SON DAKİKA

logo

Sabri Gülel: Dernek beni desteklemeyecekse aday olmam

Başkan Gülel: "Şimdi şunu söylüyorum, 5 ayda 5 yılda yapılmayan işi yaptık. Ağzımızla kuş tutmadık, muhteşem adamlar değiliz, sadece doğru bildiğimiz, matematik hesabı, şirket, finans ve muhasebe yönetimi ile bilen arkadaşlarımızla sportif tarafın yönetimini yaptık. Muhteşem değiliz ama ahlaklı insanlarız.” dedi

    Antalyaspor başkanı Sabri Gülel, Konyaspor maçı öncesinde Antalya TSYD’yi ziyaret etti. Gündeme dair önemli açıklamalar yapan Başkan Gülel, “Çok daha önce aslında organize olmuştuk ama öncelikle İstanbul’da çalışıyorum ve ayın bir tam haftasını Antalya’ya ayırıyorum. İstanbul’da olsak da dolu dizgin görevimizi yerine getiriyoruz. İlk başladığımız zaman da bir araya geldik, sonraki dönemlerde de arayan tüm arkadaşlarıma cevap vermeye çalıştım.” Dedi. Başkanlık süresinde beşinci ayı geride bıraktıklarını söyleyen Gülel, Antalyaspor’un bir sivil toplum örgütü olduğunu ve bir sivil toplum örgütü yönetmek hassas bir iş olduğunu, üzerilerinde 3 milyona karşı bir sorumluluk olduğunu ifade etti.
    Kamuoyunda konuşulan konuların  %80’inin gündem dışı, %10’un ise yalan olduğunu ifade eden Gülel, “Antalya, herkesin birbiri arkasından konuştuğu enterasan bir memleket haline gelmiş.” İfadelerini kullandı.
    “O dönem söyledim, milllet merak etmesin Antalya’da gözükmediğimiz işimizi yapmadığımız anlamına gelmez, 3 ayda 3 yıllık iş yapmışız demiştim. Şimdi şunu söylüyorum, 5 ayda 5 yılda yapılmayan işi yaptık. Ağzımızla kuş tutmadık, muhteşem adamlar değiliz, sadece doğru bildiğimiz, matematik hesabı, şirket, finans ve muhasebe yönetimi ile bilen arkadaşlarımızla sportif tarafın yönetimini yaptık. Muhteşem değiliz ama ahlaklı insanlarız.” Cümlelerini kullandı. 
    “Ben niye başkan oldum, mecburiyetten oldum. Haji Wright boşa çıkıyordu, bu adamı buraya getirdik, ceremesini çektik, ilk taksitinden son taksitine kadar tüm ödemelerini ben yaptım. Satılıp para getirilebilecek tek adamdı. Tuttuk, ama işin içerisinde girince bir sürü sorun çıktı.” Şeklinde konuşan Gülel,  “Öncelik sırası yaptık. Kamuoyu kızıyor, her şeyin aynı anda iyi olmasını bekliyor ki haklılar. Transferler, formalar niye kötü olmuş, sosyal medya niye çalışmıyor, hep bir eleştiri var, ama önceliğimiz bunlar değil. Ben öyle bir forma yaptırırım ki millet bakmaya kıyamaz ama farklı önceliklerimiz var. Geldik, üçüncü gün elektriğimiz kesildi. Kulüp bir gün elektriksiz kaldı. Çıkardık cebimizden milyonlarca Euroyu koyduk, sorunu tıkadık. Şimdi oranın tamiratı başladı. 7-8 tane hiç faydalanamadığımız ya da az faydalandığımız oyuncular vardı, onlardan kurtulmamız gerekiyordu. Önemli borçlar vardı, oturup bu insanlarla uzlaşmak gerekiyordu.” Şeklinde konuştu. 
     “Kafamız artık rahat olduğu için uzun soluklu ve kulübü bir daha kimseye muhtaç etmeyecek kendi yağında kavrulabileceği bir yapı kurabilirmiyizin çalışmalarına başladık.” Diyen Başkan Sabri Gülel,  “Kulübümüzün her yıl 5 milyon Euro’ya ihtiyacı var. Bu şekilde bütçesi belli bir yapıya gelir ve kulüp ilk 6-7’de olabilecek takım kurulma şansı olur. Ama bunu belediyelerin, kurumların şirketlerin kapısını çalarak yapmayalım. Çünkü biz kağıyı çaldığımız her yerden tekme yedik. Ve haklılar. Çünkü adamlar o kadar yıllardır vermiş ki, verdiği para nerede? Karşılığında hiç bir şey göremiyor.” Dedi.
