SON DAKİKA
header-ad

DEVA Partisi İzmir Milletvekili’nden Antalya ziyareti

DEVA Partisi İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen: “Turizm ülkemizde ciddiye alınmayan bir sektör” dedi.
DEVA Partisi İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, partisinin il sorumlusu olarak görev aldığı Antalya İl Başkanlığına ziyarette bulundu. İl Başkanı Özlem Arlıer ile basın mensuplarının karşısına geçen Milletvekili Ösen “Önümüzdeki günlerde sık sık bir araya gelerek Antalya’nın sorun ve sıkıntılarını Yüce Meclisimizde dile getireceğiz” dedi.
Yeni ataması yapılan Antalya İl Başkanı Özlem Arıer’e görevinde başarılar dileyen Ösen, “Partimizin mecliste 15 milletvekili var ama 81 ili temsil eden gücü olması bizim için çok önemli. Milletvekili seçildiğim İzmir dışında Muğla, Aydın ve Antalya ile çalışma fırsatı buluyorum. Bu süreçte tüm illerimizin sıkıntı ve dertlerini mecliste DEVA Partisi adına dile getirmek üzere bir yapı kuruyoruz. Burada ki amacımız lokal sorunları atlamamak ve sizin sesiniz olmak. Önümüzdeki günlerde sık sık bir araya gelecek; şehrimizin tüm sorun ve sıkıntılarını Yüce Meclisimizde dile getireceğiz” dedi. 
“81 ilde teşkilatlanmış genç bir partiyiz”
DEVA Partisinin Türkiye’nin tüm illerinde teşkilatı olduğunu ifade eden Ösen “Teşkilatlanmayı çok önemsiyoruz. 81 il, 800 ilçede teşkilatı olan genç bir partiyiz. Genel seçimlerden önce Ankara'nın bütün ilçelerinde teşkilatlanmış 3 partiden biriydik. Genel seçimler sonrasında bazı teşkilatlarımızda il başkanlarımız ve yönetimlerimiz değişti. Bu değişimlerin partimize yeni bir soluk getireceğine inanıyorum. Bu vesileyle Antalya İl Başkanlığına ataması yapılan Özlem Arıer’i de tebrik ediyorum” dedi. 
Yerel seçim hazırlıklarına başladıklarını belirten Ösen “Bütün ilçelerimizden bir değerlendirme, raporlama süreci başlattık. İlçelerimizden gelen cevaplara göre nasıl adaylar çıkaracağımızı ve nasıl bir profille ilerleyeceğimizi kararlaştıracağız” diye konuştu.
“Uzun vadeli turizm stratejisine ihtiyaç var”
DEVA Partisi Kültür, Sanat ve Turizm Politikaları Koordinatörü olan İzmir Milletvekili Ösen, turizm politikalarına da değindi. Turizmi 12 aya yayacak sürdürülebilir stratejilere ihtiyaç olduğunun altını çizen Ösen “Türkiye, kur artışla birlikte turizmde Akdeniz çanağındaki bazı ülkelerden pahalı duruma geldi. Tam bir markalaşma da sağlayamadığımız için fiyat-fayda dengesine bakan turist, neresi ucuzsa,tercihleri de o yönde değişebiliyor. Maalesef ülkemizde turizm ciddiye alınmayan bir sektör. Bir sanayi gibi ciddiye alınmıyor mesela. İktidarlar tarafından turizmin, cari açığı kapatma dengesinde ne kadar önemli olduğu gözden kaçırılıyor. 
Ben,Türkiye'nin potansiyeli açısından turizmin ülkemiz için öneminin yeterince anlaşılıp ona göre plan yapıldığını düşünmüyorum. Çünkü turizmde bugün yaptıklarınız, sonraki sezonlara yatırımdır. Bugün yaptığınız hiçbir şey 2023 sezonunu kurtarmaz. 2024'ü bile belki kurtaramaz. Bugünkü atılan doğru adımlar 2025'e atılan adımlardır. Şu anda böyle yapmıyor, tepkisel hareket ediyoruz. Bizim ülke olarak deniz-kum ve güneş üçgeni altında her şey dahil döngüsüne saplanmış turizm vizyonunu çeşitlendirmemzi gerekiyor” dedi.
* DEVA Antalya Basın

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.08.24 12:32:17
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






2023’ün ilk 5 ayında Antalya’yı 3 milyon 400 bin turist ziyaret etti

Antalya, turizmdeki yükselen ivmesiyle yeni rekorlara imza atmaya devam ediyor. 1 Ocak-31 Mayıs tarihleri arasında şehri hava yoluyla ziyaret eden turist sayısı 3 milyon 405 bin 458 oldu.
Başarılı bir turizm sezonu geçiren Antalya’da turizm verilerindeki artış devam ediyor. Denizi, kumu, güneş..

