SON DAKİKA

logo

İş yeri yıkılan depremzede berber evinin önünde işine devam ediyor

Hatay’ın Antakya ilçesinde depremde evi ağır hasar alan ve iş yeri yıkılan berber Gazi Gümüş, işini evinin önünde devam ettiriyor.
Hatay’ın Antakya ilçesi Anayazı Mahallesi’nde yaşayan berber Gazi Gümüş’ün depremde evi ağır hasar aldı, iş yeri ise yıkıldı. Her şeyini kaybeden Gümüş, memleketini terk etmeyerek evinin önünde çalışmaya başladı. Gümüş, depremde dükkanını kaybettiğini ve hiç malzeme kurtaramadığını belirterek, "Dükkanım yıkıldı. Sandalye buldum evin önünde işime devam ediyorum. Ufak tefek çalışıyoruz. Hayatımızı sürdürmeye çalışacağız. Bu ev rahmetli annemden bana kaldı. Bu ev de yıkılacak. Hepsi bu, yapacak bir şey yok. Allah’a şükür hayattayız. Ayakta durmaya çalışıyoruz” dedi.

“Tıraş ettiğim çoğu arkadaşım vefat etti”
Berber Gümüş, kardeşlerinin desteğiyle işine konteynerde devam etmeyi düşündüğünü ifade ederek, “Şimdi yaz olduğu için bir sıkıntı yok. Yarın bir gün kış gelince hayat daha zor olacak. Bunun farkındayız. Düşünmek istemiyoruz. Çünkü alıştık. Yani bu hayatın başka hiç alternatifi yok. Yani önceden her şeyimiz vardı. Evimiz vardı, çatımız vardı, arkadaşlarımız vardı. Tıraş ettiğim çoğu arkadaşım vefat etti. Hepsi öldü yani hayat boş. Onun için Allah’ın izniyle ayakta duracağız” şeklinde konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.30 14:23:36
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Doç. Dr. Selçuk Küçükseymen: “Nedeni bilinmeyen inmelerde “PFO” araştırılmalı”

Doç. Dr. Selçuk Küçükseymen, Patent foramen ovale (PFO) ve tedavisi hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı.
Memorial Antalya Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Selçuk Küçükseymen, Patent foramen ovale (PFO) ve tedavisi hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı. Anne karnında iken bebeğin..

Doç. Dr. Selçuk Küçükseymen, Patent foramen ovale (PFO) ve tedavisi hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı.
Memorial Antalya Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Selçuk Küçükseymen, Patent foramen ovale (PFO) ve tedavisi hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı. Anne karnında iken bebeğin gelişimi sürecinde kalbin sağ ve sol kulakçıkları (atrium) arasında kapak benzeri bir yapı olan foramen ovale açıklığının olduğunu belirten Küçükseymen, “Süt çocukluğu döneminde bu kapak kendiliğinden kapanır, fakat kapanmaz ise patent foramen ovale (PFO) olarak adlandırılan durum ortaya çıkar. Sağlıklı yetişkin insanların yaklaşık yüzde 20’sinde PFO bulunur ve PFO’lu genç yetişkinlerde (60 yaş altı) inme riski PFO’su olmayanlara kıyasla yüzde 40-50 daha yüksektir. Ayrıca bu hastalarda PFO sıklığı sağlıklı bireylerden daha yüksek oranda bildirilmiştir” dedi.
60 yaş altında inmenin nedeni bulunamıyorsa (kriptojenik) PFO açısından ciddi araştırma yapılması gerektiğini vurgulayan Küçükseymen, “Ayrıca nedeni bilinmeyen inme geçiren hastalarda bacaklardaki damarlarda pıhtı oluşumu (derin ven trombozu-DVT) sıklığı da daha yüksektir. PFO ile nedeni bilinmeyen inme arasındaki ilişki genç yetişkinlerde, yaşlılara kıyasla daha barizdir. PFO’su olan ve bir kez nedeni bilinmeyen inme geçiren bir insanın gelecek her bir yıl için tekrar inme geçirme riski yüzde 2.5 oranında bildirilmiştir” ifadelerini kullandı.

