SON DAKİKA

logo

21. Mersin Uluslararası Müzik Festivali 22 Eylül’de başlıyor

Mersin’de bu yıl, ’Dayanışma, iyileşme ve aydınlanma’ temasıyla 22-24 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek 21. Mersin Uluslararası Müzik Festivali tanıtım programında konuşan Festival Yürütme Kurulu Başkanı Nuran Kurtuluş, “Ana hedefimiz, ‘müzik, insanlığın uluslararası dilidir’ ilkesinden yola çıkarak kentimiz, bölgemiz, ülkemiz ve tüm insanlığın, evrensel müzikle buluşmasını sağlamaktır” dedi.
21. Mersin Uluslararası Müzik Festivali için geri sayım başladı. ’Dayanışma, iyileşme ve aydınlanma’ temasıyla bu yıl 22-24 Eylül 2023 tarihleri arasında düzenlenecek festivalin tanıtım programı, bir otelde gerçekleştirilen toplantıyla açıklandı. Genç yetenek Ecmel Neva Bildik’in keman dinletisinin ardından programın tanıtımını yapan 21. Mersin Uluslararası Müzik Festivali Sanat Kurulu üyesi Caner Akgün, 7 etkinliğin 3 gün boyunca süreceğini ifade etti. Akgün, “Bir şehri sanatla diri tutmanın en önemli faktörü sağlam kent kimliğinin oluşmasıdır. Bu yıl ’Festival Kent Ödülü’, şüphesiz Mersin’in bilinirliğine katma değer sağlayan, kentimizin sanatla anılmasında her daim ışığımız olan, kıymetli büyüğümüz Selma Yağcı’ya verilecektir” dedi.
Akugün, ’Festival Sanat Ödülü’nün ise 20 yılı aşkın bir süre film müziği besteciliği yaparak aralarında ’Keşanlı Ali Destanı’, ’Yılanların Öcü’, ’Umutsuzlar’ gibi 50’yi aşkın Türk filminin müziğine imzasını atan, müzik felsefecisi Yalçın Tura’ya verileceğini belirtirken, ’Prof. Nevit Kodallı Genç Yetenek Ödülü’nün de henüz 4 yaşında sanat yaşamına adım atan Ecmel Neva Bildik’e verileceğini söyledi.
21. Mersin Uluslararası Müzik Festivali Yönetim Kurulu Başkanı Nuran Kurtuluş da konuşmasında, cumhuriyetin 100. yılına vurgu yaparak, “Anadolu’da çok sesli müziğin fitilini ateşleyen Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını şükran ve özlemle anıyoruz. Mersin Uluslararası Müzik Festivali’nin ana hedefi, ‘müzik, insanlığın uluslararası dilidir’ ilkesinden yola çıkarak kentimiz, bölgemiz, ülkemiz ve tüm insanlığın, evrensel müzikle buluşmasını sağlamaktır” ifadelerini kullandı.
Geçen 21 yılda uluslararası sanat kurumları ile olan ilişkilerin gözle görülür bir şekilde artış gösterdiğini ve festivalde yer almak isteyen sanatçılardan da önemli başvurular alındığını kaydeden Kurtuluş, "Yakalanan bu ivme ile Mersin Uluslararası Müzik Festivali kültür ve sanat ortamında daha bilinir hale gelmiştir. Bizler bu sorumluluk bilinci ile 21.’sini düzenleyeceğimiz festivalimizde hepimizin hassasiyetini gözeterek yolumuza devam etmek istedik. Bu bağlamda katkı sunan herkese sonsuz teşekkürlerimizi sunuyorum” diye konuştu.
Mersin Vali Vekili Alp Eren Yılmaz da festivalin kente hayırlı olmasını temenni ederek, “Biz ekonomide, tarımda, ticarette, turizmde atak yapmış marka şehirlerden biri haline geldik. Bunu kültür sanat ve sporda da aldığımız büyük başarılarla perçinleyip, gerçekten Türkiye’nin incisi olmak konumunda hızla ilerlediğimizi belirtmek istiyorum. Ciddi bir kültürel mirasa sahibiz. Çok ciddi adımlar atıyoruz. Böyle bir şehirde idarecilik yapmaktan gurur duyuyorum. 21. Mersin Uluslararası Müzik Festivali’nde de emeği geçen herkesi tebrik ediyorum" dedi.
Konuşmaların ardından program, 21. Mersin Uluslararası Müzik Festivali’ne katkı sunanlara teşekkür belgesi verilmesiyle sona erdi. Festival, warner classic sanatçısı Lucienne Renaud Vary’nin açılış konseri ile perdelerini açacak. Genç yıldız, 22 Eylül saat 20.00’de Mersin Kültür Merkezinde sanatseverlerle bir araya gelecek.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.13 21:24:48
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Döşemealtı’nda 800 öğrenciye Ağız ve diş sağlığı eğitimi

