SON DAKİKA
header-ad

2 bin 500 nüfuslu köy, hasada yetişemeyince komşu köylerden tarım işçisi kiralanıyor

Isparta’nın merkeze bağlı 2 bin 500 nüfuslu Deregümü köyündeki seralarda yayla şartlarında örtü altı üretim yapılan domates hasadı başladı. Köydeki nüfusun kadın-erkek çalıştığı seralarda işler yetişmediği için komşu köylerden ve illerden tarım işçisi kiralanıyor. Bu yıl bin dekar alanda domates ekilen örnek köyde yaklaşık 15 bin ton rekolte bekleniyor.
Gül, kiraz, lavanta, kayısı ve elma üretimiyle önemli bir tarım altyapısına sahip Isparta, domates üretimiyle de dikkat çekiyor. Özellikle merkeze bağlı Deregümü köyündeki seralarda yayla şartlarında örtü altı üretilen domates iç piyasanın yanı sıra yurtdışına da ihraç ediliyor. Deregümü köyünde bu yıl yaklaşık bin dekar alanda yapılan üretimden 15 bin ton civarında rekolte bekleniyor. Köyde 13 yıldır seracılık yapan üretici Ali Kahraman nisan ayında dikime başladıklarını belirterek “İlk hasadımız 10 gün önce başladı. 12 dönüm seramız var biz, Beff cinsi domates üretimi yapıyoruz. Biz domates hasadında sekiz işçi olarak çalışıyoruz. Hasat kesimimiz işçi durumuna göre değişiyor” dedi. Geçen yıla göre bu yıl fiyatların çiftçiler için daha iyi olduğunu dile getiren Kahraman “Geçen yıl 10-12 TL idi domatesin fiyatı bu yıl 23 TL’den açıldı yağmurlardan dolayı tarla domatesi biraz sıkıntı gördüğünden dolayı kapalı alanda yetiştirmek daha kolay oldu. Domatesin bugün ki fiyatı 18 TL fiyatlar ne kadar böyle gider bilmiyorum ama inşallah böyle devam eder. 1 dönümden maliyeti 8-9 TL oluyor. Böyle devam ederse çiftçi güzel para kazanır” dedi.

“Bin dönüm serada 15 bin ton rekolte bekliyoruz”
Deregümü köyünde bin dönüm serada hasadın başladığını dile getiren Isparta Ziraat Odası Başkanı Mustahattin Can Selçuk “Hasadımız üç buçuk ay devam edecek. Bu yıl bin dönüm serada 15 bin ton rekolte bekliyoruz. Şu anda bizim ürettiğimiz ürünler Ankara, İzmir, İstanbul, gibi büyük şehirlere gidiyor oradan kabzımallar aracılığı ile sofralarımıza kadar ulaşıyor. Bunun haricinde on güne kadar yurt dışı ihracatı başlayacak Rusya ve Ortadoğu ülkeleri Deregümü domatesini tercih ediyor” dedi. Isparta merkeze bağlı 2 bin 500 nüfuslu köyde işsizlik sorunu olmadığını vurgulayan Selçuk “Başka şehirlerden ve köylerden mevsimlik tarım işçileri bu köye geliyor. Türkiye’de ki bütün köylerimizin böyle olmasını istiyorum çünkü biz üretirsek sofralarımızı boş bırakmazsak karnımız doyar ülke ekonomisine de katkı sağlamış oluruz” şeklinde konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.18 17:57:16
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Alevlerin arasında kalan kaplumbağa itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldı

Burdur’da çıkan arazi yangınında alevlerin arasında kalan kaplumbağa itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldı.

Yangın Gökçabağ köyünde meydana geldi. Köy içerisinde bulunan bir arazide henüz sebebi bilinmeyen bir nedenle alevler yükseldi. Yangını görenlerin 112 Acil Çağrı Merkezine yaptığı ihbar üzerine bölgeye itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen itfaiye ekiplerinin müdahalesi ile yangın büyümeden söndürüldü.

