SON DAKİKA
header-ad

Şiddetli rüzgarın da etkisiyle deniz yatağıyla 1,5 kilometre sürüklendi

Antalya’nın Manavgat ilçesinde yattığı deniz yatağı rüzgârın etkisiyle 1-1,5 kilometre açılan kimliği belirsiz genci, su sporları görevlileri jet ski ile kurtardı.
Olay, Sorgun-Boğaz mevkiinde meyana geldi. Edinilen bilgiye göre, devriye görevi yapan Manavgat Belediyesi Zabıta ekibinin yanına ..

Antalya’nın Manavgat ilçesinde yattığı deniz yatağı rüzgârın etkisiyle 1-1,5 kilometre açılan kimliği belirsiz genci, su sporları görevlileri jet ski ile kurtardı.
Olay, Sorgun-Boğaz mevkiinde meyana geldi. Edinilen bilgiye göre, devriye görevi yapan Manavgat Belediyesi Zabıta ekibinin yanına gelen bir genç, arkadaşının deniz yatağının üzerinde açılarak gözden kaybolduğunu, uyumuş olabileceğini belirterek yardım istedi.
Rüzgarın etkisiyle açılan ve gözle görülmeyen gencin bulunması için zabıta görevlisi ilk olarak Sahil Güvenlik Komutanlığını arayarak yardım isterken, Sahil Güvenlik ekiplerinin geç kalma ihtimali üzerine yakında bulunan su sporları merkezinden yardım istedi. Su sporları merkezinden 2 jet ski ile çıkan görevliler, 1-1,5 kilometre açıkta deniz yatağının üzerinde rüzgara kapılan genci bularak sahile çıkardı. Jet skiden inen ve elinde deniz yatağı bulunan genç, kendisini kurtaranlara teşekkür bile etmeksizin arkadaşıyla birlikte olay yerinden ayrıldı.

Rüzgarlı havada açılmak çok tehlikeli
Rüzgarlı havalarda gerek yüzerek gerekse deniz yatağıyla açılmanın tehlikeli olduğuna dikkat çeken Su Sporları Merkezi çalışanlarından Berkay Hasan Demiroğlu, “Zabıta gelip denizde bir kişinin olduğunu söyleyince Akif amcam ve Mustafa ağabey ayrı ayrı jet skilerle aramaya çıktı. Sanırım 1,5 kilometre ileride genci bulup buraya getirdiler. Şahıs, bir teşekkür bile etmeksizin arkasını dönüp gitti” diye konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.25 14:22:33
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Aziz Çetin, "Kazandığınız kupanın yaşadığınız şehir gibi kokması lazım"

Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ANTTALKS etkinliğine katılarak “Hiç bir başarı tesadüf değildir” konulu bir konuşma gerçekleştiren Antalyaspor başkanı Aziz Çetin, üzerinde ağır bir sorumluluğun bulunduğunu belirterek çocukluğundan beri tribünde olduğunu ve ilk hatırladığı deplasmanın Denizli deplasmanı olduğunu kaydetti.

Gittiği ilk deplasmanda Antalyaspor’un mağlup olduğunu anlatan Aziz Çetin, deplasman dönüşünde araçların camlarının kırıldığını ve kırılmış camlara poşet çekerek Denizli’den dönebildiklerini söyledi.

Antalyaspor’un sahibinin Antalya’nın gerçek çocukları olması gerektiğine inandığını ve Antalyaspor başkanı olmadan önce bu konuda çeşitli dernek çalışmaları yaptıklarını kaydeden Çetin, Antalyaspor başkanı olarak çocukluk hayalini gerçekleştirdiğini ve bunu başarı olarak nitelendirdiğini ancak asıl başarının Antalyaspor’un sürekli başarılı olması olduğunu söyledi. Başkan Çetin, “Asıl başarı, şehrin sokakların kırmızı beyaza boyanmasıdır. Şehrin çocuklarının hepsinin Antalyaspor’u desteklemesidir. Kalbinin Antalyaspor ile beraber atmasıdır” dedi.