Döşemealtı Belediyesi Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi ‘Antalya’da Hedeflenen Eğitime Nitelik Kazandırma Projesi’ (AHENK) kapsamında 8 ilkokulda 800 öğrenciye eğitim verdi. Döşemealtı Belediyesi’nde görevli Diş Hekimi Şenel Günal İltaş Nursel Ayhan Kadam, Kömürcüler, Ekşili ve Dağ İlkokullarında öğrencilere doğru diş fırçalama teknikleri, ağız ve diş sağlığı ve bakımının önemini anlattı.

    Ağız ve Diş Sağlığı eğitimlerinin sonunda eğitime katılan öğrencilere Döşemealtı Belediyesi tarafından hazırlatılan diş fırçası ve macunları dağıtılarak çocuklara diş fırçalama alışkanlığı kazandırılması hedeflendi. Antalya Valiliği tarafından uygulamaya konulan kentte ilkokul, ortaokul ve liselerde yürütülecek eğitim öğretim faaliyetlerini planlamak ve bu kapsamda eğitimde nitelik ve kaliteyi arttırmak amacıyla başlatılan AHENK Projesi kapsamında, okullarda ilk kez ağız ve diş sağlığı eğitimi ile diş fırçalama teknikleri konusunda eğitim verilmiş oldu.
    AHENK proje ortağı olan Döşemealtı Belediyesi Diş Hekimi Şenel Günal İltaş, eğitimlerden oldukça verimli sonuçlar aldıklarını söyleyerek, “Antalya Valiliğimizin uygulamaya koyduğu proje kapsamında bizde eğitim vermek için çalışma başlattık. Belediye Başkanımız Turgay Genç proje kapsamında köy okullarında çocuklara ağız ve diş sağlığı eğitimi vereceğimizi duyunca çok heyecanlandı. Belediye Başkanımız kaliteli fırça ve diş macunların alınması talimatını vererek çocuklara hediye edilmesini de istedi. İlçe Kaymakamımız Nuri Özder de projeye dahil olmamıza öncülük etti. Bugün itibariyle 800 çocuğumuza Ağız ve Diş sağlığı eğitimi vererek doğru diş fırçalama tekniklerini uygulamalı olarak anlattık. Çocuklarımız ve ailelerinden çok olumlu tepkiler aldık. Emeği geçen herkese teşekkür ederim” diye konuştu.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.06.14 09:15:06
Son Düzenlenme Tarihi :





Esen: Mali disiplinden ödün vermiyoruz

Göreve geldiği günden bu yana mali disiplinden ödün vermediklerini belirten Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, “En kapsamlı projeden en küçük malzemeye kadar harcayacağımız her kuruşun hesabını yapıyoruz” dedi.

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Dostlar Gurubu’nun konuğu olan Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, toplantıda önemli açıklamalarda bulundu. Belediye bütçesini ince eleyip sık dokuyarak harcadıklarını ifade eden Esen, harcadıkları her kuruşun mali hesabını yaptıklarını ifade etti. Gelir-gider dengesini sağlamanın en iyi yolunun mali disiplinden geçtiğini vurgulayan Başkan Esen, belediyedeki her kalemin, her giderin mali hesabını yaptıklarını ve konuyahakim olduğunu belirtti. Sabit gelirleri hesaplayarak ilerleyen yıllarda nasıl bir yol izleyeceklerini şimdiden belirlediklerini söyleyen Esen, “İller Bankası’ndan gelen paranın giderlerin hangi kalemini ne oranda kapatabileceğini biliyorum. Bunu bilmem gerekiyor. Eğer bunu bilmezsek uyuyamayız. Bunu bilmezsek plan, proje veya hizmet yapamayız. Hesabı yapılmayan bir projenin yapımına başlamamak lazım. Öncelikli dikkat ettiğimiz şey bu. Örneğin, bin öğrenciye, 500 lise hazırlık 500 de üniversite hazırlık öğrencisine bedava kurs verecek etüt merkezi ve hemen arkasında yeni bir kreş planımız var. Kendi arsamızda, kendi paramızla yapacağımız ve kira vermeyeceğimiz yerler olacak. Bunları yaptığımız zaman verdiğimiz kiranın büyük bir yük olmasından kurtulmuş olacağız. İşte mali disiplin böyle olur” şeklinde konuştu.

