SON DAKİKA
header-ad

KEPEZLİ ALO 211'DEN MEMNUN

Kepez Halkı, Türkiye'nin İlk "ALO 211" Sağlık Hizmetinden Memnuniyetini Dile Getiriyor

Kepez Belediyesi ve Antalya İl Sağlık Müdürlüğü arasında imzalanan ve Türkiye'de bir ilk olan "ALO 211" sağlık hizmeti, geçtiğimiz yıllarda halkın beğenisine sunulmuştu. Sağlıkta devrim niteliğindeki bu hizmet, 112 ACİL servisine çağrılan vatandaşların, hastaneye ulaşımın ardından evlerine nakillerinin de sağlanmasını hedefliyor. Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü'nün gururla tanıttığı bu projenin sloganı ise "112" ile hayata "211" ile evine kavuş" olmuştu.

Yıllardır 112 ACİL servisine çağrılan hastaların hastane yolculuğunun ardından evlerine dönüşleri için zorlu süreçler yaşandığına şahit olan Kepez halkı, "ALO 211" hizmetinin hayata geçirilmesiyle birlikte büyük bir rahatlık yaşamaya başladı. 

Vatandaşlar, sağlık sorunları nedeniyle 112 ACİL servisine başvurduklarında, artık yalnızca hastaneye ulaşmakla kalmıyor, aynı zamanda evlerine dönmek için de "ALO 211" hizmetinden faydalanıyorlar. 
Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, projenin başlangıcında yaptığı açıklamada, "Kepez halkının sağlık hizmetlerine kolay ve hızlı bir şekilde erişimini sağlamak adına böyle bir projeyi hayata geçirmekten dolayı büyük mutluluk duyuyoruz. Halkımızın memnuniyeti, en büyük motivasyon kaynağımızdır." ifadelerini kullanmıştı. Gerçekten de bu projenin halkın yaşam kalitesine pozitif etkileri oldukça açık bir şekilde görülüyor.

Hastalık anlarında, acil sağlık ihtiyaçlarında ve ambulans çağrılarında Kepezliler artık daha güvende hissediyor. Çünkü sağlık hizmetiyle ilgili endişe edilecek bir nokta kalmadı; hem hastane yolculuğu hem de evlerine dönüşleri güvence altında.

"ALO 211" projesi sayesinde Kepez halkı, örnek bir sağlık hizmetinin faydalarını günlük yaşamlarında deneyimliyor. Vatandaşlar, bu önemli adımın sağladığı konfor ve güvenle, sağlık hizmetlerinin daha da iyileştirileceğine olan inançlarını dile getiriyorlar.

Bu devrim niteliğindeki hizmet, Kepez Belediyesi ve Antalya İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğinin bir örneği olarak, Türkiye'nin dört bir yanındaki diğer şehirlere de ilham kaynağı olacak gibi görünüyor. Kepez halkı, sağlık alanında gerçekleştirilen bu önemli proje sayesinde daha güvende ve daha umut dolu bir gelecek bekliyor. -ABDÜLTALİP GÜNGÖR

Kaynak : Abdültalip GÜNGÖR
Ekleme Tarihi : 2023.07.20 13:17:55
Son Düzenlenme Tarihi : 2023.07.20 13:23:00

Yorum Yap






Deri kanserindeki artış alarm veriyor

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, cilt kanserine yakalananların sayısındaki artışa dikkat çekerek, Antalya’da haftada artık 4-5 vaka gördüklerini söyledi. Prof. Dr. Ömer Özkan ise güneşin etkisine ve bağışıklık sistemindeki değişikliklere dikkat çekti.
Akdeniz Üniversitesi’..

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, cilt kanserine yakalananların sayısındaki artışa dikkat çekerek, Antalya’da haftada artık 4-5 vaka gördüklerini söyledi. Prof. Dr. Ömer Özkan ise güneşin etkisine ve bağışıklık sistemindeki değişikliklere dikkat çekti.
Akdeniz Üniversitesi’nde Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan’ın katılımıyla alanında uzman hekimlerin ve asistan hekimlerin katıldığı melanoma bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan, "BRAF+Adjuvan Melanom Tedavisinde Plastik Cerrahinin Rolü: Cerrahi Yaklaşımın Tedavideki ve Eksizyon Kriterleri" başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.

Deri kanseri sıklığı arttı
Toplantıda Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’ın yaptığı tespit dikkat çekti. Cilt kanseri sayısındaki artışa dikkat çeken Prof. Dr. Özkan, “Özellikle Antalya genelinde ben asistanken hafta bir görürken veya hiç görmezken bu vakaları şu an haftada 4-5 görüyoruz. Bunu merak ediyorum, bence deri kanseri (melanom) artışları incelenmeli" ifadelerini kullandı.

