SON DAKİKA

logo

Binlerce kişiye mezar olan binaların yerini boş araziler aldı

Depremin vurduğu Hatay’da binlerce kişiye mezar olan binaların yerini enkazların kaldırılmasıyla boş araziler aldı.
Kahramanmaraş merkezli depremlerde en büyük yıkım Hatay’da meydana geldi. Binlerce insanın hayatını kaybettiği asrın felaketinde, Antakya ilçesinde binlerce bina hasar gördü. Ekipler, afetin üzerinden 6 ayı aşkın sürenin geçmesine rağmen hasarlı binaların yıkımları ve enkaz kaldırma çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Enkazların kalktığı kent merkezinde binaların yerini boş araziler aldı. Bölge halkının tanıyamaz hale geldiği kent merkezi, görünümüyle Hataylıları üzdü.

“Deprem nedeniyle Antakya tamamen yıkılmış durumda”
Deprem nedeniyle Antakya’nın tamamen yıkıldığına değinen vatandaşlardan Yusuf Tümer, “Doğma büyüme Antakyalıyım. Deprem nedeniyle Antakya tamamen yıkılmış durumda. Gördüğünüz yerler hep bina ve iş yeriydi. Karşı tarafta hep binaydı, binlerce kişiye mezar oldular. Rabbim hayırlısını versin. Enkaz kaldırılıyor ama tanınacak bir yer kalmadı” dedi.

“Binlerce bina ve iş yeri vardı bu bölgede”
Kentin işlek caddelerinin boş araziye dönüştüğüne dikkat çeken Nezih Mansuroğlu, “Burası bankalar caddesiydi. Binlerce bina ve iş yeri vardı bu bölgede. Ne ararsanız vardı burada. Şimdi de burası bomboş. Bizimde iş yerimiz vardı burada, üzülüyoruz. Herkes boşta kaldı. Bu bölgede çok ölen oldu” şeklinde konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.11 09:28:12
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






4 bin 630 yangın havuzu ve gölet yangınlarda kullanılıyor

Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Orman Genel Müdürlüğünün (OGM) yangınlara karşı hassas ormanlık alanlara inşa ettiği ülke genelindeki 4 bin 630 yangın havuz ve göleti, helikopterler ile arazözlerin alevlere müdahale için ihtiyaç duyduğu suyun temininde büyük katkı sağlıyor. 
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, ülke genelinde tesis edilen yangın havuz ve göletlerinin toplam 3 milyon ton su kapasitesine sahip olduğunu bildirdi.
Orman yangınlarıyla mücadelede en hayati unsurlardan biri olan ısının düşürülmesi için doğrudan su ile müdahale büyük önem taşıyor. Yangınla mücadele eden helikopter ve arazözlerin en yakın yerden su alarak alevlere müdahalede bulunmaları gerekiyor.
Bu kapsamda, orman yangınlarıyla mücadelede büyük bir gereksinimi karşılayan yangın havuz ve göletlerinin yapımına ilk defa 2003-2004 yıllarında başlandı. Bugüne kadar 2 bin 554 adet havuz, 2 bin 76 adet gölet olmak üzere toplam 4 bin 630 adet yangın havuz ve gölet tesis edildi.
Havuz ve göletlerin inşa edilecek yerleri belirlenirken bölgedeki yangına hassas orman varlığı dikkate alınıyor. Ayrıca deniz, göl, gölet veya baraj gibi su kaynaklarına uzak alanlar tercih ediliyor.
Kapasiteleri inşa edildiği arazi ve su kaynağına göre değişiklik gösteren havuz ve göletlerin su tutma kapasiteleri 400 ile 3 bin ton arasında değişiyor.
Ormanların içerisine tesis edilen bu havuz ve göletler sayesinde, sorti sayıları artan helikopterlerin yangınlara daha etkili müdahalesi mümkün hale geldi.
113 ADET YANGIN HAVUZU VE GÖLETİN İNŞASI DEVAM EDİYOR
Bakanlığa bağlı OGM'nin çalışmaları doğrultusunda, teknik ve doğal şartların imkân verdiği yerlerde bu tesislerin yapımına devam edilmesi planlandı. Hâlihazırda 113 adet yangın havuzunun inşa çalışması ise sürüyor.
OGM, her yıl bu tesislerin bakımını yaparak faal halde kalması için çalışma yürütüyor. Orman yangını riskinin arttığı dönem öncesinde bütün yangın havuz ve göletleri ekipler tarafından rutin olarak kontrol ediliyor. İhtiyaç halinde bunların bakımları yapılarak su seviyesi azalan havuz ve göletlere ise takviyede bulunuluyor.
* Tarım Bakanlığı Basın

