SON DAKİKA
header-ad

Anadolu propolisi üreticisi kadın girişimci Samancı’ya inovasyon ödülü

Sürdürülebilirliğe katkılarıyla tanınan kadın girişimci Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı, geliştirdiği patentli ve TÜBİTAK ödüllü özütleme teknolojisi ile Türkiye’de ilk kez üretimini gerçekleştirdiği patentli saf Anadolu propolisi ile "Gıdada İnovasyon" kategorisinde ödüle layık görüldü.
Türkiye..

Sürdürülebilirliğe katkılarıyla tanınan kadın girişimci Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı, geliştirdiği patentli ve TÜBİTAK ödüllü özütleme teknolojisi ile Türkiye’de ilk kez üretimini gerçekleştirdiği patentli saf Anadolu propolisi ile "Gıdada İnovasyon" kategorisinde ödüle layık görüldü.
Türkiye’de ilk kez uygulamaya geçirdiği “Sözleşmeli Arıcılık” modeliyle, yine Türkiye’de ilk kez propolisin üretimini gerçekleştiren BEE’O Propolis Kurucusu ve Genel Müdürü Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı, TÜBİTAK’tan inovasyon ödüllü ve patentli özütleme teknolojisi ile ürettiği Suda Çözünebilir Propolis Damla ile Sürdürülebilirlik Akademisi tarafından düzenlenen Sürdürülebilir Gıda Ödülleri’nde inovasyon ödülüne layık görüldü.

6 farklı kategoride 14 proje ödüle layık görüldü
Sürdürülebilir Gıda Ödülleri’nde 6 farklı kategoride 14 proje ödüle layık görüldü. "Gıda Atık Yönetimi,", "Sürdürülebilir Gıda Tedarik Zinciri", "Sürdürülebilir Gıda İçin İş Birliği", "Sürdürülebilir Gıda İletişimi", "Gıdada İnovasyon" ve "Sürdürülebilir Gıda Ambalajı" olmak üzere çeşitli kategorilerdeki yarışmada büyük ölçekli firmalar, KOBİ’ler, start-up’lar ve belediyeler kıyasıya yarıştı. Projeler, alanında uzman akademisyenler ve lider isimlerden oluşan jüri heyeti tarafından yapılan uzun süreli değerlendirmeler sonucunda seçildi.
Samancı, ödül töreninde yaptığı konuşmada, propolisin, arıların bitki tomurcukları ve ağaç kabuklarından topladığı doğal bir arı ürünü olduğunu ancak insan vücudu tarafından ham haliyle tüketilemediğini belirtti. Bu nedenle, alanında uzman gıda mühendisleri tarafından doğru bir özütleme yöntemiyle propolisin özütlenmesinin gerekliliğine vurgu yaptı. Dr. Samancı, Türkiye’de üretilmeyen propolisi geliştirdikleri patentli ve ödüllü özütleme teknolojisiyle özütleyerek ilk kez ürettiklerini, özütleme işleminin ardından Anadolu coğrafyasından elde ettikleri fenolik ve flavonoid miktarı standardize edilmiş “Anadolu propolisi”nin patentini aldıklarını belirtti.
En az 15 farklı fenolik ve flavonoid bileşen içeren patentli saf Anadolu propolisi özütünün, içeriğindeki fenolik ve flavonoidlerin çeşitliliği sayesinde faydalı etkilerinden yararlanılabildiğine dikkat çeken Dr. Samancı, Anadolu coğrafyasının endemik bitki örtüsü çeşitliliği sayesinde en yüksek miktarda fenolik ve flavonoid bileşimine sahip propolisin elde edilmesine imkan sağlayan eşsiz bir coğrafya olduğunu dile getirdi.

Sözleşmeli arıcılık modeliyle sürdürülebilirliğe katkı sunuyor
Gıda Yüksek Mühendisi Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı ayrıca, Anadolu propolisinin etkinliğini tüm dünyaya duyurmak üzere literatüre pek çok klinik çalışma kazandırdıklarını ve bu alanda yaptıkları çalışmalarla 70’ten fazla ödüle layık görüldüklerinden duyduğu mutluluğu dile getirdi.

