SON DAKİKA

Boyutları 1 metreyi bulan su sümbülleri Asi Nehri’ni adeta esir aldı

Hatay’da Asi Nehri’ni kaplayan su sümbülleri görenlerin dikkatini çekerken, diğer yandan ise balıkları oksijensiz bırakarak sonlarını getiriyor.
Lübnan’da doğan ve Suriye sınırını aşarak Türkiye’ye ulaşan Asi Nehri’nin Hatay’daki bölümünü kısım kısım su sümbülleri kapladı. Ters akmasıyla bilinen Asi Nehri’nin üzerinde dikkat çekici bir görüntü oluşturan su sümbüllerinin suyun oksijen ve ışık almasını engellediği için balıkların ve diğer su canlılarının ölümüne neden olduğu biliniyor. Su sümbülleri, nehrin Akdeniz ile buluştuğu noktada çevre kirliliği oluşturuyor.

“Görüntüsü güzel ama doğa için iyi değil”
Görüntünün vatandaşlar için güzel olduğuna fakat balıklar için durumun aynı olmadığına dikkat çeken Ali Galip Akdağ, “Su sümbülleri her sene aynı mevsimde bütün nehri kaplıyor. Görüntüsü güzel ama doğa için iyi değil. Kökündeki maddeden dolayı sudaki oksijen tükeniyor ve balıklar oksijensiz kalıp ölüyor” dedi.
Su sümbüllerinin kuşlar için bir sığınma noktası olduğuna dikkat çeken Fırat Özçelik, Asi Nehri’ni çok iyi tanıyorum. Su sümbülleri zararlı olabilir ama kuşları da çok ciddi bir şekilde koruyor. Asi Nehri sürekli açık olur ve aralar temizlenirse bence güzel bir görüntü” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.10 19:36:41
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Anne adaylarında en sık görülen 5 enfeksiyon!

Hamilelikte anne adaylarının en sık karşılaştıkları sorunların başında, ‘enfeksiyonlar’ geliyor. Anne ve bebeğin sağlığını doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyen enfeksiyonlar kimi zaman bebeğin hayatını tehdit edecek boyutlara ulaştığı için korunma yöntemlerine dikkat etmek büyük önem taşıyor

 Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Süheyla Ayşe Mutlu, “Ayrıca hamilelikte önerilen tüm aşıların yaptırılması ve enfeksiyonu olan biriyle temas durumunda ya da enfeksiyondan şüphelenildiğinde doktora başvurulması çok önemli. Tedaviler bebeğin sağlığı düşünülerek seçiliyor. Dolayısıyla ‘bebeğime zarar verir’ endişesiyle ilaçları kullanmamak ya da yarıda kesmek gibi bir hataya düşülmemeli. Aksi halde erken doğum gibi ciddi sorunlar gelişebiliyor. Doktorun önerdiği tedavi aksatılmadığında ise hamilelik süreci sağlıklı devam ediyor” diyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Süheyla Ayşe Mutlu, hamilelik döneminde sık karşılaşılan enfeksiyonları anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu. 
İDRAR YOLU ENFEKSİYONU
İdrar yolu enfeksiyonu hamilelik döneminde gelişen enfeksiyonlarda ilk sırada yer alıyor. Bunun nedeni ise büyüyen rahmin basısıyla boşaltım sistemindeki yavaşlama ve mesanenin tam olarak boşaltılamaması. Tedavi edilmemiş olan idrar yolu enfeksiyonu hamileliğin son dönemlerinde zarların erken açılmasına ve bunun sonucunda erken doğuma yol açabiliyor. Bu nedenle erken tedavisi büyük önem taşıyor. Dr. Süheyla Ayşe Mutlu, idrar yolu enfeksiyonunun en önemli belirtisinin idrar yaparken yanma olduğunu belirterek, “Sık idrara çıkma diğer belirtisi olsa da hamilelikte mesane kapasitesinin azalmasına bağlı olarak da görülebileceği için tek başına tanı koydurmaz. Bunun dışında kasık ve yan ağrısı gelişebilir” diyor.  İdrar yolu enfeksiyonları antibiyotik kullanımıyla tedavi edilebiliyor ve bol sıvı alınması tedaviyi kolaylaştırıyor. 
Nasıl korunmalı? 
- Mevsime göre değişmekle birlikte günlük ortalama 2,5 litre su tüketin
- İdrarınızı uzun süre tutmayın
- Sık sık tuvalete gidin ve mesanenin tamamen boşaldığından emin olun
- Tuvaletten sonra genital bölge temizliğini iyi yapın
- İç çamaşırınızı her gün değiştirin, genital bölgeyi temiz ve kuru tutun
- Çok sıkı kıyafetler giymeyin
ÜST SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI 
    Etken olan mikroorganizmaların sonbahar ve kış aylarında doğada görülme sıklığının artmasının yanı sıra yeterince havalandırılmamış olan kapalı yerlerde uzun süre kalınması, soğuk havanın vücut direncini düşürmesi, yeterli ve uygun beslenmeye dikkat edilmemesi, havanın soğumasıyla birlikte sıvı tüketiminin azalması gibi nedenlerle soğuk algınlığı ve gribin görülme sıklığı artıyor. Dr. Süheyla Ayşe Mutlu, hamileliğin tek başına üst solunum yolu enfeksiyonuna yakalanmak için bir risk oluşturmadığına işaret ederek, “Ancak hamilelik döneminde enfeksiyon geliştiğinde komplikasyon görülme riski artıyor ve hastaneye yatırılarak tedavi edilme oranlarının hamile olmayanlara göre daha yüksek olduğu görülüyor.” diyor. Üst solunum yolu enfeksiyonlarının genellikle tedavi gerektirmediğini, yatak istirahati ile bol sıvı alımıyla iyileşme sağlandığını ifade eden Dr. Süheyla Ayşe Mutlu,  “Burun tıkanıklığı için serum fizyolojik benzeri ilaçlar kullanılabiliyor. Gerekli durumlarda ateş düşürücü olarak parasetamol türü ilaçlar verilebiliyor. Tabloya öksürük ve balgam eklenirse bakteriyel bir enfeksiyon düşünülüp antibiyotik tedavisi gerekebiliyor” bilgisini veriyor. 
Nasıl korunmalı? 

