SON DAKİKA
header-ad

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Alanya’da gerçekleştirilen programla anıldı

Programda konuşan Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın ve Yüce Allah o kara günleri bizlere bir daha yaşatmasın.” dedi.
Hain Terör örgütü FETÖ’nün 15 Temmuz tarihinde yaptığı hain darbe girişimine ‘dur’ demek üzere meydanlara çıkan ve şehit olan vatandaşlar; kara gecenin yedinci yıl dönümünde Alanya’da gerçekleştirilen programla anıldı. 
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında yapılan anma programına Alanya Kaymakamı Fatih Ürkmezer, Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel ve protokol üyeleri katıldı. Program Kuran-ı Kerim tilaveti ve şehitlerimiz için edilen dua ile başladı.
BAŞKAN YÜCEL; “DARBE GİRİŞİMİNİ TEKRAR ŞİDDETLE KINIYOR VE LANETLİYORUM”
Alanya Atatürk Anıtı önünde gerçekleştirilen programda konuşan Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, “Türk Tarihinin en büyük ihanetlerinden biri olan 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden tam 7 yıl geçti. Acılarımız ise ilk günkü gibi taze.” diyerek, “Aziz milletimize, milli iradeye, devletimize ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yönelik 15 Temmuz Gecesi başlatılan darbe girişimini tekrar şiddetle kınıyor ve lanetliyorum. Ülkemizin birliği, beraberliği ve bütünlüğünü hedef alan bu darbe girişimi, Türk demokrasi tarihine kara bir leke olarak girmiştir.” şeklinde konuştu.
ŞİİRLER OKUNDU, ÖĞRENCİLERE ÖDÜLLERİ VERİLDİ
Alanya Kaymakamı Fatih Ürkmezer de günün anlam ve önemini belirten bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşmaların ardından tören alanında Kur’an-ı Kerim okunup, dua edildi. Öğrenciler, günün anlam ve önemine ilişkin olarak hazırladıkları şiirlerini okudular. Duygu dolu anlara sahne olan programda Kazak öğrencilerin kuran tilavetleri de çok beğenildi.
Vatandaşlar geç saatlere kadar demokrasi nöbeti tutarken program sela okunması ile son buldu.
* ALANYA BLD. BASIN


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.16 12:10:11
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Doğduğunda üzerine kazan kapatılıp tarlada ölüme terk edildi, şimdi ise herkese ilham kaynağı oluyor

Antalya’da doğuştan elleri olmadığı için bebekken ölüme terk edilen 2 çocuk babası 30 yıllık esnaf Mehmet Temel’in hayat mücadelesi görenlere örnek oluyor.
Antalya’da 30 yıldır esnaflık yapan ve doğuştan elleri olmayan 65 yaşındaki Mehmet Temel, yaptıklarıyla görenleri hayrete düşürürken hayat mücadelesiyle de birçok kişiye ilham kaynağı oluyor. Tarihi Kaleiçi girişinde yerli ve yabancı tatilcilere hediyelik eşya satan Temel, ayaklarıyla yaptığı kahveyi yine ayaklarıyla tutup yudumladıktan sonra mesaisine başlıyor. Ayaklarını elleri gibi kullanarak tespih çeken ve gözlüklerini temizleyen Mehmet Temel, cep telefonunu kullanabiliyor, yazı yazabiliyor, hatta yelpaze ile kendini serinletiyor. Satış gerçekleştirdiği müşterilerinden parayı ayağıyla alıp para üstünü de yine ayağıyla veren Temel’i gören tatilciler ise şaşırıyor.

Henüz bebekken annesi ölüme terk etti
Doğumuyla birlikte hayat mücadelesi başlayan Temel, yaylada doğduğunu dile getirerek, “Komşular anneme ‘Bunu öldür. Başına bela olur, kolu-bacağı yok’ demişler. Annem de genç ve cahil olduğu için beni öldürme kararı vermiş. Tarlaya beni atmışlar ve üzerime bir kazan kapatarak ‘Burada ölsün’ demişler. Kimisi 5 gün diyor, babam 7 gün diyor. Babam köydeymiş ve uzak bir noktaymış. Beni ölüme terk etmişler. Adamın birisi varmış ve babama ‘Senin oğlun oldu ama kadınlar öldürmeyi planlıyordu, kolu bacağı yokmuş’ demiş. Babam bunu duyunca 6-7 saatlik yolu yaya olarak gitmiş. Babam anneme sorunca annem nereye bıraktığını tarif etmiş. Babam dizine kadar çamura girerek benim yanıma ulaşmış. Kazanı kaldırmış ve beni ceketine sarmış. ‘Üzerinde bir çamur dahi yoktu’ dedi. Ben yürüyemiyordum ve yemeğimi onlar yediriyordu. Tuvalete onlar götürüyor. Zaman içinde annem bu duruma katlanamıyor ve babam bir gün beni katıra bindirip bahçeye götürüyor, çadır kuruyor bana bir süre bakıyor. Zamanla her şeyi kendim yapmaya başladım. Ne oldum dememeli, ne olacağım demeli” şeklinde konuştu.