“Auralı migren hastaları dikkat!”
Küçükseymen, PFO bulunan dalgıçlarda vurgun olma riski olmayanlara göre 5 kat fazla olduğuna dikkati çekerek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bunların dışında PFO’nun migren ile olan ilişkisi halen tam olarak çözülememesine rağmen aura ile seyreden migren vakalarda PFO’nun rolü olduğunu düşündüren veriler bulunmaktadır. Auralı migren olgularında da PFO sıklığının sağlıklı bireylere göre iki katına kadar arttığı, PFO kapatılmasının migrene bağlı baş ağrılarını azalttığı bilinmektedir. Çoğu insanda patent foramen ovale belirtileri görülmez. Nadiren de olsa PFO migren, ayağa kalkarken ve ayakta dururken nefes darlığı ortaya çıkabilir. PFO belirli felç türleri için daha yüksek risk olarak kendini gösterir.”

“Multidisipliner bir yaklaşımla tanı konuyor”
“İnme geçiren genç-yetişkin (60 yaş altı) hastalar nöroloji uzmanı tarafından inmenin nedenine yönelik yoğun bir araştırmaya tabi tutulur” diyen Küçükseymen, şunları söyledi: “Nedeni bulunamayan vakaları, nöroloji ve kardiyoloji uzmanı hekimler birlikte değerlendirir. Normal ekokardiyografik inceleme erişkin hastalarda çok net görüntüleme imkanı sağlamadığı için bu hastalarda yemek borusundan ekokardiyografik inceleme (transözefagal ekokardiyografi) yapılması gerekir. Bu işlem sırasında kol toplardamarlarından serum verilerek geçiş izlenebilir."

İnme geçirme riskini ortadan kaldırmak için PFO kapatma işlemi gerekli
Küçükseymen, nöroloji tarafından yapılan transkranial doppler tarama, PFO varlığını indirekt yolla gösteren bir yöntem olduğunu ve koldaki toplardamardan verilen serumun beyin atardamarında oluşturduğu ultrasonik sinyallerin ölçülmesi ile gerçekleştirildiğini bildirdi. Daha konforlu bir yöntem olmasına rağmen test pozitif olduğunda ekokardiyografi ile tanı kesinleştirmesi gerektiğini aktaran Küçükseymen, “Tüm bu testlerin pozitif ya da şüpheli olması durumunda, hastaların bacaklarında aktif ya da daha önceden pıhtılar (derin ven trombozu) oluştuğuna dair kanıtlar var ise, hastanın tekrar inme geçirme riski ve olabilecek işlemin öngörülebilir riskleri hasta ile paylaşıldıktan sonra PFO kapatma işlemine karar verilir” diye konuştu.

“PFO ameliyatsız kapatılabiliyor”
PFO’nun ameliyatsız kapatılabildiğini belirten Küçükseymen, “İşleminde kasık toplardamarından (femoral ven) iğne ile girilir ve buradan kalbe kadar uzanan ve PFO’dan geçen bir tel gönderilir. PFO’ya uygun büyüklükte seçilen kapama cihazı kasıktan ilerletilerek delikten geçirilir. Cihaz, deliği iki taraftan üzerine oturarak kapatır. Cihaz bırakılmadan önce PFO’nun uygun şekilde kapandığı ve takılan cihazın kalbin diğer bölümlerine zarar vermediği kontrol edilir ve işlem sonlandırılır. İşlem sonrası 3-6 ay içinde kalbin içini kaplayan hücre tabakası (endokardiyum) kapama cihazının üzerini kaplar ve cihaz artık vücudun bir parçası haline gelir” dedi.

