SON DAKİKA

logo

2 bin 260 rakımda uğur böceklerinin görsel şöleni başladı

Kahramanmaraş’ta 2 bin 260 metre yüksekliğindeki Çimen Dağı’nın Uludaz Tepesi’nde, yaz mevsiminin gelmesiyle koloniler halindeki uğur böcekleri kırmızı renkleriyle görsel şölen sunuyor.
Kahramanmaraş’ın simgesi haline gelen ve halk arasında ‘gelin böceği’, ‘yedi benekli’ veya ‘uç uç uğur böceği’ olarak adlandırılan uğur böcekleri, Uludaz zirvesini adeta kırmızıya boyadı. Bölgede yapılan araştırmalarda metrekare başına 500 ila 10 bin uğur böceği tespit edildi. Çimen Dağı-Uludaz Tepesi’nin yaklaşık 10 hektarının, uğur böcekleriyle kaplı olduğu belirtildi. Yapılan araştırmalara göre bölgede yaklaşık 50 milyon uğur böceğinin yaşadığı belirtildi.

Uğur böcekleri zararlı canlıları yiyor, ürünü koruyor
Bölgede ergenleşen uğur böceklerinin, Haziran’da çevreye dağılarak buğday, pamuk, mısır gibi bitkilere zarar veren yaprak biti denilen küçük canlıları yiyerek ekolojik dengeye katkı sunduğu ifade edildi. Biyolojik mücadelede etkin rol oynadığı için zirai ilaç kullanımını azaltan uğur böceğinin günde yaklaşık 100 zararlı böcek yediği tahmin edildiği kaydedildi. Geniş bir panoramik görüntüye sahip Uludaz Tepesi’ndeki uğur böceklerini görmek isteyen doğaseverler ise her yıl zorlu yolları aşarak zirveye ulaşıyor.
Zirveye çıkan dağcılar uğur böceklerine zarar vermeden fotoğraf çekiyor. Son olarak bölgeye Kahramanmaraş Dağcılık Arama, Kurtarma ve Spor Kulübü (KADAK) ekibi düzenlediği etkinlikle bölgeye çıktı. Dağcılar hem temiz hava alma imkanı buldu, hem de uğur böceklerinin fotoğraflarını çekerek kendilerine hatıra bıraktı.

Önemli bir turizm değeri
Bölgedeki en yüksek noktada olduklarını belirten KADAK Fahri Başkanı Sait Kılıçsallayan, "Bölgenin en yüksek hakim tepesi ve buradan Kayseri Erciyes’i görebiliyoruz. Yumurtalık’ta Akdeniz’i de görebiliyoruz. Köylüler buraya, ‘ziyaret tepesi’ diyor. Dilek tutuyorlar. Biz burada uğur böceklerini keşfedip Kahramanmaraş için önemli bir turizm değeri olduğunu düşünüyoruz. İnşallah daha güzel günlerde uğur böcekleri turizm potansiyeli açısından değerlendirilir ve Avrupa’dan dört bir yandan insanlar gelip böceklerimize zarar vermeden onları görürler. Havası çok güzel gün batımı çok güzel" dedi.
KADAK Başkanı Büşra Tecirli ise, "Kahramanmaraş’ın ender güzelliklerden bir tanesi. Özellikle gün batımı Türkiye’de bir benzeri yok çok güzel" diye konuştu.
Doğasever Saniye Yanık da, "Türkiye’de görülmesi gereken bir değer. Uzun bir yorucu yoldan sonra uğur böceklerimize kavuştuk. Herkesi buraya bekliyoruz. Hava çok güzel insanın gözünün alabildiği yeri görmesi ve bütün dağların ayağınızın altında olması ve güneşin batışı içimizi açıyor" ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.17 16:15:59
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Sıcak hava dinlemediler, yangın söndürme çalışmalarını ilgiyle takip ettiler

Antalya’da 7 katlı apartmanın en üst katındaki dairede çıkan yangın korkuttu. İtfaiye ekiplerinin yangınla ilgili söndürme ve kontrol çalışmalarını sokaktaki vatandaşlar sıcak havaya rağmen takip etti.
Yangın, 12.30 sıralarında Muratpaşa ilçesi Çaybaşı Mahallesi Ali Çetinkaya Caddesi üzerinde ..

Antalya’da 7 katlı apartmanın en üst katındaki dairede çıkan yangın korkuttu. İtfaiye ekiplerinin yangınla ilgili söndürme ve kontrol çalışmalarını sokaktaki vatandaşlar sıcak havaya rağmen takip etti.
Yangın, 12.30 sıralarında Muratpaşa ilçesi Çaybaşı Mahallesi Ali Çetinkaya Caddesi üzerinde bulunan 7 katlı apartmanın en üst katındaki dairede çıktı. Edinilen bilgiye göre, daireden duman yükseldiğini görenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbarla birlikte olay yerine itfaiye ekipleri ve polis sevk edildi. Dairede kimsenin olmadığı öğrenilirken, itfaiye ekipleri yangını kısa sürede söndürdü. Yangın sırasında etrafa toplanan vatandaşlar ise sıcak havaya rağmen çalışmaları uzun süre takip etti.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.24 14:31:24
Son Düzenlenme Tarihi :