İlk şüpheli güneş etkisi
Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan ise artışta güneşin etkisine dikkat çekti. Prof. Dr. Özkan, “Bunda ozon tabakasının incelmesi ile insanların güneşten gelen UV ışınlarından daha fazla etkilendiği düşünülmektedir. Güneş ışığına maruz kalma deri kanseri oluşumunda en önemli sebeplerdendir. Yine bu nedenle deri kanseri en sık olarak baş, boyun, kollar gibi en fazla güneş gören bölgelerde gelişir. Açık tenliler, kolay çillenme olanlar, çok fazla sayıda nevüsü (beni) olanlar, nevüs boyut ve şeklinde değişiklik olanlar, ailesinde deri kanseri bulunanlar, çok fazla güneş ışığına maruz kalanlar,
iyileşmeyen yarası olan hastalar, radyoaktif ışın tedavisi alanlar daha çok risk taşımaktadır” dedi.

"İmmün sistemi değişmesi etkili olabilir"
Ancak vücutta güneş olmayan birçok yerde de melanomun göründüğünü söyleyen Prof. Dr. Ömer Özkan, “Bu tespit de güneşe bağlamaktan ziyade daha çok immün (bağışıklık) sistemiyle ilgili bir şey gibi geliyor. Yediğimiz, içtiğimiz, yaşantımız immün sistemimizi etkiliyor. Artışta insanların immün sistemindeki değişiklik de etkili olabilir. Bildiğimiz mikrobiyal bir hastalık değil ama bakteri, virüs gibi anında kendisini değiştirebiliyor bence” ifadelerini kullandı.

Ciltteki değişikliğe dikkat
Deri kanserlerinin çok geniş bir spektrumda karşımıza çıkabildiklerini söyleyen Özkan, “Vücutta oluşan farklı lezyonlardan da kanser açısından şüphelenilmesi gerekmektedir. Bunlar pembe renkli küçük bir kitle şeklinde veya çukur şeklinde, beyaz renkli, üzeri pullu veya kabuklu biçimde, iyileşmeyen yara biçiminde de ortaya çıkabilmektedirler. Deride sonradan oluşan bu tür farklı lezyonların değerlendirilmesi gerekir. Daha önceden var olan bir nevüste ise sonradan ortaya çıkan büyüme, asimetri, kenar düzensizliği, renginde, kıllanmasında farklılık, kanama ve kaşıntı, kızarıklık ve kabuklanma dikkatten kaçmamalı ve kanserleşme açısından değerlendirilmelidir. Bu değişikliklerin olması benlerin cerrahi olarak çıkarılıp patolojide incelenmesi için sebep olarak kabul edilir” ifadelerini kullandı.

Erken teşhisin önemi
Bazal hücreli kanser (BCC), skuamöz hücreli kanser (SCC), malign melanoma (MM) ismiyle üç tipi olduğunu söyleyen Özkan, “BCC; en sık olarak görülen deri kanseri tipidir. İlerlemesi yavaştır, yıllar sürebilir, lokal olarak etrafındaki dokuya yayılır, metastaz yapmaz. SCC; sık rastlanan diğer bir deri kanseri tipidir. Dudaklar, yüz ve kulaklarda sık rastlanır. Hem etrafındaki dokulara doğru lokal olarak ilerleyerek hem de lenf bezleri yolu ile uzak organlara kadar yayılabilir. Erken teşhis önemlidir. Erken teşhis ile tamamen tedavi edilmesi mümkün iken tedavi edilmediğinde hayatı tehdit eder. MM; daha nadir görülen ancak deri kanserleri arasında en tehlikeli tiptir. Erken teşhis çok önemlidir, sadece erken evrede tespit edilirse tam olarak tedavi edilebilir. Bu sebeple vücutta MM şüphesi olan lezyonların gecikmeden biyopsi alınarak değerlendirilmesi önerilmektedir” şeklinde konuştu.

