SON DAKİKA

Haydi aşure yemeye !

Muharrem ayı nedeniyle büyükşehir merkezde ve ilçelerde vatandaşlar aşure ikramını sürdürüyor

    Antalya Büyükşehir Belediyesi, Muharrem ayı kapsamında gerçekleştirdiği aşure ikramları devam ediyor. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na bağlı aşevlerinde hazırlanan aşureler merkez ve 19 ilçede vatandaşlara ikram ediliyor. 

2500 KİŞİLİK İKRAM

    Aşure ikramı Kent merkezinde Şarampol Kapalı Yol’da etti. Bölge esnafı ve vatandaşlara aşure ikramı yapıldı. Daha sonra Kepez ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi, kapalı pazar esnafı ve vatandaşlara 2500 kişilik aşure ikramı gerçekleştirildi. Mahalle içerisinde yer alan kapalı pazar önüne park eden aşevi aracı vatandaşlara aşure ikramı gerçekleştirdi. Aşureleri alan vatandaşlar birlik ve beraberlik duygusunu yaşatan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’e teşekkür etti. 

ALANYA HAL ESNAFINA AŞURE İKRAMI

    Antalya Büyükşehir Belediyesi Alanya Aşevinde yapılan aşureler ise Alanya Toptancı Hali esnafı ve vatandaşlara dağıtıldı. Hal esnafı ve vatandaşlara 1000 kişilik aşure ikram edildi. 

AŞURE İKRAMI DEVAM EDECEK

    Aşure ikramları 12 Ağustos Cumartesi günü Finike Kapalı Pazar yeri, 14 Ağustos Pazartesi günü Elmalı Pazar yeri, 15 Ağustos Salı günü Aksu ve Serik Pazar yeri, 18 Ağustos Cuma günü Kumluca Pazar yerinde aşure dağıtımı yapılacak. Aşure ikramı son olarak 19 Ağustos Cumartesi günü de Kepez ANET arkasında gerçekleşecek. Büyükşehir Belediyesi, Antalya ve ilçelerinde Muharrem ayı süresince 50 bin kişilik aşure ikramında bulunmuş olacak. * Büyükşehir Belediyesi Basın Bürosu



Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.08.11 12:28:05
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Antalya'da araç sayısı 1 ayda 58 bin arttı

Antalya’da motorlu kara taşıtları sayısı 2023 Ocak ayı itibarıyla 627 bin 557’si otomobil olmak üzere 1 milyon 327 bin 956 oldu.

Antalya’da 627 bin 557 otomobil, 18 bin 119 minibüs, 11 bin 446, otobüs, 219 bin 712 kamyonet, 28 bin 3 kamyon, 361 bin 424 motorsiklet, 3 bin 980 özel amaçlı araç, 57 bin 715 traktör bulunuyor.
Ocak ayın­da 160 bin 162 adet ta­şı­tın tra­fi­ğe kaydı ya­pıl­dı
Ocak ayın­da tra­fi­ğe kaydı ya­pı­lan ta­şıt­la­rın %50,8'ini oto­mo­bil, %25,3'ünü mo­to­sik­let, %15,5'ini kam­yo­net, %3,9'unu trak­tör, %3,2'sini kam­yon, %0,8'ini mi­ni­büs, %0,3'ünü oto­büs ve %0,2'sini özel amaç­lı ta­şıt­lar oluş­tur­du.
Tra­fi­ğe kaydı ya­pı­lan taşıt sa­yı­sı bir ön­ce­ki aya göre %16,8 arttı
Ocak ayın­da tra­fi­ğe kaydı ya­pı­lan taşıt sa­yı­sı bir ön­ce­ki aya göre özel amaç­lı ta­şıt­ta %148,2, mi­ni­büs­te %79,9, kam­yon­da %75,1, kam­yo­net­te %48,5, oto­mo­bil­de %44,0, oto­büs­te %33,6 ar­tar­ken trak­tör­de %29,4 ve mo­to­sik­let­te %20,4 azal­dı.
Tra­fi­ğe kaydı ya­pı­lan taşıt sa­yı­sı geçen yılın aynı ayına göre %111,2 arttı
Ocak ayın­da geçen yılın aynı ayına göre tra­fi­ğe kaydı ya­pı­lan taşıt sa­yı­sı mo­to­sik­let­te %325,6, oto­mo­bil­de %94,5, trak­tör­de %85,5, mi­ni­büs­te %73,6, özel amaç­lı ta­şıt­lar­da %62,6, kam­yo­net­te %51,7, kam­yon­da %47,7 ve oto­büs­te %36,0 arttı.
Tra­fi­ğe ka­yıt­lı top­lam taşıt sa­yı­sı Ocak ayı sonu iti­ba­rıy­la 26 mil­yon 640 bin 971 oldu
Ocak ayı sonu iti­ba­rıy­la tra­fi­ğe ka­yıt­lı ta­şıt­la­rın %53,9'unu oto­mo­bil, %16,1'ini kam­yo­net, %15,7'sini mo­to­sik­let, %7,9'unu trak­tör, %3,5'ini kam­yon, %1,8'ini mi­ni­büs, %0,8'ini oto­büs ve %0,3'ünü özel amaç­lı ta­şıt­lar oluş­tur­du.
Tra­fik­te­ki top­lam taşıt sa­yı­sı Ocak ayın­da 158 bin 175 adet arttı
Ocak ayın­da bir ön­ce­ki yılın aynı ayına göre tra­fi­ğe kaydı ya­pı­lan taşıt sa­yı­sı %111,2 ar­ta­rak 160 bin 162 adet olur­ken, tra­fik­ten kaydı si­li­nen taşıt sa­yı­sı %32,9 aza­la­rak bin 987 adet oldu. Böy­le­ce Ocak ayın­da tra­fik­te­ki top­lam taşıt sa­yı­sın­da 158 bin 175 adet artış ger­çek­leş­ti.
* HABER MERKEZİ

