Adana’da okulların yanındaki ağır hasarlı binalar tehlike saçıyor
Kahramanmaraş merkezli depremin üzerinden 7 ay geçerken, Adana’da bulunan 2 bin 928 ağır hasarlı binadan bazılarının kontrollü olarak yıkımı gerçekleştirildi. Okul çevresinde bulunan ve yıkılmayan ağır hasarlı binalar ise yarın okullar açılacağı için hem öğrencileri hem velileri tedirgin ediyor.
6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerden etkilenen illerden biri de Adana olmuştu. Adana’da depremde 13 bina yıkılırken 2 bin 928 bina ağır hasarlı ve 5 bin 119 bina ise orta hasarlı olarak değerlendirilmişti.
Depremin üzerinden 7 ay gibi süre geçmesine rağmen Adana’da birçok ağır hasarlı binanın yıkımına henüz başlanmadı. İlkokul, ortaokul ve liselerin bulunduğu yerlerde de okulların yanında ve yakınlarında birçok ağır ve orta hasarlı bina bulunuyor.
2023-2024 eğitim ve öğretim yılı 11 Eylül Pazartesi günü başlayacak. Fakat Adana’daki bazı okulların yanında bulunan ağır ve orta hasarlı binalar yüzünden öğrenciler, veliler korku içerisinde. Veliler çocukları okula gönderip göndermeme konusunda tedirginlik yaşıyor.
Lise öğrenicisi Kadir Yıldız, "Okulların açılmasını erteleyip, bu binayı erkenden yıkmaları lazım. Çalışmalar başladı ama çok geç yapıyorlar. Bir an önce okul tarafındaki ağır hasarlı binaların yıkılması lazım. Çünkü can kaybı yaşanabilir. Kardeşim bu okulda eskiden okuyordu, hala okuyor olsaydı kesinlikle ailemle falan konuşur kardeşimi bu okula göndermezdim. Bina gördüğünüz gibi hasarlı doğru düzgün bir şekilde durmuyor. En küçük bir depremde yıkılma ihtimali yüksek" diye konuştu.
6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerden etkilenen illerden biri de Adana olmuştu. Adana’da depremde 13 bina yıkılırken 2 bin 928 bina ağır hasarlı ve 5 bin 119 bina ise orta hasarlı olarak değerlendirilmişti.
Depremin üzerinden 7 ay gibi süre geçmesine rağmen Adana’da birçok ağır hasarlı binanın yıkımına henüz başlanmadı. İlkokul, ortaokul ve liselerin bulunduğu yerlerde de okulların yanında ve yakınlarında birçok ağır ve orta hasarlı bina bulunuyor.
2023-2024 eğitim ve öğretim yılı 11 Eylül Pazartesi günü başlayacak. Fakat Adana’daki bazı okulların yanında bulunan ağır ve orta hasarlı binalar yüzünden öğrenciler, veliler korku içerisinde. Veliler çocukları okula gönderip göndermeme konusunda tedirginlik yaşıyor.
Lise öğrenicisi Kadir Yıldız, "Okulların açılmasını erteleyip, bu binayı erkenden yıkmaları lazım. Çalışmalar başladı ama çok geç yapıyorlar. Bir an önce okul tarafındaki ağır hasarlı binaların yıkılması lazım. Çünkü can kaybı yaşanabilir. Kardeşim bu okulda eskiden okuyordu, hala okuyor olsaydı kesinlikle ailemle falan konuşur kardeşimi bu okula göndermezdim. Bina gördüğünüz gibi hasarlı doğru düzgün bir şekilde durmuyor. En küçük bir depremde yıkılma ihtimali yüksek" diye konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.10 19:36:33
Son Düzenlenme Tarihi :
ATB Başkanı Çandır, tarımsal girdi fiyatlarını değerlendirdi
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Ocak ayı Tarımsal Girdi Fiyatları Endeksini (Tarım-GFE) değerlendirdi.
Ocak ayı Tarım-GFE’nin aylık yüzde 6,24 ilan edildiğini belirten Çandır, "Bu rakam, son 9 yılın en yüksek ikinci Ocak ayı enflasyonu oldu. Ocak ayında ortalama aylık enflasyonun yüzde 1,5 olduğu düşünülürse yeniden ortalamanın çok üzerinde bir enflasyon ilan edildiğini söylemek mümkün" dedi.