İşlem sonrası dikkat edilmesi gerekenler
Son olarak Kücükseymen, işlem sonrası yapılması gerekenleri, “PFO kapama işlemi ortalama 1 saat kadar sürer. Kullanılan cihazlara göre hasta işlem sırasında uyanık olabilir ya da hafif uyutulabilir. İşlem sonrası hasta en az 6 saat yatakta ve bir gece hastanede kalır ve sabahında taburcu edilir. Kapama cihazı üzerinde pıhtı oluşumunu önlemek için kısa süre kan sulandırıcı ilaç kullanılması önerilir. Birkaç gün evde istirahat sonrasında hasta günlük aktivitelerine dönebilir. 6 hafta süreyle darbe almalarına neden olan durumlardan ve temas sporlarından (karate, boks, güreş, halter gibi) kaçınılmalıdır” sözleriyle anlattı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.23 15:22:09
Son Düzenlenme Tarihi :





Kazada ölümden kıl payı kurtulan kadın, yangından kurtulamadı

Antalya’da çıkan yangında cesedi tanınmaz halde bulunan ve kimliği 25 gün sonra DNA örneğiyle tespit edilen 2 çocuk annesi 41 yaşındaki kadının, yangından 2 yıl önce aynı tarihlerde geçirdiği kazada ölümden kıl payı kurtulduğu ortaya çıktı.
  Geçtiğimiz 19 Mart tarihinde gece yarısı Muratpaşa ilçesi Kızılsaray Mahallesi Yener Ulusoy Bulvarı üzerindeki bir apartmanın bodrum katında meydana gelen yangında, eşinden ayrı yaşayan 2 çocuk annesi 41 yaşındaki Meltem Bereket, feci şekilde hayatını kaybetti. Tanınmaz hale gelen ceset, olay yeri ve savcılık incelemesinin ardından Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Polis kadının kimliğini belirlemek için çalışma başlattı. Bölgede yapılan çalışmanın ardından polis, kadının Finike’de yaşayan yakınlarına ulaştı. Alınan DNA örneğinin ardından cesedin 25 gün önce ölen Meltem Bereket’e ait olduğu belirlendi. Ağabeyi ve yakınları tarafından morgdan alınan kadının cenazesi Finike Turunçova Mahallesi’nde toprağa verildi.

  Ölümden kıl payı kurtuluşu araç kamerasına yansımıştı
  Öte yandan Meltem Bereket’in, 26 Mart 2021 tarihinde de trafikte motosikletiyle seyir halindeyken epilepsi nöbeti geçirip ölümden son anda kurtulduğu ortaya çıktı. Bereket’in trafiğin yoğun olduğu bulvar üzerinde nöbet sonrası kontrolünü kaybetmesi ve demir bariyerlere çarptıktan sonra yere düşüp arkadan gelen cipin altında kalmaktan son anda kurtulması araç kamerasına yansımıştı.

  Kaza anını anlatmıştı: "Görüntüleri izleyince ben bile korktum"
  Kaza sonrası yaşadığı anları İhlas Haber Ajansı'na (İHA) anlatan Bereket, şu ifadeleri kullanmıştı:
  "Biraz gittiğimi hatırlıyorum. Düşünce içerisindeydim, kötü düşünceler nöbet geçirmeme sebep oldu. Bu üçüncü nöbetim oldu. En son motosikleti sürerken hatırlıyorum ama gerisi yok bende. Ne çarpma anı ne de düşme anı. Hatırladığım tek şey, gözümü açtığımda polislerin başımda olmasıydı. Gerçekten ‘Allah korumuş’ dedim. Bariyerlere çarpmışım, yere savrulmuşum. Bir cip benim arkamdan geliyormuş, son anda kurtulmuşum. Kötü bir kaza olmuş. Motosiklet sürmeyeceğim artık. Yaşamamdan daha önemli değil. Motosiklet de kazadan sonra binilmeyecek halde."

-İHA

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.14 10:34:05
Son Düzenlenme Tarihi :