    Kulüpteki yöneticilerin kulübe bağış yapmalarını yasakladığını ifade eden Gülel, bunun sebebi olarak ise bağış yapılmaya alışılması halinde kendi işlerini yapamayacak hale gelinebilmesi olduğunu söyledi. 
    Altyapıya ehemmiyet gösterdiklerini belirten Gülel, bu çalışmalar kapsamında kırmızı beyazlı kulübün alt yapısına şehir dışından üç kişilik antrenör ekibi getirdiklerini ve antrenörlerin başına mentör getirdiklerini belirtti. Gülel, “Altlarına Avrupa’da başarıları olan inanılmaz bir kondisyoner ve analist getirdik.” Dedi. 
    Önümüzdeki yılın bütçe planlamasını yaptıklarını belirten başkan Gülel, “13 Mart'ta Euro kuru 20 liranın altındaydı şu an 30 lira bandında. Bizim borcumuz 800 milyon liranın üzerine çıktı. Geçen hafta 23/24 bütçemizi yönetim kurulumuza sunduk. +-%5 olabilecek şekliyle yeni sezona geçerken borcumuz 634 milyon TL olarak planladık. Döviz kurunda inanılmaz artışlar gerçekleşmediği takdirde önümüzdeki yıl kulüp tarihinde ilk kez denk bütçe ile çıkabiliyoruz. Hatta hafif bir kâr ile kapatma şansımız bile var. Denk bütçe tüm türk futbolunun hayalidir, ilk yılımızda yakalayacağız gibi gözüküyor.” İfadelerini kullandı. 
    Yeni transferlere de değinen başkan Gülel, Antalyaspor’un eski stoperi Naldo ile yeniden anlaşmasının sebebi olarak “İstediğimiz kıvamda bir stoper bulamadık. Bugüne kadar yaptığımız tüm transfer 11de oynayabilecek durumda. Naldo gittiği yerde iyi çalışmış, Scout gittiği yerde bizden daha iyi çalışmış dedi. Yarı maaşına yakın bir maaşa geldi.” Cümlelerini kurdu. 
    Kulüp yapısı olarak futbolcu ihracatı yapan Belçika ve Portekiz gibi ihracat yapan ülkeleri araştırdıklarını kaydeden Gülel, Belçika ve Portekiz gibi ihracat yapan ülkeleri araştırıyoruz. Bir oyuncu daha hevesimiz var, çıkarsa biraz bonservis ile alıp geliştirip satabileceğimiz oyuncular konusunda iştahımız var. Her takım transferde hata yapar, mutlaka hata yapacağız ama umarım en azını yaparız.” ifadesini kullandı.
    Antalyaspor Derneği ile yaşanan olaylara da değinen Gülel, “Derneğin parası yok mu, aç mı kalıyorlar? Öyle bir şey yok. Biz dernekle bir mutabakat sağladık. Biz sözümüzün arkasında duruyoruz. O mutabakatta karşı taraf da sözünü yerine getirirse biz çok iyi patron çalışan ilişkisi yaşarız. Patron onlar çünkü.” Dedi.     Ekim ayında seçime gideceklerini belirten Gülel, aday olup olmayacağına dair soruya ise “Dernek beni desteklemeyecekse ben orada aday olmam. Dernek ne derse, isimlerle bir işimiz yok, o olur. Derneğimi arkama almadan neden çıkayım oraya.” Dedi.
    Kulüpte ortaya çıkan durumlar ile ilgili bir açıklama yapması beklenirken sessizliğe bürünmesi ile ilgili de konuşan Gülel, “Bizim bazı gördüğümüz ve ticari olarak doğru olduğuna inanmadığımız suyun üzerine çıkan sorunlar vardı. Bunlara baktıktan sonra bir sürü şüphe oluştu, kendimiz de ne olduğunu biliyoruz ama ben bir yargı ya da takdir mecrası değilim. O yüzden bu işi altına attığı imzaya herkesin itibar edeceği kuruluşun yapması lazım. Dünyanın en büyük firmalarından biri ile anlaştık. Onların Çin Seddi dediği bir şey vardır, milyon eEuro ver alamazsın, çünkü en itibarlı denetim kuruluşlarından birisi. Olumsuz bir şey çıkarsa içeride yapılan işlem nedir, menfaat midir, hırsızlık mıdır hata mıdır başka yere gider. Kulübün düşeceği pozisyonu masaya yatırmak lazım. Bir şirkette bir çok departman var. Herkes oranın çalışanı. Finansın yaptığı bir yolsuzluk varsa, satışı sorumlu tutabilir misin? Bir yolsuzluk varsa, onun tek yetkilisi, şirketin genel müdürüdür.” dedi. 
HABER: SALİH ÖZGÜNSÜR

