SON DAKİKA

logo

Engelsiz mutfak atölyesinde özel bireyler hünerlerini sergiledi

Mersin Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Engelsiz Yaşam Merkezi’nde, engelli bireyler ‘Engelsiz Mutfak Atölyesi’ etkinliğinde birbirinden güzel yemeklerle hünerlerini sergiledi.
Engelsiz Yaşam Merkezi’nde düzenlenen atölye bünyesinde, hafta içi her gün 08.00 ile 10.00 arası engelli bireyler, aşçı usta öğretici Durdu Gürbüz gözetiminde birbirinden lezzetli yemekler yaparak hünerlerini sergiliyor. Atölye çerçevesinde mutfağa giren özel aşçılara kek, börek, tatlı yapımını öğretmenin yanı sıra, çatal-bıçak kullanımı, sofra düzeni ve sofra kurup kaldırma, bulaşık yıkama gibi temel mutfak becerileri de kazandırılıyor. Bu sayede özel bireylerin kendi ihtiyaçlarını hem daha bağımsız ve rahatça karşılayabilmeleri, hem de motor-kas gücü becerilerini artırarak günlük yaşam pratiklerini geliştirmeleri amaçlanıyor.
Atölyenin 3. gününde önlüklerini giyip şapkalarını takan özel aşçılarca, günün menüsü olarak dolma, sarımsaklı köfte ve revaniden oluşan menü hazırlandı. Hazırladıkları yemeklerin tadına bakmayı da ihmal etmeyen özel aşçılar, yemek yapmanın ve arkadaşlarıyla paylaşmanın da mutluluğunu yaşadı.
“Çocuklarımızın günlük hayatta rahat etmeleri için atölyeler düzenliyoruz”
Engelsiz Mutfak Atölyesinde yeni gruplarla birlikte, kaldıkları yerden devam ettiklerini belirten aşçı usta öğretici Durdu Gürbüz, “Öğrencilerimizin birçoğu atölyeye yeni başladı. İlk kez tanışıyor olmamıza rağmen, birbirimize hemen ısındık ve kaynaştık” dedi. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak engelli bireylere, günlük hayatlarını daha rahat idare ettirebilmeleri için atölye çalışmaları düzenlediklerini kaydeden Gürbüz, “Çocuklarımızın hayatlarını daha rahat idame ettirebilmeleri ve daha kaliteli bir yaşam sürmeleri için, mutfak atölyesi gibi etkinlikler ve eğitimler düzenliyoruz. Ailelerimiz çok memnun. Atölyede çocukların yaptıkları etkinliklere çok şaşırıyorlar” diye konuştu.
“Atölye sayesinde çocuklarımızın özgüveni artıyor, yeni kazanımlar elde ediyorlar”
Atölyede hafta içi her gün sabah 08.00 ile 10.00 saatleri arasında mutfak eğitimi verdiklerini dile getiren Gürbüz, “Çocuklarımıza burada ekip halinde ve toplum içinde nasıl davranacaklarını öğretip, daha özgüvenli olmalarını sağlıyoruz. Servislerimiz öğrencilerimizi sabah evlerinden alıp atölyeye bırakıyor. Hem aileler, hem de çocuklar çok memnun” dedi. Dönem boyunca çocuklara atölyede, çorbasından tatlısına, böreğinden pastasına kadar her lezzeti öğreteceklerini ifade eden Gürbüz, “Çocukların, kendi başlarına ihtiyaçlarını karşılayabilmelerini amaçlıyoruz. Mesela atölyede tantuni yapıyoruz, ama ekmeğini hazır almıyoruz. Kek yapıyoruz, ama mikser kullanmıyoruz. Burada amaç, çocuklarımızın el kaslarının kuvvetlenmesi. Çünkü birlikte oldukları zaman, ekip halinde çok güzel çalışmalar çıkartıyoruz” ifadelerini kullandı.
Öğrencilere evde annelerine yardım etmeyi ve çatal bıçak kullanmayı da öğrettiklerini söyleyen Gürbüz, “Atölyeye gelen ve bıçak tutmayı öğrenmemiş birçok öğrencimiz var. Çünkü ailesi korktuğu için, eline bıçak vermiyor. Biz bu eğitimleri, farklı bir sistemle çocuklara veriyoruz. Çocuklarımızla birlikte, yaptıkları yemekleri yiyoruz. Sosyal yaşantılarında büyük bir kolaylık oluyor, bundan da çok mutlular” diye konuştu.
Mutfak atölyesinde olmaktan dolayı çok mutlu olduğunu belirten Yasemin Erdoğan, “Sarımsaklı köfte yaptık. Mutfakta olmayı çok seviyorum. Tatlıları, baklavayı, makarnayı, salatayı, çay ve kahve yapmayı çok seviyorum” dedi.
Yemek yapmayı çok sevdiğini söyleyen Denizcan İlkbahar ise “Evde, baklava, kadayıf, börek, mantı ve makarna yapmayı çok seviyorum ve hep yapıyorum. Belediyeyi çok seviyorum. Atölyeye yeni başladım, ama zaman çok güzel geçiyor. Burada yumurta çırpmayı öğrendim, çok güzeldi” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.07 18:53:59
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Antalya'da Turizm Sektöründe "Herşey Dahil" Sistemi ve Esnafın Endişeleri

