SON DAKİKA
header-ad

Türkiye’de yılda 6 bin kişi kansere yakalanıyor

Antalya’nın Gazipaşa İlçe Sağlık Müdürü Dr. Eşşe Çelik, Türkiye’de görülen kanser vakalarının gitgide yükselmekte olduğunu ve dünyada her yıl 1 milyon kişinin, Türkiye’de ise 6 bin kişinin kanser hastalığına yakalandığını belirtti. En sık görülen kanser türlerinin ise erkeklerde kolon kanseri, akciğer, prostat ve mesane kanseri; kadınlarda ise meme kanseri ve rahim ağzı kanseri olduğunu açıklayan Çelik, kanser belirtilerini ve bu belirtileri gösterenlerin hastaneye başvurmaları konusunda uyarıda bulundu.
Gazipaşa’da kanser vakalarında artışın olduğu belirten Çelik, “Buna rağmen erken teşhis çerçevesinde yapılan tarama sayılarında düşüş yaşandığı görülüyor. Erken tanı ve tarama çerçevesinde yapılan gaitada gizli kan ve smear aile hekimlerinde, mamografide devlet hastanelerinde ücretsiz yapılıyor” diyerek erken teşhisin önemini vurguladı.

“Tedavi edilmeyen ya da tedavisi gecikmiş kanserler ölümcüldür”
Kanserin tehlikesi hakkında bilgilendirme yapan Çelik, kanserin ciddiyetini, “Kanser genellikle sürekli ve hızlı büyüyen tümörlerdir. Kapsülleri yoktur, büyürken sınır tanımazlar; çevresindeki dokuların ve damarların içine girerler. Sıklıkla metastaz yaparlar. Tedavi edilmeyen ya da tedavisi gecikmiş kanserler ölümcüldür” şeklinde açıkladı.
Kanserin en yaygın belirtilerinden bahseden Çelik, açıklanamayan kilo kaybı, topaklar, yumrular veya genişlemiş lenf düğümleri, gece terlemeleri, kanamalar (anormal vajinal kanama, dışkıda kan veya rektal kanama, idrardan kan gelmesi), bağırsak hareketlerindeki değişiklikler (dışkılama veya idrar yapma alışkanlığında değişiklik), inatçı ve geçmeyen öksürük, nefes darlığı, vücudun herhangi bir yerinde meydana gelen ağrı, kalıcı, şiddetli yorgunluk, cilt değişiklikleri, karında şişkinlik hissi, yutma güçlüğü" dedi.
Kanser vakaları hakkında erken teşhisin önemine dikkat çeken Çelik, “Erken teşhis hayat kurtarır. Kendimizi önemseyip değer verelim” diyerek vatandaşlara uyarıda bulundu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.07 16:03:52
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Enkazdan çıkan 49 yıllık mektup, tıp fakültesi öğrencisini duygulandırdı

Depremin vurduğu Hatay’ın Antakya ilçesindeki bir enkazda 49 yıllık mektup bulan tıp fakültesi öğrencisi Derya Kahıgan duygusal anlar yaşadı. Mektubu okurken boğazı düğümlenen Kahıgan, ilk görev yeri olarak ise Antakya’yı yazacağını bildirdi.
6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerde 11 il içinde en büyük yıkım Hatay’da meydana geldi. Enkaz kaldırma ve konteyner kent kurulumlarının devam ettiği kentte, durumu yerinde görmek isteyen grupların ziyaretleri de devam ediyor.
Arkadaşlarıyla bölgede incelemelerde bulunan İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Derya Kahıgan, gördükleri karşısında büyük üzüntü yaşadıklarını belirtti.
Enkazların arasından geçerken duygusal anlar yaşadıklarını dile getiren Kahıgan, “Burada anıların da insanlarla birlikte enkaz altında kaldığını gördük. Hepimiz enkazların arasında bir şeylerimizi bıraktık. İnsanların evleriyle birlikte yaşadıkları anıları depremle birlikte gömüldü ve toprağın altında kaldı” dedi.