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.02.22 19:03:26
Son Düzenlenme Tarihi :





Kaptanoğlu : “Antalya deprem bölgesi değildir söyleminden vazgeçmeliyiz”

Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi 17 Ağustos depreminin 24. yılında, deprem konusunda halen önemli eksiklerin olduğunu vurguladı.
Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Erman Kaptanoğlu, açıklamasında şunları söyledi : “17 Ağustos 1999 günü, Marmara Bölgesi özelinde tüm Türkiye, geçtiğimiz yüzyılın en büyük felaketlerinden birisini yaşadı. Yerel saatle 03:02’de Kocaeli/Gölcük merkezli büyüklüğü 7,6 Mw olan ve 45 saniye süren deprem sonucunda büyük bir yıkım ortaya çıktı. Resmi bilgilere göre 18.373 kişi öldü, 23.781 kişi yaralandı, 505 kişi sakat kaldı, 285.211 ev, 42.902 işyeri hasar gördü. 
Bu deprem üzerinden tam 24 yıl geçti. Bu depremi milat kabul eden Türkiye, deprem koordinasyonu konusunda önemli yol kat etmesine rağmen halen büyük eksiklikleri gözlemliyoruz. AFAD koordinesinde risk yönetimi kurularak, kurumlarımızın ve vatandaşlarımızın bütünleşik afet yönetim sistemi ile organize olması ve müdahale ve risk azaltma alt sistemlerini oluşturması gibi organizasyonlar faydalı birer örnektir. 
Özellikle Kahramanmaraş ve çevresindeki tarihsel depremlere bakıldığında deprem tekrarlama periyotlarının dolduğu ve bölgede artık büyük bir deprem üretme potansiyelinin mevcudiyeti yerbilimciler tarafından yetkililere depremden çok önce aktarılmıştı. 
2020 yılında AFAD Başkanlığı bu sebeple İl Risk Azaltma Planlarında, Kahramanmaraş İli’ni pilot il seçmiş ve birçok kurumu bu planlara dahil etmiş ve sorumlu kılmıştır. Fakat bu organizasyonların sahada maalesef verimli olamadığı 6 Şubat 2023 Gaziantep-Kahramanmaraş depremlerinde meydana çıkmıştır. 2020 yılından depremin olduğu güne kadar bölgedeki sorumlu kurumların yeteri kadar hazırlık yapmadığı deprem sonrasındaki kaos ortamından anlaşılmıştır. 
Böylesine büyük depremler, binlerce insanımızın ölümüne ve yaralanmasına, milyarlarca liralık mal kaybına ve ülkemizde yaşayan uzak veya yakın herkes üzerinde travmatik etkiler bırakmaktadır. Gelişen teknoloji, elde edilen bilimsel verilerin çokluğu göz önüne alındığında artık büyük depremlerin afetlere dönüşmesi kabul edilemezdir, edilmemelidir!
İmar Affı ile yapıların denetimini vatandaşa bırakan uygulama ile mühendislik hizmeti almamış, kaçak, iskansız, deprem anında ölüm saçacak yapılar kat mülkiyeti koruması altına alınmıştır. Bu ve bunun gibi uygulamalardan bir an önce vazgeçilmelidir. Ayrıca artık göstermelik Deprem Tatbikatlarının bırakılması ve kamuda denetimi sağlayacak istihdamın sağlanması gerekmektedir. Karayolları Genel Müdürlüğü gibi önemli bir kurumda bile Jeofizik Mühendisi istihdamı yoktur. Çöken-göçen yolların neden bu hale geldiği Jeofizik Mühendisi istihdam etmeme liyakatsizliğinin bir sonucudur. 
Antalya Merkez Belediyeleri içerisinde, “Zemin ve Temel Etüt Çalışması” kontrolünü yapan sadece 1 adet Jeofizik Mühendisi vardır. Bu çok acıklı bir durumdur. Her defasında liyakatten bahseden siyasiler bu acı tabloların sorumlusudur! Antalya, deprem riski bakımından Akdeniz’de yer alan faylarla bağlantılı olarak risk altındadır. 
Bu yüzden dolayı ivedi bir şekilde Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya iline bağlı diğer ilçeler Jeofizik Mühendisi istihdamı etmek zorundadır. Bu bir ihtiyaç veya lüks değil, zorunluluktur! Sizler aracılığıyla değerli başkanlarımıza seslenmek de bizim sorumluluğumuzdur. Yoksa yer biliminin önemsenmediği her yerde Afetler bir Felakete dönüşecektir. 