Turistlerin Otellerden Ayrılmama Tercihi Esnafı Üzüyor: 2023 Sezonu için İyileştirmeler Gerekiyor

Antalya, Türkiye'nin önemli turistik merkezlerinden biri olup, her yıl milyonlarca turiste ev sahipliği yapıyor. Ancak turizm sektöründe uygulanan "herşey dahil" sistemi, turistlerin otellerinden çıkmayı tercih etmemesine neden oluyor ve bu durum Antalya esnafını endişelendiriyor. 2023 sezonu için yapılan değerlendirmeler ise daha iyi bir denge ve çeşitlilik sağlanması gerektiğini gösteriyor.

Antalya'nın turistik bölgelerinde faaliyet gösteren oteller, "herşey dahil" konseptiyle hizmet veriyor. Bu sistemde turistler, konakladıkları otelde konaklama, yemek, içecek ve bazı aktivitelere erişim gibi birçok hizmeti bir paket halinde satın alabiliyorlar. Bu şekilde, turistler tatillerini otel sınırları içinde geçirebiliyor ve dışarıdaki mekanları keşfetmeye yönelik motivasyonları azalıyor.

Antalya esnafı ise bu durumdan olumsuz etkileniyor. Turistlerin otellerden çıkmaması, yerel restoranlar, kafeler, dükkanlar ve diğer turistik işletmeler için müşteri kaybına yol açıyor. Antalya'da yerel işletmelerin zengin kültürel ve gastronomik deneyimlerini sunmak için ellerinden geleni yapmasına rağmen, turistlerin büyük bir kısmı otellerin sunduğu imkanlarla tatillerini geçirmeyi tercih ediyor.

Antalya esnafından bazıları bu durumu şu şekilde ifade ediyor:

Mehmet, bir restoran sahibi: "Turistlerin otellerden çıkmaması, biz yerel işletmeler için büyük bir sorun. Antalya'nın eşsiz lezzetlerini sunmak istiyoruz, ancak turistlerin çoğu otellerdeki yemekleri tercih ediyor. Bu nedenle müşteri sayımız azalıyor."

Ayşe, bir hediyelik eşya dükkânı sahibi: "Turistler sadece otellerdeki alışveriş merkezlerine giderek hediyelik eşyalarını oradan alıyor. Biz yerel esnaflar olarak, el emeği göz nuru ürünlerimizi tanıtmakta zorlanıyoruz."

Uzmanlara göre, Antalya'nın turizm sektöründe dengeyi sağlamak için çeşitlilik ve yerel işletmelere destek verme önemlidir. Antalya'da otellerin yanı sıra, turistlerin dışarıda keyifli vakit geçirebilecekleri restoranlar, kafeler ve diğer turistik işletmelerin teşvik edilmesi gerekmektedir. Aynı zamanda, otellerin "herşey dahil" hizmetlerini daha cazip hale getirmek ve yerel deneyimleri içeren paketler sunmak da turistleri otel sınırlarından çıkarmak için bir yol olabilir.

Uzmanlar, durumu değerlendirirken şunları söylüyor: "Antalya'nın turizm potansiyeli büyük ve bu potansiyeli en iyi şekilde kullanmalıyız. Turistlerin otellerden çıkmayı tercih etmesi için çeşitlilik, kalite ve yerel deneyimleri sunmamız gerekiyor. 2023 sezonunda esnafımızın daha fazla gelir elde etmesi için bu konuda çalışmalar daha fazla çalışma yapılması gerek."

Sonuç olarak, Antalya'da turizm sektöründe uygulanan "herşey dahil" sistemi, turistlerin otellerden ayrılmayı tercih etmemesine yol açarak yerel esnafı endişelendiriyor. 2023 sezonunda daha iyi bir denge sağlamak için turistlerin dışarıdaki mekanları keşfetmeye teşvik edecek önlemler alınması gerekiyor. Bu şekilde, turistlerin Antalya'nın eşsiz kültürel ve gastronomik deneyimlerini keşfetmeleri sağlanabilir ve esnafın gelirleri artırılabilir. -ABDÜLTALİP GÜNGÖR

Kaynak : Abdültalip GÜNGÖR
Ekleme Tarihi : 2023.06.26 16:22:42
Son Düzenlenme Tarihi :





Sahur yapmadan oruç tutmak sağlıklı değil

Sahur yapmadan oruç tutmanın birçok sağlık sorunlarına neden olabileceğinin altını çizen Uzman Diyetisyen Nafikar Başkan, "Sahur yapmadan oruç tutmak birçok sağlık problemini de beraberinde getirebilir. Gün içerisinde kan şekerinde dengesizlikler olabilir, sindirim problemleri oluşturabilir" dedi.
On bir ayın sultanı Ramazan’a sayılı günler kaldığını belirten Medical Park Antalya Hastane Kompleksinden Uzman Diyetisyen Nafikar Başkan, tutulan oruçlarla birlikte beslenme düzeninin değiştiği bu ayda vücudun düzeninin bozulmaması için beslenme tavsiyelerinde bulundu. Uzm. Diyetisyen Nafikar Başkan, sahur yapmanın önemine dikkat çekti.