Tedavi yöntemleri
Güncel tedavi seçenekleri arasında cerrahi, kemoterapi, radyoterapi ve immünoterapinin yer aldığını söyleyen Özkan, “Tedavi cerrahi işlemle kanserin vücuttan uzaklaştırılmasıdır. Tedavinin kapsamı kanserin yerine, büyüklüğüne ve başka organlara yayılım olup olmamasına göre değişmektedir. Eğer küçük bir lezyon ise lokal anestezi ile sadece lezyonun çıkarılması yeterlidir. Eğer yayılım varsa daha geniş olarak lezyonun bulunduğu alanın çıkarılması, bazen kalan boşluğu doldurmak için doku nakli yapılması, radyoterapi ya da kemoterapotik ilaçlarla antikanser tedavisi gerekebilmektedir” şeklinde konuştu.
Toplantıda Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Karaca "BRAF+ Adjuvan Melanom Hastalarında Tafinlar+Mekinist Tedavisi" başlıklı, Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Akman "BRAF+ Adjuvan Melanom Tedavisinde Dermatolojinin Rolü: Dermatolojik Muayene ve Ben Taramasının Önemi" başlıklı sunumlar gerçekleştirdi. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Karaca, “Malign melanom ülkemizde ve dünyada görülme insidansı artan kanserler içerisinde yer almakta olup, bu agresif seyirli cilt kanserine erken dönemde yakalanan hastalarda 5 yıllık sağkalım sonuçları oldukça yüz güldürücüdür. O yüzden kişiler ciltlerinde meydana gelen her türlü değişiklikte vakit kaybetmeden dermatoloji ve plastik cerrahi polikliniklerine başvurmaları gerekmektedir. Malign melanom isimli agresif seyirli cilt
kanseri çok hızlı yayılan bir cilt kanseri olmasına rağmen önce 2010 yılında akıllı hedefe yönelik tedavilerin daha sonra 2015 yılında immunoterapi tedavilerinin ortaya çıkmasıyla birlikte bu ilaçlar bu kanser türünde çok aktif bir şekilde kullanılmakta, hastalarımız açısından da yüz güldürücü sonuçlar alınmaktadır” dedi.
Akdeniz Üniversitesi bünyesinde yer alan onkoloji merkezinde Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’ın kanser tedavisine verdiği önem neticesinde kurulan onkoloji genetik inceleme laboratuvarında malign melanom hastalarının önce genetik olarak ayrıntılı incelemesi yapılıp (NGS yöntemi ile), ardından uygun olan hastalara akıllı hedefe yönelik ilaç ya da immunoterapi ilaçları verildiğini söyleyen Karaca, “Merkezimizde de bu ilaçlar uzun zamandır uygulanmakta olup, yapılan başarılı nakiller ile organ naklinde dünyada sayılı merkezler arasında gösterilen üniversitemiz kanser hücrelerinin ayrıntılı genetik incelenmesine yönelik yapılan yatırımlar ile baş döndürücü gelişmelerin yaşandığı onkoloji alanında da en yeni tedavilerin uygulandığı sayılı merkezler arasında yer edinmiştir” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.14 10:58:53
Son Düzenlenme Tarihi :





Red Bull Back Line’da elemeler 3-4 Haziran’da Antalya'da

Kültür sanat ve spor alanında düzenlediği global etkinliklerle hayatın her alanında çığır açmaya devam eden Red Bull’un yeni projesi Red Bull Back Line, voleybolun kurallarını yeniden belirliyor. Her sette kazanan takımın sahasının 1 metre daralacağı Red Bull Back Line’a ön kayıtlar 17 Haziran tarihinde başlıyor.

 

Red Bull Back Line için geri sayım başladı. Voleybolu sokaklara taşımayı amaçlayan ve değişen kurallarla son dönemin gözde sporu voleybola yeni bir soluk getirecek Red Bull Back Line’a ön kayıtlar 17 Haziran’da başlıyor. 

 

Red Bull Back Line’da elemeler 3-4 Haziran’da Antalya, 8-9 Temmuz’da İzmir, 16 Temmuz’da Ankara ve 21-22 Temmuz’da İstanbul’da gerçekleşecek. Etkinlik, 23 Temmuz’da yine İstanbul’da organize edilecek final etabıyla sona erecek. Red Bull Back Line’ın Antalya etabına yalnızca etkinlik alanında ön kayıt yapılabilecek, diğer etaplar için ise ön kayıtlar 17 Haziran’dan itibaren https://www.redbull.com/tr-tr/events‘ten gerçekleştirilebilecek.

 

Voleybolun kuralları baştan yazılıyor

Red Bull Back Line voleybolu sokağa taşımayı amaçlarken aynı zamanda kuralları da daha eğlenceli hale getiriyor. Turnuva kapsamında set kazanan takımın sahası 1 metre daralıyor. Böylelikle seti kazanan ekip skor avantajının yanında daha küçük sahada oynama avantajı elde ediyor. 

 

Turnuvada, 4 ana ve 1 yedek oyuncudan oluşan takımlar elemelerde 11 puanlık 3 set üzerinden,  çeyrek finaller itibariyle ise 5 set üzerinden mücadele edecekler.  Karşılaşmalarda her iki takımın da sahada en az 1 kadın ve 1 erkek oyuncu bulundurması gerekecek. -redbull


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.29 14:21:27
Son Düzenlenme Tarihi :