SON DAKİKA

Boşaltılan iş yerindeki kaynak çalışması yangın çıkardı

Antalya’da boşaltılan bir iş yerinde yapılan kaynak çalışmalarından çıkan kıvılcım işyerinin çatısında yangına neden oldu. İşyerine yakın yerdeki evlerde yaşayan vatandaşlara korku yaşatan yangın, itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü.
Yangın öğle saatlerinde Kepez ilçesi Kültür Mahallesi 380..

Antalya’da boşaltılan bir iş yerinde yapılan kaynak çalışmalarından çıkan kıvılcım işyerinin çatısında yangına neden oldu. İşyerine yakın yerdeki evlerde yaşayan vatandaşlara korku yaşatan yangın, itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü.
Yangın öğle saatlerinde Kepez ilçesi Kültür Mahallesi 3809 Sokak üzerinde kullanılmayan bir iş yerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, boşaltılan iş yerinde yapılan kaynak çalışmaları sırasında bir anda çatı kısmında yangın çıktı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi ve polis sevk edildi. Çalışanların müdahalesiyle söndürülemeyen yangın, itfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesi sonucu söndürüldü.
İşyeri çevresindeki vatandaşlar ise yangın söndürme çalışmalarını tedirginlikle izledi.
Yangının kaynak çalışmaları sırasında çıkan kıvılcımdan olduğu belirtildi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.13 15:48:09
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Kepez’de tek eksik !

Kepez’in ilk belediye başkanı İsa Akdemir, makama gelip koltuğuna oturduğu o ilk gününde de oradaydım, 1999 seçimlerinde Mehmet Atay’a koltuğunu devrettiği günde. Daha sonra Erdal Öner’li günler başladı Kepez’de. Ramazanın bir gecesi Laura Alışveriş Merkezi’nin karşısındaki bir tatlıcıda Belediye Başkanı Erdal Öner’le buluşurken, aramızdaki yanlış anlaşılmaları ortadan kaldıracak konuşmalara şahit olan bir kişi daha vardı masada, bugün AESOB Başkanı olan o dönemde Kepez Meclis Üyesi Adlıhan Dere.

    Yani Erdal Öner döneminde de Kepez yakın takibimdeydi. 
    Bildiğiniz gibi 2009 yılında Kepez’de Hakan Tütüncü dönemi başlarken, gecekondu denince akla gelen  yer olan Kepez’de dört belediye başkanı dönemindeki değişikliği de yakından izleme ve yaşama imkanı da buldum.
    Kepez’in makus talihi İsa Akdemir’le değişmeye başlamış, Mehmet Atay ve  Erdal Öner döneminde de değişim tüm hızıyla sürmüştür. Üç dönemdir Kepez’de Hakan Tütüncü’nün hizmet rüzgarı esiyor ve bir zamanlar Antalya’nın arka bahçesi olan Kepez bugün artık şehrin vitrini olarak gösteriliyor.
    Bir zamanların gecekondu bölgesi Kepez bugün onlarca temalı park, onlarca kütüphane, kültür, sanat ve kongre merkezleri, çok amaçlı semt evleri, hastanesi, kreşleri ile Türkiye’nin en fazla yatırım ve hizmet yapılan ilçelerinden olmuştur.
    Kepez; özellikle DokumaPark ile sadece Kepez’in değil Antalya’nın akciğerlerinden biri olmuştur.. Beton yığınlarının arasında yeşil alan olmakla kalmayan DokumaPark, aynı zamanda müzeleri barındıran bir kompleks, bir sanat galerisi, kütüphane, similasyon merkezi, botanik park, bilim merkezi ile şehrin  önemli bir çekim merkezi de olmuştur.
    Peki bunca yatırım ve hizmete rağmen Kepez’in hiç mi eksiği yoktu ?
    Olmaz  mı ? Bir eksiklik vardı, hem de  oldukça önemli bir eksiklik. 
    Antalya turizm merkezi. Yerli ve yabancı turistler yılın 12 ayı ilimize geliyor, tatil yapıyor. Türkiye geneline baktığımız zaman turizmdeki en büyük pasta dilimi Antalya’ya ait.   
    İşte Kepez’in en büyük eksiliği turizm pastasından hak ettiği payı almaması. Bir başka ifade ile Kepez’in 3 T’den sadece ikisine, tarım ve ticarete sahip olması.
    Dün çok önemli bir proje için BAKA adına Antalya Valisi Ersin Yazıcı ile Kepez Belediyesi adına Başkan Hakan Tütüncü tarafından  bir protokol imzalandı. Sözkonusu protokolla, Kepez sınırları içinde 2 bin 200 yıllık bir geçmişe sahip bulunan Lyrboton Kome antik şehrine BAKA’dan sağlanacak destekle alternatif bir turizm destinasyonu için çalışma yapılacak.
    Şimdi diyeceksiniz, deniz, güneş sahilde güneşlenmek varken, Aspendos, Perge gibi dünya tarafından tanınan antik kentler dururken, çarşı içine turisti getiremezken yerli ya da yabancı turist Kepez’in Varsak Mahallesi’nde bulunan bu antik şehre gelir mi ?
    Kaç yıl oldu hatırlamıyorum ama Hakan Tütüncü, birara hizmetlerini tanıtmak için geziler düzenliyordu. Bu gezilerden biri gazeteciler için yapıldı ve ben o gün Lyrboton Antik kenti’nden haberdar oldum, bu tarihi yerin özelliğini o gün belediye başkanının ağzından öğrendim ve bugün gelinen noktada  da Tütüncü’nün o gün düşündüklerini bugün hayata geçirilmesi için çok büyük bir adımı attığını anladım.
    Lyrboton Kome; Roma döneminde Perge Antik kentinin  zeytinyağı üretim merkezi. BAKA’nın maddi desteğiyle Tütüncü burayı  500-600 zeytin ağacıyla birlikte bir arkeopark haline getirmeyi hedefliyor.
    Yerli ve yabancı konukların Lyrboton Kome’ye gelmesi için elbette geçerli bir neden olmalı. Bu antik şehir yerli ve turist için cazip hale getirilmeli.
    Peki bu nasıl sağlanacak ?
    Proje ile o dönemdeki zeytinyağı  işleme prosesleri ziyaretçilere sunulacak. Zeytin  bahçesi haline getirilecek antik kentte gelen yerli ve yabancı konuklar hasat zamanında kendi zeytinlerini kendileri toplayacaklar.  Kendi elleriyle işleyecekler ve zeytin taş baskı soğuk  sıkım atölyesinde sıktırarak doğal ve organik zeytinyağını alıp ülkelerine gidecekler.
    Ayrıca bölge çiftçinin ürettiği  zeytinyağı Lyrboton Kome markası adı altında değerlendirilecek, satışa sunulacak.
    Sonuç olarak bu proje Hakan Tütüncü’yle hayata geçer. Bu proje düşünülenlerin yapılması halinde tutar. Bu proje, kepez’in turizm pastasından hak ettiği payı almasını sağlar.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.09.20 15:54:47
Son Düzenlenme Tarihi :