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.08.18 18:32:00
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Antalya'da araç sayısı 1 ayda 58 bin arttı

Antalya’da motorlu kara taşıtları sayısı 2023 Ocak ayı itibarıyla 627 bin 557’si otomobil olmak üzere 1 milyon 327 bin 956 oldu.

Antalya’da 627 bin 557 otomobil, 18 bin 119 minibüs, 11 bin 446, otobüs, 219 bin 712 kamyonet, 28 bin 3 kamyon, 361 bin 424 motorsiklet, 3 bin 980 özel amaçlı araç, 57 bin 715 traktör bulunuyor.
Ocak ayın­da 160 bin 162 adet ta­şı­tın tra­fi­ğe kaydı ya­pıl­dı
Ocak ayın­da tra­fi­ğe kaydı ya­pı­lan ta­şıt­la­rın %50,8'ini oto­mo­bil, %25,3'ünü mo­to­sik­let, %15,5'ini kam­yo­net, %3,9'unu trak­tör, %3,2'sini kam­yon, %0,8'ini mi­ni­büs, %0,3'ünü oto­büs ve %0,2'sini özel amaç­lı ta­şıt­lar oluş­tur­du.
Tra­fi­ğe kaydı ya­pı­lan taşıt sa­yı­sı bir ön­ce­ki aya göre %16,8 arttı
Ocak ayın­da tra­fi­ğe kaydı ya­pı­lan taşıt sa­yı­sı bir ön­ce­ki aya göre özel amaç­lı ta­şıt­ta %148,2, mi­ni­büs­te %79,9, kam­yon­da %75,1, kam­yo­net­te %48,5, oto­mo­bil­de %44,0, oto­büs­te %33,6 ar­tar­ken trak­tör­de %29,4 ve mo­to­sik­let­te %20,4 azal­dı.
Tra­fi­ğe kaydı ya­pı­lan taşıt sa­yı­sı geçen yılın aynı ayına göre %111,2 arttı
Ocak ayın­da geçen yılın aynı ayına göre tra­fi­ğe kaydı ya­pı­lan taşıt sa­yı­sı mo­to­sik­let­te %325,6, oto­mo­bil­de %94,5, trak­tör­de %85,5, mi­ni­büs­te %73,6, özel amaç­lı ta­şıt­lar­da %62,6, kam­yo­net­te %51,7, kam­yon­da %47,7 ve oto­büs­te %36,0 arttı.
Tra­fi­ğe ka­yıt­lı top­lam taşıt sa­yı­sı Ocak ayı sonu iti­ba­rıy­la 26 mil­yon 640 bin 971 oldu
Ocak ayı sonu iti­ba­rıy­la tra­fi­ğe ka­yıt­lı ta­şıt­la­rın %53,9'unu oto­mo­bil, %16,1'ini kam­yo­net, %15,7'sini mo­to­sik­let, %7,9'unu trak­tör, %3,5'ini kam­yon, %1,8'ini mi­ni­büs, %0,8'ini oto­büs ve %0,3'ünü özel amaç­lı ta­şıt­lar oluş­tur­du.
Tra­fik­te­ki top­lam taşıt sa­yı­sı Ocak ayın­da 158 bin 175 adet arttı
Ocak ayın­da bir ön­ce­ki yılın aynı ayına göre tra­fi­ğe kaydı ya­pı­lan taşıt sa­yı­sı %111,2 ar­ta­rak 160 bin 162 adet olur­ken, tra­fik­ten kaydı si­li­nen taşıt sa­yı­sı %32,9 aza­la­rak bin 987 adet oldu. Böy­le­ce Ocak ayın­da tra­fik­te­ki top­lam taşıt sa­yı­sın­da 158 bin 175 adet artış ger­çek­leş­ti.
* HABER MERKEZİ

