SON DAKİKA

logo

Uyuşturucu satmaktan 10 yıl hapis cezası bulunan hükümlü yakalandı

Hatay’da hakkında uyuşturucu madde ticaretinden 10 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan hükümlü, polis tarafından yakalandı.
Alınan bilgiye göre, Hatay Emniyet Müdürlüğü uyuşturucu madde ticareti suçundan 10 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasıyla aranan S.S.Y.’yi İskenderun ilçesinde yakaladı. Yakalanan şahıs tutuklanarak cezaevine teslim edildi. Öte yandan, aynı suçtan M.Ç. ve Ö.C. de tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.31 21:13:26
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Antalya’da arı kovanlarının yeni adresi bin 960 metre rakımlı yaylalar

Antalya’da bal üreticileri, havaların ısınmasıyla beraber arı kovanlarını yaylaya çıkarmaya başladı.
Sonbaharda yaptıkları hasadın ardından arıları sıcak bölgelere götüren üreticiler, Ağustos ayındaki ilk hasat için hazırlıklarını tamamlayıp, Akseki’nin Yaylalarına arı kovanlarını taşımaya baş..

Antalya’da bal üreticileri, havaların ısınmasıyla beraber arı kovanlarını yaylaya çıkarmaya başladı.
Sonbaharda yaptıkları hasadın ardından arıları sıcak bölgelere götüren üreticiler, Ağustos ayındaki ilk hasat için hazırlıklarını tamamlayıp, Akseki’nin Yaylalarına arı kovanlarını taşımaya başladılar. Geçen yıl ortalama bir kovandan 15 kilo bal alan arıcılar, bu yıl ikişer katlı 25-30 kilonun üzerinde bal bekliyor.
Nem oranını dengelemek için söğüt dallarından yapılan özel kovanları alçak rakımlı bölgelere bırakan arıcılar, kovanların temizliği, artan mumların çıkartılması, zayıf kovanların güçlendirilmesi gibi çalışmaları tamamlayarak, kovanları yöredeki bin 960 metre rakımlı Çimi Yaylası Kuyu mevki olmak üzere Bademli, Göktepe, Kuyucak ve Yarpuz Yaylalarına taşımaya başladı. Üretilecek bal, meşakkatli çalışmaların ardından Ağustos ayının sonlarında yapılacak hasat ile satışa sunulacak. Son bir aydan bu yana havaların oldukça yağışlı gitmesi nedeni ile arı kovanlarını yaylalara geç çıkaran arıcılar, yağışların durması ile birlikte kovanlarını bitki popülasyonunun bol olduğu bölgelere kovanlarını yerleştirdiler. Yağışlar ile doğanın canlandığını söyleyen arıcılar, bitki popülasyonunun oldukça fazla iyi olmasından dolayı bu yıl bal veriminin geçen yıla göre daha iyi olacağını söyledi.
76 yaşındaki Hüseyin Şahin, 60 yıldır arıcılık yaptığını söyledi. Arıcılık mesleğinin atalarından kaldığını söyleyen Şahin, “Arıcılık ayrı bir meslek. Bu meslek benim baba mesleğim, dede mesleğim. 50-60 yıldır bu mesleğin içerisindeyim. Bu yıl havalar çok yağışlı gitmesi nedeni ile kovanlarımızı yaylaya biraz geç çıkardık. Yağışlardan dolayı arılarımız uçamadı, çiçeklerden bal alamadı ama bundan sonra arılarımızın çok iyi bal getireceklerine inanıyoruz. Hasadımızı yaptıktan sonrada arılarımızın tekrar bakımlarını yapıp yayladan indiririz. Havaların önümüzdeki günlerde ısınması durumunda geçen yıl almış olduğumuz bal gibi yeniden bal alabiliriz” diye konuştu.
İbradı’nın Ürünlü Mahallesi’nde ata mesleği arıcılığı sürdüren Mesut Şanlı (60) ise sezon hazırlıklarını tamamlayarak kovanlarını florası çok iyi olan Akseki’nin Kuyucak Yaylası’na çıkardıklarını söyledi. Bal üreticileri olarak sezona iyi hazırlandıklarını ifade eden Şanlı, “Kovanlarımızın bakımını iyi yaptık ve bu yıl bitki florasının çok iyi olduğunu tespit ettiğimiz Akseki’nın Kuyucak Yaylası’na bıraktık. Arılar uçmaya başladı. Bu yıl bahar yağmurları çok iyi geçti. Yaylalarda çok iyi flora zenginliği var. Çiçeklerin bazıları yeni açmış, bazıları ise yeni açmaya başlamış. Geçen yıl ortalama bir kovandan 15 kilo bal aldık. Bu yıl ise geçen yıla göre 25-30 kilonun üzerinde bal bekliyoruz. Arı kovanlarımızı göçebe olarak Akseki’nin Kuyucak Yaylası’na arı kovanlarımı götüreceğim. Oranın Yaylası bal verimi bakımından çok daha fazla. Arılarımız Toros dağlarının kekiğinden tutun da binlerce çeşit bitkiden doğal bal yapıyor. Akseki’nin balı bu bakımdan oldukça kalitelidir” diye konuştu.