"Sahura kalkmamak kan şekeri dengesizliğine yol açabilir"
Yeterli ve dengeli beslenme ile Ramazan ayını vücuda faydalı hale getirmenin mümkün olduğunu vurgulayan Uzm. Dyt. Başkan, "Ramazan ayında, günlük yenilen öğün sayısı azalır. Metabolizma yavaşlar. Yeterli ve dengeli beslenme ile bu süreci vücudumuz için faydalı hale getirebiliriz. Sahur yapmadan oruç tutmak birçok sağlık problemini de beraberinde getirebilir. Gün içerisinde kan şekerinde dengesizlikler olabilir. Sindirim problemleri oluşturabilir. Uzun süren açlık ve susuzlukla birlikte vücutta su ve mineral kayıpları olabilir" diye konuştu.

"Sahurda tatlı tüketmeyin"
Sahurda tatlı tüketilmemesi gerektiğine dikkat çeken Uzm. Dyt. Başkan, "Sahurda karbonhidrat içeren besinlerin tüketimini sınırlandırılmalı, basit şeker içeriği yüksek olan besinler tüketilmemelidir. Sağlıklı besinler uygun porsiyon ölçüleriyle tüketilmelidir. Sahur öğününde tatlı tüketimi olmamalıdır. Sahurda tahıllı ekmek, yumurta, az tuzlu peynir, az tuzlu zeytin, ayran, süt, yoğurt, ceviz, fındık, badem gibi lif, protein ve sağlıklı yağ içeriği yüksek besinler tercih edilmelidir. Bu besinler tokluk süresini uzatır" şeklinde konuştu.

"Ramazan pidesi yerine tam buğdaylı ekmek yenebilir"
Ramazan pidesinin yerine yenilebilecek ekmeklerden bahseden Uzm. Dyt. Başkan, "Hamur işlerinden uzak durulmalıdır. Beyaz undan yapılmış besinler tokluk süresini kısaltır. Bunlar yerine lifli besinler tercih edilmelidir. Sahurda Ramazan pidesi yerine tam buğday, çavdar ve kepekli ekmek tercih edilmelidir. İftarda Ramazan pidesi bir avuç içini geçmeyecek şekilde porsiyon kontrolü dâhilinde tüketilmelidir. Sahurla iftar arasında kilogram başına 30-35 mililitre su tüketilmelidir" ifadelerini kullandı.

"İftara su ile başlayın"
İftara su ile başlamanın önemine değinen Uzm. Dyt. Başkan, "Vücudumuza alınan yeterli sıvı toksinleri atarak, uzun süren açlıkta dehidratasyonu önler ve böbrek sağlığı için önem taşımaktadır. İftara önce vücudun en çok ihtiyaç duyduğu su ile başlanmalıdır. Sonrasında magnezyum, potasyum ve liften zengin hurma ile devam edilebilir. Onun ardından çorba içilebilir. Çorba sonrası mutlaka 10-15 dakika ara verilmelidir. Beyne tokluk sinyali yaklaşık 20 dakikada iletildiği için eğer çorba sonrası ara vermezsek, sofradaki her şeyi yemek isteyebiliriz. İftarda et, tavuk, balık, bulgur, kepekli pirinç, kuru baklagiller, sebze ve meyve gibi kan şekerini yavaş yükselten ve posa içeriği zengin olan besinler tercih edilmelidir. İftarda yemekler küçük porsiyonlar halinde ve yavaş yavaş tüketilmelidir" ifadelerine yer verdi.

"Sahurdan sonra ıhlamur, iftardan sonra rezene çayı içilebilir"
Sahur ve iftardan sonra bitki çayları içilebileceğini dile getiren Uzm. Dyt. Başkan, "Sahurdan sonra melisa, papatya, ıhlamur gibi uykuya geçişi kolaylaştıracak bitki çayları, iftardan sonra ise hazmı kolaylaştıracak rezene, anason gibi bitki çayları tercih edilmelidir. Yavaşlayan metabolizmayı hızlandırmak için fiziksel aktivite artırılmalıdır. İftardan 1-2 saat sonra hafif yürüyüşler yapılabilir. Aşırı şerbetli, yağlı tatlılar yerine sütlü tatlılar veya meyveli tatlılar tercih edilebilir. Oruç tutan sağlıklı insanların metabolizmaları için bu süreç arınma dönemi gibi olup vücuda fayda bile sağlar. Fakat diyabet, karaciğer, böbrek hastalıklarda, emziren veya gebe kadınlarda sağlık sorunlarının oluşabileceği de bilinmelidir. Kronik bir hastalığa sahip bireylerin oruç tutmadan önce hekimine danışması tavsiye edilmektedir" açıklamasında bulundu.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.03.22 11:20:17
Son Düzenlenme Tarihi :