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.02.22 19:03:26
Son Düzenlenme Tarihi :





Burdur Valisi Türker: "Su zengini bir ülke değiliz, bu yüzden sulak alanlarımızı korumamız gerekiyor"

İklim değişikliği nedeniyle kuraklıkla boğuşan Burdur ve Antalya’da bulunan göllerin kurtarılması ve rehabilitasyonu için düzenlenen Yönetim Planı Hazırlama Projesi Çalıştayı Burdur’da düzenlendi. Çalıştayda konuşan Vali Türker Öksüz, Türkiye’nin taraf olduğu Ramsar Sözleşmesi’yle ulusal ve uluslararası koruma altına alınmış 14 adet Ramsar alanı olduğunu, 59 ulusal, 32 mahalli öneme haiz sulak alan olmak üzere 105 sulak alanının da tescillendiğini ve tescillenmeye de devam ettiğini söyledi.
DKMP 6. Bölge Müdürlüğü’nün sekreteryasını yürüttüğü Burdur Gölü, Yarışlı Gölü, Yazır Gölü, Gölhisar Gölü, Çorak Göl ve Antalya Avlan Gölü Yönetim Planı Çalıştayı Burdur’da gerçekleştirildi. İki gün sürecek olan çalıştayın ilk gününde proje hakkında bilgilendirme sunumları yapıldı. Peyzaj Yüksek Mimar Seda Yıldız’ın koordinatör olarak görev aldığı projede Prof. Dr. Selami Selvi, Prof. Dr. Hasan Genç, Prof. Dr. İskender Gülle, Doç. Dr. Şehnaz Şener, Doç. Dr. Erhan Şener ve Furkan Sebil Çelik proje ekibi olarak görev alıyor. Yapılacak olan bu plan Türkiye’de yapılan diğer planlardan farklı olarak restorasyon ve rehabilitasyon önerileri de içerecek.
Projenin yapılma gerekçesi; Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşam Ortamlarının Korunması (BERN) Sözleşmesi ile Rio’da imzalanan Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi ve 1994 yılında taraf olduğumuz RAMSAR sözleşmesi ile Avrupa Birliği Habitat ve Kuş Direktiflerinden kaynaklanan uluslararası yükümlülükler olarak gösteriliyor. Türkiye’deki 14 Ramsar alanından biri de Burdur Gölü. Burdur Gölü ve göller yöresinde bulunan diğer göllerin iklim değişikliği ve kuraklık nedeniyle su hacminin büyük bir kısmını kaybetmesinden dolayı yapılacak bu proje ile rehabilite edilerek kurtarılması planlanıyor.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan çalıştay; Doğa Koruma ve Milli Parklar Bölge Müdürü Mahmut Temel’in konuşmasıyla devam etti. Vali Öksüz’ün yaptığı konuşmanın ardından sulak alanlar tanıtım videosu ve sunumlar gösterildi. Sunumun ardından, hatıra fotoğrafının çekilmesi ile çalıştayın açılış töreni sona erdi.
Çalıştayda yaptığı konuşmada, "Küresel ölçekte yaşanan iklim krizi; sulak alanların, suyun önemini, korunmasının ne kadar kıymetli olduğunu göstermektedir" diyen Vali Türker Öksüz, “Tarih boyunca akarsular, göller, bunların kıyıları, sulak alanlar, kenarlarında yaşayan insanlar tabii ki suyun getirdiği imkanlarla birlikte büyük medeniyetler kurmuşlar ve bu büyük medeniyetleri de her zaman ayakta tutmayı da başarmışlardır ve sulak alanları biz ekosistemlerin en başında gelen unsurlardan biri olarak kabul ediyoruz. Ama hepimiz biliyoruz, hepimiz yaşıyoruz aslında yoğun sanayileşme, kentleşme ve son yıllarda etkisini daha fazla gösteren iklim değişikliği artık sulak alanları ciddi şekilde tehdit ediyor. Bu nedenle tabii her zaman sulak alanları korumak zordur ama geldiğimiz noktada sulak alanları korumak daha da zor hale gelmiştir. Ne yaparsak yapalım, sulak alanları korumamız ülkemizin geleceği için, topraklarımızın geleceği için, ülkemizde yaşayan insanların geleceği için çok önemli bir nokta olarak karşımıza çıkmaya başladı. Son yıllarda tabii bilinç düzeyinde de bir değişme var, yani şunu kastediyorum; artık eskiden sulak alanların korunması konusunda çok da duyarlı olmayan toplumlar, ülkeler ve insanlar artık son yıllarda suyun ne kadar kıymetli olduğunu farkına varmış gözüküyor. Onun için sulak alanların korunmasındaki gayretlerin çabaların daha fazla arttığını söyleyebiliriz” açıklamasında bulundu.

