren katılımcılar, “Yakında zeytin toplayacak işçi bulamayacağız” uyarısında bulundu. Katılımcılar zeytinin ovada değil dağ ve yamaçlarda yetişen, çok su istemeyen ağaç olduğunu belirtirken, düz ova ve sulu tarım alanlarına zeytin bahçesi yapılmasını eleştirdi. Zeytinyağı sıkım fabrikası sahipleri de makine ve parça fiyatlarının aşırı artışına dikkat çekerken, “Bizler enflasyona yenik düştük” dedi. -ATB BSN.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.06.13 13:04:29
Son Düzenlenme Tarihi :