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.08.15 13:55:39
Son Düzenlenme Tarihi :





OSB Başkanı Bahar'dan, SEKTÖR ÇÖKER uyarısı

Gübre üreticileri, Ticaret Bakanlığı tarafından getirilen ihracat yasağına isyan etti. Sanayiciler ihracat yasağının birçok firmayı iflasa sürükleyeceğini savunarak, kararın iptalini talep etti.

    Bir süre önce ihracatı kayda bağlı mallar listesine alınan gübre ve gübre hammaddeleri için bu kez doğrudan ihracat yasağı getiriliyor. İhracatçı birliklerine ve gümrüklere gönderilen yazıyla söz konusu ürünlerin ihracat işleminin kayda alınmayacağı bildirildi. Ticaret Bakanlığı’nın gübre ihracatını yasaklaması, sektörde infiale neden oldu. Gübre üreticilerialınan kararının birçok firmayı iflasın eşiğine getireceğini belirtti. Gübre üretiminde Türkiye’nin öncü firmalarının yer aldığı Antalya Organize Sanayi Bölgesi sanayicileri, sahaya sorulmadan, sektör temsilcileri ile istişare edilmeden masa başında alınan bu kararın, hem ülke ekonomisinde, hem ihracatta hem de istihdamda çok büyük kayıplar yaşanmasına neden olacağını aktardı.

SEKTÖR ÇÖKER

    Yasak kararını değerlendiren Antalya Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Ali Bahar, konunun önemini ‘Burada bir sektörün çöküşünden bahsediyoruz’ sözleri ile özetledi. Söz konusu yasak kararının fiyatları düşürmeyeceğini tam aksine bir artışa neden olacağına dikkat çeken Başkan Bahar, “Sektörün ihtiyacı olan toplam hammaddenin yüzde 95’i yurt dışından temin edilmektedir. Dolayısıyla ithalat yapmaya mecburuz. Bu ithalatını yaptığımız hammaddelerin fiyatları tüm dünya piyasalarında enerji, lojistik ve temel girdi fiyatlarına bağlı olarak yüzde 300 ile yüzde 500 arasında artmıştır. Ayrıca son zamanlarda döviz kurunda yaşanan yükselişler de gübre fiyatlarının artmasında önemli bir etken olmuştur. Yurtiçindeki gübre fiyatlarının artışının temel sebepleri bunlardır” dedi.

LİDERLİĞİ ALTIN TEPSİDE SUNUYORUZ

    İthal edilen ürünlerin ülkede işlenerek ihraç ediliyor olmasının, cari açığı kapatan önemli bir faktöre dönüştürüldüğünü anlatan Bahar, “Sektör yıllarca emek vererek hammaddesini tedarik ettiği Çin gibi çok zor bir pazara dahi ihracat yapar hale gelmişken, bu kazanımları yok etmek değil kendi ayağımıza, kafamıza kurşun sıkmakla eş değerdir. İspanya dünyada pazarlideri konumdayken, Türk gübre üreticileri son zamanda yaptığı çalışmalar ile Avrupa’daki firmalara rakip olmuşlardır. Yasak kararı ile liderliği yabancı firmalara altın tepsi içinde sunuyoruz. Bunun nedenini anlamak mümkün değildir” şeklinde konuştu.

SANAYİCİ BATSIN MI?

    Sektörün uzun uğraşlar sonucunda ihracat alanında büyük başarılara imza attığını aktaran Bahar, “Yıllarca çalışılıp yurt dışında yeni pazarlar yaratıldı. Devlet diyor ki ‘ihracat yapın, döviz kazandırıcı hizmetleri artırın’ benim sanayicim de bunu gerçekleştirmek için makinalar alıyor, istihdam sağlıyor, borçlanıyor, yeni yatırımlar yapıyor, tam ihracata başlıyor ve siz bunu yasaklıyorsunuz. Ne yapsın benim sanayicim, batsın mı? Böyle şey mi olur” diye sordu.

