SON DAKİKA

Burdur’da belediye ile İYİ Parti arasında arsa satışı tartışması

Burdur’da yeni yapılan hastanenin çevresinde bulunan belediyeye ait arsaların ucuza satışa çıkarıldığı gerekçesiyle satışa karşı çıkan İYİ Parti grubu adına açıklama yapan Belediye Meclis Üyesi Mesut Özcan, “Arazilerin bu kadar ucuza satılması Burdur’un geleceğinin talan edilmesidir" dedi.
Burdur’da yeni yapılan devlet hastanesi yakınlarında bulunan belediyeye ait arazilerin işletme olarak yapılması için Burdur Belediyesi Meclis’te satışa çıkarma kararı aldı. Bu karara tepki gösteren İYİ Parti Meclis üyeleri bir an önce bu karardan dönülmesi gerektiğini talep etti.
İYİ Parti Burdur İl Başkanlığında İl Başkanı Namık Kemal Özkan’ın da katıldığı basın toplantısında parti adına konuşan İYİ Parti Belediye Meclis Üyesi Mesut Özcan, “Bu satış maalesef kamu vicdanını yaralayıcı ve zarar veren bir satış olacaktır. Daha geçen ay aynı bölgede belediyemizin kendi imkanları ile yapıp ortalama 9-10 milyon TL ye sattığı taban alanı 35 metrekare olan tek katlı işyerlerini göz önüne alırsak; üzerine zemin katı ticari olan tabanı 400 metrekare (çekme katı + bodrum katı ile beraber 800 metrekare), 5 kat inşaat (15 ile 20 daire) yapılabilecek, ortalama bin metrekarelik her bir arsanın yaklaşık 6 Milyon TL ‘den satışa çıkarılmasında kamu yararı yoktur. Bunun adı başka bir şey olmalı. Toplamda yaklaşık 8 bin metrekare kapalı ticari alan, 25 bin metrekare konut yapımına uygun, 6 bin metrekare açık alana sahip bir yeri 6 milyon TL x 10 = 60 milyona satışa çıkarmak Burdur’un geleceğini talan etmek demektir. Değil 60 milyon, 600 milyonda olsa bu bir peşkeştir. Önceki yöntemle satarsak Burdur’un su için, yol için, temel hizmetlerin finansmanı için, kredi aramak için bir derdi kalmaz. Burdur’un birkaç yıllık bütçesi karşılanabilir. Bizlerin cebine, mecliste aleyhte veya lehte oy kullanan üyelerimizin cebine bir şey girmeyeceğini biliriz. Çok az bir miktar belediye kasasına girerken, pastanın büyük kısmı da bir yerlere gider. Burdur ve Burdurlu da arkasından bakar, sonra da hizmet bekler” dedi

"Hiçbir hizmet konusunda acele etmezken satış konusunda ki aceleniz neden?"
Ayrıca belediye olarak yapılan faaliyetlerde acele edilmezken satış olayında aceleci davranıldığını dile getiren Özcan, "Hiçbir hizmet konusunda acele edilmezken bu satış konusundaki acele nedendir? Kararı istişare etmek için bir hafta süre isteğini bile göze alamayanlar alelacele oy çokluğu ile kararı aynı hafta içinde uygulamaya koyarak gazete ilanına çıkmıştır. Aynı hızı her işimizde gösteriyor muyuz? Daha önceden de bazı konularda sıkıntıya girdiğimiz olmuştu. Düşünerek konuşarak anlaşıp kararlarımızı hep oy birliği ile aldık. İlk defa oy çokluğu ile acil bir karar aldık. İlk defa CHP’li meclis üyeleri tarafından istifa etmeye davet edildim. İlk defa sözlü taciz edildim. Neden? İstifayı kesinlikle düşünmediğimi de ayrıca buradan söylemiş olayım. Aklıma deli sorular geliyor. Paraya mı çok ihtiyacımız var yoksa seçim yaklaşıyor da ondan mı acele ediyoruz, yoksa acilen birilerini memnun mu edeceğiz? Bir yerlerden talimat mı geldi? Bu arsalar herhangi birinizin olsa aynı fiyata satar mısınız?" şeklinde konuştu.
Satış iptali için hukuki yollara başvuracaklarını söyleyen İYİ Partililer Burdur halkının ellerini vicdanlarına koyarak alınan bu karar karşısında kendilerine destek vermelerini talep etti.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.07 22:37:02
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Akdeniz Üniversitesi 18 farklı göstergede Türkiye genelinde ilk 20 üniversite arasında

Akdeniz Üniversitesi Yükseköğretim Kurulu tarafından yayımlanan “Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporunda” 18 farklı göstergede Türkiye genelinde ilk 20 üniversite arasında yer alarak yükseköğretimdeki güçlü konumunu bir kez daha tescilledi.