Antalya, turizmdeki yükselen ivmesiyle yeni rekorlara imza atmaya devam ediyor. 1 Ocak-31 Mayıs tarihleri arasında şehri hava yoluyla ziyaret eden turist sayısı 3 milyon 405 bin 458 oldu.
Başarılı bir turizm sezonu geçiren Antalya’da turizm verilerindeki artış devam ediyor. Denizi, kumu, güneşi kadar tarihi ve doğal güzellikleri, kültürel yapıları, antik kentleri ile turistlerin ilgi odağı olan Antalya’da, Antalya Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünden alınan verilere göre 1 Ocak-31 Mayıs tarihleri arasında şehri hava yoluyla ziyaret eden turist sayısı 3 milyon 405 bin 458 olarak gerçekleşti.

Tüm zamanların en iyi başlangıcı rekoru devam ediyor
Ağırladığı turist sayısı bakımından "Turizmin Başkenti" olarak nitelendirilen Antalya, turizm noktasında 2023 yılına hızlı bir giriş yaptı. Turizmde yeni rekorlara imza atılmaya devam edilen şehirde, Antalya Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünden alınan verilere göre 1 Ocak-31 Mayıs tarihleri arasında şehri hava yoluyla ziyaret eden turist sayısı 3 milyon 405 bin 458 oldu. Bu sayı ile turizm noktasında tüm zamanların en iyi başlangıcı Antalya’da devam etmiş oldu. Turizm de rekorlar yılı olarak bilinen 2019’da bu rakam 3 milyon 309 bin 285, 2020’de 512 bin 171, 2021’de 747 bin 894, 2022 yılında ise 2 milyon 422 bin 349 olarak gerçekleşti.

2021 ve 2022 toplamı geride bırakıldı
Akdeniz’in en önemli turizm merkezlerinden Antalya’da 2023 yılının turizm verileri 2021 ve 2022 yılının 1 Ocak-31 Mayıs tarihleri arasında şehri hava yoluyla ziyaret eden turist sayısının toplamını geride bıraktı. 2021 yılının aynı döneminde şehri hava yoluyla ziyaret eden turist sayısı 747 bin 894, 2022 yılında 2 milyon 422 bin 349 turist olarak gerçekleşirken, 2023 yılında ise şehri hava yoluyla ziyaret eden turist sayısı 3 milyon 405 bin 458 olarak gerçekleşti. 1-31 Mayıs tarihlerinde ise şehri hava yoluyla ziyaret eden turist sayısı 2021 ve 2022 yılının mayıs ayı toplamından fazla oldu. 1-31 Mayıs tarihlerinde Antalya’ya havayoluyla 1 milyon 593 bin 935 turist geldi.

Alman turistler liderliğini korudu
2023 yılında da Antalya’yı hava yoluyla ziyaret eden turist sayısı bakımından milletler sıralamasında Alman turistler liderliğini korudu. 1 Ocak-31 Mayıs tarihleri arasında Antalya’ya en çok turist yüzde 26,32’lik oran ve 827 bin 618 ile Almanya’dan geldi. Almanya’yı yüzde 24,92 oran ve 783 bin 737 turistle Rusya, sonra da yüzde 11,20 oran ve 352 bin 184 turistle İngiltere takip etti. Beş aylık dönemde hava yoluyla Antalya’ya en çok turist gönderen diğer ülkeler ise sırasıyla Polonya, Hollanda, Litvanya, Kazakistan, İsrail, Belçika ve Ukrayna oldu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.01 18:00:59
Son Düzenlenme Tarihi :





Kurubaş :Devletin 1 TL’lik teşvikiyle çiğ süt fiyatının 3.50 TL olmalı dedi ve ekledi: Elimizdeki ürünü satamazsak inekler mezbahaya gider

Elmalı ve Çevresi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ve Elmalı Ziraat Odası Başkanı Salih Kurubaş, devletin 1 TL’lik teşvikiyle çiğ süt fiyatının 3.50 TL olması gerektiğini söyledi. Gerek pandemiden kaynaklı turizmin daralması nedeniyle gerekse alım gücünün azalması nedeniyle süt ve süt ürünleri tüketiminde düşüş olduğunu bildiren Kurubaş, “Şu an ürünümüzü satamıyoruz. Elimizdeki ürünü satamazsak inekler mezbahaya gider” dedi. Kurubaş, yerel yönetimlerin süt alımı yaparak üreticiyi destekleyebileceğini söyledi.

Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Tarım Konseyi (ATAK) işbirliğinde 1 Haziran Dünya Süt Günü öncesinde “Sürdürülebilir Süt Politikası, Sağlıklı Gelecek” başlıklı çevrimiçi program düzenlendi. Dünya Gazetesi Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım’ın moderatörlüğünde düzenlenen toplantıya, Akdeniz Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Küçükçetin, Eskişehir Mahmudiye Çifteler Han İlçeleri Süt Üreticileri Birliği Başkanı Güner Özer, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyesi ve Hayvancılık Kooperatifleri Antalya Birliği (HAYKOOP) Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Simav, Tüm Süt, Et ve damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Başkanı Sencer Solakoğlu, Elmalı ve Çevresi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ve Elmalı Ziraat Odası Başkanı Salih Kurubaş katıldı. ATB ve ATAK Başkanı Ali Çandır, hayvancılık politikalarının sürdürülebirliğinin sağlanmasında sütün önemini vurgularken, 1 Haziran Dünya Süt Günü öncesinde sütü konuşmak için sektör temsilcilerini bir araya getirdiklerini belirtti. Çandır, konuklara katılımları nedeniyle teşekkür etti.

 

Moderatör Ali Ekber Yıldırım, toplantıya süt içerek başladı. Sağlıklı gelecek için sağlıklı bir süt üretim sisteminin oluşturulması gerektiğini kaydeden Yıldırım, yılbaşından bu yana hayvancılığın en önemli girdisi yem fiyatının 8 defa artmasına karşın süt fiyatının yerinde saydığına dikkat çekti. Enflasyon kaygısıyla süt fiyatında hep sıkıntı yaşandığını söyleyen Yıldırım, sütün durumunu konuşmak üzere toplantının organize edildiğini belirtti.

 

SAĞLIKLI NESİL İÇİN SÜTE ULAŞIM SAĞLANMALI

Akdeniz Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Küçükçetin, Dünya Süt Günü’nün sütün tüketimini artırmak ve faydalarına dikkat çekerek farkındalık yaratmak için her yıl kutlandığını belirtti. Kalsiyum, fosfor, protein bakımından zengin olan temel gıda olan sütün tüketilmesinin insan sağlığı için önemini vurgulayan Küçükçetin, ülkemizde süt tüketiminin yetersizliğine dikkat çekti. Kişi başı yıllık süt tüketiminin İrlanda’da 125 kilogram, Almanya’da 53 kilogram iken Türkiye’de 40 kilogram olduğunu bildiren Küçükçetin, “Süt tüketiminde geçmişe göre daha iyi durumdayız ama bu miktar artırılmalı” dedi. İstanbul’da yapılan bir anketin sonuçlarını paylaşan Küçükçetin, katılımcıların yüzde 67’sinin süt içme alışkanlığının olmadığını, süt içmeyenlerin yüzde 64’ünün ise neden içmediğini bilmediğini kaydetti. Ankete katılanların yüzde 51’inin süt fiyatını pahalı bulduğunu söyleyen Küçükçetin, süt içme alışkanlığının yüzde 79’unun okul öncesi dönemde kazanıldığına dikkat çekti. Küçükçetin, süt tüketimini teşvik edici en önemli aracın medya çalışmaları olduğunu belirtirken, “Sağlıklı nesiller yetiştirmek istiyorsak, topluma süt içme alışkanlığı kazandırmalıyız, süte ulaşımı sağlamalıyız. Süt fiyatları tüketimin önünde önemli bir engel olabileceği öngörüsüyle sütün fiyatlandırılması konusuna dikkat edilmeli. Okul sütü projeleri ülke çapında ve uzun süreli devam etmeli” dedi.

