SON DAKİKA
header-ad

Kolonlarına zarar verilerek yıkılan binaların yerle bir olma anları kamerada

Depremin vurduğu Hatay’da kolonlarına zarar verilerek yıkılan 2 ağır hasarlı binanın yerle bir olma anları cep telefonu kamerasına yansıdı.
Kahramanmaraş merkezli depremlerde en büyük hasar Hatay’da meydana gelmişti. Depremin 7.ayının geride kalmasıyla enkazın büyük bölümünün kaldırıldığı Antakya’da kent merkezinde ekiplerin yıkım ve enkaz kaldırma çalışmalarıysa aralıksız sürüyor. Ekipler; çok katlı binaları dinamitle patlatarak yıkarken kat sayıları az olan binaları da iş makinesi yardımıyla yıkıyor. Antakya ilçesinde 2 ağır hasarlı binanın kolonlarına zarar verilerek iş makinası yardımıyla yıkıldı. Yerle bir olan binalarda kolonun önemi adeta görüntülere yansıdı, bu anlarsa vatandaşlar tarafından cep telefonu kamerasıyla görüntülendi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.07 18:54:20
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Altınbeşik Mağarası son yılların en yüksek rekorunu yakaladı

Antalya’nın İbradı ilçesindeki dünyaca ünlü Altınbeşik Mağarası’nı 8 ay içinde 100 bin yerli ve yabancı turist ziyaret etti. Geçtiğimiz yıl yılın ilk 8 ayında 80 bin ziyaretçi ağırlayan Altınbeşik, bu yıl ise yılın ilk 8 ayında ziyaretçi sayısı 100 bini aşarak bugüne kadar son yılların en yüksek z..

Antalya’nın İbradı ilçesindeki dünyaca ünlü Altınbeşik Mağarası’nı 8 ay içinde 100 bin yerli ve yabancı turist ziyaret etti. Geçtiğimiz yıl yılın ilk 8 ayında 80 bin ziyaretçi ağırlayan Altınbeşik, bu yıl ise yılın ilk 8 ayında ziyaretçi sayısı 100 bini aşarak bugüne kadar son yılların en yüksek ziyaretçi sayısına ulaştı.
İbradı ilçesi Ürünlü Mahallesinde bulunan Altınbeşik Mağarası yerli ve yabancı ziyaretçilerin akınına uğruyor. Mağarayı 8 ay içerisinde 100 bin kişiden fazla kişi ziyaret etti. Gezi botları ile mağaranın güzelliklerini keşfe çıkan günde ortalama 400 ila 500 yerli ve yabancı ziyaretçi, Antalya’nın bu cennet köşesine hayran kalıyor.
“Rekor ziyaretçi”
Mağaranın işletmesini yürüten İbradı Belediyesi personeli ve Altınbeşik Mağarası işletme sorumlusu Yılmaz Özdoğan, mağaranın Türkiye’nin dört bir yanından gelen yerli ve yabancı ziyaretçiler tarafından her geçen gün daha da büyük ilgi gördüğüne dikkat çekti.
Geçen yıllara göre hem yerli, hem de yabancı ziyaretçilerin daha fazla ilgi gördüğünü ve geçtiğimiz yıllara göre rekor yakaladıklarını söyleyen Özdoğan, “Dünyanın dört bir köşesinden ziyaretçileri kabul ediyoruz. Yılın ilk 8 ayında 100 bin bandını açtık. Bu bizim için geçen yıllara göre çok daha iyi rakamlar. Özellikle yerli ziyaretçilerimizde de büyük artış görülmektedir. Avrupa pazarından ve Rus ülkelerinden verimli ziyaretçi akını var. Bilindiği gibi Altınbeşik Milli Parkı Türkiye’nin en büyük, Dünyanın ise 3. Büyük yeraltı gölü Mağarası. Muntazam turkuaz bir su ve bir birinden güzel traverten oluşumların ev sahipliği yaptığı bir yer. Bu sebeple gelen ziyaretçilerimiz son derece memnun kalıyorlar. Günlük ziyaretçi sayımızı 400-500 civarına kadar çıkardık. Özellikle iç piyasadan çok ciddi bir ziyaretçi sayımız var. Yine hafta sonları cumartesi pazar günlük 800-1000 arasında ziyaretçilerimiz geliyor. Bu sayı ise bizim için muhteşem bir tempo ve muazzam bir aksiyon” diye konuştu.
“Anlatılmaz, sadece yaşanır”
Mağarayı Antalya’dan ziyarete gelen Mücahit Özdemir, arkadaşları ile birlikte Altınbeşik mağarasını özellikle gezmeye geldiklerini söyleyerek, “Burası Dünyanın 3. Türkiye’nin en büyük yeraltı gölü mağarası olduğunu biliyordum. Sosyal medyada hep karşıma çıkıyordu. İçerisi muhteşem. İçeride Pamukkale’yi andıran travertenler var. Turkuaz rengi suyu ile harika bir yer. İçeride isminin aldığı beşik harika. Mağaranın ilginç olan bir özelliği ise içerisinin sıcaklığı 16-17 derece civarında. Herkesin gelip görmesi gereken bir yer” şeklinde konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.02 12:43:33
Son Düzenlenme Tarihi :