“Çocuk bakar gibi bakıyoruz”
Arıcılık mesleğinin oldukça zor fakat zevkli bir meslek olduğunu söyleyen Şanlı, “Onlara çocuk bakar gibi bakıyoruz. Her mevsim ayrı bakımları var. Arılarımızı nüfus bakımından çoğalttık. Kovanlarımızı ikişer kat yaptık. Şu anda 50 kovan arım var. Arıları çoğaltmak önemli değil. İstediğin kadar çoğaltabilirsiniz ama bakımı çok önemli. Arıların anasını bile kendim üretiyorum. Onları ürettikçe kovanlara birer tane koyuyorum. Çünkü ana arı oldukça pahalı. Her şeyini kendim yapıyorum” şeklinde konuştu.
Yayla sezonuna güçlü bir koloni ile girmek ve bal üretmek için son hazırlıklarını yapan arıcılar, arıların koloni içerisinde belirli bir sayıya ulaşmasının ardından arıları başta 1960 rakımlı balı ile meşhur Çimi Yaylası ile, Göktepe, Yarpuz, Bademli, Kuyucak Yaylalarına çıkarıyor. Yaylada da her yılın mevsimine ve iklim değişikliklerine göre oluşan ballar Ağustos ayının ortasında hasat ediliyor. Hasadın ardından milyonlarca arı yine Akseki bölgesinde sıcak bölgelere geri getiriliyor.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.26 11:07:56
Son Düzenlenme Tarihi :





Depremde tedavi edip iyileştirdiler, şimdi ailenin parçası oldu

Kahramanmaraş’ta depremde bacağı kırılan anne kedi ve yavru kediyi kendi imkanları ile tedavi edip iyileştiren dede ile torunu, iki kediye gözleri gibi bakıyor.
Kahramanmaraş’ta 6 Şubat tarihinde meydana gelen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremler, binlerce sokak hayvanının hayatını da olumsuz etkiledi. Merkez Onikişubat ilçesi Karamanlı Mahallesi’nde ikamet eden Ökkaş Kavgacı ve torunu Muhammet Kavgacı, deprem günü bacağı kırık anne kedi ve bir gözü hastalıklı olan yavru kediye sahip çıktı. Kendi imkanları ile anne kedinin kırık bacağını tedavi eden ve daha sonra yavru kedinin hastalıklı ve kapalı olan sol gözünü evdeki kremlerle tedavi eden dede ve torunu, anne ve yavru kedisine gözleri gibi bakıyor.
Deprem günü anne kedinin kırık bacağına rağmen yavrularını bulundukları eve taşıdığını ifade eden dede Kavgacı, o günlerde veteriner bulamadıkları için yaralı kedilere kendi imkanları ile baktıklarını ve artık ailenin bir parçası olduklarını söyledi. Dede Kavgacı, “Deprem gününde biz evden çıktıktan sonra 3-4 gün eve giremedik. Fakat bizim Bocuk kedimizi evin etrafında aradım ama bulamadım. Aradan bir hafta 10 gün geçtikten sonra bizim kedi gelirken 2 tane yavru ile birlikte geldi. Fakat kedinin sağ ayağı kırıktı, basamıyordu üzerine. Diğer yavruların da gözleri açılmamış ve kapalı kalmıştı. Biz torunumla birlikte kedinin kırık ayağını dondurma çubuğu ile bantla sardık. Yavruların da gözünün açılması için krem sürdük. Yalnız ikinci kedi yaralı olduğu için onu kurtaramadık, diğer kedinin bir gözü de kör kaldı. Şimdi onlarla birlikte yaşıyoruz. Bu kedi normalde sokak kedisi idi. Depremden sonra ailemizin bir kedisi oldu. Şu anda hep beraber yaşıyoruz, sürekli de bizleri yalnız bırakmıyor, evimize kadar çıkıyor” dedi.
Evinde biriktirdiği dondurma çubukları ile anne kedinin kırık ayağını dedesi ile birlikte tedavi eden Muhammet Kavgacı ise, “Deprem olmuştu, biz kedimizi bulamadık 5-6 gün, sonra birden 2 tane yavru ile birlikte geldi. Kedinin geldiğinde sağ ayağı kırıktı. Yukarı çıktım, kavanozun içerisinde dondurma çubuklarım vardı onları aldım, biraz da bandaj aldım. Hemen kedinin sağ kırık ayağını dedemle birlikte dondurma çubukları ile bandajladık. Getirdiği 2 yavru vardı, bir yavru çok yaralıydı, onu kurtaramadık. Diğer kedinin de sağ gözü kör kaldı. Kediler ailemizin bir parçası oldu” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.10.08 19:35:50
Son Düzenlenme Tarihi : 2023.10.08 19:37:01