SON DAKİKA

logo

Yaşlı adam evinin yakınlarında bir anda yere yığılıp hayatını kaybetti

Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde Karatepe Mahalle Muhtarı Ali Koç’un babası 71 yaşındaki Ali Koç, evinin yakınlarında ölü olarak bulundu.
Olay, Karatepe Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bahçesini suladığı kuyuya bakmak için evinden ayrılan Muhtar Koç’un babası Ali Koç, kuyuya baktıktan sonra evine dönerken bir anda rahatsızlanarak yere yığıldı. Koç’u yerde hareketsiz halde gören bir komşusu, durumu ailesine ve 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. Alınan ihbarından ardından olay yerinde jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri yaptıkları müdahalede Koç’un hayatını kaybettiğini belirledi. Jandarma ekipleri tarafından bölgede yapılan incelemenin ardından Koç’un cansız bedeni cenaze aracına alınarak Gazipaşa’ya getirildi. Kalp krizi geçirdiği öngörülen Koç, saat 11.00’de Karatepe Mahallesi Karaçukur Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.01 16:15:00
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






“Sorunları BİRLİKTE çözeceğiz”

14 Mayıs seçimlerinde Antalya’da CHP listesinden 5. sırada Milletvekili Adayı olan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şerafettin Kılıç, basınla buluştu. Kılıç, seçilmesi halinde sürekli Antalya’da olacağının altını çizerek, Antalya ve ülke sorunlarını bütün kesimlerle görüşerek çözeceklerini kaydetti. Millet İttifakı’nın seçimi kazanacağına ve Saadet Partisi olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne güçlü bir şekilde gireceklerine inançlarının tam olduğunu vurgulayan İl Başkanı Ramazan Düzen ise, Ekonomi çökmüş durumda olduğunu belirtti.

14 Mayıs seçimlerinde Antalya’da CHP listesinden 5. sırada Milletvekili Adayı olan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şerafettin Kılıç, basınla buluştu. Basın buluşmasına Saadet Partisi Antalya İl Başkanı Ramazan Düzen ve yönetim kurulunun yanı sıra ilçe başkanları ve ilçe yönetim kurulu üyeleri katıldı.

Antalya’nın en güzel şehirlerden birisi olduğunu söyleyen CHP listesinden 5. sırada Milletvekili Adayı olan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şerafettin Kılıç,, “Erbakan hocamızın tabiriyle ‘Akdeniz’in incisi’. Bizim için de nasıl İzmir Ege’nin incisi ise Antalya da Akdeniz’in incisi. Burada hizmet etmek benim için büyük bir bahtiyarlık. Elimden geldiği kadar Antalya’mıza, bütün Türkiye’mize hizmet edeceğim” diye konuştu.

 “YARGI BAĞIMSIZ OLMALI”

CHP listesinden 5. sırada Milletvekili Adayı olan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şerafettin Kılıç, vefat etmiş geçmiş yol arkadaşlarını anarak konuşmasında, basına seslenerek “Sorularınızı cevaplamaya çalışacağım, bildiklerimi söyleyip. Bilmediklerimi öğrenip yine karşınıza geleceğim” diyerek, geçmiş yaşamından ve siyasi mücadelesinden söz etti. 1977 yılında Ayasofya’da namaz kıldıklarından bahsederek “Şimdi Ayasofya’nın ibadete açılmasından memnunuz, açanlara teşekkür ederiz” dedi.

 Kılıç,  tarım, hayvancılık ve zeytincilik konularına hakim olduğunu, önceliklerinin tarımı güçlendirmek olduğunu söyledi ve “Bu konularda Antalya’mıza ve Türkiye’mize elimizden gelen gayreti göstererek çalışacağım” dedi. Tarıma Anayasal olarak destek verilmesi gerektiğini, fakat öngörülen destek rakamının üçte birinin bile verilemediğine değinen Kılıç, Pahalılıkla ilgili mücadele etmek için üretimin şart olduğuna değindi. Referandumda tek adamlık sistemine hayır dediklerini hatırlatan Kılıç, “Genel Başkanımız bizzat Cumhurbaşkanıyla gidip görüştü. Yasama, yürütme, yargı ve denetleme bağımsız olmalı demişti ama iktidarda bu teklifimiz karşılık bulmadı” dedi. Kılıç, “Ülkemizde gelinen nokta herkesçe malum. Yoksulluk ve açlık sınırının geldiği nokta malum. Bu yüzden hep beraber hareket edelim dedik. Ortak akılla mutabakat imzaladık ve parlamenter sisteme dönmek üzere birleştik. Meclis’te çoğunluğu elde etmek için var gücümüzle çalışacağız” diye konuştu.

