SON DAKİKA
header-ad

Antalyaspor formaları sadece forma olmayacak

FTA Antalyaspor’un, 2023-2024 futbol sezonunda lig ve Türkiye Kupası’nda giyeceği formaların tanıtımına başlandı. Bu sezon 4 farklı tasarım ile futbolseverlerin beğenisine sunulan formalar, sosyal sorumluluk ve farkındalık anlamları yüklenerek hazırlandı. Formaların tamamı, “İçimizde yanan kırmızı ateş hiç sönmeyecek” ana teması altında toplandı.

Sosyal sorumluluk
Antalyaspor yönetimi tarafından, formaların sadece maçlarda giyilen bir ürün olmanın ötesinde, kamuoyuna verilmesi gereken bir mesaj içermesi gerektiğine karar verildi. Bu nedenle, Antalya’yı da direkt ilgilendiren toplumsal hassasiyetler göz önüne alınarak; orman yangınları, tarım ürünlerinin israfı, hayvan hakları ve deniz ve çevre kirliliği konularına dikkat çekildi. Farkındalık, bir kere ile sınırlı kalmayacak, formaların giyileceği her hafta, taşıdığı sosyal sorumluluğun anlamı yeniden hatırlatılacak.

Orman yangınları için beyaz forma
Beyaz forma, ilk tanıtılan forma oldu. Yanlarında Antalyaspor’un geçmişte kullandığı armaların yer aldığı, modern çizgilerle desteklenen beyaz forma, orman yangınlarına ve orman işçilerine ithaf edildi. Orman işçisi Arif Zorbaz’ın rol aldığı film, Antalya Orman Bölge Müdürlüğü’nün katkılarıyla, Düzlerçamı bölgesinde çekildi. Filmde, “Gelin hep beraber bakalım, büyütelim ve sahip çıkalım” duygusu ön plana çıkarıldı. Formanın sol alt köşesine ise çam ağacı emojisi eklendi. Antalyaspor’un klasik çubuklu, kırmızı ve alternatif formalarının tanımına devam edilecek.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.03 20:49:57
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Büyüme ağrısı ciddi hastalıkların habercisi olabilir

12 yaşlarındaki çocuklarda bacaklar, uylukların önü, baldırlar veya dizlerin arkasında bir ağrı veya zonklama olarak tanımlanan ağrıların büyüme ağrısı olabileceği gibi ciddi hastalıkların habercisi de olabileceği bildirildi.
Memorial Antalya Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Op. ..

12 yaşlarındaki çocuklarda bacaklar, uylukların önü, baldırlar veya dizlerin arkasında bir ağrı veya zonklama olarak tanımlanan ağrıların büyüme ağrısı olabileceği gibi ciddi hastalıkların habercisi de olabileceği bildirildi.
Memorial Antalya Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Op. Dr. Serdar Alfidan, çocukluk çağı bacak ağrılarının değerlendirilmesinde dikkat edilmesi gereken noktaları anlattı.
Büyüme ağrılarının genellikle bacaklarda, uylukların önünde, baldırlarda veya dizlerin arkasında bir ağrı veya zonklama olarak tanımlandığını dile getiren Alfidan, "Bazı çocuklar, büyüme ağrıları sırasında karın ağrısı veya baş ağrısı da yaşayabiliyor. 3-12 yaş arasında sıklıkla görülen bacak ağrıları “büyüme ağrısı” olabildiği gibi, ciddi hastalıkların habercisi de olabiliyor. Kemik tümörleri, hematolojik hastalık tümörleri, eklem iltihabı ve romatizmal eklem rahatsızlıkları da bacak ağrısı ile belirti verdiği için, büyüme ağrısının diğer hastalıklardan ayırt edilebilmesi büyük önem taşıyor. Büyüme ağrıları her iki bacağını da etkileme eğilimindedir ve geceleri ortaya çıkar, hatta çocuğu uykudan uyandırabilir. Ayak bileğinde de ağrı görülebilir. Bu süreç her ne kadar büyüme ağrısı olarak tanımlansa da büyümenin acı verdiğine dair bir kanıt yoktur. Büyüme ağrısı çoğu zaman basit masajla ve çocuğa gösterilecek şefkatle iyileşen ağrılardır" diye konuştu.