SANAYİCİ TAZMİNAT ÖDEMEK ZORUNDA KALACAK

    Şu an ihracat yapılan ülkelerde dikim zamanı olduğuna vurgu yapan Bahar, “Sanayicinin taahhüdü var, sanayici ön ödeme almış, sözleşme imzalamış, bunu sabahtan akşama iptal ederseniz benim sanayicim tazminat ödemek zorunda kalacak. Bu ülke ekonomisine zarardır, dolayısıyla hepimizin cebinden çıkacaktır. Sektörün kullandığı birçok emtia borsada işlem görmektedir. Bakır sülfat, çinko, mangan ve demir gibiemtiaların borsada fiyatı artıyorsa, diğer bir yandan da enerji ve lojistikte maliyetler artıyorsa, yurt dışından getirilen bu ürünler, nasıl daha ucuza temin edilebilir?Hiç kimse fiyatı sürekli artan bir ürünü daha ucuza satmaz. Bu ticaretin kanununa aykırıdır” ifadelerini kullandı.

TARIMDA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

    İhracatın ülke tarımında sürdürülebilirliği sağladığını söyleyen Bahar, “Sanayici ihracattan sağladığı kaynak ile yurtiçinde çiftçimize vadeli verdiği ürünü sübvanse ediyor, yani tarımın sürdürülebilirliğini sağlıyor. İhracat olmazsa elindeki finansman gücünü kaybedecek, maliyet yükü artacak, bunu da çiftçiye yansıtmak zorunda kalacaktır. Ülkece, fiyat düşürmeye çalışırken tam aksine fiyatların artmasına neden olacak bir yanlışın eşiğindeyiz. Bu yasak uygulanırsa fiyatların artması kaçınılmazdır. Bu gerçekleşirse kapanan işletmeler olacak istihdamda zarar görecektir. Bu riski nasıl göze alıyorsunuz?” şeklinde konuştu.

GÜMRÜK VERGİSİ SIFIRLANSIN

    Konu hakkında çözüm önerilerini sıralayan Başkan Bahar, “Eğer bir yasak konulacaksa bu yasak katma değer sağlanmış ürünlere konmamalıdır. GTİP numaraları detaylandırılmalı, hammaddeler buradan ayrıştırılmalı, gerekirse Devletimiz ithal edilen hammaddelerin gümrük vergilerini belirli bir süreliğine sıfırlamalı, gelecekse sadece hammaddelerin ihracatına yasak getirilmelidir. Ancak hammaddeler katma değerli özel bir ürüne dönüştürülmüşse buna yasak getirilmesi büyük bir yanlış içermektedir.Çiftçinin yoğun olarak kullandığı taban gübrelerinin sübvanse edilmesi de bir başka çözüm odaklı hamle olacaktır.Ayrıca gübre üreten büyük tesislerin hammaddelerine sübvansiyon uygulanarak fiyat artışı önlenebilir. Bu kadar çeşitli GTİP numarası ile ihracat engeli dünyanın hiçbir yerinde yoktur. Yabancı ülkeler hammaddeler üzerinden engellemeler ile kendilerine bir koruma kalkanı oluşturmaktadır. Rakip ülkelerin bir araya gelip bize yapamayacağı kötülüğü şu an biz kendi elimiz ile ülkemizin başına musallat ediyoruz” dedi.

HİSARCIKLIOĞLU İLE GÖRÜŞTÜLER

    Yasak kararının neden olacağı sorunları ve çözüm önerilerini bir rapor halinde, bir dizi programa katılmak için Antalya’ya gelen Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı RifatHisarcıklıoğlu’na sunan Başkan Ali Bahar’a, Antalya OSB’de gübre üretimi yapan sanayiciler ile sektör temsilcileri de eşlik etti.Gübre Üreticileri İthalatçıları ve İhracatçıları Derneği Başkanı Metin Güneş, Antalya OSB’de gübre üretimi yapan firmaların yönetim kurulu başkanları Osman Bahçe, Barış Büyükyörük, Hakan Pakalın, Harun Öztürk ve Sami Dilek, Başkan Ali Bahar ile birlikte alınan kararın firmalarda, sektörde, ekonomide ve Türk tarımında neden olacağı tahribat ile ilgili Hisarcıklıoğlu’na kapsamlı bilgiler verdi. 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.10.21 09:35:17
Son Düzenlenme Tarihi :