 ‘BU GİDİŞATIN DÜZELMESİ GEREKİYOR’ 

Kılıç, ortak aklın önemine dikkat çekerek, “Mecliste de en büyük parti olmak lazım gelir. Bizim matematiği konuşturmamız ve seçimlere tek liste halinde gitmemiz lazım dedik. Geçmişte nasıl hizmetler verdiysek aynı hizmetleri vereceğiz. Bizim projelerimiz var. 20 küsur tane komisyonumuz var. Her birisi ayrı ayrı alanlarda çalışmalar yaptılar. Her birisi de bir bakanlığa tekabül ediyor. Genel Başkanımız iyi bir bürokrat, iyi bir belediyeci. Kendisinden istifade edilmesi gereken bir isim. Tarım kesimine haklı olan o parayı götürüp teslim etmek lazım. Tarım kesimi o parayı ne yapacağını iyi bilir. Antalya’da tarımı yükseltmek için elimizden geleni yapacağız. İthal eden bir ülke olduk. Pirincinden tütüne kadar her türde ithal ediyoruz. Bu gidişatın düzelmesi gerekiyor. Çünkü ülkemiz iyiye gitmiyor. İktidarın değişmesi lazım. Hep beraber seçime gidelim. Sadece Cumhurbaşkanı değişmesi yetmiyor. En azından ortak kararlar alınması lazım. Mecliste büyük rolümüz olması için anayasa için güçlü bir ortaklığımız olması gerekiyor” dedi

 “YEREL BASINI DESTEKLEMEK ZORUNDAYIZ”

Basın sektörünün sorunları olduğunu da belirten Kılıç, “Antalya hangi sorunları yaşıyorsa İzmir de aynı sorunları yaşıyor. Maalesef yerel basın destek görmüyor. İşi ehline vermek bizim en büyük şiarımızdan birisidir. Basın mensuplarıyla yerel basının sorunlarını masaya yatıracağız. Sadece Antalya’ya mahsus değil genel manada bütün Anadolu’nun yerel basınını desteklemek zorundayız” dedi

 “EKONOMİDE DENİZ BİTTİ”

Zor bir seçim süreci yaşandığını belirten Saadet Partisi Antalya İl Başkanı Ramazan Düzen, “İnanıyoruz ki Millet İttifakı bu seçimi büyük bir üstünlükle kazanacak. Buna olan inancımız tam. Türkiye, hem maddi hem de manevi olarak büyük bir burhanın içerisinde. Saadet Partisi, Türkiye’nin normalleşmesi ve kucaklaşması adına bir atraksiyon gerçekleştirdi. Bu strateji netice verdi. Türkiye’nin dört bir yanındaki adaylarımızla meclise güçlü bir şekilde gireceğiz ve TBMM’de grup kurarak ülkemize katma değer üreteceğiz” dedi.

 Ekonomide denizin bittiğini ve duvara toslandığını söyleyen Düzen, şöyle konuştu:

“Ekonomide deniz bitti, duvara tosladılar. Beyefendiler yüzde 5.6 büyümüşler. Türkiye’de büyüyen var. Büyüyenler bankalardır. Bütün Türkiye’yi bankalara esir ettiniz. Bu millet buna mahkum değil. 2021 yılında 92.9 milyar lira net kâr eden bankalar, geçen yılı 431.5 milyar lira kâr ile kapattı. Bu deliyi de Veli’yi de delirtir. Bankalar büyüyor, dış ticaret açığı, cari açıklar büyüyor. Sayın Cumhurbaşkanı 10 yıl boyunca ‘2023 yılında ihracatımızı 500 milyar dolar yapacağız’ zikirleri çekti. 2022 yılında ihracatımız 254 milyar dolarla kapandı. 2023 hedefi de 265 milyar dolar olarak tanzim edildi. ‘Milli gelirimiz 25 bin dolar olacak’ dedi, 10 bin dolar ancak oldu. Tarım çökmüş, esnafımız bitmiş durumda. Buna dur diyeceğiz.”