Doç. Dr. Solmaz: “Lenf büyümesi, gece terlemesi ve kilo kaybına dikkat”

Hematoloji Uzmanı Doç. Dr. Soner Solmaz, lenfomada erken teşhis ile hastanın yaşam kalitesinin arttığına değinerek, “Lenfoma semptomlarının başında lenf büyümesi, kilo kaybı ve gece terlemeleri ile kendini belli ediyor. Bu konuda toplumda farkındalık artarsa erken tanıya ve daha iyi sonuçlara ulaşabiliriz” dedi.
Vücudun bağışıklık sisteminin önemli bir parçası olan lenfatik sistemden kaynaklanan kanser türü lenfoma hakkında bilgi veren Acıbadem Adana Hastanesi Hematoloji Uzmanı Doç. Dr. Soner Solmaz, 15 Eylül Dünya Lenfoma Günü’nün bu hastalık hakkında farkındalık oluşturmak, hastalara ve ailelerine destek sağlamak ve tedavi seçeneklerinde daha fazla araştırma ve ilerlemeyi savunmak için önemli bir vesile olduğunu söyledi.
Lenfomanın, vücudun savunma hücreleri olan lenfositlerin kanserleşerek kontrolsüz büyümesi anlamına geldiğini belirten Doç. Dr. Solmaz, lenf kanserinin sıklıkla vücudun en önemli savunma mekanizmalarından lenf bezleri üzerinde görüldüğünü vurguladı. Hodgkin lenfoma (HL) ve Hodgkin olmayan lenfoma (NHL) olmak üzere iki tipi olduğunu ifade eden Doç. Dr. Solmaz “Bu türlerin her birinin çok sayıda alt türü vardır. Non Hodgkin lenfomanın en az 40-50 alt tipi, Hodgkin lenfomanın ise 6-8 alt tipi mevcut. Bu kadar farklı alt tipleri olması, lenfomaları çeşitli ve karmaşık bir hastalık kümesi haline getirir. Semptomlar, teşhis ve tedavi seçenekleri bu alt tipler arasında büyük farklılıklar göstermektedir ve bu da artan farkındalık ve anlayış ihtiyacını vurgulamaktadır” dedi.
“Kilo kaybı, yorgunluk ve ateş belirtiler arasında”
Erken teşhisin hastalığın seyrini önemli ölçüde etkileyebileceğinin altını çizen Doç. Dr. Solmaz, bu nedenle Dünya Lenfoma Günü’nün temel hedeflerinden birinin de halkı lenfomaların belirti ve semptomları konusunda eğiterek hastalığın teşhis sürecini hızlandırmak olduğunu anlattı.
Hastalığın yaygın semptomlar arasında “büyümüş lenf düğümleri, açıklanamayan kilo kaybı, yorgunluk, ateş, gece terlemesi ve kaşıntı” olduğunu söyleyen Doç. Dr. Solmaz, “Bununla birlikte, bu semptomlar hafif olabilir veya diğer daha az ciddi durumlara atfedilebilir ve tanıda gecikmelere yol açabilir. Bu semptomlar hakkında farkındalığın artırılması, bireylerin derhal tıbbi yardım almasına yardımcı olabilir, bu da potansiyel olarak daha erken tanıya ve daha iyi sonuçlara yol açabilir” diye konuştu.
Hastalığın nedeninin kesin olarak bilinemediğini söyleyen Doç. Dr. Solmaz, doğru teşhis ve tedaviyle kişinin yaşam süresi ve yaşam kalitesinin artabildiğinden, son yıllarda kullanımı artan akıllı ilaçlar sayesinde gelecekte daha da başarılı sonuçlar alınabileceğinden bahsetti.
“Hastaları, hikayelerini paylaşmaya teşvik ediyor”
Ayrıca araştırma ve geliştirilmiş tedavi seçeneklerinin gündeme gelmesinin, Dünya Lenfoma Günü’nün bir başka ayrılmaz yönü olduğuna değinen Doç. Dr. Solmaz, “Araştırmacılar ve sağlık uzmanları, daha az yan etkiyle daha etkili tedaviler geliştirmek için yorulmadan çalışıyor. Artan farkındalık erken teşhis oranının artmasına yol açar. Bu da tedavi başarısı için ilk ve önemli adımdır.
Ayrıca yenilikçi tedavilerin gelişimini hızlandıracak önemli bir motivasyon kaynağı olabilir” dedi.
Solmaz, Dünya Lenfoma Günü’nün erken teşhisin öneminin vurgulama, bireylere sağlık yolculuklarında aktif rol alma gücü verme özetle lenfomalarla mücadelede hayati bir araç görevi görüldüğünü dile getirdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.14 17:57:52
Son Düzenlenme Tarihi :