SON DAKİKA

logo

Tasarruflu Araç Kullanımı: Akaryakıt Zamlarından Etkilenmeyin!

Son dönemde akaryakıta yapılan ÖTV zammıyla birlikte benzin ve motorin fiyatlarında ciddi bir artış yaşandı. Vatandaşlar bu artışın etkisiyle ciddi bir mali yük altına girdi. ÖTV artışı sonrasında motorin litresi 33 lirayı aşarken, benzin fiyatı da 35 liraya kadar yükseldi. Bu nedenle, tasarruflu araç kullanımı giderek daha önemli hale geldi.

Tasarruflu araç kullanmak, sadece akaryakıt maliyetlerini düşürmekle kalmaz, aynı zamanda çevreye olan etkileri de azaltır. İşte akaryakıt tüketimini azaltarak tasarruf sağlamanıza yardımcı olacak bazı ipuçları:

Araç Bakımı: Araçlarınızı düzenli olarak bakım yaptırmak, yakıt verimliliğini artırmanın önemli bir yoludur. Motor yağının zamanında değiştirilmesi, hava filtresinin temizlenmesi ve lastiklerin düzgün şekilde şişirilmesi gibi basit adımlar, yakıt tüketiminizi azaltabilir.

Hız Sınırlarına Uymak: Hız sınırlarına uymak sadece güvenliğiniz için değil, aynı zamanda yakıt tasarrufu için de önemlidir. Yüksek hızlarda araç daha fazla yakıt tüketir, bu yüzden hız limitlerine uymak yakıt verimliliğini artırır.

Ağırlık Azaltma: Araçta gereksiz yük taşımak, yakıt tüketimini artırır. Bagajda veya aracın içinde fazla eşya taşımamaya özen gösterin. Hafif bir araç, daha az yakıt tüketir.

Akıllı Sürüş Teknikleri: Hızlı ve ani frenlemeler, hızlanmalar ve gereksiz yere motorun yüksek devirlerde çalışması yakıt tüketimini artırır. Daha akıllı bir sürüş tekniği kullanarak, daha düşük devirlerde seyahat edebilir ve yakıt tasarrufu sağlayabilirsiniz.

Alternatif Ulaşım Yöntemleri: Gereksiz seyahatlerden kaçınmak veya toplu taşıma gibi alternatif ulaşım yöntemlerini kullanmak da akaryakıt tüketimini azaltabilir. Özellikle şehir içi kısa mesafelerde yürümek veya bisiklete binmek, hem sağlığınızı destekler hem de akaryakıt maliyetlerinden tasarruf etmenizi sağlar.

Sonuç olarak, akaryakıt fiyatlarındaki artışlar vatandaşları zor durumda bırakmış olsa da, tasarruflu araç kullanımıyla bu mali yükü azaltmak mümkün. Basit önlemlerle yakıt tüketimini azaltmak ve çevreye daha duyarlı bir sürüş yapmak, herkesin faydalanabileceği önemli adımlardır. Unutmayın, küçük tasarruflar büyük fark yaratabilir. -ABDÜLTALİP GÜNGÖR

Kaynak : Abdültalip GÜNGÖR
Ekleme Tarihi : 2023.07.17 10:41:30
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Başkasının kimliği ile böbrek nakli olan cinayet zanlısı yakalandı

Rahatsızlığı sebebiyle hastaneye giden F.G. isimli şahsa bir süre önce böbrek nakil ameliyatı olduğu bilgisi verilmesi ve F.G. nin kendisi ile alakalı böyle bir konu olmadığını anlatması ve Savcılığa suç duyurusunda bulunması üzerine Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince yapılan çalışmalarda; F.G'nin kimliğini kullanarak böbrek nakli yaptıran cinayet zanlısı Antalya polisince yakalandı

    Rahatsızlığı sebebiyle hastaneye giden F.G. isimli şahsa bir süre önce böbrek nakil ameliyatı olduğu bilgisi verilmesi ve F.G. nin kendisi ile alakalı böyle bir konu olmadığını anlatması ve Savcılığa suç duyurusunda bulunması üzerine Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince yapılan çalışmalarda;
    2007 yılında Sakarya İli Kemaliye Köyünde (Z.E.) isimli şahsı alacak verecek meselesi yüzünden tabanca ile başından bir el ateş ederek öldürme olayından aranan cinayet zanlısının (İ.A.) olabileceği yönünde bulgular elde edildi. 11 yıldır yakalanamayan (İ.A.) isimli şahsın böbrek yetmezliği hastası olduğu, şahsın kız kardeşinin kendisine bir böbreğini vermeyi kabul etmesi üzerine, böbrek naklinin Antalya ilinde özel bir hastanede yaptırmaya karar verdiği ve kendisinin adam öldürme suçundan arandığını bildiğinden bilgileri (F.G.)'ye ait olan sahte kimlik ile hastaneye müracaat ederek 24.07.2018 tarihinde böbrek nakli olduğu öğrenildi.