 “ÜLKEMİZİN NORMALLEŞMESİNİ SAĞLAYACAĞIZ”

Milli Görüş’ün kendine özgü bir sistemi olduğunu vurgulayarak “Adil ekonomik düzen” dediklerinin altını çizen Düzen, “Millet İttifakı’nın 2300 maddelik ortak mutabakat metninde Milli Görüş’ün temel esaslarına dair çok önemli konular var. Bundan dolayı mutluyuz. İktidara geldiğimizde günlük, haftalık, aylık acil eylem planlarımızla ülkemizin normalleşmesini sağlayacağız. Tarımı ihya edecek, israfı önleyeceğiz. 12 uçağın 10’unu hemen satacağız. 1100 odalı sarayı milletimize tanzim edeceğiz. Kesin hesap cetvelimizi muhalefete takdim ederek ‘Bizi siz denetleyin’ diyeceğiz. Türkiye ancak böyle normalleşir ve rotasına girer diye düşünüyoruz. Ötekileştirmeden, kutuplaştırmadan, biz kazandığımızda karşı tarafın kaybetmediği bir Türkiye’yi birlikte inşa edeceğiz” ifadelerini kullandı.

 CHP listesinden Antalya Milletvekili adayı gösterilen Şerafettin Kılıç’ın Türk siyasetine ve Milli Görüş hareketine ömrünü verdiğini belirten Düzen, seçildikten sonra hem Antalya’ya hem de Türkiye’ye önemli hizmetlerde bulunacağına inanıyorum” dedi.

 ŞERAFETTİN KILIÇ KİMDİR?

1959 yılında Aydın'ın Çine ilçesinde doğan Şerafettin Kılıç, orta öğrenimini İzmir İmam Hatip Lisesi'nde aldıktan sonra Ege Üniversitesi İşletme Fakültesi Ekonomi Bölümünden mezun oldu. Sakarya Üniversitesi’nde “Kamu Gözetimi – Muhasebe ve Denetim Standartları” sertifikası aldı. Halen Serbest Muhasebecilik ve Mali Müşavirlik yapmaktadır. Refah Partisi ve Saadet Partisi’nde İzmir İl Başkanlığı görevlerini yürütmesinin yanında çeşitli dönemlerde de milletvekili adaylıklarında bulunan Kılıç, 2019 Yerel Seçimlerinde Saadet Partisi İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı yaptı. 14 Mayıs 2023’te yapılacak olan TBMM 28. Dönem Milletvekili seçimlerinde Millet İttifakı ile birlikte Cumhuriyet Halk Partisi listesinden Antalya 5. Sıra Milletvekili Adayı gösterilen Kılıç; evli ve dört çocuk babasıdır, Arapça ve İngilizce bilmektedir. 

 AYDIN ÇEVİK / ANTALYA

 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.29 17:43:52
Son Düzenlenme Tarihi :





Madde bağımlıları ilaçsız tedavi olup, meslek sahibi olarak normal hayatlarına dönüyor

Isparta’da Uyuşturucu, Bağımlılıklarla ve Alkolizmle Mücadele Derneği’nin (UYUMDER) kurmuş olduğu iyileştirme merkezine gelen madde bağımlısı kişiler; at bakıcılığı, kütüphane, hobi bahçesi, ahşap ve demir atölyesi, oyun salonu ve su terapisi gibi birçok etkinlik sayesinde ilaçsız tedavi oluyor. Merkezde 8 yılda 500’den fazla genç, madde bağımlılığından kurtularak normal hayatlarına meslek sahibi olarak döndü.
Uyuşturucu, Bağımlılıklarla ve Alkolizmle Mücadele Derneği ilaçsız rehabilitasyon yöntemiyle madde bağımlısı gençlere umut oluyor. 51 dönüm araziye kurulan olan merkezde at çiftliği, kütüphane, hobi bahçesi, ahşap ve demir atölyesi, oyun salonu ve havuz gibi birçok etkinlik alanı bulunuyor. Her dönem Türkiye’nin birçok ilinden sayılı kişi kabul eden merkezde madde bağımlısı kişiler, kurs, etkinlik ve farklı aktivitelerle rehabilite oluyor. Merkezin hizmet verdiği 8 yıllık süreçte 500’e yakın genç madde bağımlığından kurtularak, meslek sahibi oldu.
UYUMDER Başkan Yardımcısı Yaşar Erbil, 2014 yılında kurulan derneğin Türkiye’de uyuşturucu bağımlılıklarının üzerine kurulan ilk dernek olduğunu belirterek, “51 dönüm arazide 2018 yılında rahmetli Mustafa Kaya’nın binamızı yaptırmasıyla biz buraya yerleştik. Toplamda 500’e yakın gencimiz rehabilite oldu” dedi. Dernekte tedavi gören kişilerin rehabilite süreçlerinden bahseden Erbil, “Öncelikle çocuklarımızın yoksunluk dediğimiz kriz aşaması var. Oradaki yoksunluk süreci bittikten sonra vücut temizliği daha sonra hayata adaptasyon kurslarımız var. Atabey Halk Eğitim Merkezi çerçevesinde yaklaşık 12 kursumuz var. Özellikle ağaç şekillendirme, oyma ve boyama sanatı olan kamelya, piknik masası yaparak bütün kurumlara ve kooperatiflere gönderiyoruz. Hem çocuklarımız akşama kadar burada vakit geçiriyor, hem de derneğimize gelir amaçlı burada imkanlar sunuyoruz. Burası sabah 9’da başlayıp akşam 5’e kadar sürüyor” dedi.