Çocuklarını Antalyasporlu olarak yetiştirmeye çalıştığını söyleyen Aziz Çetin, “Örneğin aynı saatte Galatasaray ya da Fenerbahçe’nin x bir takımla maçı olsa ve iki tane anadolu takımının maçı olsa, Digitürk’te biliyorsunuz iki farklı kanalda maç olur, çocuklarım onu görmesin diye benim evimde iki anadolu takımının maçı seyredilir. Çünkü çocuklarım ondan etkilenmemeli. Bir kupa kazanıyorsunuz, kazandığınız kupanın yaşadığınız şehir gibi kokması lazım. En büyük hedefim, şehrimizin çocuklarının Antalyasporlu olması. Biz Muhittin Böcek başkanım ile birlitke bununla ilgili projeler yürütüyoruz. Nuri Şahin hocamla ve yönetimimizle okulları ziyaret ediyoruz. Köy okullarına yaptığımız Antalyaspor kütüphaneleri ve Antalyaspor’un görsellerini her yerde artırmaya çalışarak şehrin çocuklarına dokunmaya çalışıyoruz.” Diye konuştu.

Çocukluğunda Muratpaşa eski halinin arkasında bir gecekonduda oturduğunu anlatan Antalyaspor başkanı Aziz Çetin, o dönemde babasının ısrarı üzerine Antalya Koleji’nde voleybol oynadığı için burslu olarak okudunu kaydetti. Okuduğu dönemde 105 kişinin mezun olduğunu ve bu 105 kişiden 90’ının maddi durumu iyi ailelerin çocukları olduğunu belirten Çetin, “Çevreniz genişliyor. Akşam eve gidiyorsunuz, Şarampolün arka tarafında gecekondudasınız, okula gittiğinizde ise farklı bir çevreniz var. Bu bence kişisel gelişim anlamında çok önemli. Halâ daha öyleyim. Çevrem çok geniş, akşam iş adamlarıyla beraberim, gündüz ise tribünden insanlarla beraberim. Bu şehre dokunmayı kolaylaştırıyor.

Aldığı en cesur kararın Nuri Şahin’i göreve getirmek olduğunu kaydeden Antalyaspor Başkanı Aziz Çetin, “Takımın o dönemki en iyi oyuncusuna futbolu bıraktırıp takımın başına geçirmek, yönetim kurulumuz ile birlikte verdiğimiz cesur bir karardır. Verdiğimiz bu cesur karardan sonra dünyada takip edilen bir takım haline geldik. Verdiğimiz kararlarla, yaptığımız projelerle... Yönetim kurulumuz ile birlikte Antalyaspor’a bakışımız, bu kulübün sadece bir futbol takımı veya spor takımlarından ibaret olmadığı şeklinde. Antalyaspor, Antalya’nın en büyük sivil toplum örgütüdür. Taraftar gruplarımız da buna katkı sağlıyorlar. Kumluca’da sel mi oldu, oraya yardıma ilk Antalyaspor gider. Manavgat’ta yangın mı oldu, Antalyaspor Manavgat forması çıkarır. Antalyaspor, Antalya’nın sevinçli gününde de yanındadır, üzüntülü gününde de Antalya’yı teselli eden bir parçadır.” Diye konuştu.

 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.01.10 18:29:24
Son Düzenlenme Tarihi :





Kadavradan Böbrek Nakliyle Sağlığına Kavuştu

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde kadavradan böbrek nakli yapılan emekli Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Muharrem Yeğenoğlu, 10 yıl süren bekleyişin ardından sağlığına kavuştu. Yeğenoğlu, “Bu Allah’ın bir lütfu. Herkese organ bağışında bulunmalarını tavsiye ediyorum” sözleriyle yaşadığı mutluluğu paylaştı.

Afyonkarahisar’ın Şuhut ilçesinde yaşayan 67 yaşındaki emekli Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Muharrem Yeğenoğlu, 10 yıldır mücadele ettiği böbrek yetmezliği hastalığından, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Merkezi’nde gerçekleştirilen nakil ile kurtuldu. Yaklaşık 9 yıldır organ nakli bekleme listesinde bulunan Yeğenoğlu’na, Ramazan Bayramı öncesinde uygun kadavradan böbrek bulundu. Başarılı geçen operasyonun ardından sağlığına kavuşan Yeğenoğlu, Ramazan Bayramı öncesi gelen nakille bayram sevincini ikiye katladı.