Alevlerin arasında kalan kaplumbağa kurtarıldı
Yangın esnasında alevlerin arasında kalan ve hafif şekilde yanan kaplumbağa itfaiye ekiplerinin dikkati sayesinde kurtarıldı. Alevlerin arasından çıkarılan kaplumbağayı itfaiye personeli soğuk su ile yıkayarak serinletti.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.11 19:28:12
Son Düzenlenme Tarihi :





Balıkçıların korkulu rüyası Türk mutfağına yeni bir lezzet olarak ekleniyor

Kızıldeniz’den gelip Akdeniz’de istilacı tür haline dönüşen, diğer türleri azalttığı için de balıkçıların korkulu rüyası haline gelen aslan balığı, Türk mutfağına yeni bir lezzet olarak ekleniyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü, besin değeri oldukça yüksek olan balık için balıkçıları teşvik edecek bir çalışma içine girdi. Söz konusu çalışmayla aslan balığının popülasyonunun azaltılması hedeflenirken, denizden tezgaha, tezgahtan da sofralara nasıl geleceği uygulamalı olarak gösterildi.
Son 15 yıldır Kızıldeniz’den geldiği Akdeniz’de çoğalarak balıkçı ve balıklara zarar veren balon ile aslan balığının popülasyonunu kontrol altına almak için Tarım ve Orman Bakanlığının çalışmaları sürüyor. Bu çerçevede balon balığının kuyruğunu getiren balıkçılara desteklemeler verilmiş, aslan balığının tüketiminin teşvikine yönelik çeşitli etkinlikler düzenlenmişti. Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü, aslan balığının avlanıp, ekonomiye kazandırılması için yeni teşvikler düzenleyecek. Balığın başta restoran ve evlerin mutfaklarında daha fazla yer alması için tanıtım çalışmaların da yapılacağı belirtildi.

“Çok hızlı büyüyor ve çok hızlı çoğalıyor”
Akdeniz Su Ürünleri Araştırma, Üretme ve Eğitim Enstitüsü Müdürü Serkan Erkan, aslan balığının Kızıldeniz’den Akdeniz’e gelen bir tür olduğunu ve bölgeye adapte olarak hızla çoğaldığını kaydetti. Aslan balığının avcı bir tür olduğuna dikkati çeken Erkan, “Çok iyi kamuflaj yeteneği var, çok hızlı büyüyor ve çok hızlı çoğalıyor. Hızlı çoğalması, bizim mevcut türlerimizin bu balıkla rekabet şansını ortadan kaldırıyor ve popülasyonlarının azalmasına neden oluyor” dedi.

“Dikenlerine dokunmadan makasla kesmeniz lazım”
Erkan, türün tüketilebildiğini ve artık tezgahlarda görülmeye başladığını aktararak, “Balıkçıların bu tür üzerinde av baskısı oluşturması, bu balığın çoğalmasının önüne geçmesi gibi bakanlığımızın bir çalışması var. Eti lezzetli bir tür. Basında çıkan haberler sonrası çok korkuluyor ancak bu kadar korkulacak bir tür değil. Üzerindeki dikenlerinde toksik madde var, bunlara hiç dokunmadan makasla kestikten sonra aynı iskorpit gibi temizleyip rahatlıkla sofralarımızda tüketebiliriz. Protein ve besin değeri çok yüksek bir tür. Sadece tehlike su altında. Kayalık alanlarda yüzerken biraz dikkat etmemiz lazım. Balık bizim peşimizden gelmez, biz onun üzerine basarsak ancak o zaman zehirlenebiliriz. Temas edilen yüzeyde şişlik ve morluk görülebilir. Bu tarz bir durumda da en yakın sağlık kuruluşuna gitmek lazım. Giderken de ılık suyla müdahale etmeniz gerekiyor” ifadelerine yer verdi.

“İnsanın baş bölgesine dikeniyle temas edip toksik geçiş olursa ölüme sebebiyet verebilir”
Şu ana kadar aslan balığından kaynaklı bir ölüm olayı yaşanmadığını ancak yine de temkinli davranmakta fayda olacağının altını çizen Erkan, “Özellikle baş bölgelerine dikeniyle temas olup toksik madde geçişi olursa ölümlere sebebiyet verebilir. Çok fazla temas eden var. Balıkçılarımız da bu durumu yaşıyor” açıklamasında bulundu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.09 13:13:35
Son Düzenlenme Tarihi :