“Resmi belgeli olarak işlere yerleştirilip, iş sahibi oluyorlar”
Tedavi alan bireylerin hocalar ve eğitmenlerle birlikte dernekte birçok kursu aldıktan sonra iş imkanı sağlandığını belirten Erbil, “Aşçı yardımcılığı, aşçılık kursu, ağaç şekillendirme, oyma boyama sanatı, kaynakçılık, oksijen kaynakçılığı, gaz altı kaynakçılığı kursu, hayvan yetiştirme kursu, sportif ve kültürel faaliyetler olarak boks kursu, vücut geliştirme kursu, masa tenisi gibi eğitimler veriyoruz. Özellikle yakın çevre illerden çok başvuru oluyor. Iğdır’dan, Hakkari’den kardeşlerimiz geliyor. Son 2 aydır da Avusturya’dan ve Suriye’den maalesef kardeşlerimiz geldi. Burada bulunanlar çoğunlukla farklı illerden gelenler. Elimizden geldiği kadar başka canlar yanmasın, başka aileler ağlamasın diye burada hizmet veriyoruz” diye konuştu.

"Burada hem iş sahibi hem de rehabilite oluyorlar"
Tedavi süreçleri tamamlanan bireylerin resmi belgeli olarak meslek sahibi olduklarını vurgulayan Yaşar Erbil, “Gaz altı kaynakçılık kursu alan kaç tane yavrumuzu sağ olsun organize sanayiye yerleştirdik. Antalya’daki birçok otele aşçı yardımcısı ve aşçılık kursumuzu bitiren kardeşlerimizi yerleştirdik. Aynı zamanda ağaç ve mobilya sanatını bitirenler buradaki mobilyacılar çarşısında bu kardeşlerimizi işe aldılar. Ve tedavileri bittikten sonra onları yerleştirdik. Herhangi bir sıkıntıları olmasın diye devamlı kontrol altındalar. İl dışında olanlara telefonları ile ulaşıyoruz. Hem burada rehabilite oluyorlar hem de maddeye bulaşan yavrularımız resmi belgeli olarak işlere yerleştiriyorlar; burada hem iş sahibi hem de rehabilite oluyorlar” ifadelerini kullandı.

“Burada bağımlılıktan ’Asla kurtuluş yok’ gibi deyimler yok”
Yaklaşık 9 yıllık süreçte 500’e yakın gencin rehabilite olduğunu söyleyen Erbil, “Gidip de sonradan pişman olup gelen kardeşlerimizde var. Biz onları yine alıp yine rehabilite ediyoruz. Geldikleri süreçte bizim en az 6 aylık bir programımız var. Bunun 3 ayı vücut ve beyin temizliği. Diğer 3 ayda hayata adaptasyon dediğimiz kültürel ve sportif faaliyetler devam ediyor. Eğer kalmak isterlerse 6 aydan sonra eğitmen statüsüne geçiyor. Burada gençlerimizde telefon ve internet yok zorlu bir süreç kolay değil. Burada bağımlılıktan asla kurtuluş yok gibi deyimler yok. Bir kanser gibi erken teşhisle kurtulamayacakları hiçbir madde yok, buraya gelip arınıp hayatlarına devam ediyorlar” açıklamalarında bulundu.

“Burada herkes birbirini tedavi ediyor”
Dernek atölyelerinde mobilya, kaynak, güvercin yuvaları, tavuk kümesleri, hayvan barınakları, mantar çadırları ve kitap kafe gibi birçok seçeneğin olduğunu belirten Yaşar Erbil, “Burada herkesin belirli bir süreden sonra kabiliyetine göre burada eğitmenlerimiz yönlendiriyorlar. Burada gün yaşam alanlarının temizlikleriyle başlıyorlar ve daha sonra hocalarımız gözetiminde hastane programı olanlar hastaneye gidiyorlar. Birçoğu mobilya atölyesinde zamanını geçiriyor. Akşam bu sorumlulukları bittikten sonra sportif ve kültürel faaliyetlerle devam ediyorlar. Bunlar da masa tenisi, bilardo, dışarıda yüzme havuzu, içeride saunamız var, bunlara katılıyorlar. Müzik terapi ve su terapisi var. Haftada bir gün mehteran kursumuz var, Türkiye’nin ilk ve tek artık bağımsızlarından oluşan mehteran takımımız var. Buradaki eğitmenlerimiz de burada tedavi olan kişiler. Burada herkes birbirini tedavi ediyor” şeklinde konuştu.