"Yüzde 100 doğal güneş kremleri ile sürdürülebilir deniz yaşamına katkı"
Elif Tanuğur Samancı, geliştirdiği non-nano mineral çinko ve patentli saf Anadolu propolis içeren güneş kremlerinin, yüzde 100 doğal olduğunu belirtti ve böylelikle sürdürülebilir deniz yaşamına katkı sağladığını söyledi.
Dr. Samancı, “Her yıl kimyasal içeren güneş kremleri nedeniyle tonlarca kimyasalın denizlere karıştığı ve bu kimyasalların mercan resiflerine zarar verdiğine yönelik bilimsel veriler mevcut. Deniz yaşamına zarar vermeden güneşten korunmak için uzman önerileri, non-nano mineral çinkonun tercih edilmesi yönünde. Biz de, non-nano mineral çinko ve Anadolu propolisi kullanarak geliştirdiğimiz yüzde 100 doğal güneş koruyucu krem formülasyonları ile bu farkındalığa katkı sağlamayı amaçladık” dedi.

"Propolisten ayrıştırılan balmumu, atık olmaktan kurtuluyor"
“Sıfır Atık” mottosuyla hareket ettiklerine dikkat çeken Samancı, propolisin ekstraksiyonu sonucunda ayrılan balmumunun, dermokozmetik ürün formüllerinde değerlendirilmesini sağladıklarını ifade ederek, "Böylelikle, propolisin değerli fenolik ve flavonoid bileşimi sayesinde saymakla bitmeyen faydalarından yararlanabilmek için gerçekleştirilen ekstraksiyon yani özütleme işlemi sonucunda ayrıştırılan balmumu, atık olmaktan kurtuluyor. Cildin nemi çekmesine ve tutmasına yardımcı olabilen ve genellikle cilt bakım ürünlerinin formüllerinde bu amaçla kullanılan balmumu; yoğun bakım kremi, dudak koruyucular, yaşlanma ve kırışıklık karşıtı yüz bakım kremi gibi birçok üründe kullanılarak değerlendiriliyor" açıklamasında bulundu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.10 12:31:23
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Vali Yazıcı : Bayramlar Paylaşma Vaktidir

Vali Yazıcı, "Kurbanını Paylaş Kardeşinle Yakınlaş" kampanyasına destek olmak için kurbanını Türkiye Diyanet Vakfına bağışladı. Paylaşmanın önemine değinen Vali Yazıcı, bayramların paylaşma vakti olduğunu ifade etti.

İl Müftüsü Nazif Fethi Yalçınkaya’yı makamında kabul eden Vali Ersin Yazıcı, Türkiye Diyanet Vakfı’nın ülke genelinde başlatmış olduğu vekâletle kurban bağışı kampanyasıyla ilgili bilgi aldı. Kampanyayla ilgili açıklamalarda bulunan İl Müftüsü Nazif Fethi Yalçınkaya Türkiye Diyanet Vakfı tarafından Kurbanını Paylaş, Kardeşinle Yakınlaş” sloganıyla gerçekleştirilen vekâletle kurban organizasyonunun, Yurtiçi Kurban Bedelinin 1.125 , Yurtdışı Kurban Bedelinin 925  olduğunu ifade etti.

Kurban Paylaşmaktır

Bayramların, birlik ve beraberliğimizin pekiştiği, bizi biz yapan değerlerin bir kez daha hatırlandığı çok özel günler olduğunu ifade eden Vali Yazıcı; Kurban bayramı, dini ve milli değerlerimizin en önemli unsurlarından olan paylaşmanın ön plana çıktığı bir zaman dilimidir. Kurban paylaşmaktır. Vakit paylaşma vaktidir. Aslı ibadet olan Kurban, paylaşmanın da öneminin hatırlanması açısından önemlidir. Varlığımızın, birlik ve beraberliğimizin şükrü olarak Yüce Allaha şükür amacıyla kesilen kurbanın ihtiyaç sahiplerine dağıtılması da Komşusu açken tok yatan bizden değildirdüsturunun hayata geçmesi açısından başka bir öneme sahiptir. Türkiye Diyanet Vakfı, her yıl Kurbanını Paylaş Kardeşinle Yakınlaş' kampanyasıyla ihtiyacı olan insanlara kurban dağıtımıkonusunda önemli bir çalışma yürütüyor. Birlik ve beraberliğimizi pekiştiren, toplumsal yardımlaşma ve dayanışma duygularımızı arttıran, ihtiyaç sahiplerinin her zamankinden daha fazla hatırlandığıKurban Bayramı’nda, kurbanımızı ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızla paylaşalım.” dedi.

