SON DAKİKA

logo

Adana HÜDA-PAR İl Başkanı Salih Demir’e bıçaklı saldırı

Adana HÜDA-PAR İl Başkanı Salih Demir parti binası önünde bıçaklandı.

Durumu ağır olan Demir’in yanında bulunan başka bir partili de bıçak darbeleriyle yara aldı. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar hastaneye kaldırıldı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.22 22:16:50
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Halk Ekmek fabrikası açmak tek çözüm mü ?

Ne yazık ki ekmek yerel siyasetçinin bir numaralı gündemi oldu. Büyükşehir Belediyesi halk ekmek fabrikası açmak için kolları sıvarken, Elmalı Belediyesi yönetiminin de gündeminde halk ekmek fabrikası bulunuyor. Peki olaya fırıncılar ve bakkallar açısından bakılıyor mu ? Fırınlardan doğrudan temin yoluyla ekmek alınması neden düşünülmüyor ? Böyle bir durumda kafadan Büyükşehirin ayda 20 bin lira az ödemesi mümkünken, ihtiyaç sahiplerine ekmeğin bedava verilmesi düşüncesi neden değerlendirilmiyor?

    Siyasetçinin deyimiyle halk ekmek fabrikası kurarak zararına vatandaşa ucuz ekmek satmanın artık  yerel siyasetçinin bir seçim aracı olduğunu düşünüyorum. Evet, dar gelirli vatandaşın en önemli giderlerinden biri ekmek. Hele hele bazı evlere günde 5-10 ekmeğin girdiğini düşünürseniz, bir ailenin günlük Antalya merkezde ekmeğe ödediği paranın tutarı 15-30 lira arasında değişiyor. Bu rakamları 30’la çarparsanız ortaya da astronomik bir rakam çıkıyor, bu gerçek..
    Ama....
    Olaya birde fırıncılar açısından bakmak lazım.. Bu açıdan da sağlıklı bir değerlendirme yapmak gerekli. Sonuçta, fırıncı daha az ekmek üretmek zorunda kalacak. Bu da maliyeti dolaylı da olsa arttıracak. Belediyelerin halk ekmek fabrikası kurmasından sadece fırıncılar etkilenmeyecek, yok olma tehditi ile karşı karşıya olan, sayıları her geçen gün daha da azalan bakkalların da en önemli satış kalemini oluşturan ekmek satışları azalacak.
    Bu işin, yani ekmek fabrikası kurmanın bir maliyeti var. Mesela büyükşehir Belediyesi’nin kuracağı ekmek fabrikası için 1000 metrekarelik bir yere  aylık 20 bin lira kira ödemesi sözkonusu. 
    Aylık 20 bin lira para az bir para değil.  Büyükşehir kendisine ait bir arsaya  1000 metrekare kapalı alan yaptırsa daha kazançlı olmaz mı ? bu da ayrı bir konu...
    Yani, fırın ya da siyasetçinin ifadesiyle halk ekmek fabrikası kurmak için araç-ekipmana ihtiyaç  var. Bunlar içinde ciddi bir para harcanması gerekiyor. Yeni büfeler yapılacak, maliyet. İşin dağıtım maliyeti var. Elektrik parası var, unu var...
    İşçiliği saymıyorum çünkü belediyelerin fırın ya da halk ekmek fabrikası kurmalarının tek güzel yanı, istihdam yaratması.
    Belediyeler fırın ya da halk ekmek fabrikaları kurana kadar, fırınlardan ekmek alsa ve bunları ihtiyaç sahiplerine ucuza değil, bedavaya verse  daha uygun olmaz mı ? 
    İhaleye de gerek olduğunu sanmıyorum, doğrudan temin yoluyla da alabilirsin. 15 günlük, ya da 1 aylık periyodikler halinde bu alım ihaleleri tekrarlanırsa, fırıncıda artan fiyatlardan etkilenmez. Şu anda fırında ekmek fiyatı 3 TL ise, maliyetinin çok az üzerine bir rakamla ürettiği ekmeği verecek fırıncı mutlaka çıkar. Kaldı ki, daha fazla ekmek üretmek demek maliyetinde az da olsa aşağıya çekilmesi demektir, bu da fırıncının işine gelir.
    Bu konuda bin düşünüp, bir karar vermek en doğrusudur. Madalyonun sadece bir yüzüne bakmamak gerekli. * Erkin ÖZGÜNSÜR

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.02.02 08:09:24
Son Düzenlenme Tarihi :





İNFLUENZANIN BAŞLICA 10 BELİRTİSİNE DİKKAT!

İnfluenza kış mevsiminde kendini sıkça gösteriyor. Zaman içinde influenzaya sebep olan influenza A ve B türlerinde meydana gelen yapısal değişikliklerden dolayı, her yıl insan vücudu yeni bir virüsle karşılaşıyormuş gibi tekrar gribe yakalanabiliyor.

 İnfluenza virüsleri, insanlarda ve hayvanlarda bulaşıcı hastalıklara neden olabiliyor. Sebep olduğu grip hastalığı ile hem mevsimsel salgınlara hem de pandemilere yol açabiliyor. İnfluenzanın önemli bir solunum yolu enfeksiyonu olduğunun unutulmaması gerekiyor. Memorial Antalya Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. İsmail Önder Uysal, influenza hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı.

