SON DAKİKA

logo

Yaşlı adamın öldüğünü saatlerce kimse farketmedi

Antalya’nın Muratpaşa ilçesindeki bir bankta yaşlı adam ölü bulundu. Hastaneye yakın noktadaki banka sabah saatlerinde uzandığı öğrenilen yaşlı adamın 6 saat önce öldüğü ortaya çıktı.
Olay, saat 14.30 sırasında Üçgen Mahallesi Anafartalar Caddesi, Atatürk Devlet Hastanesi Acil Servis girişinin yakınında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre sokaklarda yaşayan 65 yaşındaki Muharrem Nadi Baran, sabah saatlerinde bankta uyumaya başladı. Her zamanki gibi bankta uyuduğu zannedilen Baran’ın yanına kimse yanaşmadı. Saatler geçmesine ve havanın ısınmasına rağmen banktan kalkmayan yaşlı adamı, tanıyan kişiler uyandırmaya çalıştı. Tüm çabalarına rağmen sonuç alamayan vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbarla adrese sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Sağlık ekipleri yaptığı incelemede Baran’ın hayatını kaybettiğini belirledi. Savcılık ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından yaşlı adamın cenazesi Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Yaşlı adamın evsiz ve sokaklarda yaşadığı öğrenildi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.15 20:34:40
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Antalya’da feci kazada çocuk sürücü ölümden döndü

Antalya’nın Manavgat ilçesinde küçük yaştaki çocuğun kullandığı motosiklet ile otomobilin çarpışması sonucunda meydana gelen kazada motosiklet sürücüsü yaralandı. Kaza anı saniye saniye güvenlik kamerasına yansıdı.
Kaza; Sanayi Sitesi 2002-2007 Kavşağı’ndaki Sanayi Camii önünde meydana geldi. Alınan bilgiye göre; 14 yaşındaki Hamza Kipik’in kullandığı 07 LT 262 plakalı motosiklet ile Ali Kaan Yaman’ın kullandığı 07 LKH 70 plakalı otomobil çarpıştı. Çarpmanın şiddetiyle yola savrulan ve yaralanan 14 yaşındaki motosiklet sürücüsü, sağlık ekibinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kaza anı saniye saniye güvenlik kamerasına yansırken, çocuk sürücünün çarpmanın şiddetiyle metrelerce savrulup yere düştüğü anlar kayıt altına alındı.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.12 11:15:13
Son Düzenlenme Tarihi :





Sığla ağacı Antalya, Muğla, Denizli, Isparta ve Burdur bölgesinde bulunuyor

Halk arasında günlük ve amber ağacı olarak da bilinen (Hamamelidaceae familyasına mensup Liquidambar Orientalis Miller) Ülkemiz dışında sadece Rodos Adası'nda rastlanan, Antalya, Muğla, Denizli, Isparta ve Burdur bölgesine özgü ülkemizin en gözde relik ve endemik türlerinden biri olan Anadolu Sığla ağaclarından, kadimden gelen yöntemlerle elde edilen, Sığla yağı (Styrax Liquidus) binlerce yıldan beri şifa ve güzel koku yaymaya devam ediyor.
Yüz yıllarca yaşayabilen sığla ağacı uygun koşullarda 35-40 metreye uzunluğa ulaşabilirken, bataklık alan, vadi, akarsu ve dere kenarları, deniz kıyısı gibi nemli ve taban suyu yüksek yerleri seviyor.
ÜRETİMİ MEŞEKKATLİ VE UZUN SÜRELİ
Sığla yağı elde etmek için bahar aylarında ağacın gövdesine çizikler çizilir. Temmuz ayından itibaren gövde üzerinde biriken salgı ve kabuklar özel bıçaklar ile kazınarak toplanır. Bu salgı ve kabuklar sıcak su ile kaynatıldıktan sonra özel preslerde sıkılarak sığla yağı elde edilir. Sığla yağının bileşiminde kokusunu veren sinnamik asit, uçucu yağlar ve reçine bulunur.
Meşakkatli ve uzun süren Sığla yağı üretiminin, uzman ekiplerce belirlenen ağaçta kabuk sıyırma işlemi ile başlanıp 50-70 santimetre yüksekliğinde, 10 cm genişliğinde, dış kabuk kısımları yontulmak suretiyle “kızıllatma" denilen işlem yapılıyor. 
Yapılan bu işlemden bir ay sonra “kızıllatma" yapılan tabaka boyunca 4-5 santimetre genişliğinde, 3-4 milimetre derinliğinde “göz çekme" adı verilen damar açma işlemine geçiliyor.  Damar açıldıktan 1-2 hafta sonra, yara sathını onarmak isteyen ağacın oluşturduğu "sur" adı verilen reçine sathı kaşıkla, belli zaman aralıklarında sıyrılarak alınmaya devam ediliyor. Damarlarda biriken yağ ve kabuk yongaları, damar boyutları değiştirilmeden yine kaşık denilen aletle sıyrılarak alınıyor. "Sur arkası" ismi verilen bu işlem Temmuz ayı başlarında sona eriyor.
Biriken sığla yağı sıyrılarak "margun"adı verilen kıl torbalara toplanıyor. "Sefer" adı verilen bu işleme Ekim ayı başına kadar devam ediliyor. Ekim ayı sonu ile Kasım ayı ortalarına kadar damarlarda toplanan yağ ve ağacın dip kısımlarına akarak oluşan, yağ karışımı yonga kaynayan kazandaki sıcak suya koyularak 2-3 dakika kadar kaynatılma işleminden sonra presleme işlemine geçiliyor. Presleme sonucu çıkan bileşik bir havuzda toplanarak dinlendirilmeye alınıyor. Bu işlem sonra suyun üstüne çıkarak ayrılan Sığla yağı satışa hazır hale geliyor.  
Ekonomik değeri çok yüksek olan sığla yağı, kozmetik, ilaç, kimya ve gıda sanayisi için binlerce yıldır, önemli bir hammadde kaynağı olarak kullanılırken dünya piyasalarında “Türk sitiraksı" olarak tanınıyor.
SIĞLA YAĞI BİRÇOK HASTALIĞA İYİ GELİYOR
Özellikle cilt hastalıklarında, kesi, yara ve yanıklarda çok etkili olan Sığla yağı, iyi bir antiseptik ve parazit öldürücü özellikte olup, astım, bronşit gibi solunum yolu ve akciğer hastalıklarında, pomat ve yakı halinde uyuz ve mantar gibi cilt rahatsızlıklarında, ağrı dindirici, İltihapları giderici, stres ve uyku sorunlarını azaltıcı, zihin açıcı, saç canlandırıcı olarak geleneksel ve modern tıp tarafından kullanılmakta. Buhur olarak kullanılan yongalar köz üzerine atıldığında bedeni rahatlatıcı koku yayması nedeni ile tütsü olarak tercih edilmekte.
* Orman Genel Müdürlüğü​

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.08.13 11:04:52
Son Düzenlenme Tarihi :