"Çocuğun okula gitmesine engel değil"
Alfidan, gergin aile ortamı, sevgisizlik gibi faktörlerin büyüme ağrılarını tetiklediğini gösteren bilimsel çalışmaların olduğunu belirtti.
Büyüme ağrılarının tanısı röntgen tetkiki ve laboratuvar testleri yapıldıktan sonra konulduğunu kaydeden Alfidan, "İyi karakterli bir ağrı olan büyüme ağrılarının tedavisinde herhangi bir aktivite kısıtlamasına gerek duyulmaz. Çocuğun okula gitmesinde ya da beden eğitimi derslerinden mahrum bırakılmasına gerek yoktur. Büyüme ağrılarının çocuklarda gelişebilecek diğer bacak ağrılarından ayrıştırılması ise büyük önem taşır. Çocuklarda bacak ağrıları kemik tümörleri ve hematolojik hastalıkların tümörlerine işaret edebileceği gibi eklem iltihabı ve romatizmal eklem hastalıklarının tanısında da önemli bir belirti olarak değerlendirilmektedir. Çocuklarda huzursuz bacak sendromu bazen yanlışlıkla büyüme ağrısı olarak teşhis edilir, ancak büyüme ağrılarının aksine bu sendrom yetişkinlikte de devam eder" ifadelerine yer verdi.

Dikkat edilmesi gereken noktalar
Büyüme ağrısını diğer hastalıklardan ayırt edebilmeyi sağlayan bulgulardan bahseden Alfidan, "Büyüme ağrılarında çocuklar sürekli farklı eklem noktalarının ağrılarından yakınabilir. Eğer ağrı hep aynı noktada ise, bu noktada şişlik, hassasiyet ve aksama söz konusuysa bu ağrı büyük olasılıkla büyüme ağrısı değildir. Özellikle dikkat edilmesi gereken bir diğer konu, çocuğun herhangi bir travma yaşayıp yaşamadığını sorgulamaktır. Bazen kalçada femur başında olan büyüme plağından başın kayması (femur başı epifiz kayması), perthes hastalığı veya kalçanın sinoviti gibi durumlar da dizde yansıyan ağrıya yol açar. Ancak bunların tamamında öykü farklıdır ve ağrıya aynı zamanda aksama eşlik eder. Kemik tümörleri ve hematolojik hastalıkların tümörlerinin önemli bir kısmı çocukluk çağında sık görülür. Bu nedenle ayırıcı tanıda bu hastalıklar mutlaka dışlanmalıdır. Romatizmal eklem hastalıklarını elemek önemlidir. Bu hastalıklarda tablo, öykü ve laboratuvar testleri ayırt etmede yardımcıdır. Yansıyan ağrılar, özellikle kalça ve belden vuran ağrılarda gerçek hastalığın kaynağı araştırılmalıdır. Bel ve kalça bölgesi dikkatle muayene edilmeli, gerekirse laboratuvar testleri ve röntgen istenmelidir" açıklamasında bulundu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.29 11:19:03
Son Düzenlenme Tarihi :