- Kapalı ortamlarda uzun süre bulunmayın, zorunlu iseniz maske kullanın

- Bulunduğunuz ortamı sık sık havalandırın 

- Ellerinizi düzenli olarak sabun ve suyla 20 saniye boyunca yıkayın 

- Hasta kişilerle yakın temastan kaçının

- Grip aşınızı (ilk 3 aydan sonra) mutlaka yaptırın. 

VAJİNAL ENFEKSİYONLAR
Vajinal enfeksiyonlar hamilelikte en sık karşılaşılan diğer bir grup enfeksiyonu oluşturuyor. Hamilelik sürecinde hormonal değişiklikler vajinal akıntıda artmaya neden oluyor. “Açık sarı veya beyaz renkteki akıntı kokusuz ise kaşıntı veya yanmaya yol açmıyorsa, fizyolojiktir ve sorun oluşturmaz” diyen Dr. Süheyla Ayşe Mutlu, “Koku, kaşıntı ile hassasiyet eşlik eden artmış akıntı ise mutlaka incelenmeli ve saptanan ajana göre uygun tedavi planlanmalı. Aksi halde erken doğum tehdidine yol açabiliyor.  En sık rastlanan Candida ve Gardnerella vajinalis enfeksiyonlarının tedavileri hamilelikte güvenle uygulanabiliyor” bilgisini veriyor. 

Nasıl korunmalı? 
- Pamuklu iç çamaşırı kullanın 
- Islak mayo ile oturmayın 
- Genital bölge temizliğine dikkat edin
- Flora dengesizliğine yol açabildiği için uygun pH’da olan genital bölge temizleyicileri tercih edin

HPV (Human Papilloma Virüsü)
Son yıllarda daha sık karşılaşılan bir diğer enfeksiyon ise Human Papilloma Virüsü’nün neden olduğu genital siğiller oluyor. Dr. Süheyla Ayşe Mutlu, çok yaygın ve büyük değilse genital siğillerin mutlaka tedavi edilmeleri gerekmediğine işaret ederek, “Tedavi ihtiyacı halinde asetik asit, kriyoterapi veya lazer ablasyon yöntemlerine başvurulabiliyor. Diğer tedavi yöntemleri anestezi altında yapıldığı için gereksiz risk oluyor, dolayısıyla tercih edilmiyor. Doğum sırasında virüsün bebeğe bulaşması oldukça nadir görülüyor. Vajina içinde siğilleri bulunan anne adaylarında sezaryen yöntemiyle doğum tercih ediliyor” diyor. 

Nasıl korunmalı? 
- Güvenli cinsel hayat en önemlisi, zira kondom bile tam anlamıyla korumuyor 
- Hamilelik öncesinde HPV aşısı olmanızda fayda var

TOKSOPLAZMA 
Hamilelik sürecinde daha nadir görülmekle birlikte, bebeğin sağlığını tehdit eden diğer bir enfeksiyon toksoplazma oluyor. Toksoplazma gondi paraziti enfekte olmuş kedilerin dışkılarının bulaştığı toprakla temas eden sebze ile meyvenin iyi yıkanmadan ve enfekte etlerin çiğ ya da az pişirilerek yenmesi yoluyla insana bulaşıyor. Parazit fetüse ulaşır ve enfeksiyon yaparsa, düşük ile ölü doğumlara neden olabiliyor. Ayrıca bebekte gelişim problemleri, körlük, sağırlık ve beyinde su toplanması gibi sorunlar gelişebiliyor.