"49 yıllık mektup duygulandırdı"
Molozların arasında 49 yıl önce Almanya’dan bir oğuldan anneye yazılan mektuptan kesitler okuyan Kahıgan, “Büyük ihtimal gurbetten yazılmış bir mektup. Ailesine para göndereceğini ve ağabeyine yapacağı yardımdan bahsediyor. Antakya’daki anıtın önünde çekilmiş bir fotoğraf buldum. Mektup beni çok duygulandırdı. Antakya’ya ilk gelişim ve görüşüm de böyle oldu. Gelmeden önce evimizden çok üzüldük elimizden geldiğince destek olmaya çalıştık. Yıkımın bu kadar büyük olduğunu beklemiyordum. Gelince tamamen yıkılmış hayalet bir şehir gördüm. İnsanlar yok, sokaklar bomboş” diye konuştu.

"İlk görev yeri Hatay’ı yazacak"
Kısa süre sonra mezun olacağını ve ilk görev yeri olarak Hatay’ı tercih edeceğinin altını çizen Derya Kahıgan, “Stajlarım başlasaydı ve elimden fazlası gelseydi deprem anında da burada olmayı isterdim. Antakya’ya gönül borcumuz var. İlk tayin yerime burayı yazacağım. 49 yıl önce yazılan bir mektubun enkazın arasından elime geçeceğini tahmin bile edemezdim. Bu kadar korunmuş yırtılmamış. İlk görev yerim söz Antakya olacak” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.12 18:33:51
Son Düzenlenme Tarihi :





Isparta’da 1 milyon 250 bin ton elma rekoltesi bekleniyor

Türkiye’de toplam elma üretiminin dört birine sahip ve tadı ve aroması ile coğrafi işaret alan Isparta elmasının hasat mevsimi başladı. Hasat döneminde 1 milyon 250 bin ton rekolte bekleniyor.
Gül, hububat ve lavanta sezonlarının sona ermesinin ardından Isparta’da üreticiler bu kez elma hasadına başladı. Isparta’da sezonun başlamasıyla birlikte, merkeze bağlı Senirce köyünde de hummalı bir hasat dönemi yaşanıyor. Ülkedeki her 4 elmadan birinin sahibi olan Isparta’da hasat süresince yaklaşık 1 milyon 250 bin ton ürün elde edilmesi bekleniyor. Isparta’da Eğirdir ve Gelendost’un başı çektiği elma üretimi ayrıca, merkeze bağlı köyler, Senirkent ve Gönen ilçelerinde yoğunlukla yapılıyor. Sabahın ilk ışıklarında işçilerin bahçelere giderek toplamaya başladığı elmalar, kasalarda bir araya getirildikten sonra traktörler yardımıyla bahçelere en yakın alanda yer alanda bulunan soğuk hava depolarına sevk edilerek muhafaza altına alınıyor.

“Bu yıl 1 milyon 250 bin ton civarında bir rekolte beklentimiz var”
Isparta’nın her tarafında elma sezonunun başladığını dile getiren Isparta Ziraat Odası Başkanı Mustahattin Can Selçuk, “Eğirdir, Gelendost, Atabey ve Gönen ilçelerimizde elma üretimimiz başladı. Burada yetiştirilen elmalar genelde Starking, Golden, Granny Smith gibi farklı farklı çeşitler var ama elmaların yüzde 95’i bu şekilde” dedi. Üretilen elmaların yurt içinde ihracatının gerçekleştiğini vurgulayan Can Selçuk, “Bizim ürettiğimiz elmalar metropol ilerimize Ankara, İstanbul, İzmir gibi illerimize gidiyor. Bu yıl 1 milyon 250 bin ton civarında bir rekolte beklentimiz var” şeklinde konuştu. Yaklaşık olarak elma hasadı sezonunun iki ay sürdüğünü belirten Selçuk, “Bizim ürettiğimiz elmalar pazarlarda, manavlarda, marketlerde alıcı buluyor. Yurt dışı ihracatında ise Çin, Hindistan, Dubai, Avrupa ve Arap ülkelerinde de bizim elmamız alıcı buluyor ve ülke ekonomisine katkı sağlıyoruz ve ülkemizin reklamını yapmış oluyoruz” dedi.
Elma bahçelerinde yıllardır tarım işçisi olarak çalıştığını belirten Ümmü Gökdoğan, “Sabahın erken saatlerinde sekiz gibi geliyoruz. 5-6 senedir bu işi yapıyorum. Geldiğimiz zaman elma toplayıp seçiyoruz. Elma toplama zamanımız iki ay sürüyor. Yaptığımız iş zor değil kolay bir iş” şeklinde konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.10.06 21:53:04
Son Düzenlenme Tarihi :