SON DAKİKA

logo

MANAVGAT BELEDİYESİ’NDEN ASFALT SEFERBERLİĞİ

Manavgat Belediyesi, kent merkezi ve kırsal mahallelerde sürdürdüğü yol bakım ve asfalt çalışmalarını hızlandırdı. Halktan gelen istekler doğrultusunda 106 mahalle genelinde çalışma gerçekleştiren Manavgat Belediyesi, eş zamanlı olarak kentin birçok noktasında yol bakım ve onarım çalışması yapıyor. Manavgat Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, son olarak trafiğin yoğun olarak kullanıldığı Örnek, Aşağı Hisar, Emek, Çeltikçi- Arap Suyu Mevkii, Çolaklı, Kalemler, Yeniköy-Beydiğin yolu, Sanayi, Sarılar, Side ve Sorgun Mahalleleri’nde, yol bakım, onarım, stablize yol ve sıcak asfalt çalışmalarını gerçekleştirdi. Vatandaşlar ve esnaflar, trafiğin ve ulaşımın yoğun olduğu bölgelere öncelik veren Manavgat Belediyesi’ne, çalışmalarından ve hizmetlerinden dolayı teşekkür etti. Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen, hem turizm, hem kent merkezi hem de kırsal mahallelerdeki taleplere hızlıca cevap verdiklerini belirterek asfalt çalışmalarının artarak devam edeceğini dile getirdi. Başkan Şükrü Sözen, “Manavgat Belediyemiz, yaz nüfusu 1 milyona yaklaşan kentimizin her bölgesine hizmet götürmek için seferber olmuş durumda. Gerek kırsal, gerek kent merkezi gerekse turizm bölgelerimiz başta olmak üzere 106 mahallemizin, yol bakım, onarım ve sıcak asfaltlama çalışmasını ivedilikle gerçekleştiriyoruz. Hizmetlerimizi hayata geçirirken halkımızdan gelen istekler ve ihtiyaçlara ise ayrıca önem veriyoruz. Kentimizin her bir noktasında çalışmalarımız aynı hızla devam edecek” dedi. -BLD.BSN.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.20 12:58:51
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Antalya’ya gelen turist sayısında artış %55

MATSO Yönetim Kurulu Başkanı Seydi Tahsin Güngör, 2023 yılının ilk 4 ayında Antalya’ya gelen turist sayısında yüzde 55 artış olduğunu söyledi. Başkan Güngör, eldeki verilerin iyi bir turizm sezonu geçirmek adına umut verdiğini belirtti.
Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Başkanı Seydi Tahsin Güngör, Turizm, ihracat ve bölge ekonomisine yönelik çeşitli istatistiki verileri interaktif bir sunum ile açıkladı. 2023 yılının ilk 3 ayında Antalya’ya gelen turist sayısında yüzde 55 artış olduğunu belirten Başkan Güngör, “Antalya’ya 2022 yılı Ocak-Mart ayında yaklaşık 566 bin turist gelmiştir.  2023 yılının aynı döneminde ise Antalya’mıza yaklaşık 800 bin turist gelmiştir. Şehrimize gelen turist sayısında yaklaşık yüzde 55 artış olmuştur. 
Manavgat-Side turizm destinasyonu için bu durum iyi bir turizm sezonu geçirmek adına umut veriyor. 2023 Yılı Ocak-Mart Ayında Antalya’ya en çok turistin yüzde 31 ile Rusya’dan geldiğini,  ikinci sırayı yüzde 25 ile Almanya, üçüncü sırada yüzde13 ile İngiltere, dördüncü sırada yüzde 3,5 ile Polonya, beşinci sırayı ise yüzde 2.6 ile İran’dan gelen turistler oluşturmuştur. Sıralama diğer ülkeler ile devam etmektedir ”
TURİZM SEZONUNDAN UMUTLUYUZ
“Manavgat Side Turizm destinasyonu dünya turizm pazarındaki payını gün geçtikçe artırıyor. Etkili tanıtım ve tesis kalitesi turistlerin tercihini önemli ölçüde etkiliyor. Bunu rezervasyon oranlarında gözlemleyebiliyoruz. Türkiye’nin bacasız sanayisi olarak değerlendirilen turizmde kapasite ve kalite olarak bel kemiği Manavgat-Side turizm destinasyonudur. Türkiye’ye gelen turistin üçte biri Antalya’ya, ilimize gelen turistin üçte biride Manavgat’a gelmektedir. Manavgat-Side turizm destsinasyonu ülke ekonomisine ciddi anlamda döviz girişi sağlamaktadır. MATSO olarak bu yıl turizm sektöründe faaliyet gösteren üyelerimiz adına oldukça umutluyuz. Bereketli bir sezon bizi bekliyor” dedi.
* Matso basın

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.15 16:45:19
Son Düzenlenme Tarihi :





Ülkemizde 2 milyon kadının sorunu!