    (İ.A.) isimli şahıs ve kız kardeşinin 10.08.2018 tarihinde nakil ameliyatının gerçekleştirildiği Özel Hastaneye kontrol için gelecekleri yönünde bilgiler elde edilmesi üzerine, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve GİM Şube Müdürlüğü görevlilerince yapılan hassas çalışmalar sonucu (İ.A.) isimli şahsın ilimizde konakladığı otel tespit edilmiş, otel ve kontrole gideceği özel hastanede görevlilerce gerekli tedbirler alınırken,  böbrek nakli ünitesinde kontrollerini yaptırdıktan sonra hastane çıkışında (F.G.) isimli şahsa ait kullanmış olduğu sahte kimlik ile birlikte yakalanarak gözaltına alındı


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2018.08.11 15:38:24
Son Düzenlenme Tarihi :





"Bilinçsiz kullanılan kortizonlu göz damlası katarakta neden oluyor"

Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Esra Ayhan Tuzcu, 60 yaşın üzerinden itibaren sık görülen katarakt hastalığı ve tedavisine ilişkin bilgiler aktardı. Özellikle romatizma hastalığı olan veya alerji nedeniyle sistemik kortizon kullanan kişilerin dikkat etmesi gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Esra Ayhan Tuzcu, bu hastalarda erken yaşlarda kataraktın gelişebileceği riskine karşı uyarılarda bulundu.
Katarakta bağlı hastalıkların yavaş ve ağrısız geliştiğini söyleyen OFM Antalya Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tuzcu, "Normalde şeffaf olan doğal göz merceğinin şeffaflığını yitirerek opak-beyazımsı bir görünüm almasına katarakt denir. Lens bulanıklaşıp opaklaştığında, retinaya ulaşan görüntü bulanıklaşır ve görme etkilenir. Katarakt tedavi edilebilir görme kaybının en önemli sebeplerinden biridir. Katarakta bağlı şikayetler yavaş gelişir ve ağrısızdır. Sıklıkla ilk olarak rutin göz muayenesi sırasında teşhis edilir. Kataraktın en sık rahatsızlıkları ağrısız bulanık görme, ışıktan rahatsızlık ve renklerin soluk ya da sarı görülmesidir. Yaşa bağlı kataraktların ekseriyatında hastalığın ilerlemesi yıllar sürebilir. Kişilerde kataraktın nasıl bir hızla ilerleyeceğini önceden kestirmek mümkün değildir" diye konuştu.

Hastaların yüzde 90’ı 60 yaşın üzerinde
Hastalığın genç ve şeker hastalarında hızlı ilerleyebileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Esra Ayhan Tuzcu, normal şartlarda hastalığın yavaş ilerlediğini söyledi. Keskin görmede azalma, renkleri daha cansız görme gibi sorunlar yaşayan Katarakt hastalarının, dünyayı soluk ve bulanık gördüğünü aktardı. Doç. Dr. Esra Ayhan Tuzcu, bilgilendirmelerine şu ifadelerle devam etti:
"Gençlerde ve şeker hastalarında kataraktın ilerleme süreci kısa sürebilir. Şeker hastalığında kataraktın ilerlemesi kan şekeri ile bağlantılıdır. Kan şekeri düzensiz hastalarda daha hızlı katarakt gelişimi olmaktadır. Gençlerde kataraktın en sık nedeni göze alınan travmalardır. Travma sonrası katarakt genelde hızlı bir şekilde ilerler. Katarakt genellikle bir yaşlılık hastalığıdır. Hastaların yüzde 90’ı 60 yaşın üzerindedir. Ancak katarakt her yaş grubunda görülebilir. Örneğin yeni doğan bebeklerde doğuştan katarakt adı verilen bir katarakt türü görülebildiği gibi çocuklarda, gençlerde ve orta yaşlılarda da katarakta rastlanabilir. 50 yaşın altındaki kişilerde görülen kataraktlarda altta yatan bir sebep aranmalıdır. Bu tür kataraktlar kalıtsal olabileceği gibi şeker hastalığı gibi metabolik bozukluklar, travma, geçirilmiş göz ameliyatı ya da göz içi enjeksiyonu, radyasyona maruz kalma, korumasız olarak uzun süre güneş ışığı altında bulunma veya kortizon ve benzeri ilaç kullanımı ile ilişkili olabilir."

"İlaçla tedavi yok, çözüm cerrahi yöntemler"
Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Esra Ayhan Tuzcu, katarakt hastalığının tedavisine ilişkin bilgiler aktardı. Hastalığın tedavisini sağlayacak herhangi bir ilaç olmadığını söyleyen Tuzcu, "Kataraktı iyileştiren veya önleyen hiçbir ilaç veya diyet yoktur. D vitamini kullanımını kataraktı engellememektedir. Ultraviyole ışınlarına karşı koruyucu olması açısından güneş gözlüğü kullanmak kataraktın gelişimini yavaşlatabilir. Katarakt tedavisinin tek yöntemi cerrahi müdahaledir. Kornea, retina ya da optik sinir problemi olmayan hastalarda yüzde 95’in üzerinde katarakt cerrahisi ile görme artışı sağlanır. Katarakt belirtileri hastayı rahatsız etmediği durumlarda ve görme düzeyleri makul seviyelerdeyken müdahale gerekmeyebilir veya bir süre beklenebilir. Katarakt cerrahisi günübirlik cerrahi girişimi olup hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu olabilmekte ve kısa sürede günlük aktivitelerine dönebilmektedirler. Hastalar ameliyattan sonra azalan dozlarda 1 ay boyunca damlalar kullanır. Ameliyat sonrasında 1 hafta boyunca göze su değdirmemeli, ameliyatlı göze bastırarak ovalamamalı ve o gözün üstüne yatılmamalı. Ameliyat sonrasında 1 ay boyunca havuz ve denize girilmemeli. Hastaya rutinde kullandığımız monofokal denen tek odaklı mercek kullandığımızda ameliyattan sonra yakın görme için gözlüğe ihtiyaç duyar" diyerek hastalara çözüm yolu gösterdi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.11 12:44:31
Son Düzenlenme Tarihi :