Geçmişe göre iyileştirilmesine rağmen, kamusal bir anlayışla yürütülmesi gereken yapı denetim sistemi halen ticari bir anlayışla yönetiliyor. Yer mühendislik çalışmalarının denetimi ise halen yeterli düzeyde yapılamamaktadır. Eskiden mesleki odalarında olan denetim ve yeterlilik gibi süreçler kaldırıldı. Artık meslek odalarında konusunda uzman mühendis ve mimarlar, özel firmaların yaptığı saha ve ofis çalışmalarını denetleyememekte olup, bu süreç bizlerde büyük bir endişeye sebep olmaktadır. Odalar, kamu yararına çalışan meslek örgütleridir. Siyasi sebepler ile odaların elinden yetkilerinin alınması başlı başına bir afettir.  
Deprem sonrasındaki yaraları en aza indirmek için, TMMOB’a bağlı meslek odaları, doktorlar, öğretmenler, GSM operatörleri gibi özel kuruluşlara büyük yük düşmektedir. Bu gibi kuruluşlar özel eğitimden geçirilmelidir. Konusunda uzman olmayan kişilerin yaptığı açıklamalar halkta korku ve paniğe sebep olmaktadır. Bu yüzden dolayı her bölgede mutlaka “Deprem Bilim Kurulları“ kurulmalı ve gerekli açıklamaların ve bilgilendirmelerin sadece bu bölgedeki kurul üyeleri tarafından yapılması sağlanmalıdır. Gelişmiş ülkelerde her önüne gelenin deprem ile ilgili ilgili bilgilendirme ve açıklama yapması gerekli yasalar ile yasaklanmıştır. Bu konu çok önemlidir. 
Kentsel dönüşüme, Kötü zemin ve Kötü Yapı gibi öncelikli kriterlerden başlamak gerekirken maalesef rantın yüksek olduğu bölgeler tercih edildi ve halen edilmektedir. 
MTA’nın diri fay haritası karada yer alan fayları göstermekle birlikte, henüz Akdeniz’de özellikle Antalya Körfezinde tam manasıyla bir fay araştırması MTA tarafından yapılmamıştır. İvedilikle böyle bir çalışmanın yapılması, körfezde yer alan diri fayların tespit edilmesi ve diri fay haritalarına işlenmesi gerekmektedir. 
Böylelikle Deprem Risk Analizleri yapan biz Jeofizik Mühendisleri daha doğru sonuçlara ulaşmış oluruz. Biz Jeofizik mühendisleri olarak yapılaşmanın her aşamasında katkı koyabilecek modern yöntemlere sahibiz. 
Bize göre; Kentlerin yerleşeceği uygun alanların belirlenmesi için deprem etkilerini en aza indirmek amacı ile birinci aşamada derin yeraltı yapısal durumun jeofizik yöntemler ile belirlenmesi gereklidir. Biz buna makro-bölgeleme diyoruz. Birinci aşamaya göre uygun yerleşim alanlarında mikro-bölgeleme çalışmaları yapılarak özel durumlar hariç 30m derinliğe kadar yerin fiziksel özellikleri jeofizik yöntemler ile belirlenir. Daha sonraki aşamada ise parsel bazında yerin fiziksel özellikleri detaylı ortaya konur. Sonuç olarak biz Jeofizik Mühendisleri olarak Deprem Master planında yerleşim yeri seçiminin her aşamasında olmalıyız ayrıca mevcut yapılar içerisindeki çürük yapıları hızlı bir biçimde ayırt edebilecek yöntemlere ve bilgiye sahibiz.  
“ANTALYA BİR DEPREM BÖLGESİ DEĞİLDİR” söyleminden vazgeçip, “DEPREM HAYATIMIZIN BİR PARÇASIDIR” anlayışına geçmemiz gerektiği aşikardır. Çevremizdeki fay sistemlerinin durumu, son dönemlerde sık sık yaşadığımız depremler, bizdeki bu deprem bilincini arttırmalıdır. Sonuç olarak ATATÜRK gibi düşünmeli, yönetmeli ve yönetilmeliyiz. “
* Jeofizik Mühendisleri Odası

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.08.17 11:42:06
Son Düzenlenme Tarihi :