“TASARRUFA BÜYÜK ÖNEM VERİYORUZ”

Konyaaltı Belediyesi’nin tüm birimlerinde maksimum verim elde etmek için, attıkları her adımı önceden planladıklarını ifade eden Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, tasarruf politikasını temel anlayış haline getirdiklerini belirtti. Büyük küçük fark etmeksizin tüm çalışmalarında tasarrufu öne aldıklarını söyleyen Esen, HayatPark’ta yaptıkları tasarrufu örnek göstererek ihaleden son taşı koyana kadar büyük tasarruf sağladıklarını belirtti. Atık getirme kumbaralarından çöp konteynerlerine kadar tüm malzemeleri kendi atölyelerinde ürettiklerini ifade eden Esen, “Göreve geldiğim ilk zamanlarda, 2 bin tane çöp konteynerinin alınması gerektiği söylendi. Bunun için de ihaleye çıkılması gerektiği belirtildi. Almak yerine neden kendimiz üretmiyoruz, dedim. Kaynak, kesme, bükme vb. makineleri almamız lazım dendi. Alalım dedim ve bu makinaları aldık. İyi ki almışız, şimdi bunu almaya güç yetmez. Sadece çöp konteyneri değil atık getirme istasyonu ve bu alanda kullandığımız her malzemeyi kendimiz üretiyor ve çok büyük tasarruf sağlıyoruz” diye konuştu.

DÖNÜŞTÜRÜLEBİLİR ATIKLARDAN BÜYÜK GELİR

Dönüştürülebilir atıklar ile önemli bir gelir elde ettiklerini söyleyen Esen, tüm dönüştürülebilir atık alanlarından yılda 12 milyon lira kazandıklarını ifade etti. Popülist söylemler ile işlerinin olmadığını söyleyen Başkan Esen, “Mali disiplin yapalım derken bazı popülist yaklaşımlar vardır, ‘işe bisikletle gittim’ şeklinde. Biz bunu daha gerçek ve gerçekçi yaklaşımlar ile uyguluyoruz. Kız yurdu, etüt merkezi, yüzme havuzu, kapalı spor salonu ve kreş. Bunları yapmayı planlıyoruz ve çoğunun projelerinin hazırlıklarına başladık. Bunun yanında en önemli konulardan biri, belki bununla ilgili siz kent paydaşlarımızdan da destek isteyeceğiz, günde 2 bin tane üniversite öğrencisine, eğer yapabilirsek bedavaya, yapamasak da minimum ücretle öğle ve akşam yemekleri vereceğiz” dedi. Temel hizmetleri de aksatmadan sürdürdüklerini söyleyen Esen, her kış bozulan yayla ve kırsal bölgelerdeki yolları yenilemenin önüne geçmek için, suyun yolları bozduğu noktalara büzler yerleştirerek bu sorunun önüne geçtiklerini ifade etti. Halkın parasını, ince eleyip sık dokuyarak harcadıklarını kaydeden Esen, “Aksi takdirde burada bulunmamızın bir anlamı yok” dedi.

“HAK ETTİĞİMİZ HİBE DESTEĞİNİ ALAMIYORUZ”

Dönüştürülebilir atıkları şirketler üzerinden toplamak yerine kendileri topladıklarını ifade eden Başkan Esen, ilçenin belirli noktalarına ‘kendin getir’ kumbaraları koydurduklarını dile getirdi. Devletten, sıfır atık ile ilgili tüm şartları yerine getirmelerine rağmen siyasi nedenlerden dolayı hak ettikleri hibe desteğini alamadıklarını vurgulayan Esen, buna rağmen atık ve geri dönüşüm ile ilgili kendi imkanları ile hizmet verdiklerini söyledi. Esen, konu ile ilgili şu açıklamaları yaptı; “Her 10 bin nüfusa bir atık getirme istasyonu koyduk. Bu konuda devlet, ‘eğer sıfır atık ile ilgili bir hedef koyup çalışmalara başlarsan, bununla ilgili projelerini bana getir, sana ne lazım, saç kesme makinası mı lazım, toplama kamyonu mu lazım, ne lazımsa ben sana hibe vereceğim’ der. Siyasete girmeyelim diyoruz ama ister istemez girmek zorunda kalıyoruz. Bu alanda yaptığımız proje ve çalışmalar ortada olmasına rağmen henüz bir lira bile hibe kullanamadık. Diğer birçok belediyenin kullandığı hibelerin yüzde 1’ini bile kullanamadık. Daha dün yine bir projemiz ret edildi. Gerekçe de şu; “Siz zaten belli bir aşamaya gelmişsiniz, artık bundan sonra para lazım değil” dendi. Bu adaletli bir durum değil.”