Topuk dikenine tek doz botoks ile dakikalar içerisinde çözüm

Topuk dikeni rahatsızlığının kadınlarda ve erkeklerde daha sık ileri yaşlarda görülen önemli bir sağlık problemi olduğuna dikkat çeken Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Bahtiyar Demiralp, hastaların tek doz botoks yöntemi ile kısa sürede sağlıklarına kavuşabileceklerine dikkat çekti.
T..

Topuk dikeni rahatsızlığının kadınlarda ve erkeklerde daha sık ileri yaşlarda görülen önemli bir sağlık problemi olduğuna dikkat çeken Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Bahtiyar Demiralp, hastaların tek doz botoks yöntemi ile kısa sürede sağlıklarına kavuşabileceklerine dikkat çekti.
Topuk dikeni hem kadınlarda da erkeklerde de daha çok ileri yaşlarda görülen önemli sağlık problemleri arasında yer alıyor. Topuk kemiğinin hemen alt kısmında biriken kalsiyumdan kaynaklı ortaya çıkan topuk dikenin oluşmasında birçok farklı neden bulunuyor. İnsanların günlük yaşantılarını kısıtlayan bu önemli sağlık sorunundan kurtulmanın birçok yöntemi olsa da botoks işlemi ile de kısa sürede hastalar sağlıklarına kavuşabiliyor.

"Topuk dikeninin başlangıcını topuk tabanı zarının gerginleşmesi oluşturur”
Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Bahtiyar Demiralp, Plantar Fasiit olarak bilinen topuk dikeninin bir sebepten çok, bir sonuç olduğunu söyledi. Hastalığın nasıl ortaya çıktığı ile ilgili bilgiler veren Demiralp, “Hastaların düz ve çukur tabanlı olması, ramotolojik ve nörolojik sebeplerle hastalarımız bize topuk dikeni şikâyetiyle başvuruda bulunuyor. Genellikle orta ileri yaşta vatandaşlarımız bize şikayette bulunuyor. Topuk dikeninin başlangıcını topuk tabanı zarının gerginleşmesi oluşturur” dedi.

“Burada en sık karşımıza çıkan ’plantar fascia’ dediğimiz ayakta gerginliktir”
Tedavi yöntemleri hakkında da açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Demiralp, “Ağrılı topuk sendromunun nedenlerine baktığımız zaman öncelikli olarak nedenini araştırmamız gerekir. Biz öncelikli olarak hastalarımızın şikayetlerini dinliyoruz. Ardından muayene yapıp gerekirse röntgen çekiyoruz. Burada en sık karşımıza çıkan plantar fascia dediğimiz ayakta gerginliktir. Ayakta yaşanan bu gerginliğin ardından uzun dönemde zarın çekmesiyle topuk kemiğinde uzaması sonucu gül dikenine benzer ince bir kemik yapı oluşturur” sözlerine yer verdi.

“Bu uygulama daha konforlu ve daha kısa sürede sonuç alınabiliyor”
Hastanın iki dakikalık botoks yöntemi ile sağlığına kavuştuğunu belirten Prof. Dr. Demiralp, “Çeşitli tedavi yöntemleri olsa da biz daha çok botoks tedavisini tercih ediyoruz. Bu uygulama diğerlerine göre daha konforlu ve daha kısa sürede sonuç alabiliyoruz. Hastamızı muayene edip filmlerini gördükten sonra enjeksiyona karar verirsek, eğer tıbbı bir problemi yoksa botoks uygulamasını gerçekleştiriyoruz. Hastamıza uygun bir doz seçerek topuğa çok ince bir iğneyle botoks enjeksiyonu yapıyoruz. Amacımız gerginliğe sebep olan, topuk dikenine sebep olan Plantar Fasiitin gevşetilmesidir. Hasta birkaç gün içerisinde bu gevşemenin farkına varıyor. Ağrısı azalıyor. Çok uzun süre ağrısız bir dönem geçirebilir. Hastamız hemen normal hayatına dönebiliyor. Hiçbir kısıtlamamız yok. Cerrahi yöntemde ise hasta en az 2-3 hafta hayatını kısıtlayabilir. Her zaman cerrahiye ihtiyaç yoktur” açıklamasına yer verdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.23 10:57:04
Son Düzenlenme Tarihi :