Yükseköğretim Kurulunca 67 farklı gösterge doğrultusunda Türkiye'deki 201 üniversiteye ait analizlerin yer aldığı "Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporu-2025" yayımlandı. Yükseköğretim ekosisteminin en kapsamlı analiz belgelerinden biri olan rapor, “Eğitim ve Öğretim”, “Araştırma-Geliştirme, Proje ve Yayın”, “Uluslararasılaşma”, “Sürdürülebilirlik” ve “Topluma Hizmet ve Sosyal Sorumluluk” olmak üzere 5 ana kategori altında toplam 67 göstergeye dayanıyor. Rapora göre Akdeniz Üniversitesi 18 alanda ilk 20’de yer alma başarısı göstererek Türkiye ölçeğinde gücünü ortaya koydu.

92,2 MİLYON TL BAĞIŞLA 4. SIRADA

Rapora göre Akdeniz Üniversitesi, üniversiteye kazandırılan bağış miktarında 92,2 milyon TL ile devlet üniversiteleri arasında 4’üncü, tüm üniversiteler arasında ise 11’inci sırada yer aldı.

2024 yılında da en yüksek bağış kazandıran üniversitelerden biri olan Akdeniz Üniversitesi, şehirle kurduğu güçlü bağlar ve sürdürülebilir iş birlikleriyle bu başarısını istikrarlı biçimde devam ettiriyor.

ULUSLARARASILAŞMADA GÜÇLÜ PERFORMANS

Akdeniz Üniversitesi, uluslararası akademik hareketlilikte de sergilediği güçlü performans sayesinde değişim programları kapsamında en fazla öğretim elemanı gönderen ve kabul eden devlet üniversiteleri arasında 3’üncü sırada yer aldı. Ayrıca değişim programları kapsamında en fazla öğrenci gönderen devlet üniversiteleri arasında da 9. oldu. 

AR-GE, PATENT VE PROJE ÜRETİMİNDE GÜÇLÜ KONUM

Araştırma ve yenilik kapasitesiyle dikkat çeken Akdeniz Üniversitesi, ‘Olumlu sonuçlanan patent oranında devlet üniversiteleri arasında 8’inci yer alma başarısı gösterdi. Akdeniz Üniversitesi yine devlet üniversiteleri arasında ‘Ulusal kurumlar tarafından desteklenen proje sayısında’ 10’uncu, ‘Araştırma-Geliştirme, teknoloji ve yenilik projeleri toplam sayısında’ 15’inci, ‘Ulusal seviyede endüstri ile ortak yürütülen projelere ait bütçenin en yüksek olduğu üniversiteler’ arasında 10’uncu, ‘Yurt dışındaki üniversite, kurum ve kuruluşlarla ortak yürütülen Ar-Ge projesi sayısının en yüksek olduğu üniversiteler’ arasında ise 12’nci sırada yer aldı. ‘Uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından desteklenen proje sayısının en yüksek olduğu üniversiteler arasında’ ise 15. sırada yer alarak ar-ge alanındaki güçlü konumunu pekiştirdi.

ÖĞRENCİ TOPLULUKLARI İLE İLK SIRADA

112’si kültür, 31’i spor olmak üzere toplam 143 öğrenci topluluğuyla aktif bir kampüs yaşamı sunan Akdeniz Üniversitesi ‘Topluluklara kayıtlı öğrenci sayısının en yüksek olduğu üniversiteler’ arasında 1. sırada yer aldı. Akdeniz Üniversitesi ‘Öğrenci toplulukları sayısının en yüksek olduğu üniversiteler’ arasında da 13. sırada yer alırken ‘Öğrenci toplulukları faaliyet sayısının en yüksek olduğu devlet üniversiteleri’ arasında ise 15 sırada yer aldı.

SOSYAL SORUMLULUKTA ÖNE ÇIKIYOR

Topluma katkı alanında da öne çıkan Akdeniz Üniversitesi; ‘Üniversite tarafından yürütülen sosyal sorumluluk projeleri sayısında’ Türkiye genelinde 6’ncı sırada, ‘Öğrenciler tarafından yürütülen sosyal sorumluluk projeleri sayısında’ ise devlet üniversiteleri arasında 16. sırada yer aldı.