Kök hücre tedavisi bu 6 eklem rahatsızlığına iyi geliyor

Kök hücre tedavisi son dönemlerde özellikle ortopedi ve travmatoloji alanında yaygın olarak kullanılan işlemler arasında yer alıyor. 
Bu tedavide vücudun kendi hücreleriyle iyileşme sağlanıyor. Kemik iliğinden ya da yağ dokusundan elde edilen kök hücre, anestezi gerektirmeyen yarım saatlik bir işlemle eklem rahatsızlıklarında kullanılıyor ve hastaya önemli konfor sağlıyor. 
Memorial Antalya Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Op. Dr. Murat Baloğlu, kök hücre tedavisi hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı.
Pek çok hastalıkta ilk başvurulan yöntem oluyor
Kök hücre yaygın olarak pek çok durumda kullanılmaktadır. Ortopedi ve travmatoloji alanında özellikle erken dönem kireçlenmeler, kıkırdak hasarları ya da kısmen çapraz bağ yaralanmalarında kök hücre uygulamasına başvurulmaktadır. Ayrıca menisküs yırtıkları, omuzdaki özellikle rotator kuf yırtıkları, yine omuzdaki tendon yaralanmaları ve ayak bilek eklem rahatsızlıklarında çok yaygın olarak kök hücre tedavisi uygulanmaktadır. Kök hücrenin tercih edilmesinin başlıca nedeni kısa süren ameliyatsız bir yöntem olmasıdır. Bu sayede hasta kısa sürede normal yaşantısına döner.
Bazı hastalıklarda ameliyata alternatif olarak uygulanıyor
Kök hücrenin hangi hastalığa ve hangi hasta grubuna uygulanması gerektiğine doğru şekilde karar verilmesi çok önemlidir. Kök hücrenin uygulandığı alanlar şu şekilder:
* Diz ekleminde erken dönem kireçlenmelerde uygulanabilir.
* Kısmi ön çapraz bağ yaralanmalarında fayda sağlamaktadır.
* Parsiyel menisküs yırtıklarında çok yaygın ve etkili bir tedavidir. Bu rahatsızlıklarda ameliyatın alternatifi ya da ameliyat olamayacak hastalara sunulacak bir tedavi metodudur.
* Omuzda lif yırtıklarında neredeyse çok yaygın olarak kullanılan kök hücre tedavisi diğer hastalıklarda koruyucu olarak da tercih edilir.
* Ayak bileğinde özellikle avasküler nekroz diye adlandırılan kıkırdak yaralanmalarında erken dönemde kök hücre uygulanırsa hastalık tamamen tedavi edilebilir.
* Kas yırtıklarında da kök hücreye başvurulur ancak genellikle PRP ya da ACP uygulaması yapılır.  
Tek dozda iyileşme sağlanabiliyor
Kök hücre birkaç kez uygulanabilir ama genelde tek dozda elde edilen iyileşme yüzde 50’nin üzerinde olmaktadır. Ek tedavi ve rehabilitasyon ile tam iyileşme çoğunlukla sağlanabilmektedir.
Lokal anestezi altında steril ortam hazırlandıktan sonra göbekten kabaca 50 – 60 cc arasında bir yağ dokusu alınır. Bu doku santifürüj işleminden geçirilir. Alınan dokuya göre değişmekle birlikte, ortalama 8-9 cc’lik bir hücre elde edilir. Kök hücre işleminden sonrası buz uygulaması yapılır. Tüm işlem yaklaşık yarım saat sürmektedir.  
Kök hücre tedavisinden sonra bunlara dikkat edin
- Kök hücre tedavisinden 2-3 gün öncesinde alkol alınmamalı, sigara kullanılıyorsa azaltılmalıdır. Bu sayede elde edilen hücrelerin sayısının artırılması amaçlanır.
- Kök hücre tedavisi yapıldığı gün ve takip eden 3 gün içerisinde antiinflamatuar ilaçlar içilmemelidir. Hasta uygulama yapıldığı gün dinlenmeli ve sadece kişisel ihtiyaçlarını karşılamak için hareket etmelidir.
- Eğer mümkünse  2-3 gün evde dinlenme önerilmelidir.
- Eğer kök hücre göbek yağ dokusundan alındıysa hasta kabız olmamalı ya da ıkınmayı gerektirecek aktiviteler yapılmamalıdır. 
- 3 gün sonrasında hasta iş yapmamak koşuluyla normal yaşantısına devam edebilir.
- İşlemin bir hafta ve 3 hafta sonrasında doktor kontrolü ihmal edilmemelidir.
Ne kadar erken yapılırsa o kadar çok hücre elde ediliyor
Kök hücre özellikle 18- 20 yaşından sonra her yaş grubuna yapılabilir. Buradaki en önemli nokta hangi hastalığa ve hangi evrede yapıldığıdır. Yaş arttıkça elde edilen hücrelerin miktarı da azalır. Bu yüzden erken dönemde ve genç hastaya yapılırsa tedavinin etkinliği artar. Ayrıca hasta seçimi ve doğru yöntem dışında kök hücre uygulaması yapılırken kullanılan malzemeler de önem taşır. Her preparat ile aynı sonuç alınmaz. Malzemenin kalitesi elde edilen hücre miktarını ve dokunun da kalitesini etkiler. Bu nedenle tam donanımlı merkezlerde bu konuda deneyimli uzmanlar tarafından yapılması kök hücre tedavisinde altın kuraldır.
* Memorial Basın

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.21 13:00:39
Son Düzenlenme Tarihi :