Elmalılı Ayşe Çoban Şampiyonluğun güçlü adayı
8 çiftçi kadının yarışacağı Kadın Çiftçiler Yarışıyor Bilgi ve Kültür Yarışmasını’nın finali bugün saat 14.00’de AKM’de yapılıyor. Antalya Valisi Münir Karaloğlu ile Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in de izleyeceği yarışmada Elmalılı Ayşe Çoban’ın finale de adını yazdırmasına, BİRİNCİ olmasına kesin gözle bakılıyor
ANTALYA İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 3'üncü Kadın Çiftçiler Yarışıyor Bilgi ve Kültür Yarışması'nın yarı finali sonunda finalde yarışma hakkı kazanan 8 kadın çiftçi, il birincisi olmak için mücadele edecekler. Bugün saat 14.00'de Antalya Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilecek Kadın Çiftçiler Antalya İl Finalini, Antalya Valisi Münir Karaloğlu ile Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’de izleyecek.
Kadın Çiftçiler Yarışıyor Bilgi ve Kültür Yarışması finalinde Elmalı'dan Ayşe Çoban, Finike'den Asiye Akkaya, Gazipaşa'dan Ayşe Ergün, İbradı'dan Mürsel Taner, Konyaaltı'dan Emine Özcan, Korkuteli'nden Ümmüşen Bozkurt, Kumluca'dan İmran Gün ve Muratpaşa'dan Melek Çoban mücadele edecek.
ELMALILI AYŞE ÇOBAN
İL BİRİNCİLİĞİNE
EN YAKIN İSİM
Elmalı’da yapılan Kadın Çiftçiler Yarışıyor Bilgi ve Kültür Yarışması’nda tüm sorulara doğru cevap vererek Elmalı birincisi olarak ve Antalya’da yapılan yarı final müsabakalarına katılma hakkı kazanan, yarı finalde de yine büyük bir başarı göstererek bugünkü finale adını yazdıran Ayşe Çoban il birinciliğine en yakın isim olarak gösteriliyor.
Daha önce de final yarışmasında Elmalı’yı temsil eden ve üçüncülük derecesi ile ilçeye dönen Ayşe Çoban, “Amacım, bu kez birinci olmak ve 3 ncü Kadın Çiftçiler Yarışıyor, Bilgi ve Kültür Yarışması’nda şampiyonluğu Elmalı’ya getirmek. Bana hep destek olan Elmalılı kadın çiftçilerimize ve Tarım ve Orman İlçe Müdürümüz Dilek Boğatimur’a teşekkür ediyorum” dedi. * Serpil Özgünsür
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2018.10.19 12:16:30
Son Düzenlenme Tarihi :
MAKÜ, Medya Etiği Bağlamında Olağanüstü Dönemlerde Doğru Habercilik Paneli’ne Katıldı
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından “Medya Etiği Bağlamında Olağanüstü Dönemlerde Doğru Habercilik Paneli” düzenlendi.
Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Kurumsal İletişim Uygulama ve Araştırma Merkezi (KİMER) çalışanlarının da katıldığı panele, İletişim Başkanı Fahrettin Altun, TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, Anadolu Ajansı Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Özhan başta olmak üzere üniversite rektörleri, dijital medya temsilcileri, üniversitelerin kurumsal iletişim birimi çalışanları ile basın mensupları katıldı.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığında gerçekleştirilen program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunması ile başladı. Panel açılış konuşmaları ile devam etti. TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, “Teyitli bilgi paylaşımı, kamu yararı ve toplumsal gözetme, olağanüstü hallerde sağduyulu ve sorumlu davranma gibi medya etik ilkelerinin, sosyal medya mecraları için de geçerli olması hayatidir.” dedi. Sobacı konuşmasının devamında şunları söyledi: “Çoğunlukla bilinçli olarak gerçekleştirilen doğruluğu teyit edilmemiş bilgilerin paylaşılmasıyla korku ve endişe iklimi oluşturulmaya çalışılıyor. Üzerine bir de etkileşim merakı ve iyi niyetli insanların bir şey yapma gayesiyle paylaşımlarını artırması eklenince kaotik ortam derinleşiyor. Oysa sosyal medyanın afet dönemlerinde hızlı haber akışını sağlamak, organize olmayı kolaylaştırmak, seferberliği genişletmek ve mobilize olmak için güçlü bir iletişim zemini oluşturabilme potansiyelini sağlıyor. Bu potansiyeli kullanılamaz hale getiren ise yalanı hakikatten ayrılamaz kılan yoğun dezenformasyon ve duygusal gerçeklikler silsilesidir. İçeriği paylaşan kaynağın kendini açıkça belirtmediği bir ortamda başka bir kaynağa atıf yapması ve bunun güvenilir olabilmesi mümkün değildir.”
İletişim Başkanı Fahrettin Altun ise doğru haberin önemine vurgu yaptı. Altun Konuşmasında “Bir haber, doğası gereği zaten doğru olmalıdır. Doğru değilse, bunun adı haber değildir. Habercilik de doğruluktan başka bir zeminde yapılmamalıdır. Doğruluk yoksa yalan varsa, çarpıtma varsa, zaten bu yapılan habercilik değildir. Dolayısıyla doğruluk, başlıca medya etiği standartları ve basın ahlak ilkeleri açısından vazgeçilmez bir değerdir. Toplumun haber alma hakkını eksiksiz ve sağlıklı bir şekilde karşılamak, ancak ve ancak doğrulukla yapılan habercilikle mümkündür. Bu ana ilkeyle birlikte, haberin birtakım teknik kurallarının, temel gerekliliklerinin olduğu hepimizin malumudur.” ifadelerine yer verdi.
Altun, habere ve bilgiye erişim anlamında muazzam imkânlar sunan dijitalleşmenin, aynı zamanda insanlığın en büyük imtihanlarından biri haline geldiğine işaret ederek, “Medya etiğine ilişkin sorunlar ve tartışmalar, konvansiyonel medyanın sınırlarını aşarak internet medyası ve sosyal medyanın hız ve yaygınlık kazanmasıyla farklı bir boyuta taşındı. İçinde yaşadığımız hakikat ötesi çağda dijitalleşme, sunduğu fırsatların yanı sıra kitle iletişim süreçlerinde büyük bir dejenerasyonu da beraberinde getirdi. Nitekim dijital dönüşümün en önemli risklerinden biri olan maksatlı, yalan bilgi, yani dezenformasyon, gerçekliğin yitimine sebep oldu. Dezenformasyon bugün bireysel, toplumsal ve ulusal güvenlik açısından bir tehdit olarak her geçen gün daha fazla karşımıza çıkıyor. Bildiğiniz üzere Türkiye, maksatlı yalan bilgiye, dezenformasyona dünyada en fazla maruz kalan ülkelerin başında geliyor. Türkiye’nin son 20 yıldır gösterdiği büyüme ve gelişmeyi durdurma çabaları, sistematik dezenformasyon siyasetiyle de kendini gösteriyor. Ülkemizi ve kurumlarımızı yıpratma girişimleri, siyasetten medyaya birçok alanda çok boyutlu saldırılarla yürütülüyor.” diye konuştu.
Açılış konuşmalarının ardından program, “Medya ve Etik: Dezenformasyon, Mahremiyet ve Kurgusal Gerçeklik” ile “Yeni Nesil Medyada Haber Etiği” konulu oturumlarla devam etti.
-HABER MERKEZİ