“Şu an yapamayacağım hiçbir iş yok”
Şu anda sakal tıraşını bile kendi kendine olduğunu aktaran Temel, “İlkokula gittim ve şu an yapamayacağım hiçbir iş yok. 8 sene ayaklarımla ayakkabı boyacılığı yaptım. İnsanlar önümde kalabalık oluştururdu, polis gelir beni kaldırırdı. Zabıtaya gittim izin almak için ve o zamanın zabıta müdürü bana, ‘Sen bu şekilde çalışmak istiyorsun da biz sana izin vermeyecek miyiz’ dedi, hatta her gün öğle yemeğimi de onlar getirdi. Zamanla kaset satmaya başladım, hepsini ayaklarımla yaptım. Bir televizyon kanalına çıktım ve evlenmek istediğimi söyledim. Yüzlerce teklif geldi ve bana ilk teklifi yapan kişi şu an eşim. 2 çocuğum, bir de torunum var” dedi.

“Baba, elimi ayağımı kesip sana vereyim”
Hayatında en çok iz bırakan anları da dile getiren 65 yaşındaki Temel, kızı doğduğunda çok mutlu olduğunu aktararak, “Henüz 4-5 yaşlarındayken kızım bana ‘Baba neden elin ayağın yok?’ diye sordu. ‘Baba bir kolumu, bir ayağımı kesip sana vereyim’ dedi. Ben zaten o an koptum. Bir de ben küçükken kardeşim olduğunda benim sorduğum ilk soru ‘Eli ayağı var mı’ olmuş. Var demişler ve benim yüzüm gülmüş, mutlu olmuşum. Küçükken ‘Neden bunun eli ayağı yok?’ dediklerinde bana dokunurdu, ama ben 9 yaşlarında yürüdüm ve her şeyin üstesinden geldim” şeklinde konuştu.

“Mücadele etmeden hiçbir şey olmaz”
Hayat zorluk ve mücadelelerle süren Mehmet Temel, günümüz gençlerine de tavsiyelerde bulundu. Gençlerin kendisini örnek almasını isteyen Temel, “Önce şükretmesini bilsinler, sonra da mücadele etsinler. Mücadele etmeden hiçbir şey olmaz. Engel beyindedir. Benim kolum yok ben çalışamam dememeleri lazım. Önce yokuşu çıkacaksın, sonra inişe geçeksin. Beni örnek alsınlar” diyerek sözlerini noktaladı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.01 15:01:21
Son Düzenlenme Tarihi :





Adana Şehir Hastanesi’nin duvarları deprem çocukları için artık rengarenk

Kahramanmaraş merkezli “Asrın felaketi” olarak nitelendirilen 6 Şubat depremlerinden etkilenen bölgelerde gönüllüler, çocukların tedavi alacakları alanlarda kendilerini daha iyi hissetmeleri için duvarlara çeşitli resimler çiziyor.
Yaklaşık 15 yıldır devam eden “Dünyayı Renklendiriyoruz” projesi ilk olarak gönüllü Alman ressam Ingeburg Koltes ile başladı. Bir süredir de “Asrın Felaketi” olarak adlandırılan deprem bölgelerinde devam eden gönüllülük faaliyeti ile depremden etkilenen çocukların yaralarının sarılması hedefleniyor.
Geçtiğimiz aylarda Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde çocuk dostu alanlar oluşturmak amacı ile gönüllüler çocuk acil bölümünde çizim yapmıştı. Adana Şehir Hastanesi Kemoterapi Bölümü için yapılan çizimlere yurtdışından gönüllüler de katıldı. İspanya’dan gelen gönüllü Maria Escalona ve Emily Olmos, Adana Şehir Hastanesi’nde Kemoterapi ve Talasemi bölümünde tedavi gören çocukların daha masalsı bir dünyada hissetmeleri için boyamaya destek oldu.
Proje Koordinatörü çizer Neslihan Kuş, yaptıkları projede: “Çocuk dostu alanlar oluşturmak asıl gayemiz. Çocuklar tedavi süreçlerinde hastane atmosferinden sıyrılıp daha keyifli zaman geçirsinler diye çizimlere devam ediyoruz. Ayrıca çizim yaparken bizi izlediklerinde bir çeşit sanat terapisi gibi geldiğini defalarca gözlemledik. Özellikle onkoloji ve hematolojide çalışırken çocuklardan çok fazla olumlu geri bildirim aldık. Bu sayede ailelerden bazı çocukların kan değerlerinde iyileşmenin olduğunu söyleyenler oldu” dedi.
Diğer yandan “depremzede ve kanser hastası çocuklara yardım için” gelen Maria Escalona’da “projeyi bir senedir büyük bir heyecan ile takip ettiğini ve çizimlere katılmak istediğini, geldiğinde de projeye maddi ve manevi olarak destek olduklarını” belirtti.
Gönüllüler, çocukların ruhsal olarak hastanede yaşadıklarının izlerinin silinmesi için çalıştıklarını ve daha mutlu bir şekilde sağlık hizmeti alabilmenin günümüzde giderek arttığını ve bu şekilde iyileşme süreçlerinin hızlanmasına katkı sunmak olduklarına değindiler.
“Dünyayı Renklendiriyoruz” projesinin depremden etkilenen bölgelerde devam edeceği belirtildi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.03 23:22:21
Son Düzenlenme Tarihi :