“OKÇULUK TESİSİ YERİNE YURT YAPIN!”

Üniversite öğrencilerinin yemek ve barınma gibi ihtiyaçlarının görmezden gelinmesine büyük tepki gösteren Başkan Esen, amaca hizmet etmeyen projelerin hayata geçirilmesinin anlamı olmadığının altını çizdi. Antalya merkezinde yaklaşık 60 bin üniversite öğrencisinin olduğunu ve bu sayının ancak 10 binin yurtlarda kalabildiğini vurgulayan Esen, geriye kalan 50 bin öğrencinin nerelerde kaldığı hakkında kimsenin bir fikrinin olmadığını belirtti. Hal böyleyken Finike’ye okçuluk tesisi için neden milyonlarca liranın ayrıldığını soran Esen sözlerine şöyle devam etti; “Yurt alanını özel okul alanına çevirmenin anlamı yok. Buna karşı çıktım ve hala karşı çıkıyorum. 10 bin kapasiteli yurt hacmimiz varken 60 bin öğrencimiz oradayken ve 50 bininin nerede kaldığından fikrimiz bile yokken, üniversitenin arka kapısının orada yurt yapmak yerine Finike’ye okçuluk tesisi için 300 milyon ayırmanın anlamı yok. Kültür Mahallesi’nin o halini gördükçe hala içim yanıyor ve sızlıyor. Akşam oraya yanaşan o lüks arabaları gördükçe o arabalara binen zavallı çocukları gördükçe içim yanıyor. Gençlerin orada o sıkıntıyı yaşamalarına izin vermemeliyiz. Çocuklara ücretsiz yemek hizmetini devreye soktuğumuz zaman birçok şeyin önüne geçmiş olacağız. Sizlerden bir şey istemeyeceğiz. Diyeceğiz ki ‘bize para vermeyin’, salça, nohut, makarna, pirinç, kurbanda kestiğiniz eti verin bize. Biz onlarla o gençlere bedava yemek vereceğiz. 2 bin öğrencilik kapasitemiz olacak. Çevremize olan bitenden bihaber ve duyarsız kalamayız. O nedenle bu öğrenciler konusunda bence tüm Antalya’nın artık ayağa kalkması lazım. Çocuk ve genç istismarının, fakir istismarının zirve yaptığı bir yerdir Kültür Mahallesi. Birilerinin bunu duyması ve bu duruma engel olması lazım. Yarın bizim çocuğumuz da başka bir yerde aynı duruma düşebilir. Ben bu sorumluluğu içimde hissediyorum. Gençlerimizi orada yanlışa veya ileride pişman olacakları şeylere sürüklenmesinin önüne geçmeliyiz.Finike’de tesisi kuracağıma, iftar çadırı gibi çadır kuracağım. ‘Gelin çocuklar, burada yemek yiyin’ diyeceğim. Hep birlikte çocuklarımızı bu korkunç durumun içinden çıkarmalı ve korumalıyız. Hiçbir gencimizi orada yem etmememiz lazım. Bugünkü küçük şeyler için ileride pişman olacakları veya ruh sağlıklarını bozacak şeyler yapmalarının önüne geçmeliyiz. Çocuklarımızı tertemiz, kendi ayaklarının üzerinde durana kadar korumak bizim görevimiz. Bu durum için tek başına hiçbir belediye veya kurumu değil hepimiz kendimizi eleştirmeliyiz. Her belediye veya kurum kendi bölgesinde yemek vb. yardımları yaparsa bu durum ile başa çıkabiliriz. Yoksa bu tek başına üstesinden gelinecek bir 
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.08.16 12:45:12
Son Düzenlenme Tarihi :