SON DAKİKA

Sabri Gülel’e Kulüpler Birliği’nde önemli görev

FTA Antalyaspor Başkanı Sabri Gülel, Kulüpler Birliği’nde Başkan Yardımcılığı görevine getirildi.
Başkanlığını Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’un yaptığı, 20 Süper Lig kulübünün başkanlarının yer aldığı Kulüpler Birliği’nin önceki gün yapılan yönetim kurulu toplantısında, Başkan Ali Koç’un önerisi ve 9 yönetim kurulu asil üyesinin oy birliği ile Antalyaspor Başkanı Sabri Gülel, Başkan Yardımcılığı görevi ile önemli bir sorumluluğu üstlendi.

Antalyaspor’da ikinci kez
Daha önce 2010-2012 yılları arasında Antalyaspor Başkanlığı yaptığı dönemde başkan yardımcılığı görevinde bulunan Hasan Akıncıoğlu’ndan sonra ilk kez bir Antalyaspor başkanı, Kulüpler Birliği’nde böylesine önemli bir görevi üstlenmiş oldu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.30 16:27:07
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






BAŞAR; "KİMSENİN GÜCÜ KALMADI"

Cumhuriyet Halk Partisi Manavgat  İlçe Başkanı Oykun Başar; "Türkiye’nin ekonomik, siyasal, sosyal olarak geldiği noktanın, hepimiz farkındayız. Ülkemizde tüm insanlarımızın, çalışanımızın, esnafımızın, emeklimizin, çiftçimizin hali ortadadır. Halkımızın derin bir yoksulluk içinde olduğu açıktır. İçinde bulunduğumuz bu kötü gidişatta, kimsenin artık dayanacak gücü kalmamıştır" dedi.
Bu konuda yazılı bir açıklama yapan Başar şunları söyledi; "15 Mayıs sabahında Cumhurbaşkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde Millet İttifakı iktidarında HAK, HUKUK ve ADALET ile yönetilen, halkımızın düşüncelerini özgürce dile getirdiği, güçlünün ve yandaşın değil milletin egemen olduğu, bir avuç rantçının değil tüm halkımızın kazandığı, kaynaklarını yabancı sermayedarlara peşkeş çeken değil ulusal üretime açan, tüketen değil üreten bir Türkiye’nin temellerini yeniden atmak için mücadele veriyoruz. 
Cumhuriyet Halk Partisi Manavgat İlçe Örgütü olarak biz her zaman ülkemizin ve kentimizin sorunlarına duyarlı olduk, olmaya da devam edeceğiz. 
Türkiye’nin bu durumları apaçık ortadayken, geçtiğimiz günlerde Ak Parti İlçe Başkanlığı’nın PİŞKİNCE, YAĞ GİBİ SUYUN YÜZÜNE ÇIKARCASINA yaptığı basın açıklamasını hayretle karşıladık.
ULULAN’I KORUMA PLATFORMU halkımızla birlikte, kentimizin ve çocuklarımızın geleceği olan 3 bin dönümlük Ulualan’da halkın talepleri ve tüm STK’ların katkı verdiği bir düzenlemeyle kent ve ülke ekonomisine büyük katkı sağlayacak bir projeyi hayata geçirmenin mücadelesini verirken, yangından mal kaçırırcasına, seçimler arifesinde 4 kişiye peşkeş çekilmesine ses çıkarmayan, ‘’Suni gündem yaratıyorsunuz, Ulualan bahanesi üretiyorsunuz’’ diyen Ak Parti İlçe Başkanı Ahmet Ali Erol ve yönetimi, yaptığı basın açıklamasıyla halkın yanında olmak yerine RANTIN YANDAŞI olmayı tercih etmiş, ULUALAN PLATFORMUNU, 45 sivil toplum kuruluşunu ve 100 bin imza toplayan Manavgat halkını YOK SAYMIŞTIR.  Ulualan 4 kişiye verildiğinde mutlu mu olacaklar. Vicdanları sızlamayacak mı? Gelecekte bunun hesabını kendi çocuklarına nasıl verecekler. 
Manavgat halkı bu güne kadar 3 toplumsal sınav vermiştir. Birincisi SORGUN ÇAMLIĞI, ikincisi AHMETLER KANYONU HES PROJESİ, üçüncüsü de GENÇLER HES PROJESİDİR. İnanıyoruz ki bugüne kadar ranta geçit vermeyen halkımız ULUALAN’da da geçit vermeyecek, kazanan Manavgat ve Manavgat halkı olacaktır. 
Manavgat halkımızın en büyük ihtiyacı olan bir Devlet Hastanesini bile yıllardır kentimize kazandıramadılar. Komşu İlçemiz olan Alanya’ya hastane üstüne hastane kazandıran Ak Parti hükümeti, ne hikmetse 21 yıldır Manavgat’ı görmezden geliyor. Manavgat halkı tam 3 yıldır her gün “Hastane inşaatı başladı, başlayacak, ihalesini yaptık, temelini atacağız” gibi söylemlerle aldatılıyor.  Ama ortada yıllardır ne bir hastane ne de bir temel var. Bu güne kadar hastane ile ilgili gördüğümüz tek şey Ak Parti İlçe Başkanının gösterdiği A4 kağıdı üzerine çizilmiş resimlerden ibarettir. En son basın toplantısında “10 Gün içinde başlıyoruz” demişlerdi. Kendilerinin bile inanmadığı sözleri halka nasıl veriyorlar anlamış değiliz. 