Nasıl korunmalı? 
- Hamilelik öncesinde ve hamilelik döneminde çiğ et veya iyi pişmemiş et tüketmeyin
- Meyve ve sebzeleri yemeden önce çok iyi yıkayın
- Toprakla uğraşıyorsanız eldiven kullanın ve ellerinizi çok iyi temizleyin.
- Evden dışarı çıkmayan ve çiğ et yemeyen ev kedilerinden bulaş olmaz. Yine de kumları temizlerken eldiven kullanın ya da bu işi başka bir aile ferdine bırakın.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.01 15:55:59
Son Düzenlenme Tarihi :





Özel bireylerden büyükşehir kurslarına büyük ilgi

Özel Büyükşehir Özel Eğitim Okulu ve Rehabilitasyon Merkezi yaz okulu ve yüzme kursları büyük ilgi görürken, yaz okuluna 250, yüzme kursuda ise 56 özel öğrenci katılıyor

Büyükşehir’den Özel Bireylere Ücretsiz Yaz Okulu 


Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Özel Büyükşehir Özel Eğitim Okulu ve Rehabilitasyon Merkezi, yaz okulu ve yüzme kursu ile eğitim ve sosyal gelişime katkı sağlamaya devam ediyor. Bu yılki yaz okuluna 250 kişi kayıt yaptırırken, 56 öğrenci ise yüzme kursuna kayıt oldu.


Büyükşehir Belediyesi’nin özel gereksinimli bireyler için Döşemealtı ilçesinde hizmet veren Özel Büyükşehir Özel Eğitim Okulu ve Rehabilitasyon Merkezi’nde ücretsiz yaz okulu başladı. Engelli bireylerin sosyalleşmelerine katkıda bulunmak ve verimli bir tatil süreci geçirmelerini sağlamak amacıyla düzenlenen yaz okulu yoğun ilgi görüyor. 250 özel bireyin katıldığı yaz okulunda çeşitli branşlarda özel bireylere eğitim veriliyor. Yaz okulunun en çok ilgi gören branşları arasında yüzme kursu yer alıyor. Fizik tedavi seanslarına ek olarak yüzme eğitimi alan özel bireylerin kas iskelet sistemleri yüzme sporu ile güçlendiriliyor. Havuzda görevli öğretmen ve cankurtaran hazır bulunuyor. Özel bireyler yaz okulunda hem eğleniyor hem de çeşitli etkinliklerle yazı dolu dolu geçiriyor. 

YAZ OKULUNDA SOSYALLEŞİYORLAR

Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Engelli Hizmetler Şube Müdürü Fatin Iltar, “ Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik çerçevesi içinde engelli bireyleri ve çocuklarımızı unutmayarak rehabilitasyon merkezimizde ücretsiz yaz okulu uygulamasına bu senede devam ediyoruz. Okulumuzun mevcut öğrencilerine sosyalleşmeleri ve fizik tedavi seanslarına katkı koyması adına yaz okulumuzda yüzme kursu açtık. Yaklaşık 250 civarında öğrencimiz yaz okulunda çeşitli branşlarda eğitim alıyor. Bunların 56’sı da yüzme eğitimi alıyor. Havuzumuzda görevlilerimiz, cankurtaranımız mevcut. Ailelerimizde çocuklarını gözetim altında tutuyor. Bu etkinliklerimiz yaz boyunca devam edecektir” dedi. 

15 YILDIR OKULDAN HİZMET ALIYORUZ

Rehabilitasyon merkezinden 15 yıldır hizmet aldığını ifade eden Hamire Kuzucu, 30 yaşındaki oğlu Sinan Kuzucu’nun yüzme kursunu çok sevdiğini ve tedavisine de ciddi katkı sağladığını aktardı. Kuzucu, “Okuldan etkinlikleriyle, tedavisiyle, yüzme eğitimleriyle ve öğretmenlerin ilgisiyle gerçekten çok memnunuz. Oğlumda Serebral palsi ya da diğer bir ifadeyle beyin felci hastalığı var. El ve ayağında motor becerilerini yerine getiremediği için fizik tedavi görüyor. Yaz okulunda çok eğleniyorlar, hem de yüzme bütün kaslarını çalıştırdığı için tedavisine büyük katkı sağlıyor. İhtiyacı olan herkesin bu okuldan hizmet almasını isterim” diye konuştu.  

TERAPİ SONUCU KONUŞMASI DÜZELDİ

Konuşma geriliği olan 7 yaşındaki kızının tedavi sonucu artık rahatlıkla konuştuğunu ifade eden Selami Aksay, yaz kursunu da çok başarılı bulduğunu söyledi. Aksay, “ Dil terapisi için çocuğumu getirmiştim şu anda konuşması düzeldi. Buradaki arkadaşlarına kaynaşması konuşmasına katkı sağladı. Yaz okulundan çok memnunuz çocuğum çok hevesli yüzmeyi de epey öğrendi sayılır” dedi.  *Büyükşehir Belediyesi Basın Bürosu



Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.08.08 12:31:58
Son Düzenlenme Tarihi :