Tarım-GFE’nin yıllık 95,99 olarak açıklandığını belirten Ali Çandır, şunları kaydetti:
"Ocak ayı rakamı, hala son 8 yılın en yüksek rakamı olmuştur. Geçtiğimiz Mart ayında yüzde 105,70 ile üç haneli olarak açıklanmaya başlanan yıllık tarımsal girdi maliyetleri enflasyonu o tarihten bu yana artarken, Ocak ayı itibarıyla yüzde 95,99 ile hem iki haneye gerilemiş hem de geçen aya göre düşüş göstermiştir. İlan edilen rakamlar, Ocak ayları itibarıyla nispi yüksek bir dönem içerisinde olduğumuzu göstermektedir. Özellikle yıllık düzeyde geçmişe göre hala rekor düzeylerde bulunmaktayız."
Ocak ayı Tarım-GFE’nin alt kalemlerine bakıldığında tarımda kullanılan mal ve hizmetlerin fiyatlarında aylıkta yüzde 5,77 ve yıllıkta yüzde 95,54 artış olduğunu belirten Çandır, tohumda yüzde 4,21, enerjide yüzde 1,81, gübrede yüzde eksi 4,86, ilaçta yüzde 2,94, veteriner hizmetlerinde yüzde 21,45, yemde yüzde 3,79 ve diğer kalemlerdeki yüzde 35,17’lik değişimlere dikkat çekti. Aynı kalemlerin Ocak ayındaki yıllık değişimlerine bakıldığında tohumda yüzde 115,38, enerjide yüzde 59,35, gübrede yüzde 81,69, ilaçta yüzde 79,44, veteriner hizmetlerinde yüzde 46,16, yemde yüzde 117,25 ve diğer kalemlerde ise yüzde 115,10 artış ilan edildiğini belirten Çandır, "Tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetlerin fiyatlarında ise aylık yüzde 9,61 ve yıllık yüzde 76,90’lık artış ilan edildi" diye konuştu.
TÜİK’in açıkladığı Ocak ayı tarımsal üretici fiyat endeksi Tarım-ÜFE’nin aylık yüzde 11,08 ve yıllık yüzde 142,84 ilan edildiğini hatırlatan Ali Çandır, "Tarımsal faaliyetlerde bulunanlar açısından son bir yıllık eğilim sürekli sektörün aleyhine seyrederken; Nisan, Mayıs ve Temmuz aylarında üretici lehine bir durum yaşanmıştı. Ocak ayında makas, yine üretici lehine dönmüştür. Önümüzdeki aylarda bu eğilimin devam etmesi, üretici kesim için birikmiş zararları kapatmak açısından olumlu beklentidir" değerlendirmesinde bulundu.
Yurt içi ve yurt dışı üretici enflasyonlarının da tarım sektörünü dolaylı olarak etkilediğini söyleyen Başkan Çandır, "Ocak ayında açıklanan aylık yüzde 4,00 ve yıllık yüzde 50,98 düzeyindeki yurt dışı üretici enflasyonu ile aylık yüzde 4,15 ve yıllık yüzde 86,48 düzeyindeki yurt içi üretici enflasyonu genel olarak sektörün geçmişten gelen maliyet yükünü gelecekte de taşımaya devam edeceğini göstermektedir, Ancak bu ay özellikle yurt dışı üretici enflasyonu rakamının geçen aya göre düşük artışla ilan edilmesi, tarımsal girdi fiyatları üzerinde olumlu etki yapabilecektir" şeklinde konuştu.
Ocak ayında tüketici enflasyonu TÜFE’nin aylık yüzde 6,65 ve yıllık yüzde 57,68 olarak açıklandığına dikkat çeken Başkan Çandır, "Tüketici taraftaki gıda enflasyonu aylık yüzde 6,62 ve yıllık yüzde 71,00 olmuştu. İşlenmemiş gıda enflasyonu ise Ocak’ta aylık yüzde 9,22 ve yıllık yüzde 68,80 düzeyinde ilan edilmişti. Yaş meyve sebze enflasyonu ise aylık yüzde 6,39 ve yıllık 57,22 olarak ilan edilmişti. Tüketici taraftaki bu rakamlar, üreticilerin maruz kaldığı maliyet artışlarını, yaklaşık yarı yarıya tüketiciye yansıtabildiğini göstermektedir" ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ocak ayı Tarım-GFE’nin aylık yüzde 6,24 ilan edildiğini belirten Çandır, "Bu rakam, son 9 yılın en yüksek ikinci Ocak ayı enflasyonu oldu. Ocak ayında ortalama aylık enflasyonun yüzde 1,5 olduğu düşünülürse yeniden ortalamanın çok üzerinde bir enflasyon ilan edildiğini söylemek mümkün" dedi.