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Taner Usta, bu nedenle erken teşhis ve tedavinin endometriozis hastalığında büyük bir önem taşıdığına dikkat çekerek, “Tanı ve tedavideki gecikmeyi önlemek için öncelikle hastalığın sinyalleri iyi tanınmalı ve zamanında hekime başvurulmalıdır. Özellikle ağrılı adet görme, ağrılı cinsel ilişki ve adet döneminde ağrılı dışkılama varsa, akla mutlaka endometriozis gelmelidir.” diyor.

Endometriozis, halk arasındaki yaygın ismiyle ‘çikolata kisti’ normalde rahmin içini kaplayan endometrium dokusuna benzer dokuların rahim dışında büyümesiyle ortaya çıkan kronik bir hastalık. Ülkemizde üreme çağındaki yaklaşık 2 milyon kadın, bir başka deyişle her 10 kadından biri, endometriozis ile mücadele ediyor. Endometriozis bazı hastalarda hiçbir belirti vermezken, bazılarında ise karın ile kasık ağrısı ve bağırsak problemleri gibi pek çok hastalıkta görülebilen belirtilerle gelişebiliyor. Ayrıca ağrılı adetin olağan bir durum olarak düşünülmesi nedeniyle hekime başvurulmakta gecikilebiliyor. Bu etkenler nedeniyle endometriozise tanı konulması 6-7 yıl gibi uzun bir süreyi alabiliyor. Teşhis ve tedavideki gecikme ise tablonun daha da ciddileşmesine neden olabiliyor. Örneğin infertilite ve böbrek kaybıyla sonuçlanması gibi! Acıbadem Altunizade Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Taner Usta, bu nedenle erken teşhis ve tedavinin endometriozis hastalığında büyük bir önem taşıdığına dikkat çekerek, “Tanı ve tedavideki gecikmeyi önlemek için öncelikle hastalığın sinyalleri iyi tanınmalı ve zamanında hekime başvurulmalıdır. Özellikle ağrılı adet görme, ağrılı cinsel ilişki ve adet döneminde ağrılı dışkılama varsa, akla mutlaka endometriozis gelmelidir.” diyor. 

 Nedeni henüz bilinmiyor 

Endometriozis hastalığının oluşum sebebi hala bilinmemekle birlikte pek çok teori öne sürülüyor. Üreme çağındaki kadınlarda rahim her ay hamilelik için hazırlanıyor ve rahmin iç tabakası kalınlaşarak embriyonun yerleşmesi için hazır hale geliyor. Hamilelik oluşmazsa bu tabaka adet kanamasıyla birlikte vücuttan atılıyor. En çok kabul gören teoriye göre; bazı durumlarda adet sırasında endometrial doku (rahmin en iç tabakasındaki bebeğin hamilelikte yerleştiği zar) peritoneal boşluğa, yani karın boşluğuna geri akıyor. Endometriozis en sık yumurtalıklar, tüpler ve rahim üzerinde oluşuyor. Nadiren de olsa bağırsaklar, mesane, eski ameliyat yeri, tırnak, meme, diyafram, göz ve burun gibi pelvik dışındaki bölgelere de yerleşebiliyor. Endometriozis lezyonlarının yol açtığı bu kistlere ‘çikolata kistleri’ deniyor. 

 Özellikle 3 belirtisi çok önemli! 

Endometriozisin en sık görülen belirtisi, adet döngülerinde artan pelvik ağrıları oluyor. Kadınlarda adet kanaması sürecinde endometrium dokusunda da kanama meydana geldiği için adet ağrısı çok daha şiddetli bir seyir izleyebiliyor. Ayrıca normalden daha ağrılı kramplar gelişebiliyor. Adet döngüsünün uzadığı durumlarda bel ve karın ağrısı da oluşabiliyor. Cinsel ilişki sırasında ve sonrasında gelişen ağrı ile adet dönemi boyunca ağrılı dışkı olması da endometriozisin diğer iki önemli belirtilerinden. Adet döneminde aşırı miktarda kanamanın yanı sıra nadiren de olsa adet döneminde yorgunluk, ishal, kabızlık, şişkinlik ya da aşırı bulantı gibi semptomlar da görülebiliyor. 

 Tanı için hastanın detaylı öyküsü şart

Endometriozis tanısında en önemli aşamayı hastanın detaylı alınan öyküsü oluşturuyor. Normal bir pelvik muayene, kist ya da skar dokusunu kolaylıkla belirleyebilse de çikolata kisti teşhisinde yeterli olmayabiliyor. Tam teşhis için sıklıkla ultrason, ihtiyaç halinde de Magnetik Rezonans gibi görüntüleme teknolojilerinden yararlanılıyor. Ultrason genellikle tanıda yeterli geliyor. Ultrason ile hastalığın ne durumda olduğu, ne kadar yaygın olduğu, komşu organlarda tutulum olup olmadığı tespit edilebiliyor. 

 Ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir

Endometriozisin zamanında teşhis ve tedavi edilmemesi durumunda ciddi sağlık sorunları gelişebiliyor. Geç teşhis edildiğinde yumurtalıkların fonksiyonelliği ve yumurta rezervleri (yumurta sayısı) olumsuz etkilenebiliyor ve bunun sonucunda infertilite (kısırlık) oluşabiliyor. Öyle ki çocuk sahibi olmakta güçlük çeken kadınların yaklaşık yüzde 40’ında endometriozis tespit ediliyor. Prof. Dr. Taner Usta, “Erken teşhis ve tedavi edildiğinde ise endometriozis sorunu yaşayan pek çok kadın çocuk sahibi olmayı başarabiliyor" diyor. Endometriozisin yol açtığı bir başka önemli sağlık problemi ise böbrek kaybı! Çünkü iyi huylu ama kötü seyirli olabilen çikolata kisti, idrar yollarına giden borucuğu daraltarak sessiz böbrek kaybına neden olabiliyor. Bunların yanı sıra derin endometriozisin bağırsağı tıkaması sonucu bağırsak tıkanıklığı tablosu gelişebiliyor. Ayrıca yapılan çalışmalar endometriotik dokuların zamanla kansere dönüşebileceğini de ortaya koyuyor. Hastalık ilerlemesine rağmen tedavi edilmezse cerrahi operasyonla yumurtalıkların ve rahmin alınması noktasına da gelinebiliyor. 

 Tedavi edilebilen bir hastalık

Endometriozis günümüzde tedavi edilebilen bir hastalık. Tedavisinde bazı durumlarda ilaç kullanımı yeterli olurken, bazen cerrahi tedavi gerekebiliyor. Hastalığın evresi, ağrının şiddeti, semptomlar ve hastanın çocuk isteği gibi etkenler tedavinin yaklaşımını belirliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Taner Usta, cerrahi yöntemin genellikle yumurtalık ve rahim gibi pelvik organlarında anatomik bir sorun oluştuğunda ya da idrar yolları veya bağırsaklar tıkandığında tercih edildiğine işaret ederek, sözlerine şöyle devam ediyor:

“Endometriozis cerrahisi tüm dünyada kapalı şekilde yapılıyor. Çoğunlukla yumurtalık dokusu ile rahmin korunduğu, yani sadece endometriotik dokuların vücuttan çıkarıldığı koruyucu yöntem tercih ediliyor. Çocuk sahibi olmak istemeyen veya tekrarlayan endometriozis cerrahisi geçiren daha ileri yaşlardaki hastalarda ise rahmin alınması ameliyatı olan histerektomi, özellikle dokuların rahimde tutunduğu hastalarda yapılabiliyor. Bazı durumlarda yumurtalıkların alınması gerekebiliyor. Cerrahi tedavide edinilen tecrübeler ve yaşanan gelişmeler sayesinde çikolata kistlerinin ameliyat sonrasında tekrar etme riski günümüzde deneyimli merkezlerde oldukça düşük oranda seyrediyor.”

 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.03.14 08:46:58
Son Düzenlenme Tarihi :