 

Kapalı alanlarda kolayca yayılıyor

İnfluenza hastaların hapşırma, öksürme, hatta konuşması sırasında saçılan damlacıklarda bulunan virüslerin diğer kişilerin solunum yollarına tutunması ile bulaşmaya neden olur. Bu virüsler özellikle düşük ısı ve nemde yaşamlarını sürdürebildiklerinden dolayı daha çok Aralık ve Nisan ayları arasında enfeksiyonlar görülmektedir. Enfeksiyonun yayılımından sorumlu damlacıklar havada birkaç saat kalabilir. Bundan dolayı özellikle okul, yurt, iş yeri gibi kapalı alanlarda ve toplu taşımalarda gribin yayılımı daha kolay olmaktadır. Hasta kişilerin virüsü kapı kolu, telefon, klavye gibi yerlere bulaştırması veya tokalaşma ile buradan insanların virüsü alarak elini ağzına, gözüne, burnuna temas etmesi sonucu virüs kolaylıkla yayılabilmektedir.  

 

İnfluenza belirtileri şu şekildedir;

  1. 1-4 günlük kuluçka döneminden sonra diğer belirtilerle aynı anda başlayan yüksek ateş (38-41°C) 
  2. Üşüme
  3. Titreme
  4. Baş ağrısI
  5. Kas-eklem ağrıları
  6. Halsizlik
  7. Yorgunluk
  8. Boğaz ağrısı
  9. Kuru öksürük
  10. Burun akıntısı 

Yaşamı tehdit edebiliyor

Çoğu kişi herhangi bir tıbbi tedaviye gerek kalmadan kendiliğinden 1 hafta içinde iyileşir. Ancak 2 yaşın altındaki bebeklerde ve 65 yaşın üzerinde kronik kalp, akciğer, böbrek, karaciğer, diyabet veya bağışıklık yetmezliği olanlarda enfeksiyon akciğerlere inebilir ve bronşit, zatürre gibi alt solunum yolu enfeksiyonlarına dönebilir. Bu gibi durumlarda bulaşıcılık daha ağır seyredebilir ve hatta yaşamı tehdit edebilir.

 

İnfluenza ve nezle arasındaki farkları bilmek önemli

Grip (influenza) ve nezle birbiri ile sık karıştırılan iki hastalıktır. Her iki hastalık farklı virüslerle meydana gelmektedir. Nezleye sebep olan birçok farklı virüs bulunmaktadır. Bu yüzden bir kişi yılda birkaç kere nezleye yakalanabilmektedir. Nezlede sadece üst solunum yolları etkilenirken, gripte hem üst solunum yolları hem de akciğerler etkilenebilmektedir. Ayrıca grip nezleye göre bazen çok daha şiddetli seyretmektedir. Aralarındaki en büyük fark influenzada ateşin daha sık, nezlede ise daha seyrek görülmesidir. Ayrıca influenzada genellikle baş ağrısı, halsizlik, yorgunluk, kuru öksürük görülürken nezlede ise burun tıkanıklığı ve hapşırığa daha sık rastlanmaktadır. 

 

Gereksiz yere antibiyotik kullanmayın 

İnfluenza viral bir infeksiyon olduğu için, antibiyotiklerin virüse herhangi bir etkisi olmaz. Gereksiz yere antibiyotiklerin gripte kullanılması sadece bakterilerde direnç gelişmesine ve bakteriyel enfeksiyonlarda tedavinin gecikmesine neden olur. Antibiyotikler sadece, griple beraber başka enfeksiyonlar (zatüre, bronşit, sinüzit) gelişirse doktor önerisi ile kullanılmalıdır. İnfluenza tedavisinde çeşitli antiviral ilaçlar da bulunmaktadır. Bunlar kişilerin yaş grubuna, kronik bir hastalığı bulunup bulunmamasına, enfeksiyonun şiddetine göre doktor önerisi ile kullanılmalıdır. Tedavinin en önemli kısmı bağışıklık sisteminin güçlendirilmesidir.

 

Bağışıklığı güçlendirmek için yapılması gerekenler

  • İstirahat etmek
  • Bol sıvı tüketmek (su, evde hazırlanmış doğal meyve suları, çorbalar, bitki çayları)
  • C ve D vitamini takviyesi yapmak
  • Ateş yüksek ise ateş düşürücü kullanmak 


Pandemi sürecindeki gibi kendinizi koruyun

İnfluenza el teması ile sıklıkla bulaştığından ellerin sık yıkanması ya da el dezenfektanı kullanılması önemlidir. Hasta kişilerle mümkün olduğu kadar el sıkışmamak gerekir. Ayrıca burun akıntısının çok yoğun olduğu dönemde hasta, kalabalık yerlerden uzak kalmalı veya maske takmalıdır. Bunun yanı sıra hasta, hapşırma sırasında mutlaka ağzını ve burnunu kapatarak virüs saçılmasını engellemelidir. Hastanın havlu, bardak gibi kişisel malzemeleri ortak kullanılmamalıdır. Yine kış aylarında kapalı ortamlarda uzun süre kalınmaması da korunmada yararlı olmaktadır. Ayrıca önemli bir korunma yolu aşılanmaktır.

 

İnfluenza aşısı bu risk gruplarına özellikle öneriliyor

  • 50 yaş ve üzeri kişiler
  • 6 ay-59 ay arası sağlıklı tüm çocuklar
  • Gebeler (gebeliğin ilk 3 ayı hariç)
  • Kronik bir hastalığı olanlar (kronik akciğer hastalığı, kalp hastalığı, diyabet, böbrek yetmezliği, hemoglobinopati ve immün yetmezliği olanlar) 
  • Yüksek risk grubundaki kişilerle aynı evde yaşayanlar ve onların bakımından sorumlu kişiler 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.01.23 09:50:17
Son Düzenlenme Tarihi :