Manavgat Belediye Başkanımız Sn. Şükrü Sözen, Manavgat’ımızın değerlerini korumak, kentimizi daha ileriye taşımak amacıyla hizmetlerini aralıksız sürdürmekte. Manavgat’ımızın ortak bir değeri olan Ulualan konusunda Belediye Başkanımızın sivil toplum kuruluşlarıyla ortak bir duruş sergilemesinden, onlarla birlikte elini taşın altına koymasından neden bu kadar rahatsız olunuyor? 
Ak Parti yönetimine bazı konuları hatırlatmak istiyoruz. 
“Doğalgaz yatırımını engelliyor” dediğiniz Belediye Başkanımız bu konuda ilk girişimi yapıp ilgili firmayı sözleşme için davet eden kişidir. Ancak süreç içerisinde 1 gecede çıkarttığınız “Yandaşa rant” yasasıyla Manavgat’a doğalgazın gelmesini engelleyen de AKP iktidarıdır. Manavgat Belediyesinin 5 yıllık bütçesini hiç düşünmeden yüklenici firmaya aktarılmasını isteyen de AKP zihniyetidir. Manavgat Belediye Başkanımız sizin rant yasanızın değirmenine su taşıyarak Manavgat’ın geleceğini ipotek altına aldırmayacaktır. Yandaşa rant yasasının Millet İttifakı göreve geldiğinde iptal edileceğine inancımız tamdır. 
Manavgat Belediyemizin, engellemek için elinizden geleni yaptığınız, kaç yıl boyunca bir imza için beklettiğiniz Canlı Hayvan Pazarı alanının tahsisini aldığı doğrudur. Belediyemiz de bunun akabinde belirli aralıklarla 6 defa ihaleye çıkmıştır.  Ancak yönetemez hale getirdiğiniz ülke ekonomisi yüzünden ve günden güne artan maliyetler nedeniyle hiçbir müteahhit önünü göremediği için açılan ihalelere girmeye korkar olmuştur. Kamu yatırımlarında siz de aynı durumu yaşamıyor musunuz? 3 yıldır Manavgat’ta bir hastanenin temelini bile atamayanların eleştiriye hakkı yoktur diye düşünüyoruz. 
Türkiye tarihinin en büyük yangın felaketi olarak kayıtlara geçen Manavgat yangınında evleri yanan vatandaşlarımızın yaralarını sarmak bir yana dursun, başta Manavgat Belediyemiz olmak üzere duyarlılık ve sorumluluk sahibi herkesi pasifize etmeye çalıştınız. Ormanlarımızla birlikte bizlerin ciğerleri yanarken siz uçaklardan seyrettiniz. Bu kentin seçilmiş Belediye Başkanını muhatap almaya gerek bile duymadınız. Sorumluluk sahibi bizler halkımızın yarasını nasıl sarabiliriz diye düşünürken her zamanki gibi kendinize yakışanı yaparak yangın bölgesindeki 400 parseli TOKİ’ye devrederek 80 tanesinin de satışını gerçekleştirdiniz. Bizler, bu satışların bedeli ile yanan evler yapılsın dedikçe gözleriniz kör, kulaklarınız sağır, dilleriniz konuşmaz oldu. 47 Mahallemizde yaklaşık 1300 tane ev yanmasına rağmen sadece 350 tane evi teslim edebildiniz, onları da vatandaşlarımıza senetler imzalattırarak borçlu bıraktınız. Buradan belirtmek isteriz ki; Millet İttifakı göreve geldiği zaman afetzedeler evlerine bedelsiz kavuşacaktır.
Ayrıca sattığınız arazilerden ve yanan ağaçların ihaleli kesiminden elde edilen para ile evi yanan vatandaşlarımızın mağduriyetini gidermek varken siz onları parayla satmayı tercih ettiniz. Yandaş dururken halk kimin umurunda! Kendinize ve yandaşlarınıza gelince az gördüğünüz her şeyi söz konusu vatandaş olunca çok gördünüz. Evden geçtik sizler yağmurun, çamurun ve kışın ortasında kalan vatandaşlarımıza yakacak 1 ton odunu bile çok gördünüz. Sizin yönetim anlayışınız bu mu? Devleti 21 yıl bu şekilde yönettiniz bir de 5 yıl daha mı istiyorsunuz. Bu halkın size verecek 1 dakikası bile kalmadı. Artık yeter! Söz Milletin. Şundan emin olabilirsiniz ki, Ülkemize ve Manavgat’ımıza YİNE BAHARLAR GELECEK.
Kamuoyuna Saygılarımızla"


-PARTİ BSN.



Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.19 14:39:46
Son Düzenlenme Tarihi :





17 yıl yattığı cezaevinden izinli olarak çıktı, davul zurna eşliğinde konvoyla karşılandı

Burdur’un Gölhisar ilçesine bağlı Çeşme Mahallesi’nde ikamet ederken Haziran 2007’de Adana’da işlenen cinayetin şüphelisi olarak gözaltına alınıp müebbet hapis cezası alan Ali Bağcı (36), 17 yıllık mahkumiyetten sonra 9 günlük izin için geldiği memleketi Gölhisar’da konvoyla karşılandı. Bağcı’nın suçsuz olduğuna inanan ailesi, sevenleri ve halkın ilçe girişinde davul, zurna ve çiçeklerle yaptığı karşılamada duygusal anlar yaşandı.
Haziran 2007’de Adana’da işlenen bir cinayetin şüphelisi olarak müebbet hapis cezası alan Ali Bağcı (36), 17 yıl yattığı cezaevinden 9 günlüğüne izinli olarak çıktı. Memleketi Gölhisar’da davul zurna eşliğinde konvoyla karşılanan Bağcı için kazanlarda pilavlar pişirilerek dağıtıldı. “17 yıl sonra yuvana hoş geldin Ali Bağcı” yazılı pankartın takılı olduğu yaklaşık 100 araçlık konvoy ile ilçede tur atan Bağcı, daha sonra evine ulaştı. Zaman zaman ilçenin çeşitli yerlerinde durdurulan konvoy ile Ali Bağcı’ya hoş geldin diyen vatandaşlar, ilçe meydanında Ali Bağcı ile davul zurna eşliğinde oynadı. Büyük bir kalabalığın olduğu Bağcı’nın evinde ise gözyaşları tutulamazken, bir koç kesildi. Ali Bağcı’nın arkadaşları, komşuları, akrabaları ve tanıyanlarının doldurduğu alanda etli pilav ikramı da yapılırken, uzaktan yakından olayı duyan ilçe halkı Ali Bağcı’yı görmek için evine akın etti. 9 günlük izin süresini evinde geçirecek olan Ali Bağcı’nın ise kendisine gösterilen ilgiden dolayı şaşkın olduğu görüldü.

"17 yıl suçsuz yere hapis yattım"
Ali Bağcı, 17 yıl boyunca suçsuz yere hapis yattığını söyleyerek, “Ben Burdur Gölhisar doğumluyum. Yıllar önce başımdan geçen talihsiz bir olaydan dolayı 17 yıl
cezaevinde kaldıktan sonra Meclisten geçen bir yasa gereği tahliye tarihime 3 yıl kala açık cezaevine geçtim ve izne geldim. Gölhisar halkı, benim hangi sebepten yattığımı bildikleri için masumiyetime inandıkları için çok güzel bir karşılama töreni yapmışlar. Çok mutlu oldum. Hepsinden Allah razı olsun. Şimdi ben ne desem boş, 17 yıl geçti. Yargı da kararını verdi ama her ne kadar adalet desek de bana göre gerçek bir adalet değildi. İşlemediğim bir suçtan dolayı 17 yıl yattım. Daha da yatıyorum, cezamı çekiyorum. Artık kabullendim. İşlemediğim bir suçu yatmayı kabullendim. İlçedeki her insan benim suçsuz yere yattığımı bildikleri için böyle güzel bir karşılama yapmışlar. Çok mutlu oldum. Psikolojik olarak çok iyiyim. Devlette Meclisten geçirdiği yasadan dolayı 3 yıl erken çıktığım için çok mutluyum. Beni destekleyen herkesten Allah razı olsun” dedi.
Bağcı’nın akrabalarından Emine Bağcı (67) ise, “17 yıl sonra Ali’nin Gölhisar’a gelmesi bize çok büyük mutluluk verdi. İnşallah sesimizi duyarlar. Bunca gelen ziyaretçisi ve karşılama töreni medyada yer alır” dedi.
Rahime Özsarı (45), “Ali geldi, mutlu olduk. Tüm gelenler sağ olsunlar. Şimdilik çok sevinçliyiz” dedi.
Mahkumiyeti süresince 9 günlük ev iznine çıkan Ali Bağcı’nın evi ise ertesi gün de ziyaretçilerle dolup taştı. 2007 yılında dayısının kızı Z.Ö.’nün internetten tanışıp yanına Adana’ya gittiği Nebil Ergin’i öldürdüğü iddiasıyla gözaltına alınan Ali Bağcı, yargılama sonunda müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Cinayeti azmettirdiği ileri sürülen dayısı ve babası A.Ö. ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.19 17:36:07
Son Düzenlenme Tarihi :