Kurbanını vekâlet yoluyla kestirmek isteyen vatandaşları Türkiye Diyanet Vakfı’na bağışta bulunmaya davet eden Vali Yazıcı, başta yetim ve öksüzler olmak üzere birçok ihtiyaç sahibinin Kurban Bayramı sevincine hep birlikte ortak olacaklarını vurguladı.

Türkiye Diyanet Vakfı aracılığıyla ihtiyacı olan insanlara kurban dağıtımı konusunda önemli bir çalışma yürütüldüğünü aktaran Vali Yazıcı, Türkiye Diyanet Vakfı’na vekâletle kurban bağışında bulunarak, bağış makbuzunu İl MüftüsüNazif Fethi Yalçınkaya‘dan aldı.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.07.07 08:09:41
Son Düzenlenme Tarihi :





Milletvekili Aday Adayı Osman Zinnur Abay’dan 6 alanda proje

Antalya’da MHP’den Milletvekili Aday Adayı olan Osman Zinnur Abay, 6 alandaki projelerinden bahsetti.
28. Dönem Milletvekilliği seçimlerinde, Antalya’da MHP’den aday adaylığını açıklayan Osman Zinnur Abay, imar, bayındırlık, ekonomi, sağlık, eğitim ve hukuk alanlarından projelerinden bahsetti. Eğitim aldığı uzmanlık alanlarıyla ilgili görülen sorunların çözümünde gerekli altyapı ve maliyetlere ilişkin detaylı bir çalışma yaptığını aktaran Abay, ülkenin geliştirilmesinde çaba gösterip bu çabayı mecliste taşımayı umduğunu söyledi.
Abay, yerel yönetimlerce plan tadilatı yapılarak Türkiye genelinde uygulanan İmar Kanunu ve Yönetmeliklerinin uygulanamaz hale getirildiğine dikkati çekerek, “Bu plan tadilatı ile bir emsal olan yerlerin iki veya üç emsale çıkartılarak 20 bağımsız bölüm yapılacak yere, 100 bağımsız bölüm yapılması ve bir de buna kat yüksekliği eklenerek bölgedeki yeşil alanları, sosyal donatı alanları, okul yerleri ve yollar kullanılamaz duruma gelmiştir. Tüm bunları engellemek için tek İmar Yasası ve tek İmar Yönetmeliği yapılması ve kesinlikle değiştirilmeyecek hale getirilmesi, rant kapılarının kapatılması, vatandaşın daha fazla yeşil alan ve sosyal donatı alanları kullanmasının sağlanması gerekir. Bunlarla ilgili detaylı çalışmalarımız mevcut, Antalya ili özelinde detaylı bir projemiz bulunmaktadır” dedi.
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmelerinde, Deprem Yönetmeliğini kapsayacağını vurgulayan Abay, “Çevre Şehircilik İl Müdürlüklerinin, sözleşmedeki tarafları koruyacak şekilde OMBUDSMAN olarak görev alması ve bununla birlikte yargı yükünün azaltılması sağlanabilecektir. (Detaylı projemiz hazırdır.) İnşaatların yapımında yapı denetim şirketlerinin kapatılıp tüm görevlerini Çevre Şehircilik İl Müdürlüğüne verilerek belediyelerle il müdürlükler arasında denetim sağlanabilecektir. Belediye İmar Komisyonlarında yer alacak meclis üyelerinin teknik uzman fakülte mezunu olma zorunluluğu getirilmesiyle alınan kararların, yapılacak işlerin hakka ve hukuka uygun olması sağlanmış olacaktır. Belediye Meclislerinde imara yönelik alınan kararların Bakanlık onayından geçmesi. Belediyelerce yeni yapılacak imar planlarının dışarıdan şehir plancıları ve haritacıları tarafından değil, bizzat belediye uzman ekiplerince yapılması ve yapılan bu imar planlarının yine Büyükşehir Belediye Meclisinden sonra Bakanlık onayından da geçmesi gerekmektedir” diye konuştu.