3 ALANDA DAHA İLK 20’DE

Akdeniz Üniversitesi ayrıca; ‘İklim Eylemi kategorisinde en başarılı üniversiteler’, Erişilebilirlik envanteri sayısı, Doktora mezun sayısı gibi alanlarda da ilk 20 üniversite arasında yer aldı.

 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2025.12.23 10:46:57
Son Düzenlenme Tarihi :





Başkan Bahar : “Enflasyon son 18 ayın en düşük seviyesinde”

ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar, piyasaların beklentilerinin karşılandığı için geleceğe daha güvenle baktıklarını kaydederek, “Yıllık enflasyon son 18 ayın en düşük seviyesine geriledi, bu durum yeni ekonomi yönetiminin ve ortaya koyulan vizyona dair atılan somut adımların bir göstergesi” dedi. 
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Haziran ayı enflasyon oranlarını değerlendiren Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar, Aralık 2022’den itibaren küresel enerji fiyatlarında enerji indirimleriyle başlayan sürecin devam ettirilmesi ve girdi fiyatlarında mutlak bir düşüşün hedeflenmesi gerektiğine dikkat çekti. 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki ekonomi yönetimini, Ekonomi Bakanı Mehmet Şimşek ve Merkez Bankası politikalarını desteklediklerini kaydeden Başkan Bahar, “Piyasa beklentileri karşılandığı için geleceğe daha güvenle bakabiliyoruz. Yıllık enflasyon son 18 ayın en düşük seviyesine geriledi, bu durum yeni ekonomi yönetiminin ve ortaya koyulan vizyona dair atılan somut adımların bir göstergesi” diye konuştu. 
İŞ DÜNYASI İÇİN KREDİ BEKLENTİSİ
Ekonomide alınan önlemlerin neticesinde kısa süre içerisinde düşük enflasyonu görmenin büyük bir memnuniyet olduğunu kaydeden Başkan Bahar, “Ancak baktığımızda hala enflasyonun yüksek olduğunu görebiliyoruz. Bu önlemler ve sıkı politikalarla devam edilmesi tünelin sonundaki ışığı göstermiştir” dedi. 
İş dünyasının beklentilerine ilişkin konuşan Başkan Bahar, “Sanayicimizin ve üreten sektörlerimizin, ihracatçımızın kredi beklentisi para politikasının sıkılaştırılması çerçevesinde görülmesin istiyoruz. Sektörlerimizin krediye ulaşmada, finansa ulaşmada sıkıntıları halen devam etmektedir. Burada ayrımcı bir politikayla, üretime, ihracata, yatırıma ve istihdama yönelik kredi paketlerinin beklentisi tüm sektörlerimizde günden güne artan bir şikâyet olarak devam etmektedir” diye konuştu. 
ENFLASYONLA KALICI MÜCADELE
Enflasyonla kalıcı mücadele için sıkı para politikasının yanında maliye politikası ve yapısal reformların finansal istikrar için önem arz ettiğine dikkat çeken Başkan Bahar, “Tek başına para politikası yeterli değildir.  IMF raporuna göre dünyada enflasyonun yüzde 25’i işgücü kaynaklıdır.  Ücretlerdeki artış ve Mart 2024’de gerçekleştirilecek yerel seçimler nedeniyle verilen yüksek bütçe açıkları enflasyon üzerindeki baskıyı sürdürmektedir. Ülkede yaşanan üçüz açık enflasyon açısından çözülmesi zor bir denklem olarak karşımıza çıkmaktadır” dedi.
KİRA ARTIŞLARINDA YAVAŞLAMA
Başkan Bahar, 2023 Haziran ayı enflasyonunun, bir önceki aya göre TÜFE’de yüzde 3.92, Yİ-ÜFE’de yüzde 6.50 olarak açıklandığını belirterek “Yıllık enflasyon ise tüketici fiyatlarında yüzde 38.21, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 40.42 düzeyinde artış gösterdi” dedi. 
Haziran ayında konut fiyat artışının yavaşlaması ve bazı gıda ürünlerinde gerileme olduğunu dile getiren Başkan Bahar, “Yıllık ortalama enflasyonun cari hızı TÜFE’de yüzde 60-70, ÜFE’de yüzde 90-100 bandında seyretmiştir. Seçim sonrası bir çok mal grubuna yapılan zamlar, Haziran ayında asgari ücrete yapılan artışlar ve TCMB’nin beklentinin altında faiz artışına gitmesi nedeniyle döviz kurlarında yaşanan yukarı yönlü trend, enflasyonda Mayıs ayına göre hızlı bir artışa neden olmuştur” ifadelerini kullandı. 