Tarım-GFE’nin yıllık 95,99 olarak açıklandığını belirten Ali Çandır, şunları kaydetti:
"Ocak ayı rakamı, hala son 8 yılın en yüksek rakamı olmuştur. Geçtiğimiz Mart ayında yüzde 105,70 ile üç haneli olarak açıklanmaya başlanan yıllık tarımsal girdi maliyetleri enflasyonu o tarihten bu yana artarken, Ocak ayı itibarıyla yüzde 95,99 ile hem iki haneye gerilemiş hem de geçen aya göre düşüş göstermiştir. İlan edilen rakamlar, Ocak ayları itibarıyla nispi yüksek bir dönem içerisinde olduğumuzu göstermektedir. Özellikle yıllık düzeyde geçmişe göre hala rekor düzeylerde bulunmaktayız."
Ocak ayı Tarım-GFE’nin alt kalemlerine bakıldığında tarımda kullanılan mal ve hizmetlerin fiyatlarında aylıkta yüzde 5,77 ve yıllıkta yüzde 95,54 artış olduğunu belirten Çandır, tohumda yüzde 4,21, enerjide yüzde 1,81, gübrede yüzde eksi 4,86, ilaçta yüzde 2,94, veteriner hizmetlerinde yüzde 21,45, yemde yüzde 3,79 ve diğer kalemlerdeki yüzde 35,17’lik değişimlere dikkat çekti. Aynı kalemlerin Ocak ayındaki yıllık değişimlerine bakıldığında tohumda yüzde 115,38, enerjide yüzde 59,35, gübrede yüzde 81,69, ilaçta yüzde 79,44, veteriner hizmetlerinde yüzde 46,16, yemde yüzde 117,25 ve diğer kalemlerde ise yüzde 115,10 artış ilan edildiğini belirten Çandır, "Tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetlerin fiyatlarında ise aylık yüzde 9,61 ve yıllık yüzde 76,90’lık artış ilan edildi" diye konuştu.
TÜİK’in açıkladığı Ocak ayı tarımsal üretici fiyat endeksi Tarım-ÜFE’nin aylık yüzde 11,08 ve yıllık yüzde 142,84 ilan edildiğini hatırlatan Ali Çandır, "Tarımsal faaliyetlerde bulunanlar açısından son bir yıllık eğilim sürekli sektörün aleyhine seyrederken; Nisan, Mayıs ve Temmuz aylarında üretici lehine bir durum yaşanmıştı. Ocak ayında makas, yine üretici lehine dönmüştür. Önümüzdeki aylarda bu eğilimin devam etmesi, üretici kesim için birikmiş zararları kapatmak açısından olumlu beklentidir" değerlendirmesinde bulundu.
Yurt içi ve yurt dışı üretici enflasyonlarının da tarım sektörünü dolaylı olarak etkilediğini söyleyen Başkan Çandır, "Ocak ayında açıklanan aylık yüzde 4,00 ve yıllık yüzde 50,98 düzeyindeki yurt dışı üretici enflasyonu ile aylık yüzde 4,15 ve yıllık yüzde 86,48 düzeyindeki yurt içi üretici enflasyonu genel olarak sektörün geçmişten gelen maliyet yükünü gelecekte de taşımaya devam edeceğini göstermektedir, Ancak bu ay özellikle yurt dışı üretici enflasyonu rakamının geçen aya göre düşük artışla ilan edilmesi, tarımsal girdi fiyatları üzerinde olumlu etki yapabilecektir" şeklinde konuştu.
Ocak ayında tüketici enflasyonu TÜFE’nin aylık yüzde 6,65 ve yıllık yüzde 57,68 olarak açıklandığına dikkat çeken Başkan Çandır, "Tüketici taraftaki gıda enflasyonu aylık yüzde 6,62 ve yıllık yüzde 71,00 olmuştu. İşlenmemiş gıda enflasyonu ise Ocak’ta aylık yüzde 9,22 ve yıllık yüzde 68,80 düzeyinde ilan edilmişti. Yaş meyve sebze enflasyonu ise aylık yüzde 6,39 ve yıllık 57,22 olarak ilan edilmişti. Tüketici taraftaki bu rakamlar, üreticilerin maruz kaldığı maliyet artışlarını, yaklaşık yarı yarıya tüketiciye yansıtabildiğini göstermektedir" ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA






