SON DAKİKA
header-ad

Kemer Cumhuriyet Bandosu çalışmalarına devam ediyor

ANTALYA (İHA) – Antalya Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu’nun talimatlarıyla Kemer tarihinde ilk defa kurulan Cumhuriyet Bandosu, çalışmalarına aralıksız devam ediyor.
Türkiye’deki belediyeler arasında sadece gençlerden oluşan tek bando olma özelliğini taşıyan Cumhuriyet Bandosu, Kemer Cumhuriyet Meydanı’nda eserlerini seslendirdi. Tamamı gençlerden oluşan Cumhuriyet Bandosu, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına hazırlık çalışmaları çerçevesinde 76 kişilik kadrosu ile konser verdi. Şef Furkan Üstündağ yönetiminde, 100 kişilik bir kadro olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Cumhuriyet Bandosu’nun verdiği konseri çok sayıda yerli ve yabancı misafir ilgiyle izledi.
İlçede tatilini sürdüren yerli ve yabancı misafirler, bandonun seslendirdiği eserleri cep telefonlarıyla görüntülerken konser finalde izleyenler tarafından uzun süre alkışlandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.27 19:59:16
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Büyükşehirden iki ihale ve iki yorum

Aslında üç ihale. 
Şöyle ki, biri Antalya İli, Konyaaltı İlçesi, Arapsuyu Mahallesinde bulunan ve Konyaaltı sahilinin Boğaçayı köprüsü ile Serbest Bölge arasında kalan Devletin Hüküm ve Tasarrufu Altındaki kıyı ve sahil bandının üzerinde yer alan, toplam 5.690,00m² yüzölçümlü alan üzerinde mimari uygulama projesi ile ihaleden sonra yükleniciye teslim edilecek olan yaklaşık 66.786,00m² yüzölçümlü alan üzerinde uygulama projelerinin (mimari, statik, mekanik, elektrik, peyzaj, alt yapı, sulama, çevre, aydınlatma v.s.) uygulamasının yapılması ve ticari amaçlı kullanılacak ünite ve tesislerin çevre düzenlemesinin, rekreatif amaçlı yaya yolları, bisiklet yolları ile ortak alan olarak tariflenen araç yolu, otopark alanları ve halkın kullanımına açık wc, duş, soyunma kabinlerinin de dahil yapımı, yapım süresi dahil olmak üzere 8 (sekiz) yıl süre ile amaçları doğrultusunda işletilmesi ve süre sonunda Antalya Büyükşehir Belediyesine bedelsiz devredilmesi işinin hazırlanan şartname esasları doğrultusunda 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 35/a maddesine göre 15.03.2031 tarihine kadar kiraya verilmesi işi.

Sözkonusu ihale ilanı ulusal gazete ve internet haber sitelerinde de yayınlandığına göre, Antalya dışından birilerinin alması yüksek ihtimal.  Artırıma esas tahmin edilen bedel (ilk yıl işletme hakkı bedeli) 2 milyon 690 bin lira +KDV...

Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’e soruyorum: 
1-  İhaleyi kazanacak ve 15 Mart 2031 tarihine kadar bu yeri işletecek ya da (sözleşme şartı nasıl bilmiyorum) kiraya verecek olan kurum, ödediği kira bedeli ve yaptığı masrafların üzerine doğal olarak bir kar ekler mi ?
2- Sayın Böcek buna cevabınız ‘evet’se... 
Konyaaltı sahilinin Boğaçayı köprüsü ile Serbest Bölge arasında kalan sahil şeridine her biri 6 m² yüzölçümlü 5 adet büfe yeri, her biri 102 m² yüzölçümlü 5 adet büfe önü açık alan (gölgelik), her biri 1.000,00 m² yüzölçümlü 5 adet şemsiye-şezlong alanı ile ücretsiz olarak halkın kullanımına sunulacak her biri 17 m² yüzölçümlü 5 adet wc, her biri 8 m² yüzölçümlü 5 adet duş, her biri 5 m² yüzölçümlü 5 adet soyunma kabini yapıp, birde kira ödeyecek olan kurum ya da kurumların + kazanacağı parayı da üst üste eklediğiniz zaman, bu paralar sonuçta  ANTALYALILARIN CEBİNDEN ÇIKMIŞ OLMAYACAK mı ?

Aslında üç ihale, demiştim....
Biri sahil ihalesi. Diğer ikisi ise, konusu aynı olan ama farklı iki ihale.

Büyükşehir Belediyesi önce Elmalı İlçesi Ahatlı, Yalnızadam Mahalleleri, Korkuteli İlçesi Nebiler, Taşkesiği ve Yukarıkaraman Mahalleleri ile, Finike İlçesi Arif Mahallesi yani batı ilçeleri için toptan tarımsal sulama tesislerine terfi havuz yapım işini ihaleye çıkartıyor, sonra da yine doğu ilçeleri başlığıyla Akseki İlçesi Değirmenlik Mahallesi, İbradı İlçesi Ormana Mahallesi, Alanya İlçesi Uğurlu ve Çıplaklı Mahallesi, Gazipaşa İlçesi Üçkonak Mahallesi’ne yapılacak  terfi havuz yapımını ihale ediyor.

Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’e soruyorum: 
1- Her ilçe için ayrı ihaleye çıkılsaydı ve değişik kişi ya da firmalar  ihaleyi alsalardı, her firmada ihaleyi aldığı ilçede ikamet edenleri çalıştırmak zorunda kalacağından aynı anda onlarca genç ya da işe ihtiyacı olana istihdam sağlansaydı, daha ŞIK olmaz mıydı ?
Bu arada köşeye yazın, Ankara’dan birileri ihaleyi kazanır.. * Erkin ÖZGÜNSÜR

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.18 11:20:26
Son Düzenlenme Tarihi :





Kepez’den kadınlara güç veren “Farkındalık Atölyesi”

Kepez Belediyesi’nin kadınlara yönelik düzenlenen Farkındalık Atölyesi’nde, şiddetin yalnızca fiziksel darp olmadığı vurgulanarak günlük yaşamda sık karşılaşılan ancak çoğu zaman şiddet olarak fark edilmeyen davranışlara dikkat çekildi. Telefona el konulması, özgürlüğün kısıtlanması ve ekonomik olarak zor durumda bırakılmanın da şiddet kapsamında değerlendirildiği anlatıldı.

Kepez Belediyesi, kadınların psikoloji ve hukuk alanlarında karşılaştıkları konulara ilişkin farkındalık oluşturmak, bilgi paylaşımını artırmak ve dayanışmayı güçlendirmek amacıyla “Farkındalık Atölyesi” düzenledi. Haziran ayı boyunca farklı mahallelerde gerçekleştirilecek olan atölyelerin ilki, Zübeyde Hanım Kadın Eğitim ve Sosyal Tesisi’nde yapıldı. Uzman Klinik Psikolog Gamze Gökkaya Kaşlıca ile Avukat Ayşe Evrim Zeybek Akçay, katılımcıları toplumsal cinsiyet rolleri, kadın ve erkeklerden beklenen davranışlar, şiddet türleri, şiddet karşısında izlenebilecek hukuki yollar ve 6284 Sayılı Kanun hakkında bilgilendirdi.

Kepez AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı Avukat Ayşe Evrim Zeybek Akçay, programın açılışında Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün sevgi ve selamlarını ileterek, katılımcılara teşekkür etti.

TOPLUMSAL CİNSİYET ROLLERİ ANLATILDI

Farkındalık Atölyesi’nde toplumsal cinsiyet kavramının, kız ve erkek çocuklarından beklenen davranışları ifade ettiği anlatıldı. Bu rollerin doğuştan gelmediği, toplum tarafından öğretilen davranış kalıpları olduğu vurgulandı. Ev işleri, çocuk bakımı ve iş hayatındaki beklentilerin bu toplumsal rollerin yansımaları olduğu belirtilirken, söz konusu kalıpların esnek ve değiştirilebilir nitelikte olduğuna dikkat çekildi. Atölyede erkeklerden güçlü olmak, aileyi koruyup geçindirmek, karar vermek, duygularını göstermemek ve liderlik etmek gibi beklentiler bulunduğu ifade edilirken; kadınlardan ise ev işlerini yapmak, itaatkar olmak, bakım verme rolünü üstlenmek, sessiz ve uyumlu davranmak ile fedakarlık göstermelerinin beklendiği aktarıldı.

ŞİDDETİN GÖRÜNMEYEN YÜZLERİ

Farkındalık Atölyesi’nde şiddetin yalnızca fiziksel saldırılardan ibaret olmadığı vurgulanarak günlük yaşamda sıklıkla karşılaşılan ancak çoğu zaman şiddet olarak tanımlanmayan davranışlara dikkat çekildi. Bir kişinin kolundan sertçe tutulması, bir yere gitmesinin engellenmesi, önünün kesilmesi, odadan çıkmasına izin verilmemesi, üzerine yürünmesi, korkutacak şekilde kişisel alanına girilmesi, eşyaların etrafa fırlatılması, kapıların sert şekilde çarpılmasının da şiddet kapsamına girdiği belirtildi. Araçtan inilmesine izin verilmemesi, anahtarlarının alınması, telefonuna el konulması, yanında duvara yumruk atılması, sürekli nerede olduğunun sorgulanması, ekonomik olarak zor durumda bırakılması ve kadının çalışmasının engellenmesinin de şiddet örnekleri arasında yer aldığı ifade edildi.  

ŞİDDET TÜRLERİ 5 ANA BAŞLIKTA ELE ALINDI

Atölyede şiddet türleri psikolojik, ekonomik, dijital, cinsel ve fiziksel şiddet olmak üzere beş ana başlık altında değerlendirildi. Psikolojik şiddetin; eleştiri, küçümseme, tehdit, izolasyon ve duygusal manipülasyon gibi görünmeyen ancak derin yaralar bırakan davranışları kapsadığı belirtildi. Ekonomik şiddetin; para üzerinde kontrol kurma, çalışmaya engel olma, geliri gizleme ve maddi kaynaklara erişimi kısıtlama gibi uygulamalarla ortaya çıktığı ifade edildi. Dijital şiddetin; sosyal medya hesaplarının takip edilmesi, kişisel bilgilerin izinsiz paylaşılması, telefon ve mesajlara müdahale edilmesi gibi davranışları içerdiği anlatıldı. Cinsel şiddetin; rıza dışındaki her türlü cinsel davranış, taciz, zorla evlilik ve kişinin cinsel dokunulmazlığını ihlal eden eylemleri kapsadığı aktarıldı. Fiziksel şiddetin ise vurma, itme, yaralama gibi bedensel bütünlüğe yönelik saldırılar ve fiziksel güç kullanımı şeklinde ortaya çıktığı belirtildi.

ROLLER DOĞUŞTAN GELMİYOR

Farkındalık Atölyesi’nde Uzman Klinik Psikolog Gamze Gökkaya Kaşlıca, insanların yaşadığı yorgunlukların önemli bir kısmının toplumsal rollerden kaynaklandığını belirtti. Kaşlıca, ailelerde sıkça duyulan “Kız kısmı öyle yapmaz”, “Kızlar öyle oturmaz”, “El alem ne der?”, “Ayıp olur”, “Kadının yeri evidir”, “Erkek eve ekmek getirir”, “Erkek adam ağlamaz” gibi ifadelerin aslında doğuştan gelen özellikler değil, toplum tarafından öğretilen kalıplar olduğunu söyledi.  Türk toplumunda gelenek ve göreneklerle öğrenilen bu davranışların kız ve erkek çocuklarından beklenen rolleri şekillendirdiğini belirten Kaşlıca, “Kız düzgün oturur, erkek güçlüdür, erkek çalışır ve para getirir gibi kalıplar zamanla kadın ve erkeklere farklı sorumluluklar yüklemektedir. Çocuk bakımı ve ev işleri gibi roller çoğunlukla kadınlara verilmektedir. Bunlar değiştirilebilir kalıplardır. Kolay olmasa da değişim bireylerden başlar. Önce kendi çevremizi değiştirmeli, ardından bu değişimin topluma yayılmasını sağlamalıyız” dedi.

İLK MESELE DAVA AÇMAK DEĞİL, GÜVENLİĞİ SAĞLAMAKTIR

Kepez AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı Avukat Ayşe Evrim Zeybek Akçay da katılımcıları şiddet karşısında izlenebilecek hukuki süreçler konusunda bilgilendirdi. Akçay, şiddet durumlarında öncelikli meselenin dava açmak değil, kişinin güvenliğini sağlamak olduğunu vurguladı. Kadınların bu konuda haklarını bilmelerinin önemine dikkat çeken Akçay, “Eğer şu anda tehlikedeysem önce kendimi güvenli bir yere aldırma hakkım var. Bunun için 112 aranabilir, polise gidilebilir, jandarmaya başvurulabilir, savcılığa müracaat edilebilir ya da aile mahkemesinden koruma talep edilebilir. Burada önemli olan nokta şiddetin mutlaka gerçekleşmiş olması gerekmemesidir. Tehdit varsa, takip varsa, korkutma varsa ya da zarar göreceğine dair bir endişe bulunuyorsa başvuru yapılabilir” dedi.

6284 SAYILI KANUN HAKKINDA BİLGİLENDİRME

Avukat Ayşe Evrim Zeybek Akçay, 6284 Sayılı Kanun hakkında da bilgi verdi. Kanunun şiddete uğrayan ya da şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınları, çocukları ve aile bireylerini korumak amacıyla düzenlendiğini belirten Akçay, “Bu kanun ceza vermek için değil, öncelikle koruma sağlamak için vardır” dedi.

Kadınların bazı konularda yanlış bilgi sahibi olabildiğini ifade eden Akçay, “Ben boşanma davası açmadım ama korunmak istiyorum. Şikayetçi olup olmayacağıma karar vermedim ama şu an güvende değilim. Beni dövmedi ama sürekli tehdit ediyor, kapıma geliyor, mesaj atıyor, takip ediyor. Bu gibi durumlarda da 6284 Sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbirler talep edilebilir” diyerek kadınlara hakları konusunda önemli uyarıcı bilgiler aktardı.

Kepez Belediyesi tarafından düzenlenen “Farkındalık Atölyesi”, Haziran ayı boyunca farklı noktalarda devam edecek.  

 

 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.06.05 14:34:45
Son Düzenlenme Tarihi :