 

7 ÜYEDEN BİRİ İŞİ BIRAKTI

Eskişehir Mahmudiye Çifteler Han İlçeleri Süt Üreticileri Birliği Başkanı Güner Özer, hayvancılıkta küçük üreticinin her geçen gün kan kaybettiğini söyledi. Hayvancılığın sürdürebilmesi için üreticinin para kazanması gerektiğini vurgulayan Özer, “Süt fiyatı belirlendiği günden bu yana yeme yüzde 69 zam geldi. Sadece son 15 günde yeme 3 defa zam geldi ama süt fiyatı aynı kaldı. Ulusal Süt Konseyi süt fiyatını belirliyor ama girdilere müdahale etmiyor. Elektrik, işçilik, mazot, gübre, yem fiyatı sürekli artarken süt fiyatı sabit kalınca üretici enflasyonun altına eziliyor. Süt fiyatına müdahale ediliyorsa maliyetlere de müdahale edilmeli. Süt yem 1.3 pariteye sabitlenmeli. Herhangi bir tarafın artması ya da düşmesi halinde bunların birlikte hareket ediyor olması sürdürülebilirliğin temelini oluşturacaktır” diye konuştu. Güner Özer, yem süt paritesinin 1.3 olduğu düşünüldüğünde çiğ süt fiyatının 2.80 TL değil 3.50 TL olması gerektiğini kaydetti. Para kazanamayan üreticinin işini bıraktığını söyleyen Özer, “Son 6 içinde bünyemizdeki 478 üyeden 73 işletme şartlara dayanamayarak işi bıraktı. Bunu Tarım Bakanlığı’na rapor ettik” dedi.

 

SÜT BİTERSE ET KRİZİ ÇIKAR

ATB Yönetim Kurulu Üyesi ve HAYKOOP Başkanı Hüseyin Simav, Antalya’da yıllık 400 bin ton süt üretildiğini, bunun sadece 150 bin tonunun kayıt altında sanayiciye ulaştırıldığını kaydetti. Antalya’da günlük 90 ton sokak sütünün sağlıksız koşullarda satışa sunulduğunu söyleyen Simav, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin sağlıklı sütü vatandaşa ulaştırma konusunda çalışma yürüttüğünü, bunun sevindirici olduğunu kaydetti. Süt tüketimini artıracak kampanyalara ihtiyaç olduğunu vurgulayan Hüseyin Simav, bunun Tarım Bakanlığı kanalıyla ülke genelinde yapılmasını talep etti. Simav, okul sütü programının devam etmesini istedi. Kuraklığın bu yıl büyük sorun olarak hayvancılığı da olumsuz etkileyeceğini kaydeden Simav, daha önce kendi kaynaklarıyla yemini üreten küçük üreticinin kuraklık nedeniyle bu yıl sıkıntı yaşayacağı uyarısında bulundu. Simav, “Ciddi tedbirler alınmazsa girdi maliyetlerine dayanamayan küçük aile işletmelerinin büyük çoğunluğu sonbaharda son nefesini verip, hayvancılığı bırakacak. Devlet süte acil teşvik vermeli. Yem süt paritesi 1.3 olacak şekilde teşvik verilmeli. Süt biterse 17 ay sonra et krizi çıkar” öngörüsünde bulundu. Simav, aile işletmelerinin kırsalın ayakta kalması için ve işsizliğin önündeki çok önemli bir yapı olduğunu bu yapının yaşatılması gerektiğini ifade etti.

 

SANAYİCİ TARIMIN ÖNEMİNİ KAVRADIĞI ZAMAN KALKINABİLİRİZ

Tüm Süt, Et ve damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Başkanı Sencer Solakoğlu, girdi fiyatlarının kontrol dışı yükseldiğini belirtirken, süt fiyatının girdi fiyatlarıyla baş edemediğini kaydetti. Kooperatiflerin büyük sanayici ile çiğ süt üzerinden rekabet edemeyeceğini, sütü yöresel ürünlere çevirerek rekabet edebileceğini söyleyen Solakoğlu, “Türkiye’de 200’e yakın yöresel peynir çeşidi var. Yöresel ve coğrafi işaretli ürünlerin katma değeri yüksek. Bu potansiyel değerlendirilmeli. Tüketicinin alım istemi artırarak küçük üretici satışını artırabilir. Bakanlık da bu konuyu teşvik etmeli” dedi. Yem ve sütte 1.3 paritenin başa baş nokta olduğunu kaydeden Solakoğlu, üreticiyi teşvik etmek için 1.5 paritesinin sağlanması gerektiğini vurguladı. “Türkiye’nin sanayileşmesi için tarımda kalkınması şarttır” diyen Solakoğlu, Türk sanayicisinin tarımın önemini kavradığı zaman kalkınmanın sağlanabileceğini ifade etti. “Tarım adeta açık hava kumarhanesine döndü” diyen Solakoğlu, bir sene para eden soğanın ertesi sene para etmediği için sürüldüğünü anımsattı. Solakoğlu, “Artık kaybedecek zamanımız yok. Tarımda gerekli adımları atmalıyız” dedi.

 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.06.01 09:08:25
Son Düzenlenme Tarihi :