“Su zengini bir ülke değiliz, bu yüzden sulak alanlarımızı korumamız gerekiyor”
Ayrıca konuşmasında Türkiye’nin birçok farklı yerinde sulak alanın bulunduğunu fakat buna rağmen su zengini bir ülke olmadığımızı dile getiren Vali Öksüz, “Şimdi hep dile getirilir, Türkiye’de tabii ciddi sulak alanlar var ama biz su zengini bir ülke olmadığımızı hepimiz biliyoruz. Dolayısıyla biz çok su fakiri de değiliz ama suyu mutlaka tasarruflu kullanmamız gereken bir ülkeyiz. Bir yandan da çok farklı karakterlerde sulak alanlarımız var dolayısıyla hepsinin korunması için de ayrı yöntemler geliştirilmesi, ayrı yönetim mekanizmalarının oluşturulmasını gerektiği de ortaya çıkıyor. Taraf olduğumuz Ramsar Sözleşmesi’yle ulusal ve uluslararası koruma altına alınmış 14 adet Ramsar alanımızın olduğunu, 59 ulusal, 32 mahalli öneme haiz sulak alan olmak üzere, 105 sulak alanımızın da tescillendiğini ve tescillenmeye de devam ettiğini bu vesileyle ifade etmek istiyorum” dedi.

"Göllerimize ihanet etmeden gelecek nesillere bırakma mükellefiyetimiz var"
Sulak alanların bizlere gelecek nesillerin emaneti olduğunu söyleyen Vali Öksüz, “Göller yöresinin başkenti deniyor Burdur için, hem Burdur hem bölgemizdeki bütün sulak alanlar ve bu sulak alanların çeşitli faydaları hem ekolojik, ekonomik, kültürel faydalarını hayatımızda hissediyoruz, görüyoruz. Onun için bu yönetim planlarının bizim için çok daha önemli olduğunu ifade etmemiz lazım. Biz aslında bütün tabiat, çevremizdeki her şeyi geçmiş nesillerden emanet aldık ve gelecek nesillere de bu emaneti bozulmadan bu emanete ihanet etmeden aslında gelecek nesillere bırakmak gibi bir mükellefiyetimiz var. Biz de bunun için tüm kurum ve kuruluşlarla birlikte hepimiz ortak bir uzlaşı ile katkı göstererek bu yönetim planı konusunda bir üzerimize düşen görevi, sorumluluğu yerine getirmek mecburiyetindeyiz” dedi.
Programa başta Vali Türker Öksüz olmak üzere, İl Emniyet Müdürü Ümit Bitirik, İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Mustafa Güder, sulak alanların bulunduğu ilçe kaymakamları, belediye başkanları, muhtarlar ve ilgili kurum müdürleri katıldı.
Çalıştay programı yarın Burdur Gölü, Çorak Göl ve Yarışlı Gölü’nün yerinde incelenmesi ile devam edecek.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.22 17:57:19
Son Düzenlenme Tarihi :