Doğu Akdeniz’i göçmen çayırı sarmaya başladı

Doğu Akdeniz’de istilacı balıklardan sonra, yerli deniz çayırlarının yerini Halophıla Stıpulacea olarak bilinen Kızıldeniz göçmeni deniz çayırı aldı. Su altında yapılan çalışmada 4 metreden 20 metre derinliğe kadar yaklaşık 100 kilometrelik alana göçmen deniz çayırının yerleştiği belirlendi.
Türkiye’nin Akdeniz’de en uzun sahil şeritlerinden birine sahip olan kentlerden Mersin’de denizde popülasyon kuran türlerin araştırılması devam ediyor. Bu çerçevede Mersin Üniversitesi (MEÜ) Su Ürünleri Fakültesi İşleme Teknolojisi Öğretim Üyesi ve Proje Koordinatörü Prof. Dr. Deniz Ayas ile birlikte oluşturulan akademisyen ekip turizmin gözbebeği Erdemli Kızkalesi ile Silifke arasında dalış gerçekleştirdi. Daha önceki dalışlarda istilacı türlerden Deniz kestanesi ve Aslanbalığı yoğunluğu keşifleri yapan ekip, bu kez kıyıya yakın noktalardaki tahribatla yok olan yerli deniz çayırının (Posidonia oceanica) yerini, göçmen deniz çayırının yayılımını inceledi. Yapılan dalışlarda Erdemli’den Aydıncık ilçesine kadar 100 kilometrelik sahil bandında denizin 4 ile 20 metre arasında geniş bir yayılım gösterdiği belirlendi.
Mersin körfezinde deniz çayırlarının bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Deniz Ayas, "Bizim 2 yıldır yaptığımız çalışmalarda yerli deniz çayırlarının olduğu alanlarda, meralarda artık Halophıla Stıpulacea dediğimiz egzotik yani Kızıldeniz göçmeni bir deniz çayırının yerleştiğini gördük. Özellikle tahrip olmuş püsedonya otlaklarında halufilanın yerleştiğini ciddi anlamda buralarda geniş dağılımları olduğunu gözlemledik. Kızıldeniz’den gelen egzotik deniz çayırı rizonlar oluşturarak sediman içerisinde bir ağ şeklinde sarıyor. Her rizondan da 2 gövde çıkacak şekilde şekilleniyor. Bunlar alg değiller tohumlu bitkiler, çiçekli bitkiler ve Kızıldenizden gelerek, özellikle oşinika dediğimiz yerli deniz çayırlarının olduğu habitatlara yerleşiyorlar" dedi.

"Akdeniz’de büyük bir değişimi beraberinde getiriyor"
Özellikle göçmen deniz çayırlarının yerli deniz çayırlarının tahrip olduğu alanlara yerleşerek orada bir topluluk oluşturduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ayas,"Yerli deniz çayırları bio ekolojik, üstlendiği fonksiyon açısından Akdeniz için çok önemli bir türdür, önemli bir habitat oluşturur, bir çok deniz canlısı için. Bunlar dekapot dediğimiz deniz yengeçlerinde tutunda balıklara kadar, bir çok tür için yaşam alanıdır. Bu türün ortadan kalkıp yerini Kızıldeniz göçmeni olan bu türün gelmesi tabi Akdeniz’de büyük bir değişimi beraberinde getiriyor. Fonksiyonel olarak bir çok türü etkileyen yerli yerli deniz çayırları artık daha az tür için önemli habitatlar oluşturan egzotik türe yerini bırakıyor" ifadelerini kullandı.

100 kilometrelik sahil bandında ciddi bir yayılım gösteriyor.
100 yılı aşkın süredir göçmen deniz çayırının Akdeniz’de varlığının bilindiğine değinen Ayas, "Ama şu anda özellikle insan etkisiyle balıkçılık olabilir, turizm faaliyetleri, yatçılık gibi faaliyetlerle deniz tabanında özellikle oluşan tahribat ve tahribatın sonucunda yerli deniz çayırlarının zarar görmesi ile yerleşmeye fırsat buluyor. Zarar görmüş deniz çayırları otlaklarına meralarına egzotik deniz çayırı yerleşiyor. Şu anda 4 metreden başlayarak, 15 -20 metre derinliği kadar bu türü yaygın bir şekilde görüyoruz. Deniz tabanını bir ay gibi bir sürede sarıyor. Mersin açısından bakarsak Narlıkuyu’dan Aydıncık’a varıncaya kadar çok geniş bir alan 100 kilometrelik sahil bandında 4 ila 20 metre arasındaki göçmen deniz çayırı ciddi anlamda bir yayılım gösteriyor" diye konuştu.

"Deniz kaplumbağaları için besin kaynağı olabilir"
Akdeniz’in değiştiğini deniz suyu sıcaklıklarının arttığının altını çizen ekip üyelerinden dalış eğitmeni Biyoloji öğretmeni Ertuğrul Çete ise "Bu iklim değişikliği ister istemez ilk etkilenenler biziz. Akdeniz bölgesi özellikle Doğu Akdeniz Bölgesi çok etkileniyor. Tabi göçmen türler sürekli geliyor. Bu göçmen deniz çayırları üretici bandındalar. Yani üreticiler. diğer türler genelde tüketici olarak geliyorlardı, istila gerçekleştirebiliyorlardı. Ama bunlar üretici olunca eko sistemde belki faydaları olabilir. Deniz kaplumbağaları özellikle otla beslenen cloniya mydas için bir besin kaynağı oluşturabilir. Tabi üretici bandı dediğim şu, üretici olması yani bir çayır olarak geliyor olması, bir avantaj. Diğer balıklarında, otla beslenenler canlılar içinde Besin kaynağı açsından avantajdır. Deniz çayırı dediğimiz Posidonia oceanica vardı. O deniz çayırının boşluklarını o dolduruyor. Belki buraları daha zengin hale getirebilir" şeklinde konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.27 22:42:36
Son Düzenlenme Tarihi :