"Kentsel dönüşüme ilk önce çok riskli yapılardan başlanacaktır"
Kentsel dönüşüm konusunda projelerinden bahseden Abay, “1999 ve öncesi Yapı Ruhsatlı yapıların deprem sınıflarına göre kentsel dönüşümün parsel bazında değil, ada bazında yapılması zorunlu kılınacak, böylelikle sosyal donatıların, yeşil alanların fazlalaştırılması, okul yerlerinin çoğaltılması, mevcut yolların ada bazında yapıldığından yolların genişletilmesi sağlanabilecektir. Kentsel dönüşüme de ilk önce çok riskli yapılardan, ulaşım sıkıntısı çekilen ve sosyal donatıları az olan bölgeden başlanacaktır” ifadelerine yer verdi.
Bilirkişi yönetmeliğini düzenlemesine ilişkin ise Abay, “Nitelikli bilirkişi eğitimi ile ilgili düzenleme yapılarak bilirkişilerin alanında sınavla göreve getirilmesi” derken, Sulh Hukuk Mahkemelerinde taşınmaz, kira uyuşmazlıklarının çözümüne ilişkin gerçekleştirecekleri projeyle mahkemenin iş yükünün azaltılması, kiracı ve kiralayan ile ilişkinin yeniden düzenlenerek belli bir standart çerçevesinde işlevsel hale getirilmesi, bölgesel ve mahalle bazında emlak vergi artış oranlarının düzenlenmesi, gibi düzenlemeler yer aldığını belirtti.
Abay diğer proje başlıklarını ise şöyle sıraladı:
"İdare mahkemelerinde mahkeme başkanı ile birlikte üyelerden en az birinin hukuk fakültesi mezunu olması. Özel ve ihtisas mahkemelerinde görev yapacak hakimlerin ayrıca alanında en az yüksek lisans eğitimi alma veya ikinci bir fakülte mezunu olması. İdari davalarda adli yardım (teknik) müessesinin vatandaş lehine geliştirilmesi. İhale Kanunu’nun tamamen kaldırılıp yeniden yapılması ve sürekli değiştirilmesinin engellenmesi. İhaleye katılım şartları ve ihale yönetiminin kesin net ve bilinebilir hale getirilmesi, ihaleye katılım yönünde ulaşılabilirlik sağlanması ve kamu yararının öncelenmesi, ihalenin fiyat bazında değil kalite bazına tekliflerin değerlendirilebilir hale getirilmesi ve yerli üretim malzemelerin ihalelerde öncelikli hale getirilmesi. Ticari hayatın güvenliğini sağlamak adına karşılıksız verilen çeklerde bankaların sorumlu hale getirilmesi. Sermaye şirketlerine (işletme, iktisat, kamu yönetimi mezunlarının) kamunun denetçi olarak görevlendirilmesi. Şirketlerin bilançolarının ve yapılan işlemlerinin kontrolüyle şirketlerin geliştirilmesi, denetlenmesi, kredilendirilmesi. Yatırım yaparken gerekli desteğin verilebilmesi için bu denetçilerin denetleme raporlarının esas alınması (Bunun sonucu, sahte fatura, usulsüz ticari işlemlerinin ortadan kaldırılarak samimi bir şekilde ticaret yapmak isteyen insanların desteklenmesi). Şirketlerin yaşam sürelerinin uzatılması ve uluslararası çapta rekabet edebilir hale getirilmesi."
Abay, son olarak Antalya bazlı projelerini de, "Antalya-Konya, Antalya-Isparta arasındaki duble yolların ivedi olarak tamamlanması. Antalya-Mersin arasındaki çevre yolunun tamamlanması. Kumluca, Finike, Demre ve Kaş duble yolunun ivedi olarak tamamlanması. Korkuteli-Elmalı duble yolunun tamamlanması. Antalya-Konya yolunun tamamlanmasıyla birlikte hızlı tren hattına hızlı bir şekilde katılması. Şehrin ortasında kalan ve belediyelerce imar uygulaması yapılmayan bölgelerin bakanlık sorumluluğuna alınıp ivedi olarak imar planlarının yapılması. Şehrimizde kira artışı konusunda çözüm üretecek projeler geliştirilmesi” şeklinde madde madde sıraladı.
Abay, belirttiği projelerin detaylı planlarının mevcut olduğunu belirterek, halk tarafından yetki verilmesi durumunda mücadelelerini ülke lehine olacak şekilde gerçekleştirmek için kolları sıvadıklarını da sözlerine ekledi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.04 16:17:52
Son Düzenlenme Tarihi :