SON DAKİKA

Takla atan otomobilin sürücüsü hayatını kaybetti

Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde takla atan otomobilin sürücüsü hayatını kaybetti.
Kaza, Elbistan-Malatya karayolunun ilçeye bağlı Demircilik Mahallesi yakınlarında yaşandı. Edinilen bilgilere göre, İbrahim Orman (58) yönetimindeki 35 NHC 12 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu savruldu. Şarampole giren otomobil takla attı. Ters dönen otomobil, bir evin bahçesinde durabildi. Kazada, sürücü İbrahim Orman, olay yerinde hayatını kaybetti. İhbar üzerine kaza yerine sağlık, polis ve jandarma ekibi sevk edildi. Sağlık ekiplerince, otomobilden çıkartılan sürücünün hayatını kaybettiği belirlendi.
Orman’ın cansız bedeni, olay yerinde yapılan incelemenin ardından otopsi için Kahramanmaraş Adli Tıp Kurumuna gönderildi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.06 18:02:48
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Oruç Reis’in hikayesinin başladığı ada, bugün turistlerin cazibe noktası oldu

Antalya’da gazeteciler ve tarih uzmanı Bizans İmparatorluğu’nda askeri karakol, Osmanlı zamanında Rasat (gözetleme) adası olarak kullanılan ve Sıçan adası olarak bilinen adaya yüzerek çıkıp geçmişin izini sürdü. Adada yapılan araştırmada tarihi surlar, sur kapısı ve adanın 3’te 1’lik bölümünü sula..

Antalya’da gazeteciler ve tarih uzmanı Bizans İmparatorluğu’nda askeri karakol, Osmanlı zamanında Rasat (gözetleme) adası olarak kullanılan ve Sıçan adası olarak bilinen adaya yüzerek çıkıp geçmişin izini sürdü. Adada yapılan araştırmada tarihi surlar, sur kapısı ve adanın 3’te 1’lik bölümünü sular altında bırakan 1743 yılında meydana gelen depremde oluşan fay aynası görüntülendi. Oruç Reis’in esaretten kaçarak sığındığı ada, tekne ve yat turizminde üs bölgelerden biri oldu.
Antalya’da gazeteciler ve Antalya Düşünce Platformu (ADP) Genel Sekreteri Uzman Tarihçi Çağrı Yılmaz, Konyaaltı ilçesi ile Kemer Beldibi Mahallesi arasında kıyıya 800 metre uzaklıkta bulunan Osmanlı zamanında Rasat (Gözetleme) 19. yüzyıldan sonra ise Sıçan adası olarak anılan adaya yüzerek çıktı. Adada daha çok yabani zeytin ağacının, ve çok sayıda orman türünün olduğu görüldü. Patika yollardan giderek yaklaşık 45 dakika süren bir tırmanışın ardından zirveye ulaşıldı. MÖ. 500’üncü yılda korsan saldırılarından korunma maksatlı kullanılan adada; adanın merkez yerleşkenin surlarını, kapısını ve gözetleme kulesiyle 1743 yılında meydana gelen depremde etrafa dağılan çatısının kiremit parçaları yakından görüntülendi. Ayrıca yapılan incelemede depremden sonra oluşan fay aynasına da rastlandı. Adaya yapılan bu tarihi yolculuk İhlas Haber Ajansı kamerası tarafından kayda alındı.

Turistlerin cazibe noktası oldu
1743 yılında meydana gelen depremde adanın 3’te 1 bölümü sular altında kaldı. Ada şimdilerde ise şehre gelen milyonlarca turiste her yıl görsel şölen oluşturuyor. Adanın doğu tarafı depremin ardından bıçakla kesilmiş gibi durduğu görünürken, su üzerine kalan diğer tarafı ise yeşilliğiyle kartpostallık görüntü sunuyor. Dalış tutkunlarının fazlasıyla ilgisini çeken ada, tekne ve yat turizminde de üs bölgelerden biri oldu. Tekne turuna çıkan turistlerin en çok uğrak noktası ada çevresi oldu. Ada yakınına demirleyen onlarca tekne, tatilcilerin Akdeniz’in serin sularında yüzmesi için mola veriyor.

“İlkçağlarda korsan baskınlarından korunma maksatlı kullanıldı”
Adanın tarihi hakkında bilgi veren Tarihçi Çağrı Yılmaz, “Ada İlkçağlardan bu yana kadar Antalya’nın önemli noktalarından birisidir. Her ne kadar orada bir yaşam olmasa da ilkçağlardan günümüze kadar aslında çok fazla medeniyette işlev görmüştür. İlkçağlarda korsan baskınlarından korunma maksatlı kullanılan bir adadır. Adada bulunan surlar ve Helenistik yapılar bunun bir göstergesidir. MÖ. 500. Yılda dahi adanın korsan saldırılarından korunma maksatlı kullanıldığını görüyoruz. Yakın çağımıza baktığımızda ise ada Bizans İmparatorluğu zamanında askeri karakol olarak kullanılıyor. Orada bir karakol binası var, adada Bizans yapı tarzı da buna örnektir. Sıçan adası tanımlaması aslında çok yeni bir isimdir. 18.19 yüz yıldan itibaren sıçan adası ismi kullanılıyor. Bizans döneminde çekirge adası olarak anılıyor” sözlerine yer verdi.