10 YILDIR NAKİL BEKLİYORDUM

Organ nakli sürecini paylaşan emekli öğretmen Muharrem Yeğenoğlu, “Kadavradan nakil oldum ve şu anda taburcu oldum. Sıhhat sağlığım iyi. Bu sıhhat sağlığımın iyiliğinde emeği geçen bütün hocalarıma teşekkür ediyorum. Ben 10 yıldır nakil bekliyordum, diyalize giriyordum, diyaliz kolay bir şey değil. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeniyim. İmam Hatip'te meslek dersi öğretmeni olarak geçiyor. Şimdi, ben önce böbreğini bana veren kardeşimin ahirete intikal ettiğini biliyorum. O aileye büyük bir sabır diliyorum. İnşallah böbreğini veren kardeşim de ahirette bunun sevabını bol bol alacak inşallah. Çünkü bir cana can kattı. Hayatta en güzel şey bu.” dedi.

ORGAN NAKLİ CAİZ

Organ naklinin caiz olduğunun altını çizen Yeğenoğlu, “Organ nakli yapılıyor, caiz. Çünkü insan vefat ettiği zaman ruh Allah'a gidiyor. Beden çürüyor toprakta. Onun için insanlarımız biraz korku içerisindeler. Hiç korkuya gerek yok. Rahat rahat organlarını bağışlayabilirler. Vatandaş zannediyor ki organlarımı ölmeden alıyorlar. Hayır, öyle bir şey yok. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra bütün doktorlarımız bunun üzerinde duruyorlar. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra artık organ nakli yapılıyor. Kadavra bu şekilde yapılıyor. Onun için korkuya gerek yok.” diye konuştu.

YENİDEN DOĞDUM

Nakil sonrası adeta yeniden doğduğuna vurgu yapan Yeğenoğlu, “Bir cana can katmak kadar hayatta en sevimli olan nedir ki acaba? Değil mi? Bir insana en büyük iyiliklerin iyiliği yani. Ben bundan dolayı kardeşlerime, ülkemizdeki bütün vatandaşlara hiç çekinmeden, rahatlıkla diğer bir sıkıntıda olan kardeşlerine yardım edebilmeleri için organ bağışında bulunmalarını tavsiye ediyorum. Çünkü biz 10 yıldır böbrek bekliyorduk. Şimdi ben yeniden doğdum. Yeniden bir hayata kavuştum. Dünyada en büyük iyilik bu. Çekinmeden kardeşlerimiz rahatlıkla organ nakli yapabilirler. Zaten hocalarımız bunu televizyonlarda anlatıyorlar. Diyanet İşleri Başkanlığı hutbelerinde, vaazlarında organ bağışının caiz olduğunu ve iyi bir şey olduğunu, cana can kattığını, yeniden bir hayata kavuşturduklarını kürsülerde söylüyorlar. Vatandaşımızı bilgilendirmeye çalışıyorlar.” dedi.

YAŞANTIM SINIRLIYDI

Organ nakli öncesinde yaşantısının sınırlı olduğunu söyleyen Yeğenoğlu, ”Yaşantımız sınırlıydı. Ama şimdi biraz daha rahatlayacağız. Çok diyet yapıyordum, yemem içmem azdı. Tuzsuz yiyorduk. Şimdi daha rahat hareket edeceğim. İnsanlarla daha iyi bir diyalog kuracağım. İç içe olacağız. Bu şekilde dediğim gibi ikinci bir hayatım olmaya başladı. Çok memnunum, çok huzurluyum. Allah razı olsun hepinizden.” şeklinde konuştu.

BÜYÜK BİR BAYRAM HEDİYESİ OLDU

Bağışlanan böbreğin kendisi için büyük bir bayram hediyesi olduğuna değinen Yeğenoğlu, “Ben diyorum ki bu Allah'ın bir lütfu. Allah'ın bana verdiği bir lütuf, bereket. Onun için bütün kardeşlerime organ naklinde bulunmalarını tavsiye ediyorum. Bundan büyük mutluluk olmaz diyorum. Korkmasınlar. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra hocalarımız karar veriyor. Öyle halkın anlattığı efsanelere bakmayalım. Gerçekten bu benim için büyük bir bayram hediyesi oldu. Şimdi böbreği bana nasip olan kardeşimi bilmiyorum, görmedim, tanımadım ama bana bir hayat verdi. Bundan daha büyük sevap olur mu? Onun için insanlarımız dünyada sevap kazanmak istiyorsa, kendisinden sonraki insanlara faydalı olmak ve onun da sevabını kazanmak istiyorlarsa lütfen organlarını bağışlasınlar." ifadelerini kullandı. 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.03.20 23:03:46
Son Düzenlenme Tarihi :