TARIMSAL GİRDİ MALİYETLERİ ARTTI
Yıllık enflasyonun son 18 ayın en düşük seviyesine gerilemesinin yüksek enflasyon baskısına yönelik tedbirlerin artırılması olduğunu belirten Başkan Bahar, “Enflasyonun yüksek seyretmesinde gıda fiyatlarında yaşanan fiyat artışlarının etkili olduğu görülürken, yaz aylarında mevsimsel olarak düşmesi beklenen yaş-sebze meyve fiyatları arzdaki daralmaya bağlı olarak artmıştır” dedi. 
FİYATI EN ÇOK ARTAN ÜRÜN ÇAY
Madde bazında fiyatı en çok artan ürün yüzde 14.93 ile çay olduğunu dile getiren Başkan Bahar, “İkinci ve üçüncü sırada yüzde 12,37 ile oteller ve pansiyon ve diğerler gruplarda ve yüzde 12.29 ile sigarada gerçekleşmiştir” diye konuştu. 
Manşet enflasyonda ve çekirdek enflasyonda geri çekilmeye işaret eden Başkan Bahar, “Yıllık bazda TÜFE ve Yİ-ÜFE makasının Haziran ayında bir miktar arttığı gözlemlenmiştir. Haziran ayında dünyadaki küresel gıda fiyatları düşüşünün aksine, gıda fiyatları yıllık yüzde 52.52 ile artış trendinde etkili olmaya devam etmiştir. Gıda fiyatlarının yanı sıra TÜİK’in TÜFE verilerine göre yıllık enflasyon sağlıkta yüzde 66,93, eğitimde yüzde 50.86, konutta yüzde 20.73 ve giyimde yüzde 19.49 düzeyinde gerçekleşmiştir” dedi.  
ASGARİ ÜCRET, MEMUR VE EMEKLİ ZAMLARI ÖNEM ARZ EDİYOR
Özellikle gıda başta olmak üzere temel mal ve hizmetlerde yaşanan pahalılıktan dolayı en çok dar ve sabit gelirli vatandaşlarımızın alım gücüne etki ettiğini dile getiren Bahar, “TÜİK’in Hanehalkı Tüketim Harcamaları verilerine göre Türkiye’de en düşük yüzde 20’lik gelir diliminde yer alan yurttaşlarımızın gıdaya ayırdıkları payın yüzde 36 olduğu göz önüne alındığında gıda enflasyonu konusunda önlemlerin artırılması gerekmektedir. Asgari ücrete, memur ve emeklilere yapılan zamlar dar gelirli ve sabit gelirli vatandaşlarımızın satın alma gücünün iyileştirilmesi ve yoksullukla mücadele açısından önem arz etmektedir” diye konuştu.  
SIKILAŞMA POLİTİKASI VE DÖVİZ KURUNUN SEYRİ ÖNEMLİ
Seçim sonrası yeni Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in taahhüt ettiği rasyonel zemine dönüş politikasının yansımaları konusunda yeni ekonomi programını değerlendiren Başkan Ali Bahar sözlerini şöyle sürdürdü; “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası faiz oranlarını yüzde 15’e artırarak Eylül 2021’de başlayan ‘Yeni Ekonomi Programı’nın temelini oluşturan negatif faiz politikasından vazgeçilerek, para politikasındaki bu değişim ile TCMB birinci ve temel önceliğinin fiyat istikrarı yani enflasyon olduğuna vurgu yapmıştır. TCMB, yılbaşından bu yana yüzde 30 değer kaybeden TL’yi baskılamak için kullandığı doğrudan rezerv satışlarını durdurma kararı almıştır. Merkez Bankası’nın faiz oranlarının kademeli artışının devam edeceğine dair piyasaya verdiği sıkılaşma politikası sinyali enflasyon ataletinin kırılabilmesi açısından önemlidir. Ancak faiz artışına rağmen piyasada reel faizler hala negatiftir ve döviz kurları faiz kararına rağmen yukarı yönlü seyir izlemektedir. Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulaması 2023 yılı sonuna kadar uzatılmıştır. Dövizde yukarı yönlü sıçramalar yaşanmaması için yılsonunda KKM’nin yeniden dövize dönüşünün önüne geçilmesi gerekmektedir. Yüksek ve istikrarsız kurlar, kur artışı kaynaklı maliyet artışları ile kalıcı fiyat istikrarı önünde önemli engel teşkil etmektedir.”
* HABER MERKEZİ

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.05 17:01:55
Son Düzenlenme Tarihi :