“Diğer insanlar da kurtulabilir benim gibi”
UYUMDER derneğine 2020 yılında gelerek 8 aylık tedavi sürecini başarıyla tamamlayan 25 yaşındaki Hüseyin Eğridir, 3 yıldır dernekte eğitmen olduğunu belirterek, “Başta biraz zorlandım. Zor bir süreçten geçtim. Ama cefa olmadan sefa olmaz, bunları zorlanarak başarmaya çalıştık ve başardık. Şu an gayet iyiyim ve burada eğitmenim. Tüm öğrencilere yardımcı oluyorum. Severek yapıyorum, gönüllü olarak kaldım burada. Diğer insanlar da kurtulabilir benim kurtulduğum gibi. Biraz zor oluyor ama başarabiliriz hep beraber. Başarılamayacak hiçbir şey yok. Ben bu bağımlılıktan kurtularak örnek olarak da kalmayı tercih ettim. Çok memnunum. 8 ay kaldım. Başta tedavi sürecinde sauna tedavisi aldım. Çalışma programları olsun nasıl davranacağım, dışarıya nasıl hazır olacağımız, konuşma programları, beyin dersi hepsini baştan sona tamamladım. Dışarıdakilere söylemek istediğim tedaviyi denemelerini tercih ederim. Zor bir şey değil. Başta zorlanabiliriz ama başaramayacak hiçbir şey yok. Tedaviye gelmelerini tavsiye ederim” dedi.
Muğla Köyceğiz’den tedavi olmak için gelen 45 yaşındaki Osman Gedik, ortalama 30 yıllık bir bağımlılık süreci olduğunu belirtti. Süreç içerisinde AMATEM gibi değişik tedavi sistemleri yaşadığını fakat başarılı olamadığını belirten Gedik, “Bir buçuk yıldan beri buradayım, temizim ve rahatım. 6 aylık zaman zarfı içinde tedavi bitmiş oluyor ve diğer arkadaşlar kalmak istediklerinde eğitmen olarak kalabiliyor ve ben de kaldım. Çünkü 30 yıllık bağımlılık 3 ayda bitecek değildi. Onun için buradayım. En azından burası rahat ve kendimizde kaybettiğimiz duyguları tekrar kazanmaya başlıyoruz ve kendimizi daha iyi ifade ediyoruz. Diğer arkadaşlar da en büyük faktör benim görüşümce kendi istemesi lazım, kaybettiklerinin farkına varması lazım. Biz de bu şekilde arkadaşların görmemiş olduğu konuları resimleri göstermeye çalışıyoruz. Bizim en büyük avantajımız bu. En azından biz kendimiz yaşadık. Buraya gelenleri yargılamadan ve yadırgamadan eğitmeye çalışıyoruz. Sadece biz bağımlılar değil, örneğin alkollü trafiğe çıkmak yasak, o da bir suç. Yani bizi toplumdan dışlamak yerine kazanmaları daha iyi olur diye düşünüyorum” diye konuştu.

“Maddelerle dertleştim, onlarla savaştım”
Bağımlılık yaşayan bireyler için ilk temasın çok önemli başlama sebebi olduğunu belirten Gedik, “Örneğin merak veya bazı kişilere kendimizi kanıtlamak o ortama girmek bilmediğin bir şeyi tanımak, tanıdığın zaman vazgeçilmiyor, bağımlılık yapıyor. O ortamdan uzak durmak gerekiyor. Bundan uzak durmak için aile ve arkadaşlarımızı iyi seçmemiz lazım, kendimizi ifade edebileceğimiz arkadaşlar seçmemiz lazım. Ben kendimi örnek verirsem ben kendi üzüntümü de, mutluluğumu da ifade edememişim. Alkol ve diğer maddelerle dertleştim, onlarla savaştım, dünyam küçüldükçe küçüldü. Burada bunun farkına varıyorsun ve kaybettiğin değerleri kazanıyorsun sağlık, zaman gibi. Çok büyük kavramların burada anlamını önemsiyoruz” şeklinde konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.27 17:24:02
Son Düzenlenme Tarihi :