“Osmanlı İmparatorluğu adayı tehlikeli mahkûmların ıslahı için kullandı”
Adanın şeklinin sıçana benzediği için ya da sıçan popülasyonunun çok olmasından dolayı bu isimle anılmış olabileceğini belirten Yılmaz, “Osmanlı döneminde belgelerde ismi ise Rasat (gözetleme) adasıdır. Raşat ismi ile geçse de bunun doğrusu Rasat’tır. Osmanlı İmparatorluğu burasını gözlem adası olarak kullanmıştır. Adaya çıktığımız zaman bir büyük burç göreceğiz, bu burçtan gözlem yapıldığını görüyoruz. Aynı zamanda yine belgelerden öğrendiğimiz kadarıyla Osmanlı İmparatorluğu adayı tehlikeli mahkûmların ıslahı için kullanıyor. Adamızın en meşhur özelliklerinden birisi de herkesin yakından bildiği Barbaros kardeşlerin abisi Oruç Reisin bütün hikayesi bu adada başlar. Oruç reis Venediklilerin elinde kürek mahkumu iken kaçarak bu adaya sığınır. Bu adada da Osmanlı yetkililerine durumunu anlatır ve Şehzade Korkut’a ulaşır. Şehzade Korkut da kendisine 17 filika vererek, korsanlık faaliyetlerine başlar” dedi.

“Adanın 3’de 1’lik bölümü sular altında kalır”
Adanın şeklinin görünen olmadığını belirten Yılmaz, “Adamızın ilk şeklini 1522 yılında Piri Reisin çizdiği haritada görüyoruz. 1743 depreminde ada bir kırılma yaşar. Bunun delilini de adada bulunan fay aynasından görmek mümkündür. Adanın 3’te 1 bölümü sular altında kalır. Bu tarihten sonra oradaki yapılar yıkılır ve kullanılmaktan çıkar. Bu tarihten sonra kullanılmaz. Bugün gördük ki doğa adeta adaya hakim olmuş. Adaya yüzerek çıkmak zorunda kaldık. Çıktıktan sonra bizi ilk karşılayan bir yol vardı. Yabani zeytin ağaçları bu yolu kapatmış. Zorlu ve tehlikeli bir yolculuk oldu. Oraya çıkmak isteyen olursa mutlaka tedbir alsınlar. Depremde yıkılan gözetleme evinin kiremitleri her yere dağılmış. Biz bu kiremit parçalarını tespit ettik, daha önce tespit edilmemiş merkezi yapının kapısını ilk defa gördük. Bu da sanırım ilk kez görüntülendi, bu da güzel bir sürpriz oldu. Ayakta kalan surların olduğunu gördük” ifadelerine yer verdi.
Bölgede çok sayıda balık turu düzenleyen Yusuf Kara, "Vatandaşlarımıza adamızı en iyi şekilde tanıtıyoruz. Bugüne kadar çok az sayıda kişi çıktı. Bugün hep beraber çıktık. Çok güzel görüntüler gördük. Üzerinde çok eksi yapılar var. Bugün surların kapısını da keşfettik. Daha çok yabancı turistler ilgi duyuyorlar" sözlerine yer verdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.04 11:00:25
Son Düzenlenme Tarihi :





Kepez’de depremin yaraları birlikte sarılıyor

Kepez Belediyesi, Antalya’da misafir edilen depremzedelere ‘Depremin Yaralarını Birlikte Sarıyoruz’ etkinliği düzenledi. Akdeniz Üniversitesi KYK yurdunda 3 gün sürecek etkinlikte Kepez Belediyesi’nin, Gezici Çocuk Atölyeleri, Mobil Sağlık Merkezi, OKUBÜS Mobil Kütüphane ve Bilim ve Teknoloji Tırı, depremzedelerin hizmetinde olacak.
Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremlerin ardından bölgeye koşan Kepez Belediyesi, Antalya’da misafir edilen depremzedeleri de yalnız bırakmıyor. Kepez Belediyesi, Antalya’da KYK Yurtlarında misafir edilen depremzedelere yönelik düzenlenen psikososyal destek için etkinlikleri aralıksız sürdürüyor. Akdeniz Üniversitesi KYK yurtlarında kalan depremzedelere yönelik 3 gün sürecek etkinlikte Kepez Belediyesi’nin Gezici Çocuk Atölyeleri, Mobil Sağlık Merkezi, Okubüs Mobil Kütüphane ve Bilim ve Teknoloji Tırı, depremzedelerin hizmetine sunuldu. ‘Depremin Yaralarını Birlikte Sarıyoruz’ etkinliğinde Kepez Belediyesi’nin Mobil Sağlık Merkezi göz taraması ve kanser taraması hizmeti gerçekleştirdi. 40-69 yaşa meme kanseri, 30-65 yaşa Rahim ağzı kanseri, 50-70 yaş aralığındaki vatandaşlara da bağırsak kanseri taraması yapıldı.

İlk durak depremzede çocuklar
Kepez Belediyesi’nin Gezici Çocuk Atölyeleri’nin farklı atölye çalışmalarıyla çocuklar depremin olumsuz etkisinden uzaklaşırken, sahne gösterileri, mini disco, maskotlar, illüzyon gösterileriyle de eğlenceli vakit geçirme imkanı buldular. Kepez’in gezen kütüphanesi OKUBÜS, çocukları kitapların eşsiz dünyasıyla buluşturdu. Deneme seferlerine başlayan Mobil Kütüphanenin ilk durağı depremzede çocuklar oldu. Çocuk, genç ve yetişkin kitaplarının yer aldığı mobil kütüphanede satranç, kelime ve zeka oyunlarıyla da çocuklar birbirleriyle kaynaşma imkanı buldu. Türkiye’nin ve Antalya’nın ilk mobil bilim merkezi olan Bilim ve Teknoloji Tırı da, çocuklara bilimin kapılarını araladı. Deneme seferlerine başlayan Bilim ve Teknoloji Tırı’nın da ilk durağı da depremzede çocuklar oldu.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.03.21 